RAST HABER- Sondakika İslami haber RASTMEDYA RAST YAYINLARI

‘Türkiye, İran-Suudi Gerginliğinde Suudilere Yakın’

Prof. Hüseyin Bağcı, Kürtlerin durumlarını koruyabilmek için ABD’nin bölgede kalıcı olmasını istediklerini söyledi. Körfez’deki gerilimde ise Türkiye’nin lider olmak isteyen Suudilere yakın durduğunu kaydeden Bağcı, “Türkiye’nin Arap kavgasına girmemesi gerekiyor” ikazı yaptı.

‘Türkiye, İran-Suudi Gerginliğinde Suudilere Yakın’
05.06.2017 © RAST HABER

Türkiye, mayıs ayındaki hızlı diplomasi trafiğinin ardından Suriye ve Ortadoğu politikalarında daha sessiz bir döneme girdi. Bir yandan Suriye ve Irak’taki gelişmeler ile ABD’nin Rakka operasyonu içi DSG/YPG’yi silahsızlandırması sonrası olası hamleler tartışılıyor. Diğer yandan Trump’ın ziyareti sonrası Körfez ülkelerindeki kapışma ve İran karşıtı cephe. Türkiye merceğinden bölgedeki son gelişmeleri ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Prof. Hüseyin Bağcı Sputnik’ten Ceyda Karan’a değerlendirdi.

‘GERİ ADIM ATMAK ZORUNDA KALAN TÜRKİYE OLACAK’

Diplomatik açıdan çok kritik bir sürece girildiğini ve bu durumun hem Türkiye hem Avrupa hem de ABD açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Bağcı, NATO zirvesinde Türkiye’nin ABD ve diğer ülkelere Rakka operasyonu, Ortadoğu’daki yeni dengeler, bilgi aktarımı ve gözlem yapma konularında daha fazla işbirliği sunacağı görüşünde. ABD için Türkiyesiz bir politika yürütmenin Ortadoğu’da çok zor olduğunu belirten Bağcı, “Trump yönetiminin Türkiye ile ilgili olarak en büyük özelliği, Türkiye’yi Ortadoğu’da vazgeçilmez olarak görmesi” saptamasını yaptı. Trump yönetiminin asker kanadının da bunun farkında olduğunu kaydeden Prof. Bağcı, resmin sorunlu yanlarına dair ise şu değerlendirmeyi yaptı:

“Sorun şu ki; Türkiye ve ABD arasında hem YPG hem de Mısır konusunda görüş ayrılığı var. ABD’ye göre YPG terörist değil. Buna karşılık Mısır’daki Müslüman Kardeşler terörist. Oysa Türkiye için tam tersi söz konusu. Yani burada çok önemli bir algılama farklılığı var ve bu algılama farklılığının ortadan kalkması ABD açısından söz konusu değil. Geri adım atmak zorunda kalan herhalde Türkiye olacak. Türkiye için iki opsiyon var; ya ABD’nin görüşünü kabul etmek, ya da ABD’nin görüşünü kabul etmek. Çünkü bu koşullarda ABD’nin Türkiye’nin görüşünü kabul etmesi çok zor görünüyor ve yeni yönetimin anlayışı bu.”

  ‘KÜRTLER, ABD’NİN BÖLGEDEN ÇEKİLMESİNİ İSTEMİYOR’

ABD Irak ve Suriye’de operasyonlarını bitirir, geri çekilirse bu durumun Kürtler için sorun olacağı tespitini yapan Bağcı, Kürtlerin ABD’nin bölgeden çekilmesini istemediği görüşünde:

“Amerikalılar bölgeden çıktıkları anda geriye kalanlar Araplar, İranlılar ve Türkler olacak. Bu nedenle Kürtlerin işi zor olacak. Kürtlerin durumunu koruyabilmeleri için ABD’nin bu coğrafyada kalıcı olması lazım. Böyle bir durum söz konusu değilse, o zaman ikinci durum ve B planı olan Rusya’nın bu konumu üstlenmesi söz konusu olacak. Rusya, Suriye’nin içerisinde zaten komşumuz konumunda. Bu nedenle öyle gözüküyor ki, ABD ve Rusya arasındaki anlaşma ve gelişmeler bölgenin diğer ülkelerini de doğrudan etkileyecek. Bu ülkeler içinde en fazla etkilenecek olan Türkiye olacak. Türkiye’nin devre dışı kalacağını düşünmüyorum ama denklemin dışına atılma durumu da söz konusu ABD ile görüş ayrılığı devam ettiği sürece.”

‘TÜRKİYE’NİN İDEOLOJİSİ ARAPLARLA AYNI DEĞİL’

Arap coğrafyasındaki gerginliklerde Türkiye’nin taraf olmaması gerektiğinin altını çizen Bağcı, Türkiye’nin genel ideolojisinin Araplardan farklı olduğunu belirtti. Suudi Arabistan’ın ABD desteği ile bölgede liderliğe oynadığını belirten Bağcı, “Türkiye’nin Arap kavgalarına girmemesi gerekiyor. Bir Arap atasözü şöyle der; ben kardeşime karşıyım. Kardeşim ve ben diğerine karşıyız. Kardeşim, yeğenlerim ve ben karşı kabileye karşıyız. Bizler ve karşı kabile hep birlikte yabancılara karşıyız. Böyle bir dolaşım var ve bu nedenle de kimin dost, kimin düşman olduğunu ayırt etmek zor. Türkiye’nin bu gibi tartışmalara girdiğinde payına düşen kardan çok zarar olacaktır” vurgusu yaptı. Bunun bir örneğinin Filistin’de görüldüğünü anımsatan Bağcı, “Hamas ile Filistin Kurtuluş Örgütü arasındaki kavgada Türkiye taraf oldu ve kaybeden taraf oldu. Mahmud Abbas hala ABD’nin en sevdiği siyasi lider konumunda” diye ekledi.

Bağcı’ya göre Suudi Arabistan’ın büyük hedefleri olduğu kesin. Yeni Kral ile birlikte Suudilerin bölgede çok daha fazla rol alma arzusunda olduklarını ve Türkiye’den ziyade İran ile hesapları bulunduğunu anımsatan Bağcı, Ankara’nın genel ideolojik hattının Arap politikası ile aynı olmadığını savundu. Bağcı şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye sadece Arap tartışmalarının içinde yer almaya başlayan bir siyasi arayışa girdi ve onun da Arap Baharı ile birlikte ne kadar tehlikeli olacağı hem Mısır hem de Suriye örneklerinde açık bir şekilde görülüyor. ABD’nin açık bir şekilde Ortadoğu’da en önem verdiği ülke İsrail’dir. Suudi Arabistan ise 110 milyar dolarlık silah anlaşması imzalayarak ABD’nin kendisine güvenlik sağlamasını garanti altına almıştır önümüzdeki 10 yılda. Katar veya bir başka ülke ile Suudi Arabistan’ın benzer tartışmalara girmesi bir sürpriz olmayacaktır. Suudi Arabistan’ın bölgesel güç olma yolunda, özellikle askeri anlamda bir hedefi olduğunu görüyoruz ve burada ABD’yi yanında istiyor. ABD ise destek verirken Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki ilişkilerin de düzelmesini olmazsa olmaz bir koşul olarak ortaya atıyor.”

‘TÜRKİYE TEKRAR GÜVENİLİR OLMAYA ÇALIŞIYOR’

Türkiye’nin dış politikada genel ideolojisinin Batı ile birlikte hareket etmek olduğuna dikkat çeken Bağcı, Arap coğrafyasını kastederek “Bu ülkelerle Türkiye’nin yakınlaşması, İslami ideoloji açısından bir benzerlik ise, o zaman hükümetler bazında bunu düşünmek lazım çünkü devlet bazında böyle bir dönüşüm yok” görüşünde. ürkiye’nin Ortadoğu’da 2015’e kadar izlenen politikalar nedeniyle pozisyon kaybettiğini ve eski pozisyonuna dönmek istediğini aktaran Bağcı, şu saptamaları yaptı:

“İdeolojik yakınlaşma meselesi Arap Birliği’nin Arap Baharı’nın bitmesi ile birlikte büyük oranda sona erdi. Zaten Başbakan Yıldırım iktidara gelir gelmez Davutoğlu politikalarından geriye dönüleceğinin işaretlerini verdi. Bu nedenle ideolojik yaklaşım belki 2015’e kadar önemliydi. Bu çerçevede bakıldığında Türkiye kendine Ortadoğu’da bir yer aramaktan çok, başta ABD olmak üzere Batı ile ilişkilerini yeniden değerlendirerek bu coğrafyada tekrar etkin ve güvenilir olma arayışı içine girdi. Cumhurbaşkanı’nın çok fazla İslamcı açıklamalarının da gerek içeride gerekse dışarıda rağbet görmediği de belli. Türkiye’nin şu anda Müslüman Kardeşler ile olan ilişkisi nedir sorusuna verilecek yanıt minimum düzeyde olduğudur. Oysa 2013 yılında Müslüman Kardeşler ile ilişkisi en üst düzeydeydi. Bu konuda belki Yasin Aktay, Müslüman Kardeşler ile ilgili konuşacaklardan biridir AKP içerisinde. Çünkü bütün o süreç içerisinde o ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunan ve yönlendiren kişiydi. Türkiye Arap dünyasındaki gelişmelere ne kadar müdahil olmalı, ne kadar yakınlaşmalı sorularını sormak lazım.”

Diğer yandan Prof. Bağcı, Cumhurbaşkanı’nı Katar ve Suudi Arabistan ziyaretlerinden sonra durup dururken Pers milliyetçiliğinden söz etmesinin, tamamıyla Suudi Arabistan’ın kullandığı terminolojiyi kullanmak anlamına geldiğini hatırlattı. Bağcı’ya göre, Türkiye Suudilere yakın duruyor:

“Cumhurbaşkanı’nın söylemlerinden Müslümanlık öncesi İran’ın politikalarına gönderme yaptığı anlaşılır çünkü şimdiye kadar İran’ın din devrimi ihracı yaptığı üzerinden sürekli konuşuluyordu. İran Müslüman olduktan sonra Pers milliyetçiliği yapmadı. Cumhurbaşkanı’nı söylemleri Suudilere yakın ve bu da İran ve Suudi Arabistan arasında Yemen’de yaşanan tartışmaları gündeme getirir. Burada Türkiye Suudilerin mi İran’ın mı yanında sorusuna verilecek yanıt Cumhurbaşkanı’nın görüşüne göre Suudi Arabistan ile birlikte olmaktan geçiyor. Zaten bu nedenle İran’ın Cumhurbaşkanı Hamaney, son dönemde Türkiye ile ilgili çok eleştiren açıklamalarda bulundu. Suudi Arabistan için de ABD’nin ‘Ortadoğu’daki marabası’ kavramını kullandı. Bunlar önemli kavramlar, cümleler ve bu cümlelerin zamanlaması da çok önemli. İran ve ABD arasında gerginliğin yaşandığı bir dönemde, ABD’nin böyle bir kavramı kullanması ve 110 milyar dolarlık silah anlaşması sonrasında gündeme gelmesi Ortadoğu’da, İran ve Suudiler arasındaki bir gerginliğin beklenmesi gerektiği sonucunu ortaya çıkarır. Bütün bu dengeleri göz önüne aldığımızda, Türkiye’nin kafasının karışık olduğunu görüyoruz. Kime ne kadar yakınlaşacak tam olarak belirlemiş değil.”

‘TÜRKİYE LİDERLİĞİ SUUDİLERE KAPTIRDI’

Körfezde yaşanan karışıklık konusunda Suudilerin ABD desteği ile bölgenin yeni ‘efendisi’ olmaya çalıştığını ve İran etkisinden çekindiğini belirten Bağcı, şöyle devam etti:

“Suudi Arabistan daha büyük elbette ama Katar parası olmasına rağmen ülke olarak küçük ve askeri yeteneği zayıf bir ülke. Fakat Katar sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok bölgesinde büyük şehirleri neredeyse satın alan bir ülke ve parayı uluslararası alanda dağıtarak etki artırımına gidiyor. Suudi Arabistan’ın ise dış politika hedefleri var yani Yemen’de başta olmak üzere İran ve Şii görüşünü destekleyen bütün grupları kontrol altında tutma eğilimi içerisinde. Çünkü kendi içinde ve bölgede de Şiiler var. Bu Şiilerin, İran’ın da son yıllarda güçlenmesiyle birlikte destek görmeye başlamaları, Suudi Arabistan’ı büyük oranda rahatsız etti. Öte yandan ABD desteği Suudileri çok güçlendirdi, bu yüzden bölgenin yeni ‘efendisi’ gibi ortalıkta dolaşmaya başladı ve Türkiye de Ortadoğu’dan devre dışı kaldı, buradaki bölgesel güç yeteneğini Suudi Arabistan’a kaptırmış gibi gözüküyor şu aşamada.”

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
 BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

( 9 Yorum )

  • MALCOLM-XX ;

    Suudi Arabistan, Bahreyn, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri dahil yedi ülkenin Katar’la ilişkilerini kesmesiyle büyüyen Katar-Suudi Arabistan gerginliği karşısında Türkiye’nin tavrı ne olmalı? Sputnik’e konuşan uzmanlar, Ankara’nın bu denklemin dışında kalması gerektiğini savunuyor.

    ————-
    İki iddia, iki seçenek veriliyor:

    ”Türkiye’nin Arabistan’ı tutması hem anlamlı, hem de yararlı olmaz ” deniliyor.

    1-
    Ya Türkiye, Atatürk’ün dediği gibi, Araplararası hiç bir işe karışmayacak,

    2-
    Yada, Özal’ın tabiriyle, Türk illeti onay verirse, Petrol denizine sahip olan Katar’ı koruma kanatları altına alıp, işi sağlama alacak anlaşmalarla, Musul ve Kerkük’e sahip olmuşçasına petrol ihtiyacını sıfırlayacak !

    İLGİNÇ !!!…

    05.06.2017 17:52
  • MALCOLM-XX ;

    Pardon, harf eksikliği !

    Doğru ifade, ‘Türk Milleti’ olacaktı !

    05.06.2017 17:55
  • MALCOLM-XX ;

    Bahsedilen seçenek iddiaları Rusya’dan değil, başka birilerinin önerisel iddialarıdır tabii ki .

    05.06.2017 18:16
  • MALCOLM-XX ;

    Bölgede Suudi Arabistan’ın büyük bir güç olduğunun altını çizen Ergil “Katar, küçük bir ülke ve topraklarında bulunan Amerikan üsleri hariç çok büyük bir yaptırım gücü yok.
    (Uzun zamandır hiç bir konuda sesini soluğunu duymadığımız Sn. Doğu Ergil’in bu konuda sanki Amerikancı ağzıyla konuşuyor görünmesi, bendenize ilginç geldi doğrusu. ABD’nin Katar’da Üsleri var ama bilindiği kadarıyla orada Türk Askeri güçleri de var, acaba ABD’liler bu Türk gücünden tırstılar da , oradan çıkartmak için maraza mı çıkarmak istiyorlar Türkiye’ye karşı, ya da bu yapay ve planlı gibi görünen kavganın içine İran ya da Türkiye’yi mi çekmeye çalışıyorlar acaba demekten de alamıyor kendini insan nedense ?! Bir film çeviriyor ABD ama ne ?!

    05.06.2017 18:40
  • MALCOLM-XX ;

    ”…Suudi Arabistan ise Sünni dünyanın fiili liderliğini götürüyor; dolayısıyla da açık ara daha güçlü bir aktör. …”

    ———

    Suudi Arabistan, aklı başında olan Sünni dünya’nın değil ve maalesef tam tersine yeryüzünde ABD ve daha ziyade İngiliz istihbarat ve ajanlarının destek ve yönlendirmeleriyle ‘Vahşileştirilmiş İslam’ olan ‘Vahhabilik’in, Tekfirci Terör anlayışının yeryüzündeki baş temsilcisi ve önderidir ve doğrusu vahşi Arabistan’ı, Sünniliğin önderi olarak ancak ABD yanlıları dünyaya sunabilir ve lanse edebilirler yalnızca ; çünkü Arabistan’ı, Sünniliğin önderi olarak sunmak, her şeyden önce ılımlı, insancıl kabul edilen ve Peygamber takipçiliği olduğu iddia edilen Sünniliğe büyük hakarettir ve doğrusu vicdanen asla kabul edilebilir bir tez değildir şüphesiz ! Ne yani, Sünnilik önderliği de, kala kala vahşi kafa kesicileri olan çağ ve İslam dışı olan Vahhabi ve tüm dünyada, ideolojisiyle, büyük finansı ve lojistiğiyle terör destekçisi olan Arabistan’a mı kaldı şimdi Allah aşkına yapmayınız sn. Ergil ?! Sünniliği de, bu kadar ucuz kavramlar arasına sokmayınız lütfen !

    05.06.2017 19:00
  • MALCOLM-XX ;

    Bu yüzden Türkiye, Suudi Arabistan’la arasını bozmayı göze alamaz.

    ————

    Hayır Türkiye, İslam, insanlık ve demokrasi dışı bir ülke olan ve çağ dışı bir rejimi bulunan ve İsrail önerisi ve ABD’nin de bu yönlü zorlama teşvik ve desteğiyle ayakta duran ve zerre halk desteği olmayan Peygamber mirasyedisi olan Arabistan’ı, söyler misiniz Türkiye gerçekten neden bu denli önemsesin ki ?! Neden eğer Petrolse, Katar’ın petrolü ziyadesiyle yeterlidir ! Hem Türk Milleti, zayıfın desteklenmesini daha da önemser doğrusu !

    05.06.2017 19:14
  • MALCOLM-XX ;

    Suudi Arabistan ve Katar’ın ABD’yle yakın ilişkilerinin altında ‘İran korkusunun’ yattığını ifade eden Ergil ” Tahran, Lübnan’a kadar uzanan bir Şii koridorunu oluşturmanın peşinde.

    ———-

    Bu ileri sürdüğünüz Suudi Arabistan ve Katar’ın ABD’yle yakın ilişkilerinin altında ‘İran korkusu’nu yaratan ve el altından körükleyen de, İslam’ı İslam’a kırdırmak isteyen İsrail ve onun yeryüzündeki büyük oyuncağı olan ABD yönetimleri, istahbaratları değil midir zaten ?! Bunu bilmeyen sağır sultan kalmış mıdır acaba yeryüzünde ?! Ayrıca Arabistan’ın korktuğu da, İran’ın kendisi filan da değildir; İran vesilesiyle tüm dünyada ayağa kalkacak ve kendi çağ-İslam-demokrasi ve insanlık dışı olan gayri adil ve terör destekçisi yönetimlerini sorgulama kudretine kavuşacak olan ‘Onurlu İslam’ın bizzat kendisidir tabii ki !!!… İran’ın silahı, topu tüfeği varsa, onun daha da fazlası var çünkü ABD’nin körüklediği bu suni korkuyla Arabistan zaten tüm petrol gelirlerini, yine ABD’nin seve seve kendisinden esirgemediği bu dehşetli silahlara yatırmaktadır Arabistan, İran’dan bu anlamda neden korksun ki ?! Arabistan yalnızca, İslam’ın onurunun ayağa kalkmasından ve kendi batıl yönetimini ve yeryüzünde hiç bir kula nasip olmayan saltanatını, şaşaa ve debdebesini yıkmasından korkmaktadır Arabistanlı Krallar !!!…

    Şİİ KORİDORUYMUŞ , NE ŞİİSİ, NE KORİDORU ?! BU DA İSRAİL VE ABD PROPAGANDALARIDIR SADECE ! SİZ BUNDAN SONRA İNŞAALLAH ABD VE İSRAİL’İN BÜYÜK KORKUSU OLAN Şİİ VE SÜNNİSİYLE TEVHİT HALİNDEKİ ONURLU İSLAM KARDEŞLİĞİ KORİDORUNU GÖRECEKSİNİZ YALNIZCA İNŞAALLAH !!!…

    05.06.2017 19:39
  • MALCOLM-XX ;

    ‘TÜRKİYE LİDERLİĞİ SUUDİLERE KAPTIRDI’

    ——–

    BU KELİME, HEM LAİK VE VİCDANLI TÜRK MİLLETİNE KARŞI BÜYÜK BİR AYIPTIR VE HEM DE CUMHURBAŞKANININ İFADESİYLE TÜRKİYE MİLLETİ KAHİR EKSERİYETLE NE SÜNNİDİR NE DE Şİİ VS. DİR ! TEVHİDİ MÜSLÜMANDIR YALNIZCA ! VE TÜRKİYE’DE, EĞER ÖNDER OLACAK YA DA GÖRÜLECEKSE, YALNIZCA LAİK ÜLKELERİN ÖNDERİ OLACAKTIR YA DA OLMALIDIR SADECE ! TÜRKİYE’Yİ, HİÇ BİR ÇAĞ VE İSLAM DIŞI OLUŞUMLARA KİMSE YAMAMASIN LÜTFEN !!!…

    05.06.2017 19:49
  • MALCOLM-XX ;

    ARABİSTAN’IN PARA VE PETROLÜ VAR TAMAM AMA GÜCÜ YOK ! ABD VE İSRAİL KONTROLÜNDEKİ BİR ‘MÜSLÜMAN (ASLINDA SAYGIDEĞER DOĞU PERİNÇEK’İN TABİRİYLE) MÜNAFIK KARDEŞLER’ , DAHA DA TEHLİKELİDİR, İSLAM VE İNSANLIĞIN GELECEĞİ AÇISINDAN ŞÜPHESİZ !!!…

    05.06.2017 20:00
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER