Haftanın Analizi

  • GİRİŞ02.11.2018 17:37:52
  • GÜNCELLEME02.11.2018 17:37:52

   Türkiye’de zaman öyle hızlı akıp gidiyor ki anlamak bile mümkün değil. 

   Ekonomik, kültürel ve sosyal sorunların yanında çok konuşulsa da yine bildik sorunların en önemlisi ve gündemdeki konu siyaset. Türkiye’de halk bolca siyaseti konuşur, fakat yönetim ve denetim sürecine ise katılmaz daha doğrusu katılmasına müsaade edilmez. 

   Biz de geçtiğimiz bir hafta içerisinde olan önemli ekonomik, sosyal ve siyasal konulara kısaca değinip bir göz atacağız. 

   Kısaca geçtiğimiz hafta da neler yaşadık….

   Gündemden düşmeyen önemli bir konu Suudi Arabistan’ın İstanbul konsolosluğuna giren ve kaybolan ve daha sonra da öldürüldüğü açıklanan gazeteci (!) Kaşıkçı olayı. (1)

   Hafta başında Kaşıkcı davası için Suudi Arabistan’dan bir savcı gelmiş ve İstanbul’da bazı resmi kurumlar ile önemli görüşmeler yapmıştı. (2) 

   Fakat  Suudi Arabistan Başsavcısı Suud El Muceb, gittiğinde yapılan haberlere bakılırsa dava ile ilgili herhangi bir sonuç alınamazken, Suudilerin gönderdiği savcının aldığı çerez ve lokumlar basının daha çok ilgisini çekmiş. İşin özeti şu ki, Suudiler kuruldukları günden beri yani yüz yıldan fazladır Arap bölgesinde olduğu kadar tüm Ortadoğu ve İslam ülkelerine de zarar veriyor ve Müslümanlara kan kusturmaya devam ediyor. 

   Üç yıldır mazlum Yemen halkını bombalayan, ABD ve Siyonist İsrail ile stratejik ortak olan Suudiler, yıllarca kendilerine sadakatle hizmet eden kendi vatandaşlarını bile vahşice öldürmekten çekinmiyor. Lübnan’ı yıllarca etnik ve mezhebi olarak karıştıran, Afganistan ve Pakistan’da tekfirci terör grupları kuran ve destekleyen, Irak ve Suriye’de terör gruplarına her türlü yardımı yapan bu yeryüzünün en kibirli/ bedevi fitne ve bozguncuları olan Suudilerin de sonu geliyor. Yemen direnişi Suudi saldırganlığının belini kırarak, krallığın duvarlarını çatlatıyor…

   Geçtiğimiz haftanın önemli gündemlerinden birisi de Kaşıkçı olayına bağlı olarak gelişen Suudilerin Yemen’de barışı dillendirmeleri ve ABD’nin ateşkes yapılmasını önermesiyle başlayan süreç. (3) 

   BM yaptığı açıklamalar ile Yemen’de insani kriz yaşandığını başta çocuklar olmak üzere büyük bir açlık felaketi oluştuğunu belirterek saldırılara son verilmesini ve acil bir yardım kampanyasının başlatılmasını istiyor.

   Bir diğer konu ise İran’a uygulanan ambargo ve yaptırımlar. 

   Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bu sürecin nasıl sonuçlanacağı merak konusu. Çünkü ABD yıllardır İran’a ambargo uyguluyor fakat bu yaptırımlardan ciddi bir sonuç alamadı. 

   Yaptırımların faydasız olduğunu ve sonuçsuz kaldığını İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de açıkladı. Resmi toplantıya katılmak için İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif de Türkiye’ye gelecek.

    Türkiye, ABD’nin yaptırımlardan muaf olmak istediğini belirtmiş fakat bu konu şu ana kadar resmiyet kazanmadı. ABD, İran’ın petrol ihracatını engellemek üzere 4 Kasım’dan itibaren İran’dan petrol satın alan ülkelere yaptırım getirecek. ABD Hazine Bakanlığı ise bu yaptırımlardan bazı ülkelerin ve şirketlerin muaf tutulabileceğini açıklamıştı. Güney Kore, Japonya ve Hindistan’ın bu ülkeler arasında olduğu belirtilirken, diğer beş ülkenin hangileri olduğu ise henüz bilinmiyor. ABD’nin pazartesi günü sekiz ülkenin tamamını resmi olarak açıklayacağı belirtiliyor. (4)

   Haftanın diğer önemli bir konusu ise yıllardır devam eden Suriye krizi ve Türkiye’nin sınır güvenliği.

   Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye ve ABD silahlı kuvvetlerince Menbiç'te başlatılan müşterek birleşik devriyeye ilişkin görüntüler paylaştı. ABD ile Suriye’nin kuzeyi konusunda anlaşamayan Türkiye, buradaki Kürt yapılanmasını kendine tehdit olarak görürken, ABD’nin buraya yaptığı askeri yardımdan da rahatsız. (5) 

   Suriye’deki istikrarsızlıktan rahatsız olduğunu söyleyen diğer bir ülke de devamlı hukuksuz bir şekilde Suriye hava sahasını ihlal ederek, başkent Şam yakınlarında birçok tesisi bombalamaktan da kaçınmayan işgalci İsrail. Suriye’deki birçok tekfirci terör grubuna da yardım/destek veren Siyonist İsrail, Suriye’nin hava savunma sistemlerinin modernleştirilmesinden ve Rusya’nın Suriye hükümetine savunma füze sistemleri vermesinden de rahatsız. (6)

   Rusya'nın Suriye'ye S-300 konuşlandırma kararı almasına rağmen İsrail'in birçok kez Suriye'ye saldırıların durmayacağı açıklaması yaptığını anımsatan Avusturya’dan yayın yapan Contra Magazine dergisi, "Ancak İl-20 (Rus uçağı) trajedisinin yaşandığı tarihten beri, operasyon haberlerine geniş biçimde yer veren İsrail basınında bunlarla ilgili herhangi bir haber yer almadı" tespitinde bulunuyor. Anlaşıldığı üzere; işgalci İsrail Suriye hava sahasını artık eskiden olduğu gibi rahat bir şekilde ihlal edemeyecek.

   Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı dörtlü Suriye zirvesi de önemli. ABD’nin tabir yerindeyse “dışlandığı” bu zirveye Almanya, Fransa ve Rusya’nın devlet başkanları katıldı. (7)

   Haftanın başka bir konusu İslam dünyasının kalbindeki Filistin yarası veya işgalci Siyonist İsrail sorunu. 

   Hukuk tanımaz işgalci İsrail Filistin halkına karşı uyguladığı katliamlara devam ederken, Siyonistlerin etkisindeki ülkeler de işgalci İsrail’e destek vermeye devam ediyor. ABD’den sonra diğer bazı ülkeler de elçiliklerini Tel Aviv’den işgal altındaki Kudüs’e taşımaya başladı. (8)

   Filistin topraklarındaki İslami direniş hareketi Hamas ise haklı mücadelesini sürdürürken hergün yeni şehitler vermeye devam ediyor. Direnişin sonunda kazanacağını belirten Hamas, işgali başlatan Balfor Bildirisini’nin yıldönümünde, “Balfor bildirisi 2 Kasım 1917'de sahte Siyonist rejimin Filistin topraklarında İngilizlerin himayesi ile kurulması zeminini hazırladı.” İfadesinin yer aldığı bir açıklamada bulundu.

   Haftanın sonuna geldiğimizde gündeme bomba gibi düşen haber; Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Nazır Cihangir İslam’ın mecliste 15 Temmuz ve AKP’liler hakkında yaptığı konuşma ve daha sonra, ‘Türk milleti, Türkiye Cumhuriyeti, devletin kurum ve organlarını aşağılama’ ve ‘suçu ve suçluyu övme’ suçlarından kendisi hakkında soruşturma başlatılması oldu. (9)

   Bir ülkeyi yönetenler o ülkenin halkından aldığı yetki ve hukuk çerçevesinde kalmak şartıyla ancak o ülkede yönetici olabilirler. İktidar olanlar, ne mutlak güce ne de mutlak bir iktidar ve krallığa sahip olabilirler. 

   İktidarın meşruiyeti, yöneticilerin hukuka uymasında ve halkın iktidara verdiği meşruiyette saklıdır. Hukuka uymayan iktidarlar zaman içerisinde zalimlik yapmaya başlar. Halka zulüm yapan iktidarlar ise zamanla meşruiyetini de yitirmeye başlar.

Bir sonraki hafta sonunda görüşmek ümidi ve dileği ile hoşça kalın ….

1- http://www.on4haber.com/haber/istanbul-bassavciliginin-kasikci-aciklamasi-abd-basininda/114971/

2- https://tr.sputniknews.com/turkiye/201810311035920266-suudi-bassavci-mit-ziyaret/

3- https://www.dw.com/tr/yemende-bar%C4%B1%C5%9F%C4%B1-sa%C4%9Flamak-i%C3%A7in-ilk-ye%C5%9Fil-%C4%B1%C5%9F%C4%B1k/a-46119432

4- http://rasthaber.com/dunya/haber/52225-abd-nin-iran-yaptirimlarinda-8-ulkeye-muafiyet

5- http://rasthaber.com/bati-asya/haber/52221-menbic-teki-tsk-abd-ortak-devriyesinden-ilk-goruntuler

6- http://rasthaber.com/dunya/haber/52236-israil-suriye-deki-rus-s-300-sistemlerinden-korktu

7- http://www.7sabah.com.tr/haber/36539/bir-acayip-zirve-alptekin-dursunoglu/

8- http://www.on4haber.com/haber/hamas-tan-balfor-bildirisine-kinama/114976/

9- https://www.gazeteduvar.com.tr/politika/2018/11/02/cihangir-islamin-sorusturma-acilan-konusmasi/

Yorumlar2

  • TAHSİN BİRDAL 1 hafta önce Şikayet Et
    Teşekkürler Murat hocam; güzel bir analiz olmuş, İnşallah Rabbim sizleri; mazlum halkların zalimin zulmünden kurtulduğu, güzel haberlerin analizini yapmayla nasiplendirsin...
  • haydar Hatemi 2 hafta önce Şikayet Et
    Mükemmel analiz..tam tadına ve kıvamında ne uzun ne kısa bir solukta bitmeli zaman gibi..
Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun