Bahreyn’de Muhaliflerin Vatandaşlıktan Çıkarılması, Al-ı Halife’nin Baskı Sembolü

  • GİRİŞ30.06.2018 09:52:03
  • GÜNCELLEME30.06.2018 09:52:03
Bahreyn’de Muhaliflerin Vatandaşlıktan Çıkarılması, Al-ı Halife’nin Baskı Sembolü

Rasthaber - Bahreyn demokratik ve insan hakları kurumu yayınladığı raporda 2012 yılından itibaren ülkede vatandaşlık hakları ihlal edenler sayısının 738’e yükseldiğini duyurdu.

7 kasım 2012 tarihinde ilk kez Bahreyn mahkemesince ilk vatandaşlık hakkın iptal kararı verildi; böylece ülkede muhalefeti susturmak için Al-ı Halife diktatör rejimin en kaygı verici yöntemleri yürürlüğe girdi. O dönemde Bahreyn içişleri bakanlığı aralarında din adamları, parlamento üyeleri, akademisyenler, hukukçular ve medya çalışanlarının da bulunan 31 bahreynlinin vatandaşlık hakkını iptal etti; böylee Bahreynlilere karşı ilk vatandaşlık hakları ihlali başlamış oldu. Al-ı Halife rejimi, vatandaşlarını kendi vatanlarına yaşamaktan men etmesi, uluslararası yasaların açıkça ihlali sayılır.

Uluslararası kurallarda temel bir ilke vardır o da “kimsenin vatansız olmamasıdır”.  Ayrıca uluslararası konvansiyonlarda da vatandaşlık haklarının iptal edilmesi kınanarak reddediliyor. Örneğin insan hakları evrensel antlaşmasının 15. Maddesinde şöyle yazıyor: Herkesin bir yurttaşlığa hakkı vardır. Hiç kimse keyfi olarak yurttaşlığından veya yurttaşlığını değiştirme hakkından yoksun bırakılamaz.

Al-ı Halife rejimin muhalefet ve özellikle siyasi ve dini liderlerin vatandaşlık haklarını iptal etmesi, tüm insani temel hakların ihlali ve sapması olmanın yanısıra, bu insanların bağlı oldukları hükümetin siyasi ve dini desteği gibi haklardan mahrum kalmasına sebep oluyor. Bu konu Al-ı Halife rejimin ülke halkının haklarını daha geniş ve daha tehlikeli boyutlarda ayaklar altına alacağının göstergesidir. Al-ı Halife rejimi bu gibi kararlarla siyasi aktivistler arasında korku ve panik oluşturmaya böylece 2011 yılından yoğunlaşan ve geniş boyutlar kazanan isteklerinden vazgeçirmeye çalışıyor. 

Vatandaşlık haklarının iptal edilmesi de siyasi amaçlarla gerçekleşirken, bu şekilde, Al-ı Halife’nin tekelci hırsları doğrultusunda ülke demografisinin değiştirilmesi amaçlanıyor. 
Bahreynli hukuk danışmanı yaptığı açıklamada, “siyasetin Bahreyn yargı kurumunu bozduğunu ve bu kurumu özgürlüklerin bastırılması aracına dönüştürdüğünü” söylüyor. 

Londra’da yaşayan siyaset yorumcusu Said Şahabi de Bahreyn’de muhalefetin vatandaşlık haklarının iptal edilmesinin fırkacı Bahreyn rejimin kendi vatandaşlarına karşı izlediği en korkunç yöntemlerden biri olduğunu belirtiyor.

Al-ı Halife rejimi yabancı ve ecnebilere, ülkede zorba hükümete bağlı kalmaları şartı ile vatandaşlık hakkı verirken buna karşı Al-ı Halife siyasetlerine itiraz edenleri kendi anavatanlarından ihraç ederek Bahreyn’de fırkacı siyasetlerini ilerletmeye çalışıyor. 

Al-ı Halife rejimi geniş çapta insan haklarını ihlal etmek ve halkın haklı taleplerini bastırarak, ülkeyi insan haklarının geniş çapta ihlal edilen bölgeye çevirmiştir. 
Al-ı Halife rejimin bu tutumu nednei ile dünya çapında diktatör ve baskıcı insan karşıtı bir rejimi simgelemektedir./

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun