Darbe Girişimi Arkasındaki Güçler

  • GİRİŞ19.07.2016 16:19:37
  • GÜNCELLEME19.07.2016 16:19:37

Allah’ın adıylaNe yazık ki ülkemizdeki bir takım kendini ilerici gören cahil insanlar, kendilerini "ışık yayıcı" sanan insanlar tarafından kendilerini kullandırarak ülkemizde darbe girişiminde bulunmuşlardır. Sevinerek söylemleyim ki bu aklı sıra kendilerini "ışık yayıcı" sayan insanlar, Türkiye halkı tarafından kolay kolay unutmayacakları bir ders almışlardır. Bu darbe girişimi ayrıca cumhurbaşkanımıza bir ayar verme hareketi de olmuştur. Şu anki kapalı kapılar arkasındaki alış verişten biz pek haberdar değiliz. Türkiye'deki bu darbe girişimini planlayanlar, Sisi'ye darbe girişimini yaptıranların ta kendilerdir. Sisi'ye Mursiyi devirmek için kim destek verip, darbenin gerçekleşmesini sağlamış ise, Türkiye'de de aynı "devletler üstü" şeytani grup , ayni planı uygulayıp darbe yapmak istemişlerdir. Fakat istedikleri olmamıştır, ama Türkiye'de onların istekleri dışına henüz çıkmamıştır !!. Şimdi Darbe planının ilk başladığı zamana dönelim: Türkiye Dünya sahnesine "One Minute" ile girmiş, bunu akabinde mazlumlar ve ezilmiş halk kitleleri tarafından büyük bir sempati kazanmış, dahası gönüller taht kurmuştur. Bu büyük olayın akabinde kazançlı olanlar kimdir? Tayyip Erdoğan, Tayyip Erdoğan'ın şahsında Türkiye'dir. Türkiye'nin bölge ülkeleri ile dostluk ilişkileri ve bunu akabinde küresel krize rağmen, Türkiye'nin Ekonomik olarak %9 varan büyümesi ve kendi hür iradesini kazanmasını verdiği güven birlerini rahatsız etmiştir. işte bu andin itibaren Türkiye'ye değişik platformlar üzerinden darbe girişimi için ortamlar hazırlanmaya başlanmıştır. bu iç ve diş politikalarımızda kendini açık ve net göstermiştir. - Türkiye'nin anlaşılması kolay olmayan, kendi çıkarlarına ters düşen, düşmanca dış politikası. - İçerde hızla autan terörist saldırlar ve ülkemizin doğusundaki terörist faaliyetlerini anlamsız tırmanışı yada tırmandırılması. Fakat Bu bizler tarafından ilk başlarda görülmemiş yada olayların varacağı noktalar kestirilememiştir. bunu iki sebep olabilir. 1- Hükümete akıl veren danışmalarını ve bağlı olduğu devlet içi organizmaların dezenformasyon ve yanıltma hareketleri ile bilgi kirletilmesi. 2- Türkiye verilen yalan vaatler vede gelişen olayların perde arkasının Türkiye'den gizlenmesi.Türkiye'nin kendi politikası olan "Yurtta sulh dünyada sulh" politikasından U dönüş ile dönmesi sağlanmıştır. dolaysı ile Türkiye'nin, dünya parkurunda, Ekonomik ve sosyal olarak büyümesi engellenmiştir. Bunu nasıl yapmışlardır? Türkiye'nin dış politikasındaki en büyük dönüşüm olan, Arap baharı adlı balık yemi ile bizi avladılar. yani bizleri Arap baharında önemli aktörlerden bir kılmışlardır. Fakat bizde bu Arap baharını devamı olduğumuzu söylememişlerdir. tam tersine bizleri eş başkan ilan etmişlerdi! Bizler Ülkemizin, Milletimizin ve de dinimizin çıkarlarına ters politikaları izletmeye başlatmışlardır, dolaysı ile bizlerin kazanmış olduğumuz, güven ve de dostluk imajını silmeyi başarmışlardı. bunulanda kalmayıp, ülkemizin doğusunda bir iç savaş çıkartıp ülkemizi dünya kamu önünde küçük düşürmeye çalışmışlardır. bunların hepsi son yapılacak olan hamlenin hazırlıkları idi. Hükümet güven kaybetmiştir, dolaysı ile yeni bir hükümetin kurulması gerekmiştir. yeni kurulan hükümetin kaybedilen eski kazanımların tekrardan kazanmaya çalışmaları, bu "ışık yayıcıları" hızlı olarak harekete geçirmiştir. Ve sahneye biline faktörlerini, daha önceden yaptıkları çalışmaları neticesindeki oluşturdukları "hücre timlerini" faale hale geçirmişlerdir. "Fötö grubu", kendini "ilerici" gören "kara cahiller" grubu, ne yazık ki bu iki grupta kendin maşa olarak aynı güç tarafından kullandırmıştır. Vede beklene, kendini akılı, fakat halkı "cahil" gören, "Fetö & kara cahiller" grubu tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi olmuştur. Kimdir bunlar? Kendilerini dünya çıkarları için kullandıran, ahiret inancı olmayan, madde pereselerdir. tabandaki bağlı olanlar ise, kendi düşüncelerin ipotek erdirip, tam bir anlamı ile şeytana kendilerini teslim etmiş kuklalardır. Bu kara cahilleri kullana güç ise FÖTÖ örgütüne ev sahipliği yapan Amerika'nın ta kendisidir. Diyebilirsiniz her yerde bunları görüyorsunuz! Ama sorun benim görmede değil ! onlar her pis işlerin altında olması ve çıkmasıdır. Suriye politikamız, Rusya ile olan uçak krizi, doğudaki terörün alt yapısı ve anormal tırmanışı ve planlaması, bölgemizde kendi ekonomik ve sosyal çıkarlarımıza ters yaptığımız tüm politikaların kökü, bu darbeyi yaptıran güççe dayanmaktadır. Hedefleri, Bizleri itibarsızlaştırmak, basitleştirmek ve çökertip kendi istek ve arzuları doğrultusunda kullanmak. en kötüsü askerimizi ve ordumuzu halkın gözünden düşürüp güvenimizin kaybetmesin sağlamaktır. yani ordumuzu maneviyetini zayıflatmak, Ruhsuz kılmaktır. Fakat Türkiye halkı ülkemizde barış istediği için, Bölgede Barış istediği için Amerika ve İsrail karşı dik duruş istediği için bu oyunlara geçit vermemiştir. Artık ülke yönetiminin arkasında bilinçli bir halk var. Bu halk, ne silahtan, ne tüfekten ve nede uçaktan atılan bombalardan korkmayan bir halk. İnançla, samimi olarak her türlü zora göğüs geren bir Türkiye halk var artık. Bu halkını güveni ve o tamis samimiyetini, ne politik oyunlara, nede din adı altındaki şeytani terör örgütlerine malzeme ettirmemek ve kullandırmamak lazım. Bu ise, Ülke yönetenlerin dikkat alıp, Ülke halkının çıkarları doğrultusunda, birlik ve beraberliğin, sevgi ve kardeşlik üzerine, ırk, renk, inanç ayırt etmeden oluşturmasın uygulaması ile olacaktır. Ülke yönetimi, Bizlerin, ABD & Israil ve AB karşı hassasiyetimizi, inaçlar ve çıkarlar doğrultusunda dikkate alması çok önemlidir. Ve bizleri o zalimlerin uşağı kılmamalı ve bize düşmanlık yapanlarıda müttefik olarak görmemelidir. çünkü onlar bizi dost olarak görmemektedir. Bizlerin münafıkların dostluğuna, değil bilfiil amellerde ve sözde dostluğa ihtiyacımız vardır. Biz onlar diyoruz ki "Biz seni dost görüyoruz" onlar ise bize. " Hayır ! bande" diyerek cevap veriyor. Bu Hayır ben seni görmüyorum demektir. Baksanıza Fransa kendi konsolosluğunu darbe girişiminden 1 gun önce kapattı, ABD darbe girişimi olduğu an tavır koymadı, bekledi ta ki halkı tanklar üzerinde görünce "Endişe ile olanları izliyoruz " dediler, iş bitince Türkiye hükümeti yanındayız dediler. Anlayın artık onlar bizim dostumuz değiller. ve bizlerde onların oynadığı münafık oyunu oynamayalım. Elimize büyük bir fırsat geçti, evimizde artık gerçek bir temizlik yapalım, fakat dikkatli yapalım, yine bir takım oyunlara gelip hat yapıp bu sefer daha ölümcül bir hareketle karşı karşıya kalmayalım. Daha önceki yazımda belirtiğim gibi, "Bir şahsa olan kişisel kinimiz biz adaletten saptırmasın" ve "Mümin aynı delikteki yılana elini üç kere sokturmaz" Haydi birincisi sefer bilmiyordu. İkinci sefer ise gaflete geldi. eğer Allah üçüncü şansı verdiğiyse ! o zaman üçüncü kez aynı delikten aynı yılana sokturmak kendini intihar etmek olur. Netice olarak Bu ülkenin bütün birimlerindeki tüm hayinlerden temizleyin, Fakat Adil ve dürüst olun. "Cadı avı" yapar gibi yapmayın. Netice olarak, Evet bu darbe başarmamıştır, Çünkü halkı insan gibi görmeyen, kendi çıkarlarının malzemesi gören, yada Halkı cahil diyerek hafife alan her kim olursa olsun mutlak kaybedecektir. Ama yazımı üç dikkat değer şey ile bitireceğim. 1- Bizdeki sistemin yapısı hayinler doğuran bir yapıdır. çünkü sistemi şekillendiren güç dışardan gelmektedir. 2- Netice itibariyle, Bizlerin şer gördüğü aslında bir hayırdır. neti3- cadı avı yapar gibi yapmayalım, Adil, dürüst ve kendimizden görmediklerimize sahip çıkalım. Farklıklarımız ile Tek olalım, Diri olalım. Mustafa Kemal TAŞPINAR

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun