Trump’ın Talimatını İzlemek, Suud Hanedanına Zillet

  • GİRİŞ07.10.2018 09:28:54
  • GÜNCELLEME07.10.2018 09:28:54
Trump’ın Talimatını İzlemek, Suud Hanedanına Zillet

Rasthaber - Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Salman Bloomberg haber sitesine verdiği mülakatta ABD Başkanı Donald Trump’ın petrol konusunda taleplerini yerine getirdiklerini belirtti. Muhammed bin Salman Amerika Başkanı Trump’la işbirliğinin hayranı olduğunu vurguladı.

Gerçekte Amerika ile Suud rejimi arasındaki ilişkilerin mahiyeti eşsiz ve benzersizdir. Zira Arabistan’da hüküm süren Suud hanedanı yüzde yüz Amerika devletine bağımlıdır ve bu bağımlılıkları için de ağır bedel ödemektedir. Ancak ne var ki ödenen bu ağır bedele rağmen Washington’un Riyad’a bakışı oldukça aşağılayıcı ve zillet verici bir bakıştı. Bilindiği üzere Amerika Başkanı Donald Trump geçenlerde Amerika’nın bir eyaletinde katıldığı seçim kampanyası sırasında kaçıncı kez Arabistan’dan söz ederken diplomatik edep ve kuralları bir kenera iterek Suud kralı Salman’a Amerika’nın desteği olmaksızın iki hafta bile ayakta duramayacaklarını söylediğini açıkladı.

Amerika Başkanı Trump’ın Suud hanedanını aşağılayan bu sözleri siyaset ve medya çevrelerinde çeşitli tepkilere yol açtı. Turmp’ın sözlerine gösterilen tepkilerin özeti, ABD başkanının Suudi Arabistan’ı açıkça ve resmen aşağıladığı yönündeydi.

Amerika Başkanı Trump’ın aşağılayıcı sözlerine rağmen Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Salman Bloomberg haber sitesine verdiği mülakatta Trump’ın sözleri hatırlatılması üzerine her dostun hakkınızda hem iyi ve hem kötü söz edebileceğini kabul etmek gerektiğini belirtti. Muhammed bin Salman bununla da yetinmedi, bir de Donald Trump ile işbirliği yapmayı çok sevdiğini söyledi.

Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Salman’ın bu sözlerli bir yandan Suudi Arabistan’ın Ortadoğu bölgesinde çok zayıf ve pasif konumda olduğunu ve öbür yandan da Suud hanedanının ABD Başkanı Trump tarafından bu şekilde aşağılanmayı kabul ettiğini ortaya koyuyor.

Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Salman Bloomberg haber sitesine verdiği mülakatta dile getirdiği bir başka nokta da, Trump’ın petrol konusunda taleplerini veya daha doğrusu emirlerini yerine getirdiğini beyan etmesiydi. Muhammed bin Salman, ABD Başkan Trump Suudi Arabistan ve OPEC’in diğer üyelerinden İran’ın petrol üretiminin azalmasını telafi etmelerini istediğini, bu istek yerine getirildiğini vurguladı.

Gerçi Muhammed bin Salman’ın bu sözleri Suud hanedanının İran İslam Cumhuriyeti ile husumetini ortaya koyuyor, ama aynı zamanda da önemli bir noktayı yansıtıyor. Bu sözler Suud rejimi bölgesel rekabette İran İslam Cumhuriyeti karşısında kaybettiğini ve bu yüzden İran İslam Cumhuriyeti’nin bölgede nüfuzunu tehdit ekseninde algılamak zorunda kaldığını gösteriyor. Nitekim bu algıdan hareketle Suud rejimi bölgede İran İslam Cumhuriyeti ile denge kurabilmek için hatta Amerika Başkanı Trump tarafından bu şekilde aşağılanmayı bile kabul etmek zorunda kaldığı ve böylece Amerika’nın önünde aşağılanma pahasına Tahran’a karşı Washington’un yardımlarından yararlanmak istediği anlaşılıyor.

Uluslararası ilişkiler uzmanı ve tehdit dengesi tezinin teorisyeni Stephan Walt, daha üstün bir gücü izlemenin ancak izleyen devlet çok zayıf konumda olduğu ve başka güçlere karşı denge kuramadığı veya ittifaka gidemediği durumlarda gündeme geldiğini ve böyle bir devlet mecburen başkalarını kuyruğuna takılma stratejisini izlemek zorunda kaldığını belirtiyor. Bir başka ifade ile Suud rejiminin izlediği bu politika, zayıf devletlerin izlediği politikadır.

Suud rejiminin Amerika’nın peşine takılma stratejisini izlemesi, İran İslam Cumhuriyeti sürekli başta Arabistan olmak üzere komşuları ile müspet teamüle vurgu yaptığı ve hiç bir zaman komşularına karşı ecnebi bir güçle ittifak kurmadığı halde gündeme geliyor.

Bu doğrultuda Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Amerika Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan Amerika’nın desteği olmadan iki haftadan fazla dayanamayacağı yönündeki sözleri ile aslında Suud hanedanını aşağıladığını ve bunu sürekli yaptığını belirtti.

Bu aşağılanmanın güvenliklerini başkalarına emanet edebilecekleri kuruntusunu yaşayanların hakettikleri ceza olduğunu belirten Zarif, “biz bir kez daha komşularımıza dostluk eli uzatıyoruz ve gelin birlikte güçlü bir bölge inşa edelim ve istikbarın kibirini durduralım diyoruz.” ifadesini kullandı.

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun