Halep'e Kimyasal Saldırı Konusunda Batının Umursamaz Tavrı

  • GİRİŞ27.11.2018 08:27:52
  • GÜNCELLEME27.11.2018 08:27:52
Halep'e Kimyasal Saldırı Konusunda Batının Umursamaz Tavrı

Rasthaber - Suriye krizinin 2011 yılında başlaması ve ardından iç savaşa dönüşmesinden itibaren batılıların Suriye hükümetine karşı tutum sergilemek ve girişimde bulunmak için bahanelerinden biri Suriye ordusunu çeşitli bölgelerde kimyasal saldırı ile suçlamaktı.

Fakat batılılar hiçbir zaman teröristlerin Suriye halkı ve askerlerine yönelik tekrar tekrar kimyasal saldırısına tamamen ilgisiz kalıyorlar. Onlar sürekli bu saldırıları inkar ediyor veya kimyasal saldırıdan Suriye ordusunu suçluyorlar.
Suriye'de terörist gruplar tarafından gerçekleşen son kimyasal saldırıda, zehirli klor gazı içeren roketlerle Haleb'in el-Halidiye mahallesi dün akşam hedef alındı. Saldırı sonucu 100 kişi gazlardan zehirlendi. 

Rusya savunma bakanlığı sözcüsü İgor Konaşenkov, Haleb'in yerleşim bölgelerini hedef alan roketlerin zehirli klor gazı ihtiva ettiğini belirtti. 
Rusya dışişleri bakanlığı da yayınladığı bildiride klor gazi içeren top mermilerinin, İdlib eyaletinde eski Nusra Cephesi olan Tahrirüşam tekfirci terörist grubun kontrolünde olan gerginlikleri azaltma bölgesinin bir yerinden fırlatıldığını duyurdu. 

Bu arada Rusya savunma bakanlığı, kimyasal maddelerde uzman Rusların incelemelerde bulunmak üzere teröristler tarafından klor gazi ile saldırıya maruz kalan bölgelere gittiklerini belirtti.

Bundan önce Rusya'nın Kimyasal Silahların Yasaklanması Organizasyonu-OPCW  daimi temsilcisi Aleksandr Şulgin, Amerika'nın Suriye'de radikal grupları destekleyerek aslında kimyasal terörizmin yayılmasına yardımcı olduğunu belirtmişti.

Haleb'de kimyasal saldırının gerçekleşmesi ve haberi ile birlikte kimyasal saldırı yaralıların görüntülerinin Rusya tarafından yayınlanmasına rağmen batılı ülkeler olaya en ufak bir tepki göstermediler; hal bu ki teröristlerin Suriye ordusu tarafından kimyasal saldırıya maruz kaldıklarını iddia ettikleri her defasında batılılar, iddia edilen saldırıları en iyi ve kapsamlı bir şekilde medyaya yansıtırken üstelik Suriye'nin çeşitli bölgelerine hava ve füze saldırıları ile tepki gösterdiler. Nitekim Amerika yanına Fransa ve Britanya'yı da alarak nisan 2018'de Doğu Guta bölgesinde kimyasal saldırı bahanesi ile Suriye'ye karşı geniş çaplı hava ve füze saldırısı gerçekleştirdiler.

Bu konu batının kimyasal silahlara karşı çifte tutumunu en iyi şekilde gözler önüne seriyor. Olayla ilgili sadece Fransa cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, haleb kentine yapılan kimyasal saldırı ile ilgili bilgilerin OPCW'ya iletilmesini ve olay faillerinin belirlenmesini umut etti. 

Şimdi sorulması gereken soru şu: Daha önce Suriye hükümeti ve ordusu kimyasal silah kullanmakla suçlandıklarında, araştırma sonuçlarını beklemeyen ve hemen Suriye'ye karşı askeri saldırıya geçen başta Amerika, Fransa ve Britanya olmak üzere batı dünyası neden bu sefer, üstelik saldırı faillerinin belli olduğu, mağdurların görüntüleri yayınlandığı ve hatta kimyasal zehirli gazlar içeren mermilerin nereden fırlatıldığı yerin belli olmasına rağmen, olayla ilgili tutum sergilemelerini, OPCW'ya bilgilerin aktarılma şartına bağlayıp, böylece bu insanlık dışı saldırıyı gerçekleştirenlere karşı girişimi belli olmayan bir geleceğe erteliyorlar?

İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif kendi twitter sayfasında olayla ilgili şöyle yazdı: Halep'e teröristler tarafından kimyasal saldırıyı kınamak için batı nerede? Batının yöntemi: kimyasal silah müttefikler değil, ancak düşmanlar tarafından kullanıldığında kınanıyor. 

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun