Âlimler Hakikati Söylemekten Çekinmemelidir

Ayetullah Cafer Subhani

  • GİRİŞ05.11.2018 07:28:54
  • GÜNCELLEME05.11.2018 07:28:54
Âlimler Hakikati Söylemekten Çekinmemelidir

Rasthaber- Kâinatta iki türlü ıslah edici vardır. Beşeri ıslah ediciler ki, temiz bir niyet ile meydana inerler ve kendi fikirleri mevcuttur. Hiçbir zaman kendilerini yüksek makamda görmezler ve beşeriyet onların hakkını eda edememiştir.

Ayetullah Subhani Sokrat’ı büyük bir ıslah edici olarak görüyor ve şöyle devam ediyor: bu büyük bilim adamı tam anlamıyla ıslah edici bir şahsiyettir. Beşeriyet için elbette programlar yapmış fakat programları sadece ilahi değildi.Eflatun ve İbn-i Sina gibi bilim adamları da aynı zamanda ıslah edici şahsiyetlerdendirler. Fakat onların görevi tebliğ değildi. Onlar sadece beşeri toplumun ıslahı için kendi fikir ve düşüncelerini açıkça ifade ediyorlardı ve bununla da yetiniyorlardı.

İkinci ıslah ediciler ise ilahi tebliğcilerdir. Bunlar Allah Teâlâ’dan almış oldukları görevi halka ulaştırmaktadırlar. Bu guruptaki ıslah ediciler kendi düşünce ve fikirleri ile değil de belki Allah’tan almış oldukları emirleri insanlara ulaştırmaktadır. Bu konuda her ne kadar zahmet ve acı olsa dahi katlanmalı ve halkı cehalet ve batıldan kurtarmalıdır. Neticede ise halkı Allah’a davet etmeli ve insanların kulluğu sadece Allah’a yapmaları gerektiğini öğretmelidirler.Enbiyalar ve beşeri ıslah ediciler arasında iki fark bulunmaktadır. İlahi ıslah ediciler aslında Allah’ın memurları sayılırlar. Düşünce ve ıslah metotları tamamen Allah’a aittir. Hz Peygamber Efendimiz (s.a.a) dahi tebliğ için şahısları eğitiyor ve farklı bölgelere gönderiyordu. Şimdiki yaşadığımız bu toplumda eğer Hz. Peygamber (s.a.a) aramızda olsa idi bugün hepimizi tebliğ için farklı bölgelere tayin ederdi.

Minber Sohbetinin En Sağlam Kaynağı Kuran ve Hadistir

Minber sohbetleri programlarında asıl konuları tevhit inancı esasları üzerinde durulmalı ve konuyu pekiştirmek açısından ise İmam Bakır ve İmam Sadık (a.s) hadislerine müracaat edilmelidir. Hiç şüphesiz bizim sırtımızı yaslanacağımız kaynaklar İmam Bakır ve İmam Sadık’ın (a.s) sözleri olmalıdır. Âlimler tebliğ metotları içerisinde ilk atacakları adım Kuran ayetlerine vakıf olmalı ve toplumun ihtiyaçlarını daha önceden belirlemeli, daha sonra sohbetlerini bu minvalde gerçekleştirmelidir. Belki bundan daha önemlisi ise zamanın siyasetinden haberdar olmalıdır.

Âlimler Sohbetlerinde Muhataplarının Kalplerinde İnkılâplar Yaratmalıdırlar

Vaaz veren âlim öyle bir şekilde vaaz etmelidir ki sohbetin sonunda dinleyicilerin kalplerinde etki bırakmalıdırlar. Eğer vaazı dinleyen cemaat sohbetin sonunda vaazdan etkilenmemiş olur iseler burada tebliğci görevini ifa edememiş demektir. Kuran ayetleri ve Ehl-i Beyt’in hadisleri meclislerinizi nurlandıracaktır. Bunların dışında söyleyeceğiniz sözler hiç kuşkusuz Kuran ve hadisler kadar etkili olmayacaktır.

Âlimler Toplumun Sıkıntılarından Haberdar Olmalıdır

Tebliğ edecek olan âlimler bulundukları çevrede insanların sıkıntılarından haberleri olmalıdır. Toplumun yapısını iyi tanımalı ve toplumun hastalıklarını teşhis etmeli ve aynı zamanda da çaresini Kuran ve sahih hadislerden çıkarmalıdır. Eğer bir tebliğci toplumun sıkıntılarına karşı gözlerini ve kulaklarını kapatırsa asla muvaffak olamaz. Tebliğciler kendilerinden önceki şahsiyetlerin tebliğ metotlarına teveccüh etmelidir. Günümüzde bu konularda uzman olan Hüccetü'l İslam Ağayı Kıraati’nin tecrübelerinden yararlanın. Zira bu şahsiyetin metotları Kuran ve Hadis kaynaklıdır. Halk bu şahsiyeti dinlediği zaman sorunlarına Kuran ve hadisten çareler bulmaktadır.Âlimler minber sohbetlerinde her şeyden önce ilahi takvayı benimsemeli ve daha sonra hakla hatırlatmalıdır. Eğer bir âlim sohbet esnasında Allahın razı olmadığı bir cümle kullanır ise bu sözünden dolayı mutlaka tövbe etmelidir. Allahın razı olmayacağı bir cümleyi asla kullanmamalıdır. Diğer bir nokta ise âlimler hakikati söyleme noktasında kimseden çekinmemelidir. Fakat dikkat edilmesi gereken nokta şundan ibarettir: eğer vaaz eden bir âlim, bir kimsenin kusurunu ifade edecek ise şahsı belirtmeden konuyu söylemelidir. Zira mümin insanların saygınlığı farzdır.

İslam Tebliğcileri Zamanın İlimlerini İyi Bilmelidir.

İslam tebliğcilerinin en büyük özelliklerinden biri zamanın beşeri ilimleri hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir. Özellikle toplumun sosyal yapısı, siyaseti ve hatta psikolojisi hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Çünkü sohbet dinlemeye gelen insanlar arasında siyaset bilen, sosyolog olan ve beşeri ilimleri okuyan insanlar mevcut olacaktır. Onların karşısında ve onları ikna edebilecek ilimler ile kendini donatmalıdır. Tebliğcinin sözleri hem zamanın ilmine ve hem de akla aykırı olmamalıdır. Bundan dolayı her tebliğci minber sohbetleri dışında kendisini yetiştirmeli ve sohbeti dinleyenlere hâkim olmalıdır.

Minberler Hüseyni Slogan Olmalıdır

Minber sohbetlerimizde ve vaaz ettiğimiz yerlerde asla Hz Hüseyin (a.s) ve Kerbela şehitleri unutulmamalıdır. Zira Kerbela şehitlerinin kanıyla İslam dini aslını kaybetmemiştir. Hz Hüseyin (a.s) ve dostlarının vermiş olduğu mücadele hak ile batıl mücadelesidir. Bundan dolayı minberlerimiz hiçbir zaman Hz Hüseyin’i (a.s) unutmamalı ve onun kanlı kıyamının mesajı gelecekteki nesillere ulaştırılmalıdır.

 

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun