Teröristlerin Kürt Topraklarındaki Siyah Ticareti

Kürt halkının sözde temsilcisi olan PKK terör örgütü; Türkiye'nin güneydoğu bölgesinde, Irak’ın kuzeydoğusunda ve Suriye'nin bazı bölgelerinde faaliyeti olan ve bölgenin tahrip edici terör örgütlerinden biridir.

  • GİRİŞ16.09.2018 09:32:53
  • GÜNCELLEME16.09.2018 09:32:53
Teröristlerin Kürt Topraklarındaki Siyah Ticareti

Rasthaber - İsyancı, silahlı ve yasadışı terörist grupların en önemli sorunlarından biri finansal kaynak sağlamadır. Aslında, para teröristlerin hayat damarları sayılır ki her zaman bunu yasadışı uygulamalarla ya da kaçakçılıkla elde ederler. Çoğu ülkeler, terörist gruplarla mücadeleye yönelik olarak ilk adımda finansman yöntemlerini izler, kontrol eder ve bu yolla terörist grupların faaliyetlerini sınırlamaya veya kesmeye çalışırlar.

Kürt halkının sözde temsilcisi olan PKK terör örgütü; Türkiye'nin güneydoğu bölgesinde, Irak’ın kuzeydoğusunda ve Suriye'nin bazı bölgelerinde faaliyeti olan ve bölgenin tahrip edici terör örgütlerinden biridir. Bu örgüt bahsedilen ülkelerde kollar kurarak faaliyet gösteriyor. İran'ın batı sınırlarında da İran kolu PJAK aracılığıyla faaliyet gösterdiği halde, İran İslam Cumhuriyeti'nin bu terörist gruba karşı Türkiye, Irak ve Suriye'ye oranla daha yüksek düzeyde güç ve kararlılık gösterdiği belirtilmelidir ve bu yüzden bu terörist grubun hareketleri en az İran sınırlarında görülür.

İran, Türkiye ve Irak sınırları arasındaki coğrafi üçgende bulunan Kuzey Irak'taki Kandil Dağı, PKK üyelerinin asıl kuruluş yeridir. PKK, İran ile Irak arasında sınır bölgelerinde olduğu kadar İran ile Türkiye arasındaki sınır bölgelerinde de; nakliyecilik, ticaret yaparak ve hatta göçebe ve köylülerden haraç alarak finansal getiri sağlar. Bunun yanında insan kaçakçılığı, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı PKK’nın diğer gelir kaynaklarıdır.

Terörizmin unsurlarından biri; terörizmin coğrafi boyutu yani yöneticilerin ve sömürücülerin hedefleri açısından sınır ötesi ve uluslararası boyuta sahip olmasıdır. İran, Türkiye ve Irak sınır üçgeninde bulunan stratejik alandaki Kandil Dağları'nda PKK'nın kurulması, bu grup için, organize suç alanında kendi faaliyetlerini finansal teşvikle ve vurgunculukla uluslararası çapta genişletmesini sağladı ve buna paralel olarak aynı zamanda, siyasi motivasyonlarla silahlı eylemlerini organize suçun yararına daha yoğun şekilde genişletti.

Kürt grupları ile özellikle rakip gruplar arasındaki çatışmalar ve rekabet arttığında, her iki taraf da normal koşullar altında perde arkasında gizlenen bazı sorunları ortaya çıkarıyor ve açıklıyorlar. PKK'nın uzun zamandan beri rakibi sayılan Mesud Barzani liderliğindeki Irak Kürdistan Demokratik Partisi, 2014 yılının Mayıs ayında, bir bildiri yayınladı. Bu bildiride PKK'nın yıllarca organize suç örgütü ve suç eylemleri ile ilgili faaliyetlerinden bahsediliyor.

Yayınlanan bu bildirinin bir bölümünde PKK'ya şöyle hitap ediliyor: "Siz sınır bölgelerindeki insanların topraklarını ve mallarını yıllardır işgal ediyor, insanlardan fidye alıyor, kadınları ve çocukları kaçırıyor ve uyuşturucu madde ticareti yapıyorsunuz. Sizin Kürt bölgesini işgal etmenize kim izin verdi? "

PKK’nın Irak'ın Kürdistan Eyaletinin Sınır Bölgesinde Gelir Oluşturması         

Kürt gazeteci Morşed Beradusty, Analitik bir haber sitesindeki bir makalesinde Irak Kürdistan Eyaleti ile ilgili şunları yazdı: “PKK, sınır bölgelerindeki sınırda yaşayanlardan, girişimci ve işadamlarından fidye alıyor. Bu grup kendi isteği ve teşhisiyle malların ithalat ve ihracat oranını belirler ve girişimcilerden zorla para alır. Örneğin, toplam 100 koyun ve keçi arasından üçünü gümrük veya fidye olarak alıyor.     

Her kovan için de 1000 dinarlık bir haraç alır ve her oğlak ve kuzu için 10.000 dinar alıyor. Her yıl binlerce koyun, keçi ve diğer evcil hayvanları otlatmak için insanlar dağ yollarına çıkan herkes PKK'nın fidye ve gasp uygulamasına tabidir.”

PKK, Khakurek sınırları içinde, insanlardan her bir çay ve kumaş nakli için 100 dolar ve paketlenmiş her bir malın sevki karşılığında 200 dolar alıyor. Her gün en az 100 kartondan oluşan 100'den fazla araç, Türkiye ile İklim arasındaki sınırı geçiyor ve bunların hepsi de bu fidye ya haraç uygulamasına tabi oluyor. Grubun gasp ve fidye(haraç) geliri ile ilgili olarak, ortalama her sevkiyat en az 150 dolar ve günde 100 araç hesaplanırsa, PKK örgütü, bölgedeki insanlardan ayda 450.000 dolar aldığı söylenebilir.

 Sidekan Nahiye Müdürü Karwan Kerimhan bu konuda; “PKK’nın varlığı, bu bölge halkına ve Irak Kürdistan Bölgesi ekonomisine büyük zarar verdi ve şimdiye kadar bu bölgedeki onlarca insanın ölümüne ve çok sayıda kişinin yaralanmasına neden oldu. PKK, Sidekan vatandaşları için birçok sorun yaratmıştır, bölgedeki 100'den fazla köyün otlakları ve Sidekan toprağının % 50'den fazlası grubun kontrolü altındadır, yerli halk bu bölgenin verimli topraklarını kullanamamaktadırlar.

Bölge halkından her biri PKK tarafından kontrol edilen yayla bölgelerine gitmek için herkesin kaçınılmaz olarak kontrol noktalarından geçmesi gerekmekte ve bu nedenle haraç ödemek zorunda kalıyorlar ki bu miktar eşyalar, teçhizat ve hayvan sayısı ile orantılı olmaktadır. Dikkat edilmelidir ki bu bölgenin halkının çoğu hayvan yetiştiriciliği yapan çiftçilerdir, yaylaya gitmeleri gerekiyor ve her birinin çok sayıda hayvanı var.” açıklamasını yaptı.

Irak Kürdistanı’ndaki Hewall Press Haber sitesi, Ocak 2017’de: PKK İcra Kurulu Başkanı Cemil Bayık'a yakın silahlı üyeler sınır kapısında Irak Kürdistan Yurtseverler Birliğinin (KYB) İstihbarat ve terörle mücadele kuvvetler sorumlusu Lahur Şeyh Cengi’den resmi mektup ile Irak Kürdistan İklim Bölgesi'ne yüzlerce kilo uyuşturucu soktular.

Irak Kürdistanı’ndaki Hewall basınının raporuna göre, adının açıklanmaması talebinde bulunan bir güvenlik görevlisi şöyle diyor: Lahore Şeyh Cengi ve Cemil Bayık iki yıldan fazladır birlikte çalışıyorlar.

O: Hayduda benzeyen silahlı adamlar siyah füme camlı arabalarla ellerinde Lahur Şeyh Cengi’den resmi bir mektup ile sınır kapısına geliyorlar ve yüzlerce kilo haşhaş, eroin ve afyon yüklüyor ve taşıyorlar.

Uyuşturucu madde ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezinin Avrupa Birliği Komisyonu'na verdiği bir rapora göre; Türkiye, PKK örgütünün faaliyetleri hakkında 1984'ten 2013 yılının başlarına kadar uyuşturucu kaçakçılığı ile ilgili Avrupa Birliği'nin önceden bildirimi ile ve AB’de adı geçen komisyon araştırmalara başladı ve bu dönemde 1132 PKK üyesi ve destekçisi tutuklandı ve hapsedildi. Aynı dönemde bu örgüt tarafından dikilen 46171 kg farklı türde uyuşturucu ve 18 milyon esrar fidesi imha edildi.

Bu raporda, Türkiye'nin Diyarbakır ilinin etrafındaki köylerin ve kasabaların Türkiye'de uyuşturucu madde yetiştirme, üretme ve ihraç etme odağı haline geldiği belirtiliyor.

Bu raporun bir başka bölümü, bu halkada yer alan ve ticarette bulunan kişilerin istatistiği ile ilgilidir. Buna göre; PKK, Türkiye'de uyuşturucu madde yetiştirilmesinde ve üretilmesinde en büyük paya sahiptir. 2012 yılında uyuşturucu madde kullanımı, üretimi ve kaçakçılığı suçlamasıyla 1132 'den fazla kişi tutuklandı. Aynı zamanda Türkiye’nin 10 şehrinde eroin alım satımı gerçekleşti ki bu şehirlerin beşi, Türkiye'nin Kürt bölgelerinde yer almaktadır. Diyarbakır, Şanlı Urfa, Gazi Antep, Adana ve Mersin’de en büyük esrar alım satımı oldu. Mardin ve Antep de, kokain alım satım ve ana ticaret merkezleri olmuştur.

Bu raporun 176. sayfasında ve "PKK'nın esrar ekimindeki rolü" adında özel bir bölümde: PKK'nın 30 yıldır uyuşturucu alım satımında faal olduğu, başlangıçta alım satım yaptığı belirtiliyor. PKK terör örgütünün daha sonra sınırlarda uyuşturucu satıcılarına karşı başka senaryoları devam etti. Böylece bunları kazançların yörüngesine yerleştirdi ve ardından esrar ekmeye, eroin ve çeşitli uyuşturucu maddeler üretmeye başladı. Ayrıca dağıtımda da önemli bir rol oynadı.

1984 yılından 2013'e kadar bu konuda yapılan istatistiklere göre; Türkiye’nin narkotikle mücadele birimleri güçleri bu konuda PKK'ya karşı 377 özel operasyon gerçekleştirdi ve örgütün 60 gizli üssü ve örgüt evlerinde uyuşturucu madde tespit edilmiş ve ele geçirilmiştir. Ayrıca 1132 kişi de tutuklandı.

Şimdiye kadar, 4584 kg morfin, 17 milyon 985 bin 469 kenevir ağacı, 22 kg afyon, 710 kg kokain, 344135 adet hap, 26630 litre asetik tespit edilmiş ve ele geçirilmiştir. Bu arada, bu konuda örgütün üyelerinden 1000 kişi tutuklandı ve Uluslararası Polis (Interpol) ve Avrupa Polisi (Europol) ve birçok uluslararası kurum ve kuruluşlar PKK'nın gelir getiren kaynağını uyuşturucu kaçakçılığı olduğunu açıkladılar. ABD Hazine Bakanlığı da PKK'nın 13 yöneticisini ve örgüte bağlı 3 şirketi uyuşturucu kaçakçılığının kara listesinde yer aldığını ilan etti.

Uyuşturucu madde fidelerinin yetiştirilmesi üzerindeki bu rapor Avrupa Birliği tarafından da onaylandı, PKK'nın, 1984 yılından bugüne kadar Diyarbakır ve çevresindeki topraklarda esrar ektiği, 36 ton 550 kg esrar ve 18 milyon orijinal kenevir fidesi olduğu ortaya çıktı. Bu alan da ilgili polis kuvvetlerinin koordinasyonuyla imha edildi. Diyarbakır çevresindeki tarım alanları tamamen, PKK tarafından esrar ekimi merkezine dönüştürülmüştür.

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun