Erbain’deki Sır

  • GİRİŞ24.11.2018 14:20:10
  • GÜNCELLEME24.11.2018 14:20:10

                 Erbain’deki  Sır

Kerbela'nın Rabbinin Adıyla..

Her yıl sefer ayının 20 si ?ncesi yani İmam Hüseyin (as) ın ?ehadetinin 40. gününün yıld?nümünde, dünyada hiçbir e?i benzeri olmayan bir kalabalık her yıl ?nceki yıldan daha kalabalık bir insan topluluğunun ?zellikle Necef-ul E?ref’ten Kerbela’ya doğru yürüdüğüne ?ahid oluyoruz.

Bu yürüyü?e Irak içerisinden 500-600 km ?teden katılanlarla birlikte ?zelikle yurtdı?ından gelen ziyaretçilerin yürüdüğü mesafe Necef’ten Kerbela’ya 80-90 km’dir.

A?ıkları tarafından a?ka yolculuk diye adlandırılan bu yolculukta birkaç kez bulunma ?erefine bizde nail olduk, bu yolculukta iki ?eyi mü?ahade ettik.

Azicane birkaç defa Irak'a ziyarete gitmi? biri olarak her gidip geldikçe ufak tefek alı? veri? esnasında esnafla, sokakta insanlarla muhatab olduğumuzda çokta sıcak bir diyalog ya?amadık, hatta bir defasında biraz ekmek almak istedik herkesten ?nce sırada olmamıza rağmen, ?nce Iraklılara ekmek verdikten ve uzun süre beklettikten sonra suratını ek?iterek 30 adet istemi?ken sadece 10 tane zorla ekmek satın alabilmi?tik.

Tabiki istisnai durumlar olmakla birlikte, yani Irak halkının normal ?artlarda asi ve asık suratlı olmalarına rağmen nedense Erbain yürüyü?ü esnasında ?zellikle imam Hüseyin'in (as) ziyaretçilerine hizmette sınır tanımıyorlar. Gerçekten o yolculuk esnasında hiçbir ev sahibinden asık surat g?remezsiniz, ellerinde ne varsa o tanımadıkları ziyaretçilere ikramda kusur etmiyor hatta yarı?ıyorlar.

Yiyecek, içecek konaklama ihtiyaclarının yanında, yorgun bacaklara masaj etme, çamura batmı? ayakkabları boyama, kabaran ayaklardan tutun tüm sağlık hizmetine kadar hiç bir kar?ılık beklemeden çok büyük bir zevkle bu hizmetleri sunmada yarı?ıyorlar.

İnsanın aklına bu soru geliyor acaba normal ?artlarda bu kadar misafirlere kar?ı hassas davranmayan bu insanlar, bu yürüyü? esnasında neden bu kadar yumu?ak huylu olabiliyorlar? Bunları yumu?ak huylu yapan nedir acaba? Diye  sorduğumuzda, cevabının A?k s?zcüğünde saklı olduğunu g?rüyoruz.

Aynı ?ekilde orada yürüyenler içinde aynı ?ey s?z konusu, zira orada yürüyen hiç kimse normal ?artlarda o kadar yolu hele ç?lün ortasında hiç bir zaman yürümez, zira bu yolculukta 7’den 70’e s?zünün bile eksik kaldığı 80-90 ya?ında hatta engelli insanlarla kar?ıla?ırsınız. O yorgunluğa rağmen nasıl oluyor da  bu ya?lı bedenler 80-90 km’yi ”of” bile demeden kat ediyor? sorusuna cavaben yine A?k S?zcüğü devreye giriyor, yani ma?ukun hedefteki a?ığına ula?ma isteği insana enerji veriyor. Ve bu enerji tüm engelleri ortadan kaldırıyor. i?te bu yolculuğa a?k yolculuğu denmesi gerçekten yerinde bir tabirdir.

Peki bu milyonları yeryüzünde Cennetten bir parça olan Kerbela’ya çeken sadece o insanların imam Hüseyin’e (as) olan iman ve a?kları mıdır, ba?ka etken yok mudur?

Tarihe baktığımızda Hz. İbrahim’in (as) oğlu Hz. İsmail (as) ve e?i Hz. Hacer’i kurak Mekke ç?lünde bıraktığında ``Ey Rabbim senin emrinle ve rızan için ben bunları buraya bıraktım, burayı emniyetli kıl ve halkın g?nlünü buraya y?nelt diye dua etti.``

Bunun üzerine Allah-u Teala orayı emniyetli ve bereketli kıldı, ?yleki asırlardır Hz. Hacer’in yaptığı Sefa ve Merve dağları arasındaki Sa’yı ve Hz. İsmail (as) makamını Tevhid evi olan Kabe’nin içine almak sureti ile Kabe ile birlikte İsmaili de tavaf etmeyi müslümanlara farz kıldı, yani Allah-u Teala bu ?ekilde Hz. İbrahim (as) ve onun emrine sadakat g?steren Hz. İsmail (as) ve Hz. Hacer’i ?düllendirmi? oldu,

Hz. İbrahim (as) sadece oğlu ve e?i olmak üzere iki ki?iyi kurak bir yere bıraktı gitti, ?lüme değil veya herhangi bir halihazırda tehlikede s?z konusu değildi.

Kerbela’da ise Hz. İsmail’den (as) daha büyük kurbanlık olan imam Hüseyin (as) Allah-u Teala’nın dinini korumak için canını malını tüm ailesini, 6 aylık evladına kadar tüm varlığını Allah yolunda ?ehid ve esir verdi ve hiç sitem etmeden verdiklerinden sonrada “Ya Rabbi ba?ka verecek bir?eyim kalmadı” sözünün kar?ılığında Allah-u Teala milyonları imam Hüseyin’in (as) türbesine y?nlendirerek orayı yeryüzündeki Cennet parçasına çevirdi. Yani Rabimizin imam Hüseyin’e (as) büyük bir hediyesidir “Erbain Yürüyü?ü.”

Zira Ayatullah Sistani de ??yle buyuruyor: ”Erbain yürüyü?ü hiçbir Alim ve Müçtehid, hiçbir hükümet, kurum ve kurulu? tarafından organize edilmiyor. Zira bu Allah-u Teala’nın imam Hüseyin’e (as) hediyesidir.”

Zira Hz. Peygamber (s.a.a), efendimizde Hüseyin (a.s)’ı kucağına alarak şöyle buyurmu?tu: “Hüseyin’in şehadeti üzre müminlerin kalbinde bir aşk vardır, o aşk asla soğumaz.”

Ayrıca Hz. Fatıma'nın (sa) “Ey baba! oğlum Hüseyin ?ehid olduğunda biz olmayacağız acaba ona yas tutup ağlayan olacak mi?”

 Sorusuna Hz. Pegamber(saa) efendimiz “Ey Fatıma!  hiç merak etme imam Hüseyin’e asırlar sonra gelecek milyonlarca insan yas tutup ona ağlayacaktır,” cevabını veriyor.

Yani müminlerin kalbine yerle?tirilen bu A?k, imam-ı zaman Hz. Mehdi’nin (af) zuhuruna kadar devam edecek ve o güne kadar imam Hüseyni (as) tanımayan kalmayacak, ( her ne kadar günümüzde satılmı? medyalar bu kutlu yürüyü?ü g?stermeseler de) ?yle ki Hz. Mehdi (af) kendini “ben imam Hüseynin oğlu Mehdi‘yim diye tanıtacaktır.

A?k ile…….

Mehmet Yüksek

 

 

 

 

 

 

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun