Referandun Değerlendirmesi

  • GİRİŞ19.04.2017 09:50:07
  • GÜNCELLEME19.04.2017 09:50:07

Allah’ın adıylaYazıma bir soru ile başlıyorum, Sorum şu : Ülkemizde Referandum gerekli miydi?Cevap : HAYIR. Ülkemizde Referanduma gerek yoktu. Ama ülkemizin yeni bir vizyona, yeni bir sisteme mutlak ihtiyacı vardı. dolaysı ile bu yeni sisteme referandumsuz tüm partilerin Millet Melciside konsensus ile gitmeleri gerekiyordu.Neden bu konsensus ile solidasiyon yapılamadı?İşte burdaki asıl sorun bu ülkenin başına bela olan, bu ülkeyi gerileten CHP'ni İngiliz ve Avrupanın yobaz ve baskıcı zihniyetine ev sahipliği yapmasındadır.CHP kurulduğu ilk tarihinden itibaren, uyguladığı Cumhuriyet rejiminin sinerjisini Cumhur'dan / "Halk"tan daha çok Dikta / "vesayet" güçlerinden almasıdır. Ülkemizde bu oluşan vesayet ve dikta dayatmalarını yaşayıp bu günlerimize kadar gelmeştir.Bu yapılanma CHP'de bir vesayet karekteri oluşturmuştur. Bu, ne yazıkki Halkın oyları ile seçtiği yönetimleri, Vesayet güçleri tarafından CHP'ye verilmiş olan "Rejimi koruma" misyonu ile her defasında güç kullanarak zorbaca bertaraf edilmesi olmuştur. Asıl itibari ile, ülke, cumhuriyet rejiminin parlementer sistemi içinde diktatörlük rejimini yaşamıştır.Kendilerine ilerci dedikleri bu avrupa kafalı "beyaz türkler" tarafından, Türkiye halkının arzu ve isteği, her zaman hiçe sayılmış, Türkiye Halk, gerici ve seçmesini bilmeyen yobazlar olarak, Türküyle, Kürdüyle cahil yerine koyulmuştur.Bu Rahmetli Turgut Özal'ın, ona mutakip Rahmetli Erbakan hocanın ve sonunda Tayyip Erdoğanın halk tabanından çıkması ile sarsılmaya başlamıştır. Ergenekon süreci bir katalizör olmuştur.FETÖ yapılanmasını hedeflerinden birde, Türkiyeyi değişme uğratmak idi, ama bu değişim sinsice, halka rağmen halka karşı olması, FETÖ yapılanmasını başarısız kılmıştır. Türkiye halkının kültürel kodlarını okumasını bilmeyen ABD'ni derin siyonist devleti, büyüklük gururu ile ekonomik-sosyal ve CIA'nin tüm olanaklarını sunarak yetiştirdiği Gülen hareketi, Türk halkı tarafında gerçek yapısı farkedilmiş ve kabul görmemiştir. Buna karşın, Türk halkı kendi içinde yetişmiş, onlar gibi yaşayan, onlar gibi konuşan, onlar gibi hüzünlene liderini Tayyip Erdoğan' seçmiştir. Gururunun ve kibirinin tutsağı olan Fetullah Gülen'de ABD'nin derin develetine hizmet etmeyi kendine "islamı" bir görev bilmiştir.Bu referandumda, İslamcı & milliyetçi kanattaki Hayırcılar, FETÖ zihniyetine yakın veya bağlılığı olanlardır, CHP, burda yine kendi misyonunu oynayıp bu "islamcı hayırcılar" bir dayanak olmuştur."Tek Adam" sloganı, Aslında FETÖ zihniyetekilerde geçerlidir, Tek adam olan Güleni ölümüne desteklemiyorlarımı ? Vede CHP'de, yapılan tüm seçimlerede yenilgi alan, partisini yenileyemeyen ve geliştiremeyen Kılıçdaroğlu'na bağlılıkları ile tek adamı desteklemiyorlamı?. (bağlılıkımı? & mecburiyetimi?)Asıl sorun Tek adam değil. çünkü bizim kültürümüzde böye fıtratı bir yapı var. O zaman gerçek sorun rejimi değişikliğimi ?İlk girişte bahsettiğim üzeri, Avrupanın (GB ve batı) Türkiyedeki kurmuş olduğu sistemlerin alt yapısı bozulması söz konusu. Aslında avrupa başkanlık sistemine karşı çıkmazdı. Çünkü sisteme uygun yeni yapılar geliştirebilirlerdi. Fakat Avrupanın şu an aciliyeti söz konusu, yani dünyadaki konjöktür, yapılanma ve bölgemizdeki hareketlilik ve günü birlik değişimler onlara Başkanlık sistemindeki alt yapıyı oluşturma zamanı bırakmadı, üstüne üstelik Tayyip Erdoğan gibi, ne yapacağı beli olmayan birisi onları fazlasıyla rahatsı etmekte.O zaman, yeni oluşacak sitemdeki alt yapıyı oluşturacağımıza, sistem değişmesine engel olalım ve bu arada Tayyip Erdoğanı bu oyundan Ekarte edelim. " Gerçi iyi hizmet edebilir ama ! pek uysal yapısı yok, çok kaprisli " dedikleri için cumhurbaşkanımızı istemekteler.Başlıklar altında Özetlersek ;- Her zaman yardımına koştukları, CHP den umutların kesen bir avrupa var, dolaysı ile sistemin değişmesini istememekteler.- Yeni Başkanlık sistemindeki kendi alt yapılarını oluşturacak zamanları ve kolaylıkları yok.- Tayyip Erdoğan onların arzu ve isteklerini cevaplamada çok kaprisli olduğu için onu ekarte etmek istemekteler.- Bölgede oluşan hızlı değişimlere yeni sistem ile ayak uydurmayacakları için, Türkiye'deki eski yapılanmayı istemekteler.- Bu değişim ile, Türkiye, Bölgedeki Birlik ve Barış tesis etmede, İran - Irak ve Rusya ile beraber hareket etmesi, Dahası Rahmetli Erbakan hocanın başlattığı "İslami D9" birliğini Türkiye liderliğinde faliyete geçirmesi.- En önemli konu, Türkiyenin Sunni dünyadaki etkisi ile İran ile yapacağı Kardeşlik paktı onların planı olan Mezhepcilk fitnesi ile toplu müslüman katlıyamı projelerine darbe vurmasıdır.- ve diğerleri.Neticede, Bu değişim bizim için çok önemli ve gereklidir. Ya Ülkemizi ve Ümmeti, yaşana bu zülümden kurtaracağız. Güçlü bir Türkiye ve Birlik ve beraberlik içinde barış yaşayan güçlü bir islam Ümmeti olacaktır.Yada Siyonist ABD ve İsrailin oyunun oynayıp bölgeyi vede Ülkemizi yerle bir edeceğiz. "Hayır" kazanmış olsaydı, bizler uyguluyacakları oyun daha hızlı ve kolay olacaktı. Fakat Evet ile Bizler eski hatalarımızı telafi edip, temiz bir sayfa açarak Bölgemizdeki Barışı daha hızlı gerçekleştirmemiz kolay olacaktır. onların sıkıntısı aslında "Evet" değil. Halk Tarafından sevilen Tayyip Erdoğan'dır.Ama her iki durumda Bizi bekleyen Tehlike yanıdır. Bizim yapımız gereken ; Ülkemizdeki birliği beraberliği koruyup, Bölgedeki ABD ve İsrailin şeytani oyunlarına Bölge ülkeleriyle tek vücud olarak Başımız dik karşı koymak olmalıdır. Mustafa Kemal TAŞPINAR 18 Nisan 2017

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun