Hudeyde Savaşının Amacı ve Sonuçları

  • GİRİŞ01.07.2018 16:15:52
  • GÜNCELLEME01.07.2018 16:15:52
Hudeyde Savaşının Amacı ve Sonuçları

Rasthaber - Suud rejiminin başını çektiği ittifakın Yemen milletine dayattığı savaş 26 Mart 2015 tarihinde başladı.

Suud rejimi kendince bu savaşın çok kısa süreceğinin hesabını yapıyordu, ama böyle olmadı ve şimdi bu savaşın üzerinden 40 ay geçtiği bir sırada halâ da eşit şartlarla olmayan bu savaşın son bulacağı yönünde açık bir ufuk gözükmüyor.

BM Mart 2018 tarihinde ve Yemen savaşının üçüncü yılının sonunda bir rapor yayımlayarak Yemen’de dayatılan savaşta o tarihe kadar en az 10 bin sivil doğrudan hayatını kaybettiğini, 40 bin sivilin de yaralandığını, savaşın asıl kurbanları siviller olduğunu belirtti. Öte yandan Yemen’de bir tek 2017 yılında yaklaşık 50 bin Yemenli çocuk, Suud rejiminin dayattığı savaşla doğrudan veya dolaylı bir şekilde bağlantılı olan çeşitli sebeplerden ötürü hayatını kaybetti, ki bu da günde ortalama 130 çocuğun bu ülkede hayatını kaybettiğini gösteriyor.

Öte yandan BM insani işler bürosu Yemen’de 3 milyon Yemenli ülke içinde ve 280 bin Yemenli de Cibuti ve Somali gibi ülkelerde mülteci durumuna düştüğünü, mültecilerin hem içeride ve hem dışarıda gıda maddeleri yetersizliği ve uygun barınakların yokluğu ve sağlık koşullarının uygunsuzluğu gibi durumlarla karşı karşıya bulunduklarını açıkladı.

Yemen’de durum bu denli vahim olmasına karşın Suud rejimi ve müttefiki BAE bu kez 13 Haziran 2018 tarihinde Yemen’in Hudeyde liman kentine karşı yeni bir saldırı başlattı.

Washington Post gazetesinde Yemen’de son operasyon başlıklı bir yorum yayımlayan David İgnatius şu ifadelere yer verdi: Hudeyde limanına saldırı, Yemen milletine karşı savaşın en ağır faslıdır ve bu limanın Arabistan ve BAE tarafından tartışmalı kuşatması ve bazı yetkililerin Husilerle barışçıl bir çözüm bulunması yönünde iyimser açıklamalarına rağmen başlatıldı.

Suud rejiminin başını çektiği ittifakın Hudeyde limanına saldırmasının en önemli amacı bu limanı Husilerin kontrolü altında bulunan başka bölgelerden ayırmaktır. Hudeyde limanı başkent Sana’dan sonra Husilerin kontrolünde bulunan Yemen’in ikinci büyük kentidir.

Gerçekte Hudeyde limanı stratejik önemi bulunan bir limandır, zira bu liman Husilerin dış dünya ile tek irtibat noktası sayılır. Hudeyde’nın batısında Kızıldeniz yer alıyor ve yük gemileri bu denizi Avrupa, Asya ve Afrika katılarına yük taşımak üzere Süveyş kanalı yüzünden kullanıyor.

Öte yandan Hudeyde limanının doğusunda Yemen’in en verimli tarım arazileri bulunuyor. Hudeyde limanının kuzeyinde ise Ras-ul İsa petrol terminali yer alıyor. Bu terminal Yemen’in ihracatının ana terminali sayılır. Bu yüzden  Hudeyde limanı Husi hareketi için mali kaynak bakımından büyük önem arzediyor, nitekim Husi hareketi bu limanı ele geçirdiği günden bu yana bu limandan yaklaşık 1.2 milyar dolar gelir elde etti.

Suud rejimine yakınlığı ile bilinen gazeteci Salman Duseri, Hudeyde limanının ele geçirilmesini Husi hareketinin başını kesme anlamına geldiğini açıkladı. Gerçekte Suud rejimi ve BAE  Hudeyde limanını ele geçirerek Ensarullah hareketine dayattıkları deniz kuşatmasını tamamlamayı ve hareketin mali kaynağını kurutmayı amaçlıyor. Öte yandan Yemen’in istifa eden Mansur Hadi yönetimine bağlı memurların maaşı 20 aydır ödenemediği ve Hudeyde limanının ele geçirilmesi istifa eden yönetimin mali sıkıntılarının büyük bir bölümünü telafi edeceği belirtiliyor.

Suud rejimi ve BAE’nin Hudeyde savaşı ile ulaşmaya çalıştıkları önemli hedeflerinden biri, bu limanı işgal etmek ve deniz kuşatmasını tamamlamakla Sana’yı elinde bulunduran Ensarullah hareketini kuşatma altına almaktır.  Gerçekte Hudeyde limanı başkent Sana ile sadece 140 km uzaklıkta yer alıyor ve bu yüzden bu limanın ele geçirilmesi başkent Sana’nın Suud ittifakı tarafından kuşatılmasında önemli bir adım sayılıyor.

Ray El-Yom gazetesi Hudeyde savaşı ile ilgili yorumunda Ensarullah hareketi de Hudeyde limanından vaz geçmenin Sana kapılarını Suud ve BAE güçlerine açma anlamına geleceğini bildiğini belirtti.

Gerçekte Suud rejimi ve müttefiki BAE’nin Hudeyde savaşında ulaşmaya çalıştıkları nihai hedefleri Ensarullah hareketini baskı altında tutmak ve BM güvenlik konseyinin 2216 sayılı kararnamesi temelinde müzakere masasına geri getirmektir. Zira 2216 sayılı kararnamenin önemli maddelerinden biri, Ensarullah hareketinin kontrol altında tuttuğu bölgelerden çekilmesi ve silah bırakması ve iktidarı istifa eden Mansur Hadi yönetimine devretmesi yönündedir. Bu ise 2015 yılında Yemen savaşını başlatan hedeftir.

Peki, bunlardan başka Arabistan ve BAE’nin Hudeyde savaşı Yemen krizini nasıl etkileyebilir ve başka ne gibi sonuçları olabilir?

Aslında Hudeyde savaşının en önemli sonucu, Yemen’de insani facianın daha da derinleşmesidir. Bugün Yemen’de ithalatın %70 kadarı Hudeyde limanı üzerinden gerçekleşiyor. Bu arada Yemen nüfusundan 22 milyonu yani dörtte üçü acil gıda maddeleri yardımına muhtaç durumda olduğu ve 8 milyon Yemenli kronik açlık durumu ile karşı karşıya bulunduğu ve bir sonraki öğününü nereden ve nasıl bulacağını bilmediği belirtilmelidir.

Bu şartlarda Hudeyde savaşı Yemen’de şartları daha da kronik hale getireceği kesindir, zira Hudeyde limanına gelmek isteyen gemilerin sağ salim limana ulaşma ihtimali şiddetle azalacaktır.

Bu savaş Yemen’de durumu daha da vahim hale getirecektir zira geçen sene bir milyon Yemenli vatandaş kolera salgınından etkilendi ve bu arada Hudeyde bu hastalıktan en çok etkilenen beş bölgeden birinde yer alıyor.

Bu savaş Yemen’de durumu daha da vahim hale getirecektir zira bu savaş su ve kanalizasyon tesislerine zarar verecek ve epidemik hastalıkların riskini arttıracaktır.

Bugün Yemen’de kötü beslenme şartları ile karşı karşıya bulunan 400 bin Yemenli çocuğun üçte biri Hudeyde kentinde yaşıyor. Bu yüzden BM yetkililerinden İlyas Diab, Hudeyde limanı her ne pahasına olursa olsun açık tutulması gerektiğini belirtiyor.

Hudeyde savaşı, Suud rejiminin veliaht prensi Muhammed bin Salman bu saldırıyı kısa sürede sonuçlandırabileceklerini ve Ensarullah hareketini teslim olmaya zorlayabileceklerini zannettiği halde üçüncü haftasına girdi. Zira Muhammed bin Salman’ın hesapları yine yanlış çıktı, zira Ensarullah hareketi bu saldırıya karşı da direniş seçeneğini seçti ve hatta Arabistan’ın başkenti Riyad’da askeri hedefleri geliştirdiği füzelerle vurmaya devam etti.

El-Kudüs El-Arabi gazetesi yazarlarından İbrahim Derviş bu konu ile ilgili yayımladığı makalesinde şöyle dedi: prens Muhammed bin Salman Mart 2015’te Yemen savaşını Husileri başkent Sana’dan ihraç etmek ve Mansur Hadi’yi iktidarın başına geri getirmek gibi bahanelerle başlattı. Yemen’e bu savaşı dayatan Muhammed bin Salman bu savaşı bir kaç haftada sonuçlandıracağını ve belirlediği hedeflere ulaşacağını zannediyordu, ancak bir kaç haftalık savaş, yıpratıcı bir savaşa dönüştü ve şimdi başladığı günün üzerinden üç yıl geçtiği bir sırada Arabistan sınırlarını Husilere karşı takviye etmek yerine Arabistan kentleri aralıksız Yemen’den fırlatılan füzelerin hedefi oluyor.

İbrahim Derviş şöyle devam etti: şimdi Hudeyde savaşı da aynı yanlış hesaplarla başladı ve ittifak güçleri Husilere ve hamilerine ağır darbe vurarak Sana’ya doğru ilerlemeyi ve Husi sorununu bir kez ve ebediyen halletmeyi umuyordu, fakat gelişmeler Husilerin Suud ittifakı zannettiği gibi kolay kolay teslim olmayacaklarını ve hatta ittifak güçleri ile Hudeyde sokaklarına çatışmaya gireceklerini gösteriyor, oysa ittifak güçleri böyle bir çatışmaya girmekten kesinlikle kaçınmaya çalışıyor.

Dolaysıyla Hudeyde savaşının bir sonucu Suud rejimi ve müttefiklerinin Yemen savaşında daha ağır bir hezimet uğraması ve Arabistan’ın başkenti Riyad’a yönelik tehdidin daha da artmasından ibaret olabilir.

Kuşkusuz Arabistan ve BAE’nin Hudeyde saldırısı da ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin destekleri ile başladı. Nitekim Fransız Figaro gazetesi Fransa ordusuna bağlı özel kuvvetlerin bu savaşta BAE askerlerinin yanında yer aldıklarını ifşa etti.

Öte yandan Ensarullah hareketi lideri Abdulmelik Husi de bu savaşta ABD ve korsan İsrail Suud ittifakını desteklediklerini açıkladı.

ABD temsilciler meclisinin demokrat üyesi Row Hanna Yemen savaşında başlayan yeni saldırıları facia niteleyerek bu yeni faciada Trump’ın parmağının bulunduğu açıkça ortada olduğunu belirtti.

Amerikalı demokrat temsilci Hanna, Donald Trump beyaz saraya girdikten sonra Arabistan ve BAE Yemen’e saldırmakta daha da küstahlaştıklarını, ABD ordusunun da onlarla desteği daha da arttığını, öyle ki şimdi Amerikalı yeşil bereli komandoların da bu savaşa girdiklerini kaydetti.

 

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun