Ülkemizde ve Bölgemizde YDD Tuzağı

  • GİRİŞ14.12.2016 12:47:43
  • GÜNCELLEME14.12.2016 12:47:43

Allah’ın adıyla G.Herbert Walker Bush, 9 Eylül 1990 yılında, US kongresinde yaptığı konuşma sonrası, Az bir insan, Yeni Dünya Düzeni yada "New World Order" fikrini ilk defa duymuştu, Fakat dünya insanları, bunu ne demek olduğunu 11 Eylül 2001 yılında anladı. 11 Eylül 2001'de ikiz kuleler saldırısı gerçekleştirilmiş ve YDD'in canice ve vahşetle yeni bir dalgasına start verilmiş olundu. Akabinde İslam Dünyası, yani Biz müslümanların yaşadıkları zülüm, (YDD) Yeni Dünya Düzeninin dalgası olan BOP ile işleve sokuldu. BOP'u, Arap baharının çıkışı ile tanıdık, öylesine şeytani bir planki çok öncelerden, yani 1776 yılında Amerika devletinin kurulması ile ayni zamanda hazırlanmış olup, zaman ve konumlara bağlı olarak geliştirmişlerdir. Nasıl ileriye dönük, nokta atışlı projeler gelişebilir?Bunun için ilk önce Dünyadaki imparatorlukların yıkılması lazımdır. Ingiltere kraliyetinin zayıflatılması, Fransa Kraliyeti (1791), Rusya imparatorluğu (1917), Almanya (1918), Osmalı devleti (1923) teker, teker yıkılmıştır, ve o topraklar üzerinde yeni bir çok devletçikler oluşmuştur. Eski Avrupa, krallar avrupası, Siyonist fikrine karşıdır ve yahudileri ise sevmezler, İspanyada yahudiler istenilmektedirler ve Engizisyon mahkemeleri baskısı altında kalan yahudilere Osmanlı kucak açmıştır. İngilterede yerleşik olan yahudiler ise, ülkedeki ticareti ele geçirmelerinden dolayı, devlet baskısı zoru ile bir çoğu Hollandaya yerleşmişlerdir. Dolayısı ile YDD kurucularının ilk işleri, ingiltere ve avrupayı dizayn etmek olmuştur. ve ilk laboratuvar alanı avrupa olmuştur, ve kendi ideolojilerini geliştirmek içinde osmanlı Devletini kullanılmışlardır. (bu ideoloji sonunda osmanlınıda sonu hazırlıyacaktır)İngilterede söz sahibi olmaka için, Kraliyet ailesine kız vererek, evlilik yolu ile kraliyet ailesine dahil olmaları sonuçunda "üst akıl" fikir, kendi meyvesinin tohumunu avrupaya ekmiştir, Artık ingiltere, yapı olarak kendi içinde barındırdığı siyonist tohumlarının kaynağı olan "kaballa"* zihniyetini develet bünyesinde barındırmaktadır. Bu fikir kendi gücünü pekiştirmek, bir develet haline almak için, Yeni keşf edilen (1492) Amerika kıtasında, Zülüm ve zorbalıklar üzerine (1776) Amerika devletini kurmuştur. * (Kaballa, yahudi inancını baz alan, hayat felsefesini karanlık dünyalar (sihir, büyü) ile yaşayan ve yönlendiren bir tarikattır.)Şimdi biz günümüze gelelim, Öyle bir plan düşününki ilk fikrin ortaya atılış babilon. - 2340 ila - 2190 (Isa'dan Önce), zamanına dayanmakta, ama nasıl bugünlerde uygulanmaktadır ? Yada nasıl olurda o günden bugünü görebilirler?Bu Fikir bügün ortaya çıkmamıştır, tarih boyunca bu fikir uygulanmıştır, fakat farklı yapı içlerinde kendilerini korumuşlardır. Bütün ilahi dinleri değiştiren, İlahi Peygamber ve nebilere isyan eden, fitne çıkaran, bu fikrin savuncuları olan, kendine din adamı kisvesi veren, sihirbazlar, büyücüler, münafık şeyhler ve zengin elit klastır. Bulundukları her zamanın yapısına göre şekil alıp, kendilerini saklamışlardır. Kendi İdeolojilerinin uygulanamasını sağlıyacak ortamların oluşması için uğraşmışlardır, önlerinde engel olan bütün, şahıs ve yapıların yıkılması, ekarte edilmesini sağlamışlar ve yerine ideolojilerinin uygulanmasını sağlıyacak, şahıs ve sistemlerin alt yapısının oluşturulmasını başarmışlardır. İdeolojilerinin korunması, varlığını sürdürmesi için sistem ve rejimler kurmuşlardır. Öyle bir yapı kurmuşlardır ki !! Herşeye o yapı "Kalıp /Matrix" içinde kendi istekleri doğrultusunda şekil alabilsin, "Matrix" insanların düşüncelerine sahip olarak yönlendirmektir. O kalıp içinde, yönetim şekli veya Yönetici olmak o kadar önemli degildir. Kimdir & Nedir bu yapının önünde engel olanlar?Bu yapını hakim olmasının önünde engel olan sadece ilahi dinlerdir. onun içindirki tüm ilahi dinleri bozmuşlardır, islam haricinde. Çünkü İslam dini, bir önceki yazılarımızda açıkladığımız gibi, Allah tarafından seçilmiş "Masum imamlar" ile korunmaktadır, Bunlar, Peygamberimizin Temiz Ehli Beyti, ve Onlara teslim olmuş müminlerdir. "Sizin dostunuz ancak Allah, O'nun resulü, rüku ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren mü'minlerdir". Maide 55.Peygamberimizin vefatından sonra gelişen olaylar karşısında, Hz.Ali (as) verdiği sesiz mücadele ve akabinde hilafeti döneminde bilinen savaşlarla, ona mutakkip Hz. Hüseyinin Kerbeladaki Kıyamıyla ve Muhammed islamı takipçileri olan müminler, din düşmanlarına karşı dik durarak, canları pahasına Hakkı söyleyip yaşamaları ile, Allah (cc) dinin islamı kafirler istemesede korumaktadır. Tarih boyunca, hakikat kamufle edilerek, müslümanlar, çok büyük algı operasyonları ve bilgi kirletmeleri ile farklı yönlere yönledirilmişlerdir. Fakat, 1979 yılında, İmam Humeyninin, Pers şahını devirmesiyle, Muhammed İslamının ışığı Dünyayı tekrar aydınlatması ile, Dini islamın gerçekleri su yüzüne çıkmıştır. Fakat bu ilahi Nur, karanlık dünya güçlerini, dolaysı ile "Top mind" üst Akil hemen harekete geçirmiş ve yok etme, İslami uyanış dalgasını bastırma projesine başlamıştır. Bunu için ilk evvel, kendi kaleleri olan Kominist Sovyetler birliğini yıkmak olmuştur. Arkasından ise yine kendi kaleleri olan Kominist Çin'i kapitalizmin uşağı, hizmetçileri, yapmışlardır. bununda yetmediğini görünce, müslümanları kendi içlerinde param parça edip, yok etmek için BOP işleve sokmuşlardır.Bütün bu yapılanların tek Hedefi, Muhammed islamın Uyanışını karşı tek güç oluşturup set germektir. Bununla beraber, Müslümanlar arasında Hedef değiştirme operasyonlarına girmişlerdir " Mezhepçilik - Irkçılık - sözde insan hakları". Tarihde oynadıkları oyunları bugünde oynamktadırla ; "Allah adını kullanarak, İslam saldırmaları", Tefrikacılık, mezhepçilik olmuştur. Kendi yetiştirdikleri, Vahabi, DAİŞ - FETÖ gibi ideolojik ve silahlı terör örgütleri ile yapmaktadırlar. Ama Müslümanların Dikkat etmesi gereken çok önemli bir husus var ki ; Bizlere gösterilen hedefler, farklı algılar ve tanımlamalar ile bizleri yanıltmaktadırlar. ABD, Rusya, Çin ve Dinsiz Avrupa, bu ülkeler, bölgede yada dünyada söz ve güç sahibi olmak için rekabet etmektedirler. Fakat hizmet ettikleri ideoloji aynıdır. "Yoktur Bir birimizden Farkımız ama biz YDD bankası şubeleriyiz " yani sizin adınız, inancınız ve ırkınız ne olursa olsun Top mind / üst akıla hizmet eden yapı içindesiniz. Kısacası, Yeni Dünya Düzeninin kurduğu her devletçikler ve buna bağlı olarak, piyasaya sundukları tüm sitemlerin, hizmet ettiği nokta tek bir yerdir. O ise, Kendisine tahtını hazırlatan Dejal'dır.(üst akıl babasıdır) yani rejimler ne olursa olsun, sistemler ne olursa olsun, hizmet edilen ana lider tektir. Ülkeler ve Irklar arasındaki rekabet ise böyle bir yapıda, çıkar elde etmek ve liderlere yakın, yüksek bir mevki edinmektir. Burdan Kendi konumuz geçelim ;Türkiye, Iran, bölgede anahtar konumuda ülkelerdir, Çünkü Üst akıllın yayılma & Hükmetme politikasına engel teşkil edecek tek güç, ilahi dini savunan ülke veya kişilerin olmasıdır. Iran'ın ilahi din anlayışından dolayı, Onu çevreleyen ülkelerde kaos olması, dolaylı olarak Iranın zayıflamasını sağlıyacaktır. "Bir kişiyi sesiz öldürmek istiyorsan, ona kan kaybetir"Türkiyemizinde hedef olması, buna bağlı olarak gelişmektedir. Bölge ülkelerinini; Irak, Suriye ve Türkiyemizin hedefte olması, ne Esat'a diktatör denmesi ! nede cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğanın diktatör denmesi.! YDD kuranlar için hiç bir farkı yoktur, iki liderinde sahip oldukları konum aynıdır fakat bulundukları yapı farklıdır. Ne yazıkki Suriyede oynana oyun tutmuştur, bizler istemezsekte bu oyunda etkin olduk. Fakat yanan bu yangının bize sıçramasını istemesekte, bu ateşin bize sıçraması onların programı dahilindedir. Bizi, şu ana kadar, Millet olarak, Devlet anlayış kültürümüz ve geçmişimizden kalan miras ve yöneticilerimizin oyunu iyi oynaması korumaktadir. Ama nereye kadar ???Bugün, AB, ABD'ni vede Suudi kralının bize aldığı tavır, daha önce Suriye rejimine karşı alına tavırın aynısıdır. Şayet bu ülkeler, ülkemizde Kaos dozunu artırmaya devam ederler ve bizden istediklerini yapmaz isek ! Bizi, aynı suriyenin düştüğü pozisyona düşürecektir ki bunu Avrupa (AB) değişik yollar ile ilan etmekte, ABD ise PKK & PYD vede DAIS'i destekleyerek bunu göstermektedir.Bu durumda Bizler Ne yapmalıyız?Tabi ki şunu iyi bilmeliyiz, İran İslam Cumhuriyetin, gelişen tüm bu olayların hedefinde kendinin bulunduğunun bilincindedir. Suriye'nin ve Türkiye'nin kendisini koruyan bir korunma kalkanı olduğunda bilmektedir. Zayıf kalkan olan suriyeye ilk önce saldırmışlardır, İran, Suriyede Esat Rejimini savunmakta başka seçeneki yoktur. Suriyenin Üst akıl eline düşmesi, İran islam Cumhuriyetini dış saldırlıların basit hedefi halini alması olacaktır ki zaten Suudi Kralığının Yemeni ve Bahariyeni kışkırtmasıda bundan dolayıdır.Turkiyenin, İran ile olan Kardeşlik ilişkileri ve buna ek olarak "ekonomik & sosyal" ilişkilerimiz, Bizler, ne kadarda ABD ve AB'ni müttefikleride olsak, yürütmeye çalıştığımız bu bağımsız politikalarımız, "müttefiklerimizi" memnun etmemektedir.Türkiye olarak, Kendi toprak bütünlüğümüzü kormamız, suriye ve Irak toprak bütünlüğünü savunmamız yada bölgedeki, Enerji hatlarına sahip veya karar verici mekanizmada olmak için mücadele etmemiz, kısaca kendi çıkarlarımız doğrultusunda, kendine yön veren bir ülke olmamız, onları rahatsız etmektedir. Fakat burdaki en önemli nokta, Cumhurbaşkanımızın bu politikayı savunup yaşatmasıdır ki buda O'nu bu güçler tarafından istenmeye adam konumuna getirmiştir. Dolaysıyla Ülke olarak, içerden ve dışardan, daha önceki yazılarımızda değindiğimiz gibi, Ekonomik, Sosyal vede teröriste kışkırtmalarla karşı karşıya kalmamızı sağlamaktadır.Bugünkü ortamda Yapılacak olan strateji:- Her türlü oyuna karşı, ülke olarak birlik ve tek olmalıyız, Hedefimiz Türkiyenin birliği ve bütünlüğüdür. Bazı politikacıların kavradığı veya yaptığı gibi, Avrupanın bize sunduğu, sadece onlar için geçerli olan, sözde "İnsan Hakları ve Hukuku" gibi içi boş laflar, bizler için sadece aldatmacadan öte birşey değildir. Bunu 15 temmuzda tecrübe ederek gördük.- Ülkemizin önün açacak adımları atmamız gerekmektedir. Bu adımlar, Halkımızın kendi, kültürel, sosyal ve dinsel olan iç dinamizmlerine uygun, YDD kurcularının, mezhepsel & ırkçı tuzaklarına düşmeden yapılmalıdır.- Bölge Ülkeleri ile ayını kaderi paylaşmaktayız, dolayısı ile komşu ülkeleri ile geliştireceğimiz Sosyal & ekonomik ve dostani ilişkiler bizlerin dahada güçlenmesini sağlıyacak ve ortak olan, görüne ve kendini gizliyen düşmanlarımıza karşı bizi koruyacaktır.- Bölgede "Orta Doğu ülkeler Birliği" (ODUB) oluşturulmalıdır. ve tek para birimine gidilmelidir.- Bölgedeki çözümde, Bizlerin, Suriye Rejim ile atacağımız adımla, sağlanacak barış, PYD & PKK'nın ve DAIS'in önün kesecektir. (ABD bügün PYD'ye çok tehlikeli silahlar vermektedir). Barış sağlandıktan sonra, suriyede yapılacak bir seçim ile, halkın isteği ile ancak iktidar değişebilir.- İslam Birliğini Gerçek manada oluşturmalıyız. Bu Birliğe, ne ABD, ne AB, nede Rusya dahil olmamalıdır.- Avrupa ile ilişkilerimizi Eşit seviyede olmak kaydı ile geliştirmeliyiz. aynı anda, ABD ile kendi çıkarlarımızı koruyarak ikili ilişkiler oluşturmalıyız, Eğer buna kadir değilsek, oluşturulacak bir İslam Birliği çerçevesinde yada "ODUB"'ni mutlak gerçekleştirmeliyiz.Ve Netice olarak; Bizler Allah'ın ve Peygamberimizin dostlarını Kendimize dost edinmezsek, Onların düşmanlarınıda düşman edinmezsek vede böyle bir Ahval üzeri yeni politikalar yürütmezsek, Bizlerin karşılacağı her zaman, Büyük bir Fitne, Kargaşa, kendini kullandırmak ve netice olarak dini kardeşlerimizle savaşmak olacaktır."Halbuki "Ey iman edenler yahudi ve hristiyanları dost edinmeyin; onlar birbirinin dostudur. Sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğuna hidayet vermez." Maide 51. "Sizin dostunuz ancak Allah, O'nun resulü, rüku ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren mü'minlerdir". Maide 55. Allah hepimize rızasına ulaştıracak fiiller işlemeyi, insanlığa örnek kılsın, hakkı emredip, şerri nehyetsin diye gönderdiği, seçtiği son ümmetin bir ferdi olmayı bizlere nasip etsin.Mustafa Kemal TASPINAR

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun