AKP’yi Bekleyen Seçim Sonuçları

  • GİRİŞ01.09.2015 17:09:34
  • GÜNCELLEME01.09.2015 17:09:34

Allah’ın adıylaTürkiye zoraki bir kasım seçimleri yaşıyacak, bu ülkemizin yaşamasının gerektiği bir etap, çünkü toplumumuzda bir söz var “Laftan anlamayan sandıktan anlar”. işte AKP için Kasım seçimleri herhangi olağan üstü bir hal olmaz ise bu olacaktır. Neden bu böyle olacaktır ?Çünkü AKP artık ilk misyonundan ve ana hedeflerinden çok uzaklarda olduğu için, İlk misyonu insanları birleştirci, dostane, komşular ile sıfır sorun, İsrail karşı dik duruş ve içerde ise ekomoik hamlelerdi ki göstermelik oldu diyen olsa bile, bunu meyvalarını AKP ve Türkiye çok güzel topladı. Şimdiki AKP’nin sadece yaptığı, ekonomik hamleler ile kendisini savunmaktadır. “Hedef 2023” ama şu anki ekonomi, konjoktürün oluşturduğu hatta Çin’in de patlamasına kadar gidebilecek küresel ekonomik daralmadan dolayı o kadar güzel değildir. Ülkemizin dört bir yana açık olan kapıları, tek tek kapanmış hapishaneye dönmüş ve de gerçek pazarların kapıları ise tek tek kapanmaktadır.AKP nin Suriye sendromunun sebebi katiyen demokrasi değildir ! Ne de Esad’a yapıştırılan vahşiliği çünkü Turkiyenin suriye ile olan ilişkileri, özelikle Sayın cumhurbaşkanımızın Esad ile olan samimi dostluğu çok dikkatler çekici idi “kardeşim Esad”, Nasıl oldu da aniden vahşi diktatör oldu? Tabiki buna bir açıklama getirilmekte fakat asıl sebeb aynen alttaki gibidir.Çünkü Mısırda, Tunusda, Libyada düğmeye basanların aslı hedefleri Suriyede de düğmeye basmaktı. Ve suriye içinde düğmeye bastılar, işte o andan itibaren Suriye Cumhurbaşkanı Esad ile kardeşlikler bitti. Demokrasinin adaletsizlik kılıcına maruz kalan sayın cumhurbaşkanımız, Suriyede demokrasinin adeletini savunur oldu!! Sayın cumhurbaşkanımızın Suriyedeki asıl problemi demokrasi talebi değildi. İsrail ve ABD planı olan arap baharı adı verdilkleri virtuel isyanlardan, reel isyanlar çıkartıp, halkı galeyana getirip, kurdukları senaryolar için buldukları aktörler ile isyan yaratmak olduğunu ve buna da “demokrasi talebi” dediklerini bilmiyor muydu? Bir parantez açalım; Bunun en bariz örneği “Gezi-park” örneğinde cumhurbaşkanımız kendi yaşadı. Açıklarsak biraz, o zaman Başbakanımızın iktidardan gitmesi için ABD’de bulunan, AKP ye dost ve destek veren birileri düğmeye bastı, tabi bunu yapmadan önce, başbakanımızdan bazı talepleri mutlaka oldu ve o zaman başbakanımız bunu kabul etmedi. kendisince haklı olarak, ve bu hayıra karşı, bir grup insanlar ise “başbakana” karşı mitingler düzenledi, mediya kanalı ile iftiralar ve de bazı gizli sakladığı işleri sokalara indirdiler ve iktidardan etmenin tüm yollarına baş vurdular fakat yapamadılar. Neden Yapamadılar ? Çünkü Halklar, insanlar, AKP’li ya da değil, o zaman başbakana yapılan bu hareketi dürüst bulmadığı için ve akabinde yapılan seçimlerde halk, sayın başbakanı, şu anki cumhurbaşkanımızı kurtardı, Başbakana oy verdi, başbakanı tuttu ve savundu, Başbakana karşı plan yapanların önüne geçti. eğer bu planı yapanlar, Suriyede yapılan gibi bir sürü devlet olsa idi ? Tavrınız ne olurdu? Esad’ınki ile aynı olurdu. Tabiki halk da çıkan bu uyduruk, yapıştırılan vahşi isyanda iktidarı ve ülkesini savunurdu. bu parantezi burda kapatıp, asıl konumuza gelelim;Senaryoyu kuranlar Suriyenin, Mısır gibi, Tunus gibi ve Libya gibi olmayacağını çok iyi biliyordu onun için Suriyeyi en sona bıraktılar, belki de Suriye son durak değildi. Çünkü hedefleri daha farklı idi, fakat hükümetimiz bunu gerçekten bilmiyordu!!Gerçek plan kurcuların planı düşündükleri gibi olmaya başladı, asıl hedefleri, bölgede büyük, iyileşmiyecek, derin bir yara açmaktı, bu yarayı kangıran haline dönüştürüp, kangıran olan bölgeleri ise kesmek olacaktı, onun için de hazırlanmış olan plan ile dışardan paralı terörist “deviriciler”, “ajanlar” ve “cahil müslümanlar” getirmeye başlayıp, Suriyeyi kan gölüne çevirdiler, yıktılar, yaktılar ve bir çok kangeran bölge oluşturdular, bu bölgeler sadece suriye ile sınırlı kalmadı ve de kalmıyacak ta. (Suriyenin belini kirmak Hizbullahı zayıflatmak olacaktı ve şimdi rövanş için Lubnan’a İsrail tekrardan İŞİD ile birlikte saldırabilecek.)Yapılan gerçek planda, bölgedeki ülkelerde, ne ekonomik ne de sosyal istkrara yer yok ve de olmamalı, bu ister kendi mütefikleri biz Türkiye olsak bile. Çünkü yapılan gerçek plandaki uygulamalar uygun değil. Dolayısı ile bölgede bir çok noktalarda kangıran oluşturup ve akabinde kesmeye niyetleniyorlar ve bunun adına da ilk etapta “halkın demokrasi talebi” diyorlardı, fakat şimdi ise “İslam Devleti” diyorlar. Asıl hedef ne demokrasi! Ne de hürriyet! Ne de bir İslam devleti ! asıl hedef dünyadaki müslümanların sayısını aza indirgemek ya da müslümaları bölgeden, dünyadan temizliyebildikleri kadar temizlemek. Bunu görmemek için hem gözden hem de akıldan kör olmak lazım.Cumhurbaşkanımız da şunu çok iyi biliyordu, Suriyede gelişen olaylar halkın isyanı değil, Mossad & Cia’ın hazırlayıp, sunduğu ve petrol şeyhlerinin finansal desteği ve bizlerin lojistik yardımı ile uygulamaya koydukları senoryanın, suriye halkı haric, genelikle dış devletlerin elleri ile yaptıkları sanal isyandı. Sayın cumhurbaşkanımız bu sanal isyanı güzelce destekledi. Hatta ABD ve İsrailin verdiği gaza gelerek daha da çok ileriye gitti. ABD nin hedefi Esadı devirmek değildi, Suriyenin belini kırmaktı. işte bunu ilk başta bizim cumhurbaşkanımız kavrıyamadı. ABD’li yetkililerinden aldıkları bilgiler ile Esad “bir hafta” içinde düşecekti, sonra olmadı “bir kaç ay”, sonra yine olamdı “bir yıl”, sonrasında yine de olmadı! Ama velakin sonrası ise AKP hükümeti için çok geç oldu, Suriye konusunda cumhurbaşkanımızı Amarikalı müttefikleri tarafından kandırılmıştı, cumhurbaşkanımızın suriye sendromu burdan gelmektedir.İşte bu, Türkiyedeki sağ duyulu ve AKP oy veren insanları şaşırtmış ve bir şey anlayamamışlardı, ilk etapta AKP destek veren halklar, verilen yanlış bilgilere inamak istemişlerdi ama olaylar geliştikce görülen hakikatın aslı, Suriye halkının Esadı devirmek istemediği fakat tam tersine dış güçlerin mudahelesi ile Esad’ı devirmek bahanesi ile Suriye’yi yıkmak, devletini dağıtmak, halkları “mezhepsel-ırksal” gruplara bölmek olduğu ortay çıkmıştı.Bunula birlikte, AKP nin özelikle Sayın cumhurbaşkanı ve başbakanın kendi yanlışlarında inad etmeleri İŞDİ canavarını doğurmuş, Suriye ve diğer komşu ülkelere ve taki bizlere kadar bu canavar ulaşmıştı.Artık “One minute” kahramanı olan sayın cumhurbaşkanımiz, hakikatları yüzüne söylediği Şimon Perez ile aynı safta yere almıştı, sanki Şimon Perez sayın cumhurbaşkanımıza söylediği lafları yalatmıştı.Cumhurbaşkanımızın, Suriye ve bölgesel politkası, AKP’ye kan kaybetiren çok yanlış ve vicdansız bir politkalardır, bu politikada inad edilmesi halinde ise AKP’nin artık barajlara kadar inmesine sebep olacaktır. Seçimler kahramanı AKP seçimleri kaybeden parti olacaktır.Türkiyeye AKP ile verilen kazanımlar, ne yazıkki tekrardan AKP’nin eli ile geri alnımkatadır. Bu da şunu ifade eder “Tayyip Erdoğan’lı AKP kullanılmıştır”, AKP yi kullanların hedefi ise ümmetin şu anki yaşadıklarıdır. İsrailin taşoron ordusu, İslamın düşmanı İŞİD yaratılmıştır, Suriye kaosa sokulmuştur, kısacası bölgemiz ve biz dahil olmak üzere kaos içinde, kan ve can kaybı ile yaşamaya mecbur bırakılmaktayız. Dahası Ümmet olarak birlik ve beraberliğimiz çok büyük zedeler almıştır.Kim kazandı? İsrail ve ABD.... ama bu onları çok sevindirmesin çünkü bu gelişmeler onların çöküşünü hızladıracaktır.Kim kaybetti ? AKP ve özelikle sayın cumhurbaşkanımız ve Davutoğlu. Türkiye olarak Suriyeden gelen milyonlarca göçmenin yarattığı çok önemli sosyal ve konjoktürün verdiği ekonomik krizler yaşamaktayız. Suriye halkı zülüm gördü, kaos yaşamakta ve devam ediyor, milyonlarca Suriyeli siyonistlerin planları neticesi evinden barkından edildi fakat Suriye halkı Esad ile ayakta ve görünen o ki Esad kalacak. İşte bundan dolayı AKP gerçekten kaybetti. Fakat bütün bunların hepsi yaşanacakmış çünkü bunlar önüne geçemiyeceğimiz olaylardır. Fakat bu olaylar bizlere asırlarca gizlene ve üstü örtbas edilip hasır altı edilen, anlatılmayan gerçekleri ve yutturulan yalanların ortay çıkmasını sağlamıştır.Herkez artık bu andan itibaren gerçek cephesini beli etmektedir. o ise HAK ve BATIL arasındaki savaşda yerini belirlenmesidir. “Allah adı ile Allah’tan taraftar olmaktır” yada “Allah’ın adı ile şeytandan yana olmaktır”AKP kendi politikasını BATIL’dan yana koyduğu içindir ki, olacak bu seçimlerde kaybetmeye mahkum olmuştur. Bu çöküşte ne CHP’nin nede MHP’nin zerre kadar etkileri yoktur. Çünkü onların varlıkları sadece TV ekranlarındadır. O partilere değer verdiren AKP’nin yaptığı yanlış politikalardır.Seçimleri kaybeden AKP ne yapar? Ya da sayın cumhurbaşkanımız böyle bir netice sonrası ne yapar? Yazımı, Bir şarkı sözü ve birde Sayın cumhurbaşkanımızın sözü ile bitiriyorum “ Kendim ettim, Kendim buldum, Gül gibi sararıp soldum, eyvah !! eyvah!!” ve “ Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste”ve son sözüm, Ülkemiz, sağ duyulu, vatanını ve milletini, Allah rızası için sevenlerin her zamankinden daha çok hayır dualarına muhtaçdır.TASPINAR MK

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun