Oyun İçinde Oyun-3 ve Gadir-i Hum

  • GİRİŞ30.09.2016 13:22:29
  • GÜNCELLEME30.09.2016 13:22:29

Allah’ın adıyla15 Temmuzda darbe kalkışımını yaşandık ve ülkemiz bununla birlikte bazı iç evrimlerden geçti fakat bu evrimlerin varış noktası acaba bu darbe kalkışımı yapanların hedefi dışına çıktımı?Başlığı koyduğumuz "oyun içinde oyun" derken bunun dikkatini çekmek istemiştik. ülkemiz hala bir oyuna kurban götürülmek istenmektedir. Ne yazıkki bu bilindiği halde bizler direk duvara tostlamaya doğru gidiyoruz. hani derler ya "Göre göre".Televizyondaki tartışma ve analiz programlarını izlediğimde gördüğüm tablo, Beni şaşırtan, bu kadar olmaz dedittiren konuşmalar, bu darbe kalkışımını yapanların istediği bir analiz ve tartışma tabloları ve üzülerek kendisine Atatürkçü diyen, cumhuriyetçi diyen, islamcı diyen entellerin henüz 15 temmuzda ne yapılmak istendiğinden ve nereye varılmak istediğinden çok habersiz bir halde, bulunduğumuz yapı ve konumun perde arkası analizinden ve hakikatı kavrayıp ona göre yol belirlemekten daha çok, dedikleri ; « bakın gördünüzümü biz haklıydık ! Sizleri kandırdılar » yada dincileri kendi islamı kimliklerini bir yana bırakarak, islam adı ile islama saldırdıklarını görmem beni çok şaşırtmaktadır. 15 Temmuz bir taş ile bir çok kuş avlama oldu.Görülen o ki herkezin 15 temmuzu hazırlayan "üst akıl" babaları tarafından şuan bile kullandıklarından habersiz, ve halada o "üst akıl" bablarına hizmet ederek enerjilerini kendimizi yıkmak için kullanmaları beni çok üzmekte ve asabi kılmakta. onların basiretsizliği beni üzmekte, bilinçli olarak hizmet etmeleri ise beni asabi kılmaktadır. "Matriks" Benim ilk yazılarımdan, 2009 yılında yazmış olduğum bir yazı ki buna bugün "üst akıl" diyorlar, henüz kendilerine entelektüel diyen ve o havaların edası ile konuşan bir kısım insanlar tarafından kavranmamış olduğunu görmekteyim.Neden bu kendisini entellektüel zanneden tabaka tarafından kavranmıyor?Cevabi çok basit, çünkü bu entelektüel sınıf, kendilerini akılı ve üstün gördükleri için, dolaylı veya düz yoldan Matriks'e hizmet ettikleriden ötürü kavrayamamaktalar. O şeytani lobilere,Ya bilinçsiz şekilde ! yada bilinçli olarak hizmet etmekteler, yani o şeytani güçler için çalışmaktalar. Halklar yani avam tabakası ise, terimler ve kavramlar kargaşası ile, neyin ne olduğunu anlamamakta ve dolaysı ile durmadan her yönü ile fiziksel ve psikolojik bedel ödemekte.Bugünlerde yaşadıklarımız bize yaşatanlar, daha önce « Fransız devrimi yapanlar", "osmanlığı yıkanlar", "Rusyada çarlığı deviren", "Kurtuluş savaşı" veren ülkemizde hakikati baskı ile gizliyen ve "darbeler", "post modern darbeler", "modernizim & çağdaşlık akımları" empoze edenler, yani kısaca toplumlara dizayn veren aynı şeytani güçlerdir. Ülkemizdeki 15 temmuz kalkışmasını yapanlar ve arkasından kavram ve algılama tanımları üzerinde oynayarak, bizleri sosyal olarak daha derin kara cahilliğin içine çekmekteler, bununlada kalmayıp, bizlerin, bu şeytani güçlere ait olan dünya para bankası sistemine bağlılığımız ile ekonomik, NATO ve benzeri kurumlarına bağlılığımız ile politik olarak bizlere şekil vermeye hiç bir zaman ara vermemişlerdir.Neden bu hep böyle olmuştur? Burda anlaşılması gereken bir husus vardır. O ise bu şeytani güçlerin Tek hedefi insanlığa hükmetmek ve Yön vermektir. Dünya zenginliğini ise "petrol", "gaz", "topraklar sahip olma" "ekonomik olan tüm faktörler" onlar için sadece bir araçtır. Katiyen hedef değildir. O dünyevi zenginlik ve güzelikleri bizlere çekici kılarak, hedef kılarak kendi arzularına ulaşmaktadırlar.Bizler Kurban bayramından sonra ki 8. günde, Dini olup fakat o denlide bizlerden çalınmış, ve bilinmeyen bir Bayramı, az bir kısmımızın şerefle, gururla kutladığı GADRİ HUM bayramı idi.Ne yazıkki bir kaç TV kanalı haricinde, hiç bir İslami veya Reyting rekoru kıran kanaların hiç biri "alt başılık" olarak vermeyi bırak, hiç bir şekilde bahsetmedi !!! İslami değeri, diğer Dini ve Resmi & Milli bayramlardan daha önemli olmasına rağmen hiç değinilmedi.Neden bu Gadr-i Hum Bayramı bizlere unutturuldu ? Neden Gadri Hum Bayramı bizlerden çalınıdı ? Yada neden Gadri Hum Bayramı Hasır altı edildi ? neden Entelektüel geçine o sınıflar tarafından, böyle bir bayram varmı ? Yokmu? Varsa nedir? ne değildir? tartışmaya bile açılmadı !!!Çünkü Oyun içindeki Oyunun kuran şeytani güçler, bizlere oyun kurmasının asıl sebebi ve kaynağı bu önemli olay olduğu için. Herhangi bir tarih diliminde gerçekleşen bu olay, sadece din ile sınırlı olmayıp evrensel olduğu içindirki bu "Akıl üstü" dediklerimizin korkulu rüyası olmuştur. İşte bu Akıl üstü güçler İnsanlığın kurtuluşu olan bu önemli günün, insanlar tarafından özelikle müslümanlar tarafından kavranmasını, anlaşılmasını, bilinmesini istemedikleri içindirki oyun içinde hep oyun kurmuşlardır. İnsanların gerçekleri görmelerine rağmen, hakikati kavramalarını, anlamalarını ve yaşamalarına engel olmuşlardır.Bilinenleri tekrarlıyacağız fakat gerçek olarak anlaşılması için, tekrarda hayır vardır. Allah (cc) cinlere ve meleklere dediki "Elimle Yaratmış olduğum ademe secde edin", "Meleklerin hepsi secde etti fakat şeytan secde edenlerden olmadı" "Ey İblis seni secde etmekten alı koyan nedir?" İblisde dediki " Ben ondan üstünüm çünkü beni ateşten onu ise çamur ve çakılı topraktan yaratın"Şeytan Allah'ın emrine itaat etmedi, gururlandı, kibirlendi ve kendini büyük görenlerden olarak bir suç işledi, yani Allah'ın emrine karşı isyan etti.Şeytanın Allah'ın emrine karşı isyan etmesi, şeytanın gururundan ve kibirinden dolayı büyüklemesi idi, ama bununla birlikte insanın yapısındaki o zaaflarında şeytan tarafından bilinmesiydi.Bunu ise nasıl anlıyoruz?"Melekler dediki ;Ya Rabbi bizler sana hamd ve şükür ile katıksız ibadet ederken, Sen ise yer yüzünde kan dökecek, sana karşı isyankar olacak birini var ediyorsun !!"Şeytan oynuyacagi oyunu kavramıştı ve insanın çok acımasız ve hilekar eğitmeni olacaktı, çünkü Ademi kendine rakip görmüştü. Şeytanın Allah (cc) emri karşısındaki tavrından ötürü, Allah (cc) şeytanda dediki; "Sen yerilmiş ve küçük düşürülmüş olarak katımızdan kovuldun" şeytanda " Ya Rabbim bana o bilinen büyük güne kadar Mühlet ver " diyerek Allah (cc) bir ahidleşme istemiş ve Allah (cc) kabul etmiştir. Nedir o ahidleşme ?" Ya Rabbim, sırat el müstakime oturarak, onlara sağlarından, sollarından, arkalarından ve önlerinden yanaşıp, hepsini sana itaat eden olarak bulmanı engelliyeceğim " ve şeytan şunu ekliyor " onlarda az bir kısımı var ki muhlisin kulların onları saptıramıyacağım, Onlara hariç " yani şeytanın demek istediği özet olarak ; onlarıda sana karşı benim gibi yapacağım, yani senin emirlerine uymayacaklar sana itaat etmeyecekler, bunlada kalmayıp dahada ilerisini yapacağım, " onlar bana tapacaklar fakat ben onların bu ortaklığınıda kabul etmiyeceğim, çünkü ben senden çekiniyorum " yani dediği, senin seçtiğin kullarını üzerinde bir etkim yok ama geri kalanları ise O senin seçtiğin kullarına düşman yapacağım, üstelik onlar, benim verdiğim yalan vaatler ile yaptıkları düzene beni ortak etmek istediler, ama ben, Seni güçünde korkuyorum çünkü senin hesabın çok çetindir.Fakat şeytanın en ilginç sözü ise şu " Benim onlar üzerinde hiç bir güçüm yoktu" yani ne silah alıp başlarına dayıyordum ! nede karşılarına çıkıp onlara bir şey yapmalarına bilfiil mecbur kılıyordum, beni çok az kısmı hariç, çoğu görmüyorlardı bile, ! Bakın ne diyor şeytan " Ben onları sadece çağırdım" yani sadece bizi çağırıyor, yani bu kadardamı basitiz !!!? Hey Adem oğlu Gel buraya !!! bizde koşuyoruz. Mesela bizlerin AB girme arzusu, Onlar bizi kabul etmiyorlar ama biz ise hala zorluyoruz girelim diye!!!Allah (cc) şeytana diyorki " Evet sen, az olan muhlisin kularım hariç hepsini saptıracaksın, bu uygun bir ahidleşmedir"Şimdi şöyle bir soru geliyor akla, Allah (cc) bilerekimi insaları şaytanla sapıtmasını sağlıyor ?Allah (cc) diyorki " Benim yaratığım herşey mükemmel fakat kötülükler ise sizlerin elliniz ile yaptığınız "Burda ortaya çıkan netice şudur, var olan herşey haktır, ama insan onu farklı algılamakta ve farklı kavramaktadır dolaysı ile farklı yorumlamaktadır. işte şeytanın bizleri kandırdığı nokta "Düşüncelerimize sahip olarak bizleri yönlendirmektir"Örnek vereyim; Allah yaratığı insanı yapısının bildiği için erkelere 4'e kadar evlilik vermiştir, helal olan budur. (yapalım yada yapmayalım) ama insan bunu yasaklayıp, metres hayatı yaşayarak, sayısızca helal olmayan ilişkiler girmektedir.Allah (cc) Faizi haram kılmıştır, çünkü para babaları kendi paraları ile güçlülerine güç katıp zayıf olanı ezmektedir, fakat insan, parayı kurduğu ekonomik sistemin temeli kılmıştır. vb. vereceğimiz örnekler çoktur ama daha önce bu konuyu işlemiştik.Şimdi Şeytan insanı nasıl çağırmaktadır ? onu anlamaya çalışalım.Şeytanın insane yaklaşımı fiziki olmamaktadır. bu şeytan kendisi beyan etmektedir « Allah (cc) onlara vaat eder ama bende onlara vaatte bulunurum fakat ben Yalan söylerim « yine yukarda verdiğimiz örnek, AB girme hikayemiz, her taleplerini yapıyoruz, sistem olarak yerli hiç birşeyimiz kalmadı, buna din anlayışımızda dahil fakat her defasında diyoruzki onlar bizi kandırıyorlar. vaatlerini yerine getirmiyorlar. bir başka örnek, ABD gözümüze bakarak yalan söylüyor ve biz hala onlara Müttefikimiz diyoruz !!!seyant diyorki « insanin üzerine elbise gibi otururum onlara dost olurum ve onların Allah'ın zikrine sırtlarını dönemsini sağlarım " o halde, insan oğlunun düşünücesine hakim olması için şeytanın yaptırması gereken bazı sistemler olması lazımki işini kolaylaştırsın. Mesela Demokrasi gibi, Laikli gibi, Avrupa karma ideolojisi Kemalizim gibi daha global kapitalizim gibi, kominizim gibi daha sert, monarşi, diktatörlük gibi sistemleride ekleyebiliriz.Onların hepsinin tek adı vardır o ise Matriks dir. öyle bir kalp ki "insanın düşüncesine sahiplene", "insana hükmeden" ve kendi arzusu doğrultusunda değiştirip, şekilden şekile giren bir kalıp. islamcı görüntülüde olabilen. Şeytan ise bunu şu şekilde açıklıyor " Ben dünya hayatının onlara çekici, güzel ve cazip kılıp, onların ahiretini yani Senin (cc) aşkını (itaat etmelerini) unutturacağım " Bunun açıklaması ise "Hakikat üzerinden, batılı (yalan) oluşturmak" yukarda bahsettiğimiz gibi, şeytanın sırat el müstakime oturması, bizlerin doğru yolada gitmesine engel oluşturmaktadır, bunu gerçekleştirmesi ise, bize kurdurduğu sistemler ile Allah'ın yaratığı bütün güzelikleri, bize, kendi ellerimiz ile kötüleştirmesi sağlatmaktır.Burdan Türkiyemize gelirsek, Türkiyemiz kendi iç ve dış politikasını bu açıdan bakarak tekrar gözden geçirmesi lazım. Fetöcü örgüte takılıp kalmak ve herşeyi onların üzerine yıkmak ve tehlike bitmiştir demek dolaylı yoldan şeytana hizmet etmektir. çünkü 15 Temmuzda Türkiye halkına çok farklı bir şekilde ayar verildi bu ayrı vermek için ise Fetö örgütü çok ince hesaplar ile kullanıldı.Fetö bir kavramdır, bunu içini doldurmak için bazı insanlara yaptırdıkları eylemler ile doldurum işlemi yaparlar fakat varılmak isten hedef ise fetö’nun ötesidir. Fetullah Gülen ve örgüt kendinilerini, Turkiyeye hükmete aski ile seve seve kullandırdı. Dolaysı ile bu hastalığın tedavisi ise, Fetö « Fetullah Gülen » kavramı oluşturup, bizlere karşı kullanlara alacağımız tedbirlerde olmalıdır. fakat Yapımız ve konunumuz bunu uygulayabilecek durumdamıdır?Unutmayalımki Şeytan ABD & siyonist İsraili vede Dinsiz Batı, üzerimizdeki şeytanın elbise olduğunu herdefasında hatırlamamız ve bilmemiz lazımdır. Bu gerçeği görmemek, hafife almak ve onları müttefik görmek çok büyük bir hata olur.Bizleri, şeytanın çağırması olan, Laikçilik, Kemalizim, Demokrasi veya tüm "ciler" veya "izimler" vede "saray islamı", " Allah'ın adı ile Allah karşı savaşan" tefrikacılar kurtarmayacaktır. çünkü bunların hepsi şeytanı bizler kurduğu fakat bizlerinse hürriyet diye adlandırdığı ve Dine karşı din olarak kurulan tuzaklardır.Bizlerin Gadri Humu iyice kavramamız, bilmemiz ve ordaki Allah'ın koymuş olduğu net çizgiyi görüp, o çizgiyi takip etmemiz lazımdır. Yoksa Yaşadığımız din Allah'ın bizim için seçtiği ve kemala erdirdiği din olmuyacaktır.Yaşadığımız din Matriksin biz sunduğu, Saray islamı, Muaviye islamı, Daiş islamı ve bir sürü tarikat dini olacaktır.Kemala ermek, sadece Kemala ermiş bir din ile olur. O ise Allah (cc) Gadir Humda Peygamberimize emir ettiği "Eğer sen bu tebliğini yapmaz isen "23 senlik peygamberlik" görevini yerine getirmemiş olursun" ve peygamberimizde o gün orda Allah (cc) gelen vahiy doğrultusunda o tebliğisini yapmıştır ve arkasından Allah (cc) "Bugün dininizi kemal'e erdirdim ve sizin üzerinizdeki nimetlerimi tamamladım, İslam'ı size din olarak seçtim" demiştir. (Maire süresi 67 ve 3)Bu andan itibaren şeytan, kurduğu oyunları içinden tekrardan oyun kurmaya başladı ve günümüzdede devam etmektedir. şeytanın oyunları belirli bir hedefi üzeridir, hedefi insan düşüncesi sahip olmak ve insanin düşünceleri üzerinden, insanın konumu ve yapısına göre kendi arzusu doğrultusunda yön vermektir.Ne yazıkki bu oyuna çok kişi gelecektir. çünkü insanlar hakikatı Adalet ve Hakkaniyet çizgisinden daha çok, kendi dünya arzu ve istekleri doğrultusunda araması ile matriks yolu olan şeytan yolunu takip etmeleridir. ve bugünki adı "üst akıl" hakimiyetti diyoruz. Bu üst akıl "ABD" ve "İsrail" veya "GB" yada "Batı" mı ? Fakat « üst akıl" katiyen kişi değildir. bu ayrıca işlenecek bir konu.Ben, "Üst Akılı" denilen şeye "sapık akıl" diyorum. ne yazık ki insanlar kendi arzuları ile veya yalan vaatlere kanarak bu sapık aklı takip etmektedirler.Şeytanın dediği gibi "Benim onlar üstünde hiç bir gücüm yok, sadece ben onları çağırdım"Mustafa Kemal TAŞPINAR

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun