Arabistan’da Kabine Değişikliği ve Belirsiz Siyasi Ortamın Şiddetlenmesi

  • GİRİŞ29.12.2018 09:40:55
  • GÜNCELLEME29.12.2018 09:40:55
Arabistan’da Kabine Değişikliği ve Belirsiz Siyasi Ortamın Şiddetlenmesi

Rasthaber - Suudi Arabistan kralı Selman bin Abdülaziz el Suud fermanı ile Suudi Dışişleri Bakanı olan Adil El Cubeyr'in yerine İbrahim El Assaf geçti. Adil Cubeyr ise makamında bir düşüş yaşayarak formalite bir makam olan Dışişleri Danışman Bakanı görevine atandı.

Selman bin Abdülaziz  bu ülkedeki kabinede yaptığı geniş çaplı değişimlerin yanı sıra Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında olan Suudi Arabistan Güvenlik ve Siyasi Konseyi’nin de yeniden yapılandırılması emrini verdi.

Suudi kabinesindeki bu geniş çaplı değişimler ise teröre dayalı siyasetlerin ve Cemal Kaşıkçı cinayeti skandalından bu ülkedeki güç yapılanmasına etkisi ve Alı Suud’un saldırgan dış siyasetindeki başarısızlığını gösteriyor. Bu olaylar ise bölge ve uluslararası medyada da büyük bir gerginliğe ve tartışmalara yol açarak Suudi Arabistan’ın bölgesel ve uluslararası durumunu ciddi şekilde etkilemiştir. Nitekim Suudi Veliahdı Muhammed bin Selman hala Cemal Kaşıkçı cinayetinden dolayı uluslararası baskılardan kurtulamamıştır.

Bu koşullar altında ise Alı Suud önemli siyasi piyonlarını değiştirmek sureti ile bu krizi yönetip kontrol etmek peşindedir. İşte bu değişim dalgası çerçevesinde Adil El Cubeyr görevden alınıp yerine İbrahim Assaf geçmiştir. Önemli bir nokta da, Suudi Arabistan’ın Ekonomi Bakanı olan El Assaf’ın bir sene önce Muhammed bin Selman tarafından Ritz Carlton Otelinde tutuklananlardan olup daha sonra Ocak 2018’de serbest bırakılanlar arasında yer almasıdır.

Kimi siyasi gözlemciler, Muhammed bin Selman’ın muhaliflerinin ve rakiplerinin tekrar tedricen güçlenmesi ve bin Selman’a bağlı makamların ve piyonların işten alınmasını Muhammed bin Selman’ın Suudi Arabistan güç yapılanmasında zayıfladığının göstergesi olduğunu belirtmekteler.

İranlı Ortadoğu siyasi uzmanı Rıza Mirabiyan, Suudi Arabistan’daki değişimlerin şaşırtıcı olmadığına değinerek şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır:” Kabine değişikliği aslında bin Selman’ın aklanması ve onun tekrar krallığa hazır hale getirilmesi doğrultusundadır. Onlar Cemal Kaşıkçı cinayeti suçunu görevden alınanların üstüne atıp Muhammed bin Selman’ın bu olayda kabahatsiz olduğunu ilan etmeye çalışıyor. “

Kimi siyasi gözlemciler ise Suudi Arabistan kabinesindeki değişiklik dalgasını bir türlü göstermelik hareket olarak değerlendirip bu hareketin Muhammed bin Selman’ın “ hem suçlu hem güçlü” siyaseti doğrultusunda yapıldığını söylemektedirler. Çünkü bu planlanmış gelişmeleri Muhammed bin Selman’ı son cinayetinden aklamak ve onun siyasi mevkii ve konumunu korumaya yönelik olduğunu saptamışlardır.

Bu yüzden, Suudilerin istihbarat ve siyaset düzeninde yapılacak her türlü reform, aslında bu ülkede daha fazla siyasi baskı, gazetecilerin ve siyasi aktivistlerin tutuklanması ve idam edilmesine yol açan Muhammed bin Selman’ın son bir yılda Suudi Arabistan’da gerçekleştirdiği reformlara benzeyecektir.

Görünen o ki bu ülkede yapılan değişimler ve reformlar gibi artçı depremler aslında genç ve hayalperest Muhammed bin Selman’ın krallık fermanının imzalanması gibi büyük bir depreme zemin hazırlamak niteliği taşımaktadır.

Siyasi gözlemcilere açısından 2018 yılı Suudilerin iç ve dış siyasette hezimete uğradığı bir yıldı. Kaşıkçı skandalı, büyük bütçe açığı, Yemen bataklığına saplanmak ve Suriye’de yenilgi, Riyad’ın bölgedeki başarısızlıklarının sadece bir kısmıdır. Bu da Suudi elebaşlarının bölgesel ve uluslararası anlamda müdahaleciliğinden kaynaklanmıştır.

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun