Demokrasi ve Bizler

  • GİRİŞ08.04.2019 14:02:57
  • GÜNCELLEME08.04.2019 14:02:57

 

Bismillahi Rahamani Rahim

31 mart 2019 gerçekleşen yerel Seçimler demokrasi dersi veren avrupaya ders verecek bir katılım ile gerçekleşti. Ne kadar adil oldu !? O tartışılıyor. Ama herşeyden önce herkesin bildiği bir şeyi öncelikle vurgulamak istiyorum.

Bu seçimlerde 2 taraf ve iki slogan vardı ;

  • ülke bekasının tehdit altında olduğunu savunanlar
  • ülkenin kötü yönetildiğini savunalar (ekonomini kötülüğü)

Tabi ki Muhalefet (opozisyon) her hazaman, herşey için günlük güneşlik demiyecektir. Fakat ortada olan bazı olumsuz ekonomik gerçekler var ama bu olumsuzlukların ne kadarı yönetime ait orası tartışılır.

Ülke bekası gerçekten mevcud mu ? Bu konu ile ilgili daha önceki yazımada genel manada açiklamaya çalışmıştım. Fakat bu tanımlamayla sizin beka derken neyi kastetiğinize anlamanız gerekiyor. Herşeye rağmen artık insanların beka anlayışı değişmiştir. Bunu anlamak için dünya insanların tek tip düşünce yapısının beslendikleri tek kaynaya bakarak anlayabiliriz.

Beka Anlayışı genel anlamda Büyük şehirlerdeki tanımı daha çok sosyo-ekonomik olmaktadır. Çünkü insanların hayatını tehdit eden Ekonomi canavarı ve teröristileri (spekülatörler) halkın eşit şartlarda insan gibi yaşama varlığını tehdit etmektedir. Büyük şehirlerde yaşayan insanlar aldıkları her nefes için para ödemekteler. Şöyleki; 2 çocuklu bir Aile düşününelim, bu Aile hiç birşey yapmadan sadece büyük şehirde oldukları (yaşadıkları) için ödedikleri uçuk sabit giderleri var. Bu öylesine bir sistem ki içine dahil olan insanları tüketime yönlendirerek birere tüketici makine haline sokmuş.

  • Ev kirası (min.600tl. ila 2000 tl ve üstü)
  • Taşıma giderleri
  • Elektrik & su parası (abartılı)
  • Yakıt parası (ev ısınması için)
  • Okul masrafları, okul taşıt gideri vs.
  • Cep telefonu & internet
  • Kredi kart ve varsa ihtiyaç kredi ödemeleri.
  • vs.

Bunlar, hiç birşey yapmadan sadece büyük şehirde kalmanın bedeli olarak ödersiniz. Büyük şehirde yaşayan bir ferdin beka anlayışı ; kafasını kurcalayan, stresse sokan, olur-olmaz şeyler yaptıran & kabul ettiren ve kendi insanlık varlığını tehdit eden, kısacası kendi sosyal-ekonomik geçimini yukarda sıraladığımız konulara bağlı olarak kaybetmesidir.

Yaşadığımız son 20 yıl içinde Büyük şehirlerde ; Kendi güçünü aşan Tüketim & Lüks yaşama alışkanlığı bir uyuşturcu misali halkı esir almıştır. Dolaysıyla Insanlar için artık önemli olan yönetiçini ırkı yada dini inançına rağmen daha çok aradıkları bu tüketim alışkanlıklarını devam ettirmesini sağlayacak liderlerdir. Inanç olarak müslüman olmamıza rağmen, ülkemiz Avrupa Sosyal Hak & Hukuk kanunları ile yönetilmektedir dolaysıyla avrupada yaşayan Türkler nasıl o gayri islami veya Türkiye cumhuriyetine bağlı olmayan topraklarda yaşıyorlar ise ülkemizde, genelikle Büyük şehirlerde yaşayan halklarda aynı şekilde olaylara bakmakta ve yaşamaktalar.

Toplumuza bilinçli olarak empoze edilen ideoloji & sistem batının çökmüş bencil yaşam anlayışıdır. Dolayısıyla toplumuzun çoğunluğunda bilinçli yada bilinçsiz Beka anlayışı Inançsal ve Milli olmaktan çok Sosyo-Ekonomik ve Lüks yaşam anlayışıdır. Kısacası Toplumuz zihinsel olarak batı anlayışa göre ileri bir sınıf altlamıştır. Bunda AK Partini rolü büyüktür. Dolaysıyla AKP girdiği her seçimde bunu meyvasın iktidar olarak almıştır. Fakat bügün Yerel seçim olmasına rağmen Halk, Milli ittifakın kullandığı slogan üzerinden « ülke Ekonomisi kötüye gidiyor » diyerek AK Partiye bir hatırlatma & uyarıda bulunmuştur. Bu solganalar AKP’nin sahiplendiği Büyük Sehir Belediyelerinde karşılık bulmuş ve Belediye yönetimi el değiştirmiştir. (Her seçimde oyun ve hile olmaktadır. Hile demokrasini yapısında var olan bir arzudur.)

Küçük şehirlerde yada ülkemizin doğusunda Beka sorunu anlayışı farklıdır, ordaki yaşayan halkların talepleri insanların kendi kültürel miraslarına ve milli duygularına daha bağlıdır. Toprak bütünlüğü & Barış ve Din ön plandadır. Ekonomik sorunların var olması vede gerçek olmasıyla birlikte ön sırayı teşkil etmemektedir çünkü insanların değer ölçüleri büyük şehirlerde yaşayanlardan farklıdır. Bu insanlar büyük şehirlere göç ettiğinde onlarında değerleri bulundukları ortamın şartlarına göre zaman ile değişecektir. 

Bu Seçimlerde AK Partisi yanlış seçim stratejisi yürütmüştür; o ise daha önce CHP’nin yaptığı gibi seçmenlerin adayına (insanların) özel hayatlarına ve kişliklerine saldırı yaparak yanlış bir strateji oluşturmuş (ABD sistemi) dolaysı ile en önemli Büyük şehirlerde belediyeleri kaybetmiştir.   

AK partinin içinde bulunan bazı siyasiler ve siyasi sahnede yer almış bazı belediye adaylarının söylemleri kendi partilerini bile incitmiştir. Oy almak için kendi ideolojisine ters söylemler geliştirerek propaganda yapmışlardır. Bu ise Partini artık bir Dava sevdasından öte bir Madde sevdasına dönüştüğünü samimi bazı Ak partili seçmenleri küstürmüştür.

CHP’nin yaptığı en akıl iş, Sadet Partisini yanına alması olmuştur. Bu CHP’nin islam düşmanlığı imajını kırmıştır ve Partideki yeni simalarında daha çok halk dili kullanması CHP’nin kendilerine ait olmayan halk tabanlarında karşılık bulmuştur. Fakat CHP’nin başarısı bu seçimlerde öyle abartılacak bir şey değildir. CHP sunduğu projeleri ve çizgisinden öte, ittifaktan ve adayların kişisel çabalarından ötürü aldıkları oylar onlara büyük şehirlerde, özelikle İstanbul ve İzmirde puan artırmıştır. Ankarada ise AKP yanlış aday sunmuştur.

MHP artık AK Parti, AK parti MHP olmuştur. AK Partinin sloganları MHP ile bire bir örtüşmektedir. AK Partini Din anlayış evrensel islamdan çok milli kültürden öte değildir ki bu MHP’nin savunduğu din anlayışıdır. (ABD’ni Suriyey yerleşmesini kolaylaştıran en önemli sebeblerinden bir tanesi, bizlerin Enversel islam çerçevesinde düşünemediğimizden olmuştur

Bu seçim yerel seçimdi, Ülke yönetimi ile ilgil Genel seçim olmaması ile birlikte Belediyeler ülke yönetimine destek sağlayan direklerdir. Bir araba misali vererek benzetme yaparsak, Belediyeler arabayı götüren tekerlerdir. Araba kullanıcısının hız yapmasına, zor şartlarda yol hakimiyetine destek vermektedir. Fakat Araba üzerindeki eski, yıpranmış, uygun olmayan kötü tekerler ise sürücü ne kadar iyide olsa Arabaya ufak bir virajda takla attırabilir, düz yolda şaranbola yuvarlayabilir.!!!

Özet olarak Bu seçimden alacağımız sonuçlar;

1-) Beka sorunu Büyük şehirlerde yaşayanlar için daha çok Sosyo-Ekonomik sorundur.

2-) Ülkenin bekası Yörelere göre farklı algılanmaktadır.

3-) AK Parti kendi davasında eskisi kadar içinde barındırdığı elitleri samimi değildir.

4-) CHP’in islam düşmanlığı imajı, Sade Partisiyle birlikte ittifak kurması ile bir ölçü kırmış ve konuşma dilini değiştirmiştir Fakat özünü değiştirmemiştir.

5-) CHP’nin sunduğu yeni simalar ve kullandıkları halk dili CHP’nin Farklı tabanlarda karşılık bulmasını sağlamıştır. Fakat CHP’nin dinazorları CHP’nin Halk partisi olmasına engel olmaktadır.

6-) Şayet bu bir Genel seçim olsaydı Kazan taraf yine Cumhur İttifakı olacaktı. Buda CHP’nin gerçekten kendisini baştan aşağı tekrardan görmesi ve değiştirmesini elzem olduğu anlamına gelmektedir.

7-) CHP’nin yeni bir imaja ve başınada Yeni bir simaya ihtiyaci vardır. Halkın diliyle konuşan, Halkın Kanalında, Halkın Frekansında, Halkın Kodlarında Halkın her türlü değerlerini samimi olarak sahiplenen ve küçümsemeyen CHP’li lidere ihtiyaçları vardı.(Bunu kendi kemikleşmiş, bu ülkede yaşayan ama bu ülkeyi tanımayan, tabanına iyi anlatması gerekir)

8-) Türkiye Halkı artık eskisi gibi ; korkutulduğunda susan, Kalıplaşmış ideolojilere takılıp futbol takımı tutar gibi tutan bir halk değildir. Teknolojiyi yakalamış hata kölesi olmuş, en uygun ekonomik şartları kendisi ve geleceği için arayan ve buna bağlı olarak kendi beka sorunun belirleyen, Milli değerlerine ne yazık ki bu ölçüde önem veren, aynı zamanda Dini & Ahlaki değerlerinide bu ölçüde değerlendiren ve yaşamaya çalışan bir halktır.

Osmanlının yıkılışıyla değiştirilmiş olan devlet sistemi ve yıkılmış imparatorluğun topraklarını parçalayarak kurulmuş bir sürü devletçikler. Osmanlıda yaşayan farklı etniklerin 90% tek inanç sahip olmalarıyla beraber yaşamayı başaran bir toplukken kurulan yeni sistemde bir birine düşman kılacak altyapıyı kurmuşlar ve böylece yeni kurulan sistemde kendi hakimiyetlerini sağlamışlardır. «Böl hakimiyet kur, parçala yönet »  bunu adına ise demokrasi denilmiştir. En önemlisi insanlığın ve bölgenin başına bela olacak terörist Israil devletini kurmuşlardır. Bölgede kurulan çiban başı terörist israil devletiyle bölgeyi rahtsız ederek, küresel güçlerin bölgedeki hakimiyetelerini güçlendirmişlerdir. Nitekimde Bölgede yaşanan tüm kaoslarının sebebi bu çiban başından kaynanlanmaktadır. Kullandığı şeytani yöntemler ve sistemler ile bölgenin ve dünya insanlığının barışını & Huzurun tehdit eden siyonist ideoloji ve kullandıkları aparatlar & aksesuarlar bizlerin gerçek beka sorunumuzdur. Çünkü kullandıkları aparatlar ve aksesuarlar hayatımıza gerçek anlamda yön vermektedir.

Bekamız sağlamak, Bizim gerçek Düşmanlarımız kim olduğunu ve Dostlarımız kim olduğunu bilmekle olur. Bazıları diyeceki neden düşman arıyorsun ?

Birileri bizleri bizden iyi tanımakta ve belirli bir yapı içinde bizlere şekil vermekte ! FAKAT Bizler, Kendimizi tanımlayamadığımızdan ötürü, Asimetrik & Simetrik çıkarlarımız adı altında hep birilerine yamalanma ihtiyacı duymaktayız, kimileri ABD & Siyonist israil diyecek, Kimileri Avrupa Birliği diyecek, Kimileri İngiltere dieyecek, Kimileri Rusya ve Çin blokları diyecek. Dolaysı ile hep birleri için birilerine hizmet edeceğiz. Bunlar var olan gerçekler ama bizim gerçeğimiz değil. Biz, kendimizi kendi tanımlama sözlüğümüzle (terminolojimiz) ile tanımlar isek o zaman Siyahı, Beyazı ve Renklisini ayırt edebileceğiz ve enerjimizi VAHDET için daha güçlü ve büyük yapıya bürünmek için harçıyacağız. Dolayısıyla kuracağımız paktlar, yapacağımız anlaşmalarda kendi kalemize devamlı gol atmıyacağız daha güçlü olarak çıkacağız ve belirsizlikten dolayı yaptığımız hatalarımızı düzeltmek içinde tavizlerde vermiyeceğiz. Düşmüş olduğumuz o tuzaklara düşüp bölgemizde akan kanlara ortak olmuyacağız. Tam aksine, Birleştirici (vahdet) bir yapı (ümmet) olacağız. Ata sözümüzde açıklandığı gibi ; « Dostunun (Müttefik) kim olduğunu söyle sana kim olduğunu söyleyim » denildiğinde simetrik & asimetrik & konjekturel çıkar dostuluklarında bahsetmeyeceğiz. Hedefimizin, Bekamızın, çıkarımızın bir olduğu kalici ilahi dostluklar kuracağız. Yanlislarimizda yine payda ortak olduğumuz kendi referansımız terminolojimizde çözceğiz.  Asimetrik çıkarlar, simetrik çıkarlar, konjekturel çıkarlar bizlere hakimiyet kuran güçlerin kullandıkları yönledirme taktikleridir.

Yaşadığımız sistem içinde küresel güçlerin kullandığı aparatlardan biri, özelik ülke halkının tüketici (israfçı) olması sağlamıştır. Ne yazik ki Insanlarımızı, tüketime, israfa, tembeliye (zevki sefaya) alıştıran dolaysıyla kısa yoldan zengin olmaya teşvik eden bir (sistemde) yapıda ne Ahlaki, nede Ilahi değerlerin önemi gerçek manada kalmamıştır. Buda Insanları nankör yaparak devamlı daha fazlasını talep ettirimekte, Hasedinden yaptığı israfların getirdiği adaletsizlikten ve azgınlıktan kendi yıkımlarını gerçekleştirdiklerini görmemektedir.  (Beka sorunu)

Genelede (avrupaya & batıya) kendi ülke topraklarını ölüm pahasına terek etmelerini sağlayan göçlerin asil sebebi, ülkenin « Sosyo & Ekonomik» yapılanmasının manipule edilmesidir. Dolaysıyla ilk evvel kendimiz bir kontrole etmekle başlayalım, Israf etmeyelim, Geleceğimizi banka kartlarına ve kredilerine ipotek edip kendimizi köle etmiyelim, Elimizdeki ile yetinmesini bilelim, aşırıya gidip gösteriş budalası olmayalım. Kibir ve Mütekebbirlik gösterisi için değil, Yardıma Muhtaç olanların, yoksulların yanıda Allah rızası için olalım. Bencilikten kaçınalım ve çalışmasın ve üretmesini bilelim, çalışanında hakkını adaletli olarak verelim. Tevhidi yaşantımızın her merhalesinde yaşayalım. Eğitimler ve Kanunlarla Tevhidi yaşamazı sağlıyacak ortamları geliştirelim. Dolaysıyla şükür etmesini bilelim ki bu Allah’a Itaat etmekle ve O’na (cc) ortaklar koşmamak ile olur.

Neticede Günümüzde Beka sorunu ve Ekonomik sorun bir birine bağımlı iki ana faktördür. Toprak bütünlüğü ekonomini güçünde geçmektedir. Arab baharında kullanılan faktörlerin hepsi Adil olmayan Sosyo Ekonomik yapılanmadan kaynaklanan adaletsizliğin getirdiği azgınlıkların neticesidir.

« Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp-savurma. Çünkü saçıp-savuranlar, şeytanın kardeşleri olmuşlardır; şeytan ise Rabbine karşı nankördür. » (Isra 26,27). « Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O (Allah),  israf edenleri sevmez. » Furkan 67

Bizlerin olması gereken orta yoldur « Ve onlar ki, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar. » Furkan 67.

Mustafa Kemal TASPINAR / 2 Nisan 2019

Yorumlar1

  • EBU HUSEYIN 2 hafta önce Şikayet Et
    "Kendilerinden önce nice yurt ve medeniyeti yerle bir ettiğimizi görmediler mi? Biz o yurtlara yeryüzünde size vermediğimiz imkanları vermiş, üzerlerine gök bereketini bol indirmiş, nehirleri altlarından akar hale getirmiştik. Derken onları kendi AZGINLIKLARI(Günahlar; israf, sapıklık, zulum,...) helak ettik ve arkalarından başka bir nesil oluşturduk. AZGINLIK INSANLARIN BEKASINI TEHDIT ETTMEKTEDIR. Ferdi olsun, Toplum olsun ve millet olsun. Hassas bir noktaya el atmışsınız. Onemli olan bu inceliği kavramak. Demokrasi insanlara bu inceliği vermiyor tam aksine tüm azgınlıkların, sapıklıkların kapılarının açmakta. Insanı kendisine kontrol ettiren tek şey Allah'a olan itaattir. Bu ise Allahı devamlı hatırlamak ile olur. Unutmakla yada unutturan sistemler ile olmaz.
Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun