Başımızdakine ne diyelim? Başkan, Başbakan yoksa Cumhurbaşkanı mı?

  • GİRİŞ21.05.2016 15:36:48
  • GÜNCELLEME21.05.2016 15:36:48

BismillahiRahmaniRahim Ey îmân edenler ! Allah’a ve Resûl’e ve sizden olan idarecilere (emir verme yetkisinin sahiplerine) itaat edin. Bundan sonra eğer bir hususta ihtilâfa düşerseniz, o taktirde Allah’a ve ahiret gününe îmân ediyorsanız, onu Allah’a ve Resûl’üne götürün. Bu daha hayırlıdır ve tevîl (yorum) bakımından en güzelidir. Nisa-59 Asıl itibari ile her beşeri sistem içinde toplulukları yönetenler, asıl itibari ile sistemin koyduğu çerçeve dahilinde hareket ederler. dolayısı ile o yoneticiler insanları yöneten değilde sistemin yöneticisidir. Dolayısı ile bu çerçevede Bizler, gerçekleşmesi pratikte mümkün olmayan bir sistem üzeri politika yapmaktayız. Bu her türlü beşeri sistem için geçerlidir, İmparatorluklar, monarşiler, demokrasiler, faşizmler, kominizimler diktatörler vs. gerçek olan bir kural vardır hepsinde, o ise iktidar olma savaşıdir. Dünyanın her yerinde geçerli olan bir savaştır. bu ise doğanın kanunudur. Bakalım avrupaya, Avrupa kendi iç dinamizmleri içinden iktidar olma doğrultusunda güç dengeleri ile savaş vermektedir. yani Güçlü her zaman kural koyucu konumundadır. Bizler bunu önüne geçemeyiz. Bence yapılacak analiz alttaki yönde olmamalıdır. Halkın talepleri nedir? Halka empoze edilen nedir? ve insan Fıtratı bu doğrultuda nasıl işlemektedir ? Eğer analiz edersek Halkın talepleri ile insani Fıtrat aynı yöndedir. Açıklık getireyim; Asıl olan Emire itaat tır ki bu fıtrattır. yani ilk insandan bu yana olan bir sünnettir. Allah'ın emir vardır. yani insanda fıtratı olarak emre itaat vardır. fakat Bu Allah'ın emrine itaattır. Allah'ın emrine itaat edenlerin var olduğu gibi bu emre uymayanlar vardır ki bunu ilk örneği olan ise şeytanadır. Allah (cc) "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti ve o da ademdir. O'na secde edeceksiniz. Bu bir emirdir. Ama bu emre karşı şeytan itaat etmemiştir, ve sonrasında Allah'ın emrine itaat etmeyenler şeytanın takipçileri olmuşlardır ki bu da şeytanın Allah verdiği sözdür. fakat diğer melekler ise emre itaat etmiştir. Bu sünnet ul Allah'tır. Fakat herşeyden önce asıl olan peygamberimiz Muhammed Mustafa (saavs) itaattır. bu ise direkt olarak Allah (cc) itaattır. "Kim Resûl'e itaat ederse, böylece andolsun ki Allah'a itaat etmiş olur." Nisa-80 Burdan analiz yapalım ve doğru bir yol bulalım, yoksa öbür türlü beşeri demogjiler içinde laf ebeliği yaparız, hakikattan uzaklaşırız ve gerçeklerden ise her zaman farklı oluruz. Buna en güzel örnek peygamberimizin ölümünden itibaren başlıyan bir dönem ki genelde hepimiz çok iyi bilmekteyiz. Allah'ın vermiş olduğu emri, bugünki deyimi ile demokratik laflar ile inkar edilmiştir. imam Ali (as) herkes tarafından her yönü ile mükemmel olan hali bilindiği halde, görülmemiş, politik iftiralar ile kamufle edilmiş ve buna mukabil arkasından gelişen politik "şura" hamleler ile hakikat bertaraf edilmiştir. ki bunun en güzel örneği Muaviye örneğidir, ve günümüze kadar yaşanmış olan bizlerin dini hikaye yaşantısıdır. Bunuda açıklayım, Allah insanlara peygamberler yollamış ve peygamberin aracılığı ile Allah'a itaat etmemiz istenmiştir ve arkasından Allah (cc) kendi emrini belirlediği masum imamlar ve dostları ile kendisine itaat edilmesi ile hatırlatmıştır. fakat yine Emre itaat olunmamıştır. Bunu kamufle eden popülist hikayeler ile "Ulu el Emire" itaat olarak din yaşanmıştır. Burdan çıkaracığımız anahtar kelime, asıl olan "Emre itaat" tır. Fakat Hangi emire ve kimin emrine itaattır ? işte tartılaşacak konu budur. yoksa bu bizleri, şeytanın planı dahilinde kendi kurduğu sistemleri arasındaki çekişmelere götürürki tarih boyunca yaptığımızda budur. Allah (cc) ne bize ne demektedir. " Allah'a ve Rasulune vede sizden olan Emire itaat edin" Şimdi bizlerin açıkça tartışması ve taniminin yapasi gereken konu budur. Kimdir bizden olan emir? nedir özelikleri? nasıl biridir? nasıl yaşar? ne yapar? ne yapmalıdır? Nasıl bir yapida olmalıdır? vs. Dikkat edelim! Bizler politik analizlerimiz ile bazı inançsal konularıda bilinçsiz olarak şüphe götürü hale sokmaktayız. Nedir o konu? "Ulu el emre itaat" evet bu demokrasinin biz verdiği çok seslilikten bihayli ötedir. Demokraside "Ulu el emir" yoktur ve itaatıda yoktur. Demokraside Bir çok emirler vardır ve bu emirlerde yalan söylese, hakka tecavüz etse bile, çoğunluğu aldığı an doğru söylemiş olur. o zaman Nedir kontrol mekanizması? çoğunluğun söyledikleri mi ? veya sorumlu bireyin söyledikleri mi ? Eğer bizler Beşeri sistemler dahilinde açıklamalar getirirsek yada mantık yürütürsek kendi inacımızdaki prensipleri şüpheye sokar, inancımızı zayıflatır ve hakikatları konuşmamış oluruz. yani orda öyle ama burdada böyle olur. Hakikat her yerde hakikattır ve asıl olandır. fakat bakın Allah ne diyor bu konuda ; "...Bundan sonra eğer bir hususta ihtilâfa düşerseniz, o taktirde Allah’a ve ahiret gününe îmân ediyorsanız, onu Allah’a ve Resûl’üne götürün. Bu daha hayırlıdır ve tevîl (yorum) bakımından en güzelidir" Neden Peygamberimizin tüm vaatlerine rağmen imam Ali (as) itaat edilmemiştir ? insanların fıtratı dünyevi arzuları doğrultusundaki bencil, hırsanı, şeytani vesveseleri doğrultusunda çoğunluğun ve çok sesliliğin seçtiğidir ama hakikatmidir ? Hayir degildir ! asıl olan imam Ali'ye itaattı. Neden insanlar farklı bir yol tutmuşlardır? İmam Ali (as) ne istiyordu? ve Diğerleri ne istiyordu? nedir aralarındaki Fark? İki Emir, Fakat bir Hakkın Adalet-i üzeri Allah'a itaat'ı istiyordu ki bu İmam Ali (as), diğerleri ise Dünyevi hırs ve insanın bencil arzuları tatmin etmede itaat'ı istiyorduki şimdiye kadar yaşadıklarımız ortada. Dinden " Tek emire itaattın asıl olduğudur " ve çok başlılık bölünmedir, zayıflamadır, anarşidir ve Batıl'dır. Ummet-i Muhammediye neden denilmiştir ? Fakat günümüzde bizler, bulunduğumuz ve yaşadığımız ortamda nasıl davranılması gerektiğidir. Hz. Ali gibi bir emir varmıdır? yada O'nun yolunu takib eden bir emir varmıdır !? Siz zannediyorumsunuz dünya (Avrupa ve ABD) söyledikleri şekil "Demokrasi" ile idare ediliyor. Hayır ve katiyen hayır, bu içi güzel laflar ile doldurulmuş bir hikayedir. Bir Fransız düşünür ne diyor Demokrasi hakkında "Demokrasilerde konuşmak, dilediğini söylemek serbestir, Fakat sonuçta benim dediğim olur" Yada General Fordu'un dediği gibi "Müşteri Arabasının rengini seçmekte hürdür fakat siyah olması şartı ile" Soru : Kimdir sistemi kuran, oluşturan? Tabi biz insanlar. Ama kim? Amerika ve İsrail neden bizlere genel anlamda hakimdir? çünkü onların kurmuş olduğu sistemleri yaşadığımızdan ve yaşadığımız sistemler ise bizleri onlara itaat'ı mecbur kıldığından dolayıdır. Bugün bakın müslümanların haline demokrasi adı ile yaşadıkların !!! Bizleri kendilerine köle kıldıkları yollara o kadar çok ki saymakla bitmez, ama garib olan ise müslümanların onların bu kölelik zincirlerine bağlanmak için can atmaları ve savunmalarıdır. Bu durumda Bizlerin arıyacağı kriter sistem olmamalı, kişinin hükümete sahip çıkmasından öte, hükümete sahip olacak kişini sıfat ve özelikleri ilgilinledirmelidir. çünkü sistem belirlidir. Eğer böyle birisi yoksa ! bizlerin sistemler ile yapacağı hiç birşey yoktur. " 5 deli vardır ve seç birisini " çünkü bu 5 deli, insanların verileri ile kurulu sistemin eleğinden geçmiştir. sistemi işlev hale sokan tabiki insanlardır. Bu ise şu demektir "sizler nasıl iseniz öyle yönetilirsiniz" Allah buyurmuyorum "Bir kavim kendinde olanı değiştirmedikçe Allah onlara nimet olarak verdiğini değiştirmez" Bu bağlamda Bizler bu tartışmaları politik bir tartışmadan çıkartıp asıl olan hakikat tanımı üzerinde analiz edip hakkın Adalet-i üzeri yaşayan bir Rehber bulalım, bu bizim için daha hayırlı olur. Tüm gelişen politik olaylara bu yönde bakalım, yoksa şeytan'a karşı olarak, şeytana farkında olmadan hizmet ederiz. bu tip örnekler son yaşadığımız devirde bi hayli fazla çoktur. Tayyip Erdoğan ve ya Başkası, bu bizlerin talepleri üzeri fıtratımızın istekleri doğrultusunda vardır. Ama Tayyip Erdoğan kimdir? Bizden Ne istiyor? ve bizleri nereye nasıl yönlendiriyor ? Bu tartışılmalıdır. Ama ve lakin, Tayyip Erdoğanı çıkartan bu halkın talepleridir. !!!! Bizler Şeytanın rüzgarı doğrultusunda analizlerden uzak duralım yani bizden istedikleri analizleri yapmayalım, ve şeytanın oynunu oynamayalım ki hakikatı açığa çıkaralım, bu bir çok konu için geçerli bir kuraldır. Kendi yolumumuzu hakikat çizgisi üzerinde polemiklere girmeden net olarak açıklayalım ve yürüyelim. İmam Hüseyin (as) yaptığı gibi, yezid islamı tam anlamı ile değiştirmiş ve hakikatı cahiliye hicabına büründürmüştü. İmam Hüseyin (as) yezidin ellerini kesip o şeytani hicabı hakikat üzerinden kaldırmış ve dini Muhammediye bir güneş gibi ortaya cikmis, islam dini Hak olarak Allah'ın vaadi ile imam Hüseyini ve yoldaşlarının şahadeti ile korunmuştur. Mustafa Kemal TAŞPINAR

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun