Itaat Makamı

  • GİRİŞ05.02.2019 17:34:31
  • GÜNCELLEME05.02.2019 17:34:31

Allah'ın Adıyla

 

"Ey inananlar, Allah'a, Peygambere ve içinizden emredecek kudret ve liyakata sahip emir itaat edin. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız bir şeyde ihtilafa düştünüz mü o hususta Allah'a ve Peygambere müracaat edin; bu hareket, hem hayırlıdır, hem de sonu pek güzeldir. » Nisa-59.    

İnsanlık Tarihimize baktığımızda, inançı olarak, Kral/Padişah/Halifet/İmam/Başkan kısaca Lider statüsünün çok önemli bir yerinin var olduğudur. Bu makam, islam toplumlarında (Sosyo-Politik- Dini & Ahlaki) inançımızın temelerini oluşturan, İslam « Ümmet & Vahdet » yapısı altında toplayan merkezi bir mercii & makamdır. Kısacası Genel manada, Lider olmadan ne bir birlikten, nede yapısal bir toplumdan yada bir ülkeden bahsetmemiz mümkün olamaz. Hiç bir sistem olmasın ki merkezinde Önder/Lider/Emir olmasın. Dolaysı ile toplumların,  kitlelerin, Milletlerin önderliğini yapan bu makamın olması şarttır. Hz.Ali (as) bunu şöyle açıklamıştır « Liderlik makamının yeri değirmen taşının mili gibidir. » O mil olmadan değirmen taşı dönmez, merkezi olmayanın yapının çapıda olmaz. Bu makam her türlü topluklarda önemli bir yere sahiptir. Dolayısıyla Liderlik makamı sahibinin kendi bünyesinde toplulukları etkiliyici, yönlendirici kudrete ve  Ahlaki liyakat vasıfları barındırması gerekmektedir.

Allah (cc), insanlara itaat edeceği Makamı ve hiyerarşik yapısını kitabı Kuranda açıklamıştır. « Ey inananlar, Allah'a, Peygambere ve içinizden emredecek kudret ve liyakata sahip olan emre itaat edin »

1-) Allah (cc) makamı, makamı mutlak. O makamın değişmez sahibi, bu gün ve sonsuza deke Allah (cc). Dolaysı ile Allah’ın lafzı « Kitabi Kuran »dır.

2-) Peygamberlik makamı, makamı  mukayyet mutlak. o makamın sahibi, Makamı mutlaka bağlı vede o makam tarafından belirlenmiş  « Peygamberler & İmamlar » dır.

3-) Liyakat sahipi Emir Makamımakamı mukayyet. o makamın sahibi, insanlar tarafından seçilen kudret ve liyakat vasıfları olan « liderler/Önder/Rehberler » dir.

Allah (cc) bu ayette Makamların hiyerarşik yapısını, işlevinide açıklamıştır. « Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız bir şeyde ihtilafa düştünüz mü o hususta Allah'a ve Peygambere racaat edin » Yani ; Liyakat sahibi Lider /Yönetici/Sorumlu, makamının bir ihtilaf konusunda baş vuracağı makamı işaret etmektedir.  O makam ise Allah (cc) Makamı ve Peygamberlik Makamı. Burda karşımıza çıkan şema ise Peygamberlik makamı, Peygamber olmamasına rağmen varlığı ve kalıcılığıdır. Fakat buna bağlı olarak ise Emir sahibi makamınında varlığıdır. Peygamberlik Makamı  ve bir alt makamı Liyaket sahibi Emir makamı. Burda karşımıza şu şemada çıkabilmektedir. « Peygamberlik ve İmam » makamı aynı yapıda toplandığı gibi « İmam ve Emir » makamınında aynı yapıda toplanabilirliğidir. Yani bir peygamberin  aynı anda İmam olabileceği gibi, bir İmam aynı anda Emir olabileceğidir.

Şöyle ki Akla gelen şu soru ; Allah (cc), Peygamberimizin aramızda devamlı olmayacağını bildiği halde ! direk peygamberlik makamını katmadan, sadece kendi lafzı olan Allah’ın kelamı Kuran diyebilirdi.  Yani « Bir ihtilaf olduğunda Emir makamınızla Allaha müracat edin » diyebilirdi. Fakat Allah (cc), insanları kendisine yönlendirecek, doğru yolu tebliği etmesi & göstermesi için peygamberlik makamına yüklediği, içerdiği, Doğru yola iletmesi ve uygulatması için « İmamet » makamınıda işaret etmektedir.  Çünkü « bu hareket, hem hayırlıdır, hem de sonu pek güzeldir. »

Allah (cc), gönderdiği peygamberlerden bir çoğunu Peygamber olmalarına rağmen, Allah (cc) onların bir çoğunu imam olarakta seçmiştir. Dolaysı ile Peygamberlik makamını Peygamberlik statüsü bitmesine rağmen imamet statüsü ile kalıcılığını dünya var oldukça sağlamıştır. Bununlar birlikte Imamet makamı bildiğimiz, « Halife, Padişah, Kral, Imparator, Başkan, Cumhurbaşkanı, vb. » gibi liderlik makamlarından çok üstündür. Dolaysı ile Bizler Liderlik vasıflarını tanımlarken dikkat edeceğimiz önemli husulardan birisi makamın tanımını iyi belirlemek olmalıdır. Peygamber Makamı & Imam makamı, Liyakat sahibi Emir ve hepsinin bağılı kaldığı Makamı Mutlak Allah (cc).

Dikkat !!! ibadetlerimizdeki direk muhatapımız Allahtır ve aracı yoktur. Fakat ihtilafların olduğu durumlarda bizlere yol göstericilerin gerekliliğidir. Ey inanalar ! ihtilafa düştüğünüz bir hususta yapmanız gereken ; « Allah (cc) ve Peygamberine müracat ediniz ki huzurunuz ve Birliğinizi güçlendirin »

Soru; Bir liderimizde & Emirimiz var. Fakat Peygamberimiz aramızda değil. Sorunlarımız ve itilaflarımız ise çok, Peygamberimizde danışamayacağımıza göre vede İmamet Makamına inanmıyorsam ne yapmalıyım ?

Müslümanların ihtilafların derinleştiren, ümmetin parçalanmasına sebep veren ! « Peygamberimizin adına uydurulan Hadisler » ; herkesin kendine göre Hadisleri vede hadis kaynağı var. Bunla birlikte uydurulan yalan hadisler ise gerçek hadislerden çok daha fazla olması ! O zaman Peygamberimizin mevkisinde olacak önderin vasfı nasıl olmalı ? Kim tayin etmelidir ?

Allah (cc), Biz kullarına yol göstermesi için yolladığı kitabı Kuranda hiç bir şey eksik bırakmamıştır ki bizlere açıklanmamış olsun. Bu konu ile ilgili geniş olarak daha önceki yazılarıma başvurabilirsiniz. «http://rasthaber.com/yazarlar/mustafa-taspinar/9872-imamet-ve-hilafet-2", «http://rasthaber.com/yazarlar/mustafa-taspinar/9828-imamet-nedir-halife-nedir"           

            Günümüzde « İmamet /Hilafet » anlaşılmasını zorlaştıran iki ana sebep vardır. Bir genel anlamda diğeri ise daha özel anlamda.

1-) Genel anlamda : Beşeri & Günümüz sistemlerin toplumuzdaki makam ve hiraşik yapılanması vede işlevsel kurallarına itaat.

2-) Özel anlamda : Islam toplumlarındaki İmamet ve Hilafet yapılanması, tanımlanması ve işlevsel kurallarına verilen farklı tanımlamalar.

1-) Genel anlamda ; Günümüz beşeri sistemler, toplumlarda var olan farklı yapıların « makro ve micro » olarak parçalamış olması ve Parçalanmış farklı yapılanmaların verdiği üstünlük mücadelesinin ana faktörü olarak birinci sırıya « Irk, Etnik, Kabile, Renk, vb. » konulmuş olmasıdır. Dolayasıla İslam kimliğinden daha çok öne çıkan Irksal, Etnik ve mezhepsel yapılanmalar olmuştur. Bu ise Islam toplumların ümmet & vahdet yapısı altında toplanmalarına engel olmuştur.

 

«???? ???????? ???????? ?????? ????????????? ???? ?????? ????????? ??????????????? ???????? ????????????? ?????????????? ????? ???????????? ?????? ??????? ???????????? ????? ??????? ??????? ??????? »  / « Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli olanınız O’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. (Takva sahip olanınızdır) ». Hucerat-13.

Günümüz Beşeri sistemlerin ana temel yapısı, Madde insanın üstünlüğüdür; « Maddiyat & Zenginlik, Aşiret, Soy, Renk, Irk » yapısı üzerine inşa etmiştir. Hedefi,  İnsanın Ruh & Benden olarak tek yapısıyla mükemmeliye gitmesini önüne geçmektir.  Ruhu hiçe sayarak, Insanın Madde olarak, bencil & kibirli « bir makina » olarak algılayıp, materyaliste bir yapılanmada mükemmeliye gitemesin sağlamasıdır ki onun gerçekleşmeside katiyen mümkün değildir. Kısaca « en üstün olanınız, Allah’a en itaatkar olanınız, takva sahibi olanınız » değildir. Günümüz Beşeri Sisteminde  « en üstün olanız ; en zengin, en popüler, en zalim olanınız ve kölelik sistemini oluşturan küresel güçlere en itaatkar olanınızdır. »  Bu zihniyet ve sistemleri, Allah (cc), Makamı mutlak ve yine O’nun tayin ettiği Peygamberlik, makamı mukkayet mutlak kaldırılmıştır. Yerine tam aksine, Tevhid anlayışına karşı, Allah’ın ve Peygamberin düşmanı olan yapılanmalar oluşmuştur. Nisa suresi 59 ayetindeki « Allah’a ve Peygamberine itaat ediniz ve sorunlarınızı çözümü için Allah’a ve Peygamberine danışınız » yerine Allah makamına ve Peygamber makamına itaat ediniz hükmü ortadan kalkmıştır. Üstüne üstelik genel anlamda « liyakat sahibi » liderlerin vasıflarının dini kriterlerimiz değilde, Beşeri Sistem veri tabanları vede referansları belirlemektedir. Yani kullandığımız terminolji artık islami bir terminolji değildir fakat Dinimizi tanımlarken kullandığımız terminolji ise « şirk ve küfür » olan sistemlerin terminolojisidir.

2-) Özel Anlamda ; Peygamberlik makamıyla içiçe olan peygamberliğin görevini yüklenen İmamet anlayışında islam toplumları arasında farklı anlayışlar vardır. Bu farklılık Halife tanımı ve İmamet tanımından gelmektedir. Fakat Genel anlamda İslam toplumları « Liyakat sahibi Emir » konusunda işlev olarak hem fikirdir.

Dinimizde Genel anlamda kudret ve liyakata sahip Liderin kurumsal vasıfları ve sorumlukları ;

A-) Toplumların Sosyo - Ekonomik - Politik yaşantılarını yöneltmek, idare etmek ; « Adil » olmak, « Hür » olmak, « Kudret ve İlmi » sahip olmak, « Sorumluluk » sahibi olmak, « Israf & Gasp » uzak durmak, « Ümmet & Vahdet » şuur ve bilinçinde olmak ve yaşatmak, « iç huzuru » ve dışardan gelecek tehlikelere karşı « güvenliliğin » sağlamak.

B-) Toplumların Dini - Ahlaki - kültürel yaşantıların yöneltmek, idare etmek;

  • Ahlaki ve Dini « liyakat ve güçe » sahip olmak, Toplumlarının Dini & Kültürel yaşantılarını sağlamak ve garantiye almak. Toplumaları farklılıklarından (rengi, etnik, ırk, inanç ) ötürü öteleştirmemek ve küçümsememek.
  • Peygamber & İmamet* makamına bağlı olmak. *Farklılığı kendini gösterdiği husus İmamet makamı ; Bunula birlikte « Her milleti, imâmıyla çağırdığımız gün » Isra-71. « Her ümmete peygamberini şahid getirdiğimiz gün, ey Muhammed seni de tüm hepsine şahid getirdiğimiz gün, onların hali nice olur!? » Nisa-41. Rasulullah s.a.a’den mütevatiren rivayet edilen “imamı tanımadan ölen cahiliyye ölümü üzere ölmüştür” hadisidir ki, bu hadis tüm islami kaynaklarda değişik sahih senedlerle rivayet edilmiştir. 

Bu bilgilere sahip olmamıza rağmen tanımlamadaki ihtilaflarımız bizleri yıkıcı sorunlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Fakat, Halife & Emir tanımlamlarının farklılığında ötürü, Fasık, munafık, isyankar, zalim, gaspçı vasıflarına sahip olduğunu ne yazık ki geçmişte ve günümüzde görmekteyiz.

 

Soru : İnsanlar kendini müslüman (Islam’ı din olarak) kabul ettiği bir yöre / ülke, « Kuranın & Peygamberlik & İmamet » makamının hükmünün geçerli olmadığı bir yapılanmada, Müslümanların kabul ettikleri o yaşantı onları dinden çıkar mı ? (Dinden çıkma, cahiliyye; küfür, nifak ve sapıklıklığı kabullenme boyun eğme)

- « Devletimiz » dediği yapı Küfür üzerine olan (cahiliyye; Allah ve Peygamberini inkar etme) bir düzen üzerinde olursa ! Kendine müslümanım diyenlerin Liderlerine karşı sorumlukları ne olur ?

- Kendini ‘Islam devleti & toplumu’ olarak lanse edip, « Peygamberlik & İmamet » makamının geçerli olmadığı, üstelik aşağılandığı, müslümanların canına, malına, namusuna tecavüz eden bir lidere karşı müslümanların sorumlulukları nedir ? Mesela : DAİŞ, Suudi Arabi, vb. gibi.

Tâğuta ibâdet etmekten kaçınan ve Allâh’a içten yönelenler için bir müjde vardır. Öyleyse kullarıma müjde ver.”(Zumer: 39/17). « Andolsun, biz her ümmete: ‘Allâh’a kulluk edin ve tâğuttan kaçının’ diye bir rasûl gönderdik. » (Nahl: 16/36). « Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten îmân ettiklerini zannedenleri görmüyor musun? Bunlar, tâğuta muhâkeme olmayı istiyorlar. Oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardı » (Nisâ: 4/60). « Her kim tâğutu reddederek Allâh’a îmân ederse, kopması mümkün olmayan sapa sağlam bir kulba yapışmıştır » (Bakara: 2/256). « Eğer onlara (Allah’a şirk koşanlara)  itaat ederseniz şüphesiz siz de müşrik olursunuz » (Enâm: 6/121).

«Yoksa siz Kitâb’ın bir kısmına îmân edip, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz ?” (Bakara: 2/85)

Yazımın bu bölümünün özeti; Bulunduğumuz zaman diliminde, Kuran’a ve Peygambere inandığımız halde, kendimize yukardaki açıklamalar doğrultusunda hangi cevapları veriyoruz !? Ve Bugün Müslüman devletlerin & halkların yaşadığı (kaos) zulum, bununla birlikte sesiz kalan yada yardım elini uzatmayan müslüman liderlerin ve müslüman kitlelerin ihtilaflarından dolayı bir birlerine hasmane yaklaşmaları nasıl açıklayabiliriz?

« Ey inananlar, Allah'a, peygambere ve içinizden emredecek kudret ve liyakata sahip olanlara itaat edin. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız bir şeyde ihtilafa düştünüz mü o hususta Allah'a ve Peygambere müracaat edin; bu hareket, hem hayırlıdır, hem de sonu pek güzeldir. » Nisa-59.

Mustafa Kemal TASPINAR

27 Ocak 2019

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun