Hayatımızın Yönünü Kim Belirliyor?

  • GİRİŞ22.11.2018 12:40:14
  • GÜNCELLEME22.11.2018 12:40:14

Allahın adıyla

İnsanlık tarihden bugünümüze dek Insanlığın ana temel konusu « Hürriyet, İnanç, hükmetmek » kısacası « Hür insan » olmuştur. Fakat bunu ile birliktede ironi olan ise Insanın kendini hapis ettiği tabuları vardır ki bu tabuları insanın doğal zindanlarıdır.

Bu bağlamda, insanlık samimiyetle kendi tabuları ile yüzleşmek hiç ama hiç istememiştir. Çünkü, Bizlerdeki dünya hırsı ve çıkarı, tabularımızı dahada güçlendirmiş ve bizleri hayvanlardan daha beter yapabilmiştir. Bizler, çıkarlarımızı ve sonu gelmez arzularımız için, nefsimizle kendimizi kandırmayı bir marifet saymışız. Fakat bunula birlikte bilmediğimiz yada inkar ettiğimiz şey ise bizler riyakar ve cahil olduğumuzdur. Bizlerin dünya hırsı, Dünyevi korkularımızı artırmakta, kendimizi küçültmekte ve bir hiç kılmaktadır. Bizler kendi çıkarlarımız & menfaatlerimizi için kurduğumuz o bencil yaşamı koruma doğrultusunda, mikro ve makro kurallar, oluşumlar ve bahaneler üreterek, rahmeten uzak, acımasız, adaletsiz, ikiyüzlü, bencil ve ego santirk yaşamayı kendimize hedef ve sistem edinmişiz.

Kendimize kurduğumuz o tuzakları zamana uygun, sözde güzel, içi boş tanımlamalar ile hayatımıza yön vermekte, şekil vermekte, inançımızı tanımlamakta, korkumuzu artırmakta ve hassasiyetimiz yok etmekteyiz. Dahası teknoloji & ilim maskesi altında, çağdaşlık veya modernizim maskesi altında, İnsanlığı yeryüzünden Ruhen silerek, bizleri sadece nefes alan, sorumsuzca tüketen, tüketici Androidler haline sokmaktayız.

Yapay zeka, ( Artificial İntelligence), « X » güçlerin yeni silahı. Neden yapay zeka ? Hiç düşündük mü ?

İnsanı insan yapan Hür irade demiştik. Yani düşünebilme marifeti, bu ise insan olmanın en temel taşı demiştik. İnsanın hayatına yön veren, şekil veren, oluşturan ve insani ilişkilerin temelini oluşturan bir marifet ki bu insanı diğer yaratıklardan ve varlıklardan özel kılan bir yapısıdır. Daha önceki yazımızda Hür irade, Tevhid tanımı ile eş değer demiştik. « La ilahe İllallah »

Kimilerimiz « Neden Allah’a inançımız bizim hür irademiz olabilir » diye sorabilir ! buna ek olarak « Allah, bizlere sadece yasaklar zinciri sunmakta » diyenlerde vardır. Fakat, Allah’a inanmak yerine, bize düşman gibi lanse eden, hatta yok deditiren bir zihniyetin/sistemin amaçını hiç sorgulamazlar ! Bu zihniyetin amaçı ne olabilir?

Allah’a olan inançımızın yerine:

1-) İnsana Hükmetmek ve gerçek manada insanı kendine köle kılmak.

2-) İlahlaşmak.

Bunu gerçekleştirmek için sadece insanın düşünce yapısına sahip olmak yada servis dışı bırakmak yeterlidir. Ve Bugünkü tüm gelişmeler bu yönde olup, insan düşüncesi her yönü ile servis dışı bırakılmaktadır. Bunun iki yolla gerçekleştiğini görmekteyiz.

1-) İnançsal olarak Zayıflatılmış Dini Sosyal ve Ahlaki değerlerini tam olarak erezyona uğratılması, yok edilmesi ve yeni E-kurallar uygun yaşam oluşturmak. « yeni bir din »

2-) Teknoloji kullanılarak insanları düşüncelerini servis dışı bırakılması, insanların robotik bir hal alması ile insanın « X » tarafından oluşturulmuş teknoloji aracılığı ile « E-Kurallar » mutlak uyma zorunluğu. Insan Ruhu, Inançsal & Akıl olarak Format edilmesi. Ekonomi ve yan etkisi korku ile insanları mecburi olarak bu kurallara uymasını sağlamak

Azda olsa içinde yaşadığımız ve çok yakın bir gelecek zamanda bildiğimiz sistemlerden bahsetme yerine « EYS »den, Yeni Kodlanmış kurallardan bahsedeceğiz, yapı olarak ne demokrasi, ne cumhuriyet, nede dinden bahseder olacağız. Sadece bir kod adı olarak kalacaktır. Kısaca Alt yapısı hazırlanmış, her insan EYS tarafından kodlanmış ve teknolojini kontrol ettiği sisteme itaat etmiş olacaktır. Aynı robotlara verdiğimiz kodlar gibi kodlarımız, uymamız gereken yapay zekanın oluşturduğu EYS (Elektronik Yaşam Sistemi) olacaktır. Bunun temeli « Yeni Dünya Düzeni / New World Order » çok öncelerden atılmıştır. (2006 da, MATRIKS yazımda bu konuyu daha derinlemesini işlemiştim.)

Fakat şu belirtmekte istiyorum, Benim Teknolojiye karşı olduğum yada ilime & Bilime karşı olduğu çıkmasın. Genelde hemen bana bu söyleniyor. « Eee Ne yapalım teknolojiyi kullanmayalımı mı ? O zaman uçağa binme, Akılı Telefon kullanma, gelişime engel olamasın, sende o gelişimin bir parçasısın, vs. »

Bunu diyen arkadaşlarıma şunu söylüyorum, Sizler, taa işin ilk başından beri yanlış yönlendiriliyorsunuz ! dolaysı ile yanlış soru soruyorsunuz.

Nasıl mı ?

Siz, « Düşünmek » ve « Akıl » bir birine karıştırıyorsunuz. Düşünmek akıl demek değildir, Akıl oluşmuş mekanizmadır. « Niyet » ve « Amel ». Daha önceki yazılarımda bu konuyu çokça işlemiştim. Düşünmek bizim varlığımızı « insan » oluşturan tek yegane, içimizdeki potansiyel güçtür. Kalb, düşüncenin kullanım regülatörüdür. Bugün yapay akılı geliştiriyorsak onu düşüncelerimizle yapmaktayız, aklımızla değil. Düşünce marifetimiz ilahi güçün insandaki yansımasıdır, diyorum.

Deriz ki « insanın yaratıcı güçü », işte o Düşüncenin güçüdür. O güç, Allah’ın insandaki yansımasıdır. Söylenen bir söz der ki « Allah insanı kendi suretinde yaratı ». ( israiliye ve Hristiyan inançıncada söylenir) Burdaki bahsedilen suret şekil (form) itibari ile değil Güç itibarıyla ilgilidir.

« Sonra onu düzenli bir şekle sokup, içine kendi ruhundan üfürdü. Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az şükrediyorsunuz! »Secde-9. “ Ve and olsun ki sizi (babanız Âdem’i) yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere: Âdem’e secde edin!” buyurduk. Hemen secde ettiler. (Cinlerden olan) İblis hâriç! (O,) secde edenlerden olmadı. » A’raf-11.

Neden Allah insanı kendi halifesi kıldı ? Vede tüm yaratıkları insan önünde secde ettirdi ? Neden şeytan secde etmedi ? İtaat & İsyan = Insan.

Akıl, güçün emrinde olan bir uyguluyacı mekanizmadır. Düşünce yaratılmıyor ve yaratılamaz. Ama akıl, düşüncenin şekile dönüşmesini sağlayan bir mekanizmadır. Düşünce oluşturulmuyor, yaratılmıyor. Ama akıl, Evet.« Yapay Akıl / Ana kart » gibi.

Ornek: Bir arabaya yön veren mekanizma nedir ? Elbette direksiyonu, Direksiyon sayesinde arab sağ döner, sola döner ve düz gider. Fakat Direksiyona yönünü kim tayin eder ? Araba sürücüsü yani şöför belirler. Kaza yapıldığında suç direksiyonumu ? yoksa şöförünmü? Insan hayatana yön veren akılı fakat Yönünü belirleyen/tayin eden ise düşüncedir. Burdaki hassas nüansı kavramak çok önemlidir. Arabanın direksiyonu değişmez ama kullanıcısı değişkendir.

Yani Düşünme marifetin olmadan akıl mekanizmasını çalıştırmazsınız, düşünce, aklı işlev hale sokmaktadır. Benim ayırt etmeye çalıştığım, Bizdeki Akıl mekanizması ve ona direktif veren Düşünme marifetimizdir. Düşünme marifetimizi hapis etmek, dahası servis dışı bırakmak, « aklımızı » 3.cü bir şahsa kiraya vermek demektir. Beşeri sistemler « Kralık & Imparatorluk/ Elit grup & küresel güç/ üst akıl & Demokrasiler » Işte bu güçler, kendilerini güncelliyorlar ve hiç bir başarısızlığa mahal bırakmak istemiyorlar. Bizlerdeki tabuları yeşerten, geliştiren sistemler kurarak bizleri kendi aklımızı kullandırarak köle ediyorlar. Bizleri, « Aklını kirayamı verdin ? » daha bir başka deyimle « Hiç düşünmüyormusunuz » statüsüne sokuyorlar.

Hür irademizin sahibi olan Allah (cc), bizleri devamlı tefekküre çağırıyor :

- Sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağının altında, size verdiğimizi kuvvetle tutun, onda bulunanları daima hatırlayın(düşünün), umulur ki korunursunuz.

- Böylece Allah ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini (Peygamberine verdiği mucizelerini) gösterir.

- Allah’ın gökten indirip de ölü haldeki toprağı canlandırdığı suda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde düşünen bir toplum için (Allah’ın varlığını ve birliğini isbatlayan) birçok deliller vardır.

- Allah size âyetleri böyle açıklar ki düşünesiniz.

- Umulur ki öğüt alıp-düşünürler.

- Allah size işte böylece âyetlerini açıklar ki düşünüp hakikati anlayasınız. (Bakara :63, 64, 65, 219, 221, 242)

- (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.

- Ey ehl-i kitap! İbrahim hakkında niçin çekişirsiniz? Halbuki Tevrat ve İncil, kesinlikle ondan sonra indirildi. Siz hiç düşünmez misiniz?

- Eğer düşünüp akıl ediyorsanız, âyetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz.

- Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. (Al-İmran: 7, 65, 118,191.)

- Hâla Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi?(Nisa; 82)

- De ki: Kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?

- Rabbimin ilmi herşeyi kuşatmıştır. Hâla düşünüp akıl etmiyormusunuz ?(Enam; 50, 80)

Şunu iyi kavaramız lazım ; Düşüme Marifeti Servis dış bıraklılan insan, Artık kendi akıl edemez ve o akılın yönünü tayin eden artık kendi değildir.

Biz insanlığın Riyakarlığı ve Müslüman toplumların acizliği ;

Biz insanlık artık insan olma özeliğini yitirmiş ve aynı kurulmuş bir programdaki her hangi bir Kod gibi, olaylar karşısında öğretilmiş bir papağan gibi acizlik simgesi olan lafları tekrarlamaktayız.

Bugün Yaşanan insanlık dramını Dünya alemi ve bilmediğimiz alemler bile bilirken, insanlık sadece acizlik ifade eden kelimeler ile kendini rahatlatıp fakat bir türlü bu dramı değiştirmeyi arzulamamaktadır. Kötülük bertaraf edilmiyor, dahası zülüm / kötülük baneleşiyor ve doğal oluyor ve en berbatı, zulum, çıkarlar ve hükmetme arzusu için destekleniliyor, dolaysı ile bir türlü mazlumlara yardım edilmiyor. İnsanlık Artık düşünme marifetini servis dışı bırakmış, kendisi yerine 3.cü bir şahıs bizler adına düşünmekte ve onun dileği doğrultusunda herşey şekil alıp yönlenmekte ve yönetilmekte.

İslam toplumlarınıdaki acizlik daha derindir. Acizliklerini görmelerine rağmen ve acizliklerini bedelerini kanları ve canları ile ödemelerine rağmen, fakat bir türlü kendilerine ve insanlığa, küçük dünyevi çıkarlarına köle oldukları içindir ki o ilah mesajı « Hür insan olmak & Tevhid » anlayamıyorlar, yaşayamıyorlar ve o ilahi mesajı iletemiyorlar. Düşünemedikleri gibi kendilerin alçaltıp, kimlik ve kılık değiştirip palyaço yaşantısı sürdürüyorlar. O, üçüncü şahısları eğlendirmekten, onlara hizmet etmekten başka bir şey yapmıyorlar. Kısacası, « Emri veren—Yöneten—Yönetilen » Emir komuta zincirinde, İslam toplulukları yönetilen (avam ve daha altı) halde yaşam sürdürmektedir.

Ne yazık ki İslam Toplumları, « Dinci ve Laik » olarak kendilerini kandırmayı çok büyük bir marifet sayarak, kimileri sapıtılmış dinlerinden, kimileride uyduruk demokratikleşmişliklerinden gurur duyarak, kendilerine malzeme ederek küçük dünyevi çıkarları doğrultusunda bir yaşam sürdürmektedirler.

Allah (cc), Insanlık için Fabrika ayarı olan « Hür insan » hatırlatacak « Önderleri » her zamana tayin etmiştir. Eğer Yeryüzünde Allah’in hücceti olmaz ise insanlığın sonu, şeytanın yönlendirmesine kalmıştır. Bize Hür iradeyi veren Yaratıcımız bizleri hep uyarmış ve yönlendirmiştir. « İmamet ve hilafet » Konusundaki işlediğimiz gibi ; « Ey Peygamber, sana Rabbinden indirileni tebliğ et. Bunu yapmazsan, elçiliğini yerine getirmemiş olursun. » Maid-67. « Onları (masumlar) buyruğumuz altında (insanlara) doğru yolu gösterecek önderler kıldık » Enbiya73. « Buyruğumuzla doğru yola ileten önderler tayin etmiştik. » secde-24.

Insan, Aklı mekanizmasını kendisi Kullanabilmesi için, İlahi Düşünce marifetini her türülü, mikrop ve parazitlerden koruması gerekir. Bizler, Allah’in emri ile doğru yolla ileten önderleri tanımamız gerekmektedir. Ne yazık ki Bizler bu önderleri tanıyamadığımız & tanımak istemediğimiz için, yada tanıyıp anlayamadığımız için, samimi şekilde inancımızı yaşamıyoruz. Biz insanlar, kötülüye, zülüme, adaletsizliğe çağıran, Allah adı ile, yada dolaylı bir çok putlara & ilahlara tapmaktayız. Dolayısı ile Kendimizi Allah adını kullanarak yada direk insanlığı ateşe çağıran şeytani önderlere/imamlara itaat etmekteyiz. « Ve onları, halkı ateşe çağıran rehberler yaptık ve kıyamet günü de yardım edilmez onlara » Kasas-41.

Neden Geçmişte vede Bugün Tevhid inançı saldırı altındadır ?

Insanlığı yok etmeye çalışan o « şeytani » güçe karşı, insanlığı ve tüm güzeliklerini koruyan, direnen, mücadele eden ve savaşan tek güç « Tevhid inançı » ve ona sahip çıkan ve direnen bir avuç muhlisin insanlar olduğu içindir. Kimin hakikati savunduğunu görmek istiyorsanız « süper güç » denilen o, şeytani güçlerin zulmu altında direnen topluluklara bakın vede onlarla birlikte olun.

Allahım, Bizi, Şeytana hizmeti kendine görev edine nankör nefsimizin şerinden, Şeytanın ve şeytana ruhunu satmış insanların şerinden, zalim yöneticilerin (emirlerin) zulmünden, şerinden sana sığınıyoruz. Sen bizleri « Allah'tan korkan ve doğrular ile birlikte olan" (Tevbe-119) muhlisin kullarında kıl.

Mustafa Kemal TASPINAR

 

Yorumlar4

  • Metin Şen 2 hafta önce Şikayet Et
    Eline, Yüreğine, Kalemine sağlık. Bizlerle paylaştığın için teşekkür ederim. Allah'ıma emanet.
  • Metin Şen 2 hafta önce Şikayet Et
    Eline, Yüreğine, Kalemine sağlık. Bizlerle paylaştığın için teşekkür ederim. Allah'ıma emanet.
  • EBU HUSEYIN 3 hafta önce Şikayet Et
    "Insan hayatana yön veren akılı fakat Yönünü belirleyen/tayin eden ise düşüncedir. Burdaki hassas nüansı kavramak çok önemlidir. Arabanın direksiyonu değişmez ama kullanıcısı değişkendir." Allahım, Bizi, Şeytana hizmeti kendine görev edine nankör nefsimizin şerinden, Şeytanın ve şeytana ruhunu satmış insanların şerinden, zalim yöneticilerin (emirlerin) zulmünden, şerinden sana sığınıyoruz. Sen bizleri « Allah'tan korkan ve doğrular ile birlikte olan" (Tevbe-119) muhlisin kullarında kıl. AMIN YA ILAHI.
  • nvntsp 3 hafta önce Şikayet Et
    Amin ecmain inşallah Allah razı olsun çok güzel bir yazı
Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun