Büyük Değişim bazı Olayları Gerektirir

  • GİRİŞ07.05.2016 13:22:44
  • GÜNCELLEME07.05.2016 13:22:44

Allah’ın adıylaBügün ülkemizdeki olan politik çalkalanma asılında gerekli görülen bir değişim neticesinin sonuçudur, dolaysı ile est yüzeyde  sadece hafif bir dalga oluşturmakta, fakat bu dalganın hafif olması gerekir fakat çıkan sesin güçlü olması  gereklidir. Buda yapılacak değişkliğin yönetim tarafından impoze edilmesinden kaynaklanmakta. Türkiye yönetiminin uyguladığı dış politikalarını bedelinin ödenmesi ve bunun bir kişiye fatura edilmesidir. Fakat bu fatura belkide bu işte en az suçu olan kişi üzerine kesilmesidir..Asıl fatura bedelini ödüyecek kişi hala sahnede kalmaktadır ama bu politikadır.Davut beyin bir politik hayatı ve karizması yoktur, bir üniversiteli ve netice itibarili ile bir üniversite proforsördür ve bir üniversite profösörü olarak hayatı sonuna kadar kalacaktır. dolaysı ile bir hafiften kesilmiş politik fatura onun kariyerini etkilemiyecektir.Türkiye Yönetimi son 6 yılda yapmış olduğu dış politikada bazı hatalarını zoraki kavradı, ağır bedeller ödedi, kandırldı, kendini kadırılmasına vesile olan duygusal hamlelerde bulundu, bunu yaparken çevresindekilere, özelikle ilk politikasının mimarı olan Davut beye pek "kişi" olarak ehemniyet verilmedi, Davut bey ise kendi politikası olan "komşular ile sıfır" politikasını, neyazıki ABD ve çıkarcı güçler için feda etti, savunamadı ve inad ile politikasına sarılmadı.şayet kendi yapıcı ve birleştirci politikasında inad etmiş olsa idi belki gelişecek olaylar daha farklı olurdu ama dedik ya Davut bey bir ünversteli "Ben dersimi anlatırım, sen alırsan alırsın" dedi ve kendi fikrini savunmayı seçmedi ve şuan ise bedelini ödemekte. Eğer Suriyede Türkiyenin istediği değişimler olsa idi ne olurdu? Tabikki sn. Davutoğlu başbakanlıkta kalırdı fakat kaymağını yiyen yine cumhurbaşkanı olurdu, çünkü kural koyucu o dur. Ama Türkiye bügünkü yaşadıklarını daha farklı bir şekilde yaşardı. Fakat ne ABD'nin nede İsrailin isteği Esadı devirmekti. Onlar süriyeyi yıkmak, dağıtmak bir harabeye çevirmek istiyordu bu ise bölge ülkelerine zarar vercek, hatta avrupaya bile bu zarar dokunacaktı., nitekimde öylede oldu.Ülkemizdeki bu son gelişme, çok olumlu bir gelişim, nasıl olursa olsun fakat bir şart ile.Eğer Türkiye komşuları ile olan düşmanca politikalarını değiştirise.!! Yönetim benim bu düşmanca sözüme hayır diyebilir ! ama görüne odurki bizlerin şuanki yaşadıkları dostani tavırlarımızdan ötürü değildir. Bu fırsat çok önemlidir yoksa Türkiye dahada büyük kabuslara ve kaolara sürklenecektir. Ekonomisi tabana vuracakdır ve eski günlerimizi ara bir hale dönecağiz.Türkiyeyi yöneten yöneticilerimiz sadece klasik bir mantık yürütsünler, şeytanın karmaşalı oyunlarına ve düşüncelerine girmesinler ! çünkü şeytanın hilesi ve tuzakları bu karmaşa oyunlar içindedir.Bizlerin, Türkiyenin çıkarı, Bölgemizdeki Huzur, birlik ve beraberliktedir. Suriyedeki anarşini ana kaynağı Esad değildir, bu kesin ve nettir. Bu Abd'ni politkasıdır. Hatırlarsanız oğul Bush'un bir lafı vardı. 11 Eylül olmadan önce, "Bizler tüm dünyaya demokrasi bayrağının taşıycısı olacağız"Baba Bush dediği ise " Küçük bir ülke ama büyük bir fikir, Yeni dünya düzeni"  yani zoraki değişimler yaratmakdır hedef, olmaz ise iç kargaşa oluşturup içerden rejimi ve yönetim devirmek.Burdan anlaşılcağına göre bu planlar bizlerin planları değil, sadece bizler birer maşa ve yıkılması ve parçalanması gereken ülkeleriz.Onu için ben ve benim gib düşüneler hep türkiyenin suriye politikalarına ilk yıldan bu yanı karşı çıkmıştır. Çünkü görüyoruzki  kendimizi şeytani güçlere kullandırıyoruz.Şimdi ABD ve Rusay anlaşmıştır ve gereken dizaynı beraber vereceklerdir, Suriyede artık Esad gidicidir, Türkiye ise kullanılmıştır. dolayısı ile yapmış olduğu dış politikanın zaralarından dolayı, bölgede bir etkinliği kalmamıştır en önemlisi güven kaybetmiştir. Dahası başına öylesine bir çorap örülmüştürki adı "kürtcülük" olan bêla ile baş başadır. birde şimdi DAİŞ'i eklediler. Uğraş bakalım sen bununlarla Türkiyem, seni oyuna getiren ağlar ise senin yaptığın zahmetlerin kaymağını yesinler.Bu arada iki şeyi belirtmek istiyorum.1-HDP Amarikanın Türkiyedeki politik bir kartıdır. aynı PKK gibidir. Amarikanın yaptığı, kullanmak için oluşturduğu, silahlı ve politik kozları vardır. bunları bizim yönetimize ayar vermek için gerketiği zaman kullanır.2- Iran islam cumhuriyeti Rusya fazla bel bağlamasın, kendi çıkarları  ileriye dönük Rusya ile örtüşmemektedir. Rusya bölgede denge kurmak için Iran ile yakınlaşmıştır. Süriyede kalmak istediği için Esad için değil.bunlar tabi çıkar kuralları doğrultusunda değişen dış politikalardır.Şimdi ülke olarak son gelişmeden sonra yapılması gereken nedir?1- Türkiye olarak İran islam cumhuriyeti ile yakınlaşmamız lazımdır. bu yakınlaşma sosyo - ekonomik ve kültürel olmalıdır. Mehzepsel, kültürel ayrımları yakınlaştırıcı olarak kullanmalıyız, ayırt edici olarak değil, zaten dinimizde onu emreder. "Kardeşinin 10 hatası varsa sen onun 1 iyiliğine bak ve yakınlaş. olaki senin iyi niyetin ondaki 10 hatayı düzeltirir"İran zaten bizden ve bizlerde onlardanız, İran tarihine baktığımızda bunu açık ve net göreceğiz, iranla yaptığimız bir savaş ki aynı ırktan iki kardeş savaşı, onunda kışkırtıcısı sabatiler, bizlerdeki duygusal din anlayışı körüklemesi ile olmuştur. (bugün daiş'e katılan duygusal müslümanlar gibi)Şunu yöneticilerimiz hatırlasın ve unutmasınlar  Suudi arabisant bizi arkadan herzaman bıçaklamıştır ve bıçaklıyacktır. çünkü o sioniste israël ve ABD çıkarlarını korumak için bu bölgede kurulmuştur. Dost değildir.2- Süriye politikamız artık değişmeli, göryoruzki kendimize yeni bir düşman edindik oda DAİŞ, bu teröristlerin PKK'dan farkı yoktur, sadece ismleri farklıdır. çünkü bunlar aynı yere hizmet eden uşaklardır. Süriye Esad'ı bize DAİŞ'in yaptığını yapmadı çünkü o bir develet, nasıl olursa olsun, fakat DAİŞ bir terör örgütüdür hükümetimiz bunu çok iyi bilmektedir.3- Rusya ile belirli platformlarda anlaşmalıyız, dost olamayız ama düşmanda olmuyalım. krizden önceki halimizi almak için yumuşak adımlar atmalıyız, eski halimize, yani politik dostluk, karşılıklı çıkarlar üzeri politika yürütmeliyiz,  bu tekrardan inşa edilmeli.4- ABD ve israël bu iki devlet bölgede ve dünyada barış istemeyen güçlerdir. halk deyimi ile "şer" veya "şeytani" güçlerdir. bunlardan uzak durabildiğimiz kadar uzak duralım ama şeytanın yaptığı gibi bizlerin yakasını bırakmıyacaklardır.Şeytana karşı nasıl korunuyorsak aynı şekilde aynı kurallar ile onlara karşı korunmalıyız, çünkü bunlar içimize kadar işlemiş, kanımızda dolaşan mikrop misali gibidirler.Bizlerin Takvaya önem vermesi ve dini islamın insanı kemaliyete eriştirmesi sağlıyacak adımları kolaylaştırtırmalıyız ki bunlardan korunmanın en güzel ve basit yoludur. Bunun anlamı şudur ; kışkırtıcı mezhepsel, etniklere bölücü sözler söylüyen ve propagandasını yapanlara müsade edilmemelidir. Çünkü Siyonistlerin politkası, böl, parçala ve küçük lokmalar oluştur ve daha sonrada yuttur.Politik hamleler yapmaya gerek yok, çünkü politikanın oyunları onların elinde, bizlerin yaşadığı sistem dahil olmak üzeri, "demokrasi" "kapitalizim" "faşizim" tüm beşeri izimler ve icadları bunların tarafından yapılmıştır isimleri tarih boyunca değişmiştir fakat akıl hocaları katiyen.5- Ülkemizde Etnik ve kültürel farklılıkları bir zenginlik olarak görüp onları yönetim olarak sahiplanelim, sosiyal ve ekonomik eşitliği ülkemizin her yönüne taşıyalım.Bir Alevnin, alevi olarak yaşamasını sağlıyalım, bir kürdün kürt olarak yaşamasını sağlıyalım, her etnik topluluk kendi kültürünü bu ülke topraklarında rahatlıkla yaşasın, Ülkemizdeki bu harmanlanmış kültürü hepimizin aslen, zaten tarihler boyu paylaşıyor ve yaşıyoruz.Unutmayalım ki Bizler Anadolu çocuklarıyız, bu topraklar için, hürriyetimiz için, beraberce  bügün bizleri birbirimize düşüren politikaları üreten şeytani güçlere karşı savaşmadık mı !Filistinde, Hristiyanı,Yahudisi Müslümanı huzur ve barış içinde yaşarken, bakın şimdi filistine, yaşana zülüm insanlığın yüz karası, bugün bölgemizi ateş ve zülüme çeviren bu zorbaların kendileri filistinide aynı şeyi yapanlar değilmi ! Barış adı ile, yalan ile hep zülüm yapmışlardır.Sonuç olarak ülkemizde gelişen bu olay bir fırsattır, bu fırsatı iyi değendirelimki yapılan bu değişim gerçekten bize olumlu, ülkemiz ve bölgemiz için barışcıl bir değişim getirsin. Yoksa işimiz çok zor.Allah (cc) bizlere gerçekleri ve hakikatı görüp yaşamayı nasib etsin, ülkemizi ve bölgemizi yaşanılan şu kaosdan ajil çıkarsın.Bizleri Tehvid bayrağı altında, zaten ortak olan düşmanlarımıza karşı birleştirsin.Mustafa Kemal TASPINAR

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun