Avrupa Güvence Verecekti, Yaptırım Getirdi!

  • GİRİŞ11.01.2019 07:54:51
  • GÜNCELLEME11.01.2019 07:54:51
Avrupa Güvence Verecekti, Yaptırım Getirdi!

Rasthaber - İran’da Ruhani hükumeti, ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesine karşın kendi menfaatlerini korumak için pratik bir eylem sağlamak amacıyla Mayıs 2018’de iki haftalık süre fırsatında  Avrupa'dan güvence sağlayacaktı. Şimdi, yaklaşık 8 ay sonra, Avrupa sadece hiçbir güvence vermemekle kalmayıp aynı zamanda en son acımasız eylemiyle İran'ı boykot etti!

Danimarka Dışişleri Bakanı, Avrupa Birliği'nin İran'ı boykotu kabul ettiğini açıkladı.

18 Aralık'ta Kayhan gazetesi, Financial Times'dan verdiği manşetinde Avrupa'nın İran'ı güvence altına almak yerine yaptırımları onaylayacağını yazdı ve şimdi Kayhan Gazetesinin haberleri ve uyarıları gerçekleşmiş oldu.

The Wall Street Journal Gazetesi; Danimarka Dışişleri Bakanı’nın “Avrupa Birliği’nin, İran’ın Paris ve Kopenhag’daki yıkıcı eylemlere dahil olduğu iddiasıyla ilgili olarak İran’a yaptırım uygulayacağı”haberini verdi.

Danimarka Dışişleri Bakanı Anders Samuelsen, yaptığı açıklamada; Avrupa Birliği'nin bu eyleminin nükleer anlaşmayı desteklemekle herhangi bir çelişkisi olmadığını ve onu etkilemediğini ancak Avrupa Birliği'nin, Avrupa değerlerini ve güvenliğini savunmada güçlü bir mesaj göndermesi gerektiğini söyledi.

Samuelsen, Avrupa Birliği'nin bu konuda iki kişiye ve bir İran kurumuna yaptırım uygulayacağını iddia ediyor.

Samuelsen bir saat sonra Twitter hesabında şunları yazdı: ''Avrupa Birliği üyeleri, Avrupa topraklarına suikast düzenledikleri iddiasıyla İran'daki istihbarat servislerinden birine yaptırım uygulanmasını kabul etti.''

Fransa Hükümeti son zamanlarda, Haziran ayında İran'ın perde arkasında olduğu bir terör faaliyeti başlatıldığını iddia etti. Bu iddia İran tarafından şiddetle reddedildi.

Fransa ayrıca İran İstihbarat Bakanlığı'nın yerel bölümünün yanı sıra iki kişinin de kendi ülkelerindeki mal varlığını bloke etti.

Kısa bir süre sonra Danimarka Hükumeti de ABD ile birlikte, İran'ın ülkelerinde terörist bir saldırıya sponsor olduğunu iddia etti. Kopenhag, bu nedenle ülkelerindeki İran elçisini çağırdı.

Reuters haber ajansı da, Danimarka Dışişleri Bakanlığı ve Avrupa Birliği diplomatlarından naklen verdiği bir haberde, İstihbarat Bakanlığı'nın bir biriminin ve iki İranlının Avrupa Birliği terör listesinde yer aldığını yazdı.

Reuters haberin devamında; Said Haşimi Moghaddam'ın, Esadullah Esedi (Almanya'da tutuklanan daha sonra Belçika'ya iade edilen İranlı diplomat) ile birlikte, Avrupa Birliği'nin terör listesinde olduğunu yazdı.

Reuters haber ajansı ayrıca; bu kişilerin isimlerinin Çarşamba günü yayınlanan Avrupa Birliği resmi notunda söyleneceğini belirtti.

Yetkililer ayrıca, İstihbarat Bakanlığı biriminden bir bölümün ve açıklanan iki İranlının varlıklarının Çarşamba günü dondurulacağını da açıkladılar.

Fars haber ajansına göre; Hollanda Dışişleri Bakanı Stef Blok da, İran'ı temelsiz ve gerçek olmayan bir suçlamayla itham etti ve ülkelerinde iki kişiyi öldürdüğünü söyledi.

Borçlu Avrupa, Alacaklı Oldu!

Sessizliğin, hükümetin etkisizliğinin ve diplomatik sistemin gölgesinde, Avrupa İran milletine karşı düşmanca eylemlerini günden güne artıyor.

Bazı Avrupa ülkeleri yıllardır terörist ve ayrılıkçı gruplar için mekan ve barınak haline gelmiştir ve aslında bu gruplara çeşitli hizmetler sunmaktadırlar. Ancak ülkenin bu konudaki diplomatik mekanizmasının pasif ve hakaretvari tutumu, Avrupa ülkelerinin yanılmasına  sebep oldu ve fiilen borçlu ve alacaklının yerinin değiştirdi.

Örnek vermek gerekirse, Fransa şimdi Münafıklar (Halkın Mücahidi Örgütü) terörist grubuna ev sahipliği yapıyor. Bu grup düzenlediği terörist saldırılarla 17 bin İranlının kanını akıttı. Fransa, Münafıklar terörist grubunu himaye etmesinin yanında, Saddam rejiminin İran’a dayattığı 8 yıllık savaşta teçhizat ve donanım bakımından destekledi ve IŞİD terörist grubunu kara listesine dahil etti. Fransa'dan 1980'den 1990'a kadar İran da dahil olmak üzere bir dizi ülkeye kirli kanın nakledilmesi ve bu kanı kullandıkları için çok sayıda hemofili hastanın ölümü, Fransa’nın tarihindeki kirli sayfalardan biridir.

Danimarka, Ahvaz'daki terör olayından sonra El-Ahvaziye terör örgütünü kendi ülke topraklarında araştırdığını iddia etmesine rağmen bu terörist gruba ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Pasif Diplomasinin Sonucu!

Haziran 2018 yılında Hollanda, kendi ülkesinde ölen Münafıklar ve El-Ahvaziye terör örgütü mensubu iki teröristten (Ahmet Neysi ve Ali Mutemed) dolayı özür dilemek için iki İranlı diplomatı önemsiz nedenlerle ülkesinden sınır dışı etti.

2018 yazında ise Münafıklar terör örgütünün ev sahibi, koruyucu ve destekçisi olan Fransa, yasadışı ve önemsiz sebeplerle bir İranlı diplomatı sınır dışı etti.

Temmuz 2018’de Viyana’daki İran Büyükelçiliği Diplomatı Esedullah Esedi diplomatik dokunulmazlığına rağmen Alman polisi tarafından bu ülkede kanunsuz şekilde tutuklandı. 2018 Ekim ayında medya unsurları, bu diplomatın Belçika'ya iade edildiği haberini verdi.

Geçtiğimiz günlerde iki İranlı diplomat, uzun zamandan beridir münafıkların ve teröristlerin sığınağı olan Arnavutluk tarafından çirkin bir eylemle ve boş sebeplerden dolayı ihraç edildi. Dikkat çekici bir nokta ise şudur ki, kovulan İranlı diplomatlardan biri olan Golam Hüseyin Muhammediniya, nükleer müzakere ekibinin bir üyesiydi!

Eğer İran Dışişleri Bakanlığı, Hollanda'nın küstahlığına karşı diplomatik ilişkilerin bariz ilkelerini ve karşılıklı eylem ilkesini uygulasaydı, bugün İranlı diplomatların ihracı dominosuna ve İran pasaportlarının onurunun  Fransa, Hollanda, Almanya, Belçika ve Arnavutluk'ta çiğnendiğine şahit olmaz ve sonrasında da borçlu ve alacaklının yer değiştirmesiyle Avrupa'nın borçlusu olmazdık!

SPV Hasatının Başında, Vade!

Avrupa Birliği Dış Politika Sorumlusu Federica Mogherini'nin sözcüsü Maja Kocijancic, Avrupa Birliği'nin İran'la ticaret sürecini kolaylaştırmak ve ABD'nin Tahran'a karşı yaptırımlarını aşmak için özel bir finansal mekanizma kurmaya çalıştığını vurguladı.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevat Zarif, Hindistan Ulaştırma Bakanı Nitin Gadkari ile Yeni Delhi'de yaptığı görüşmede gazetecilerle yaptığı bir toplantıda, İran ile Avrupa’nın özel mali mekanizmasına ilişkin bir soruya yanıt olarak şunları söyledi: "Avrupalılar denediler, ancak bizim beklentimiz seviyesinde ilerleme kaydedemediler."

Zarif, Avrupa’nın SPV’de hareketsizliğini kabul etmesine rağmen, "SPV’de Avrupa ile işbirliği yapmaya devam edeceğiz." dedi.

Avrupa Birliği Dış Politika Sorumlusu SPV özel yetkilisi sözcüsü, 10 Aralık 2018’de Mogherini'nin, “İran ile Avrupa mali mekanizması 2018 yılının sonuna kadar uygulanacak” demesine rağmen bu sadece bir iddiadan öteye gitmedi.

İran Hükümeti üst düzey yetkilileri daha önce SPV olarak adlandırılan Avrupa Finans Kanal Mekanizmasının 2018 sonuna kadar kurulacağını ve uygulanacağını vurguladılar.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Erakçi daha önce 04 Eylül 2018 tarihinde şunları söylemişti: "Avrupalılar kendi mekanizmalarını işletmek için 13 Kasım'a kadar vakitleri var  ve bu tarihten sonra yapmak isterlerse bir faydası yoktur."

Maalesef devlet adamları, Avrupa’nın hareketsizliğini ve süreyi uzattıklarını kabul etmesine rağmen, Avrupa’nın programıyla mutlu olmaya devam ettiler.

İran Hükümeti tarafından Avrupalılara doğru gönderilen, “Her ne pahasına olursa olsun anlaşma İran tarafından uygulanacak” mesajı, değil Avrupa'nın yalnızca en küçük yükümlülüklerini yerine getirmesine, aynı zamanda İran karşıtı tedbirlerinin yoğunluğunu arttırmasına da neden olmuştur.

Güvenceden Yaptırıma!

İran Hükümeti, ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesine karşın kendi menfaatlerini korumak için pratik bir eylem sağlamak amacıyla Mayıs 2018’de iki haftalık süre zarfında Avrupa'dan güvence sağlayacaktı. Şimdi, yaklaşık 8 ay sonra, Avrupa sadece hiçbir güvence vermemekle kalmayıp aynı zamanda en son acımasız eylemiyle İran'ı boykot etti!

Politico analiz ağı, 12 Mayıs 2018 (Amerika Birleşik Devletleri'nin nükleer anlaşmadan çıkışından dört gün sonra) Avrupa Birliği dış politika yetkilisi Federica Mogherini'den naklen şöyle yazdı: " İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'den, ABD Başkanı Donald Trump'ın nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İran'a yönelik yaptırımların yeniden başlatılması kararına rağmen İran'ın anlaşmada kalacağına dair güvence aldım."

Avrupa, nükleer anlaşmadaki vefasızlıklarına ve mali kanala ev sahipliğindeki sorumsuz hareketlerine devam ederken ayrıca süreyi uzatma peşinde ve İran'ın füze ve bölgesel gücündeki küstahça açıklamalarını ve insan haklarına yaptırımlarını araştırıyor. Ancak İran Hükümeti üst düzey yetkililerinin bu küstahlıklara tepkisi, hüsnü zan, ihmal ve örtbas!

Daha önce de belirtildiği gibi, İran Hükümeti tarafından Avrupalılara doğru gönderilen, “Her ne pahasına olursa olsun anlaşma İran tarafından uygulanacak” mesajı, değil Avrupa'nın yalnızca en küçük yükümlülüklerini yerine getirmesine, aynı zamanda İran karşıtı tedbirlerinin yoğunluğunu arttırmasına da neden olmuştur.

Avrupa'nın günden güne artan küstahlıklarına karşı tek cevap, İran halkının ulusal çıkarlarını ve saygınlığını karşılamak için İran Hükümeti'nin nükleer anlaşmadan ayrılmasıdır.

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun