İmam Hüseyn'in(a.s) Alınmamış İntikamı

  • GİRİŞ08.04.2019 10:48:36
  • GÜNCELLEME08.04.2019 10:48:36

Allah’ın Adıyla

 

Garip bir dünyada yaşıyoruz. Garip ki o açıdan alçak diye isimlendirilmiş Allah katında. Alçalan anlamında. Her ne kadar imam Ali (a.s) Nehcü’l-Belağa'sında dünyayı kötüleyen birine karşı çıkışmış olsa da bu dünya gariptir. Yani anlaşılmazdır. Yanı daha da doğrusu şaşılasıdır. Dünya denâ fiilinden türemiştir aşağı olan demektir. Cennete oranla aşağıdır. Bir makam olarak inin oradan aşağı diye Adem (a.s)’a denmiş olan aşağı bir makamdır. Yoksa dünyada ibadetler yapılır kutsal yerler vardır vs.

Konumuz daha çok insanlarıyla ilgili dünyanın. Bir yeri vatan yapan da insanlardır orayı cehenneme çeviren yaşanmaz yapan da.

Böyle bir yaşanmazlık İmam Hüseyin (a.s) zamanında zirveye çıkmıştı dünya tarihinde. Belki de en üst düzeye. Vahşetin acımasızlığın ve nihayet dünya bize yetmiyor sizin ne işiniz var burada gidin babalarınızın yanına. Ey mutmain olan nefs razı olmuş ve olunmuş olarak gir cennetime diye de karşılanmıştır bu seçkin ruhlar.

Garip dünyadır burası. Din adına ne entrikalar düzenlenir. Sanki küfür isyan ve tanrı tanımazlık adına düzenlemek yetmezmiş gibi. Din adamları da dini çıkar malzemesi yaparlar. Tağutlarla uzlaşarak kendilerine sahte makamlar kurarlar. Lüks arabalar iyi seçkin sitelerde konutlar ve aile akrabalarıyla garipleri görmeden yaşayıp giderler. Kendilerine makam ve iyi bir yaşam sağlayan Tağutların Tağutluklarını inkâr ederler. Onların verdiği dokunulmazlık zırhlarıyla kendi yakınlarında olması gereken kendileriyle aynı yolun yolcusu olanlara karşı üstünlük kurarlar.

Derler ki siyasete karışmayın. Siz günümüzle ilgisi olmayan hadisleri okuyun. Zalim de mazlum da geçmişte olmuştur. Allah bizi onların şerlerinden ve birbirlerinin kanlarını dökmekten korumuştur biz de dillerimizi onların tan ve kötülemelerinden koruyalım ki dünyamız gibi ahiretimiz de cennet olsun. Siyaset kirli bir dünyadır. Dinse kutsal. Ama dini siyasete karıştırmayın. Din adamları siyaset yapmasın. Dini kirletmesin siyaset.

Madem din o kadar kutsal da siyasetin aşağılık entrika tuzak ve hilelerine, zulümlerine alet edilmemeli de o halde neden siyasilerle görüşüp onların iktidar olmaları için çaba sarf ediyorsunuz? Siz değil misiniz FETÖ’yü siyasetten uzak durmakla ama siyasetin tam da göbeğinde olup Amerikancı olmasıyla eleştiren! Ki eleştirilerinizde haklısınız. Din adına insanları nasıl sömürmüşse sizin farkınız nedir? O ülke insanını namazla dürüst olmakla kötü alışkanlıkları edinmemekle bilimde fende teknolojide üstün insan yetiştirmekle oyalıyordu. Siyasete karışmayın diyordu. Ey Cebrail sen bile parti kursan sana bile oy vermem kusura bakma seni çok severim ama sana oy vermem çünkü ben siyasetten uzağım diyordu. 28 Şubatta tüm cemaatlerin okulları yurtları ibadethanelerinin devlete devri konusunda devletim benden isterse her şeyimi devreder kimsesiz biri olarak mağarada yaşamaya hazırım diyordu. Ne kamufle ama...

Bu gün kitleleri zalimlerin sömürüsünden sınıflara bölmesinden bir kesimi saraylar lüks arabalar lüks lokantalar pahalı kıyafetler holding sahibi olmalar vs. olduğunu bunların iktidar ve yandaşları olduğunu görmüyor musunuz? Buna karşılık halkın çoğunluğunun yoksullukla sorunlarla adaletsizliklerle boğuştuğunu işsiz kaldığını gençlerin evlenemediğini, ev kirası bulamayanların evlerinden çıkartılmaya çalışıldığını, tedavi parası olmayanların hastanelerde rehin edildiğini, hasta olanların parası olup da özele gidemediklerinden devlet hastanelerine de randevu sırası gelmediğinden tedavi olamadıklarını, bu çarpıklığı ve adaletsizliği gören işsiz gençlerin ateizme kayıp dini muhafazakârlığı reddettiklerini kendi kültürlerine sırt dönüp düşmanımız olan küfrün elebaşı Amerika büyük şeytanına hayranlık beslediklerini, dini bir görünüm ve yaşamı terk ettiklerini hatta hiç başlamadıklarını, neslin evlenmeyip evlenemeyip ifsada göçtüğünü, hırsızlığın internette ilahi kuralların geçersizliğinin normal yaşam haline getirildiğini, günahın alenen işlendiğini, iyilik ve adaleti savunan kulların içerilere tıkıldığını işten atıldığını, linçe tabi tutulduğunu, kimsenin adaleti savunmak hatırlatmak için ağzını açamaz olup korktuğunu gelecek endişesi taşıdığını, insanların çöpten ekmek ayırdıklarını… Görmüyor musunuz? Yoksa siz de mi bunlardan korkuyorsunuz?

E o zaman neden âlim oldunuz? Çıkartın o alimlik elbisesini ve lakabını. Öyle tanınmayı. Dinden para kazanmayı. Kitleleri din adına sömürmeyi… Kendinizi sadece fıkhi fetvalarda mı ilahi misyonun temsilcisi görmektesiniz?

Biz biliyoruz ki İmam Hüseyin (a.s) ‘ın katilleri bir bir Muhtar E’s-Sakafi tarafından bulunup katledildi ve cehenneme yollandı. Ama yine de Kıyam İmamı İmam Hüseyin (a.s) ‘ın türbesinde intikamı alınmamış Mazlum İmam olarak kızıl kanlı bayrak dalgalanmaktadır! Neden?

Çünkü İmam Hüseyin (a.s) ‘ın düşmanını doğru tanımak zorundayız. Onun düşmanı ne kişiydi ne tarihte kalmış belli bir zümreydi. Onun düşmanı topyekun küfür sistemiydi. Zalim zorba zulüm sistemiydi. Ne diyordu kıyamının rengini açıklarken! Görmüyor musunuz günahlar alenen işlenmekte. Ve zalim sultanlar bizim kendilerine biat ederek bu zulüm saraylarının meşruiyetine onay vermemizi beklemektedirler. Ben iyiliği emretmek kötülüğü yasaklamak üzere kıyam ediyorum. Eğer dedemin dini benim kanımla ayakta duracaksa ey kılıçlar alın canımı…

Garip dünyadır bu dünya. Bırakın imamı tanımayanları, imamı tanıyanlar ve onun mirasını yiyenler bile imamın davasını yalnız bırakmış, imamın düşmanlarını tarihte ölmüş gitmiş ve imamın intikamının alınacağı zalim zorbalar kalmamış gibi göstermektedirler. Ola ki biri çıkar İmam Hüseyin (a.s) ‘dan ilhamla iyiliği emr kötülüğü nehy görevini üstleniverirler de küfrün yöneticileri rahatsız olur ve onların iktidarları tehlikeye girer diye din alanına da kimseyi yanaştırmamaktadırlar. Küçük olsun bizim olsun mantığının hakim olmadığı dini cemaat tarikat dergâh mezhep meşrep mi kalmış Allah aşkına!

Hadislerimizde bol miktarda var, alimin dünyaya dalıp sultana yaklaşmasını bitiş ve tükeniş olarak görün diye. Deri kokarsa tuzlanır ama tuz kokarsa ne yapılır! Bu milleti kim uyarır!

Ya imamı zaman biz seni terk ettik. Seni unuttuk. Şimdi seni anmadan sana biat etmeden zalimlere yönetici olup insanları da zulüm düzenine karşı uyutarak bir din anlayış çok kolay. İtibar var sorular var insanların saygısı teveccühleri var. Ya İmam Zaman (a.f)  senin gaybetin çok uzadı. Neden? Bizi beğenmiyor musun? İnsanlar der hadiste tüm beşeri düzenlerden ümidi kesecek, hepsini deneyecekler ama dertlerine çare olmadığını görünce o zaman zuhura gözlerini dikecekler. O zaman senin zuhurun gerçekleşecek. Biz beklemiyoruz! Dünyaya lüks arabalara daldık. Koltuklarımız yumuşak odalarımız ferah çoluk çocuğumuzun rızıklarının garantisi olarak Allah’ı değil Tağutları görüyoruz. Onlardan alacağımız eman nameler güvenceler bizleri rahatlatıyor.

İman etmişlik olarak Tağutu inkâr Allaha iman değil gördüğümüz. Sanki dünyada zalim sultanlar Tağutlar değil de senin razı oldukların iktidardaymış gibi bir din ve yaşam tarzı benimsemişiz... Affet. Biz deden Hüseyin (a.s) ‘ın düşmanlarına düşman olamadık, onun ve senin dedenin mesajını tahrif ettik. Affet...

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun