Dikkat Kurulan Tuzaklar Var!

  • GİRİŞ23.01.2018 16:22:13
  • GÜNCELLEME23.01.2018 16:22:13

 

Allah'ın Adıyla

Türkiye olarak, Suriyede işin ilk başlarında ABD'ye bağlı " BOP EŞ BAŞKANI" olarak politika yürüten, Suriyeye  hürriyet, özgürlük, insan haklarıyla demokrasiyi getireceğiz diyerek, Esadın iktidardan dolaylı olarak seçimler yaparak çekilmesini istedik.

Fakat Esad ne için çekilmesi gerektiğini sorduğunda !? ülkene demokrasi getireceğiz. Sen demokratik değilsin, ülkendeki insanlar, eşit ve özgür yaşamamakta ülkenize demokrasi getirmeliyiz dedik.

Esad, Bu söylenenin (ülkesinde demokrasi yok, insanlar eşit düzeyde yaşamıyor, çok klas farkı var) gerçek olduğunu bilmesine rağmen, Red etti, kabul etmedi. Ama Mısırı, Libyayı gördükten sonra tamam seçim yapalım, Demokrasiyi getirelim dedi. (ilk seçim Mayıs 2012 parlemento seçimleri ve Haziran 2014 Baskan seçimleri yapıldı ve Esad Başkan olarak seçildi)

Fakat Planları ve hedefleri farklı olan Küresel güçler bu seçimleri  kabul etmediler, çünkü seçimin sağlıklı olmadığını, hile ile kazananın Esad olduğunu söylediler. !!!?

Bununlada kalmadılar, ülkemizde, Avrupanın farklı yerlerde muhalefet olan kişileri çağırıp mevki ve para teklif ederek toplantılar yaptılar. Bu ana kadar ülkede fazla bir facia yoktu. fakat, ülkeye dünyanın her bir yanından "Muhalefet ve suriye halkı" adı altında teröristleri soktular, buna ek olarak içerdeki çapulculara para ve silah vererek kışkırtılar.  Ülke içinde isyan adıyla başlayan, silahlı ajanlar ve paralı terörist saldırları ile birlikte, halk ve Esad Küresel güçlerin oyunun geldi ve kucağına oturdu. Artık küresel güçlerin elinde malzeme oluşturacak senaryolar, oyuncular oluşacaktı ve neticede başardılar.

Neden Esad Küresel güçlere karşı çıktı ? Ne yazıkki bu soru hiç bir zaman bizdeki akademisyenlerimiz tarafından sorulmuyor ve sorulmadı !!! 

Çünkü Esad Demokrasiye karşı dediler. Esad Diktatör dediler. Ama velakin, Dost & kardeş olan Esad birden bu hali aldı şaşırtıcı değil mi ?

Neden Suriye seçildi ? Ürdün vardı ! Fas vardı! Suudi Kraliyet ailesi vardı ! BAE vardı ! hiç biri değilde ! neden Esad seçildi.??

- Çünkü Esad, İşgalci siyonist güçe kafa tutu. 2007 gerçekleşen siyonist işgalci terör devleti ile Hizbullah savaşında Esad, Hizbullahı madden ve maneviyen destekledi.

- Çünkü Esad, İran - Hizbullah arasında bir köprü görevini sağladı.

- Çünkü Esad, İran ile İşgalci siyonist terör devletine karşı işbirliği yapıyordu.

- Çünkü Esad, İranı koruyan bir tampon görevi yapıyordu.

Esadan isteneler ise bunların tam tersinin olması idi. İşgalcı siyonist terör devletine karşı bir tehdit olmaması, İran & Hizbullaha köprü olmaması ve Kendi yanlarında İrana karşı cephe alması idi.

Esad, İşte buna karşı çıkınca çok ağır bir bedel ödedi. İran ve Hizbullah bundan ötürü Esadı yalnız bırakmadılar.

Esad, o gün  kendisine yapılamak istenen Hedefinin " ülkeyi parçalamak olduğunu, Demokrasi ise bunu gerçekleştirmek için bir taktik olduğunu ama tam aksine, yalan ile dolu, kaos ve yıkım olacağını, bunun ile İsrailin güvenliğin sağlıyacaklarını"  görmüştü yada tehdit olarak söylenmişti.

Ama Esad, ülkesinin parçalanmasına karşı çıkmıştı. Ne yazıkki Esad'ın güçü gelişecek bu oyuna karşı koymaya muktedir olamamıştır. Çünkü karşısında tüm küresel güçler vardı. Ve ne yazıkki bizde bu küresel güçler içinde ilerde bize hazırlana tuzaktan habersiz yerimizi almıştık.

Ama bunu bilen Rusya, daha önceden hazır olarak direk kendi küresel güçünü toplamak için balıklama atladı. İran ise Kendi ülke Bütünlüğünü ve Rejimini bekası için Esad'a yardım etmeyi kabul etti. Böylece Küresel güçler istediklerine ulaşmıştı. 

Türkiye olarak biz şu an, suriye hareketi ile Esadın yapamadığını yapıyoruz. Ülkemizin birliğini ve bütünlüğün ülke dışında savunuyoruz. Çünkü Biz gerçek anlamda ve manada bir Devlet vede bir Milletiz. Bizi kurtan işte bu kültürümüz oldu. Bazı çevreler ışığı Avrupada görsede, asıl olan, Bize güç veren ışık kendi iç dünyamızdan geldi katiyen Demokrasiden değil.

Bizler, işin ilk başından bu yana Küresel Güçlerin yanında, ABD ve siyonist israilin çıkarları doğrultusunda politika izleyerek, onların sloganlarını kullanarak kendimize bölgemizde düşmanlar yaratık. Bize oynana oyunu çok geçde olsa farkettik ama tama olarak kavradığımızdan da emin  değilim, sanmıyorum.!!  yada çıkacak yolu bulamıyoruz !!!

Suriyede bu olaylar daha patlak vermeden, Arap baharı devamı olarak suriyede demokrasi talepleri yapıldığında Bir yazı yazmıştım, "Suriye politikamız ne olmalı" diye, o yazımda, küresel güçlerin, (ABD ve İşgalci siyonist güçün) yapacaklarını sıralamıştım.

Bugünümüze gelelim, Bizim yöneticiler beğensin veya beğenmesin, Esad dayamasını bildi. ister Iran destekli olsun, ister Rusya destekli olsun, Suriye rejimi sahaya hakim ve devamlı güç kazanmakta. Bunu hayalet ordular ilemi sağlamakta ?Suriyede Esadı destekliyen büyük bir halk kısım mevcud, ama medya aracı ile bunlar kamufle edilip, farklı lanse edilmekte." Rejim yanlısı - Diktatör yanlısı". Halkı tarafından istemeyen bir kişi, hele böyle ortamda ayakta durması mümkün değildir. 

Neden  ilk başta Esat'ında kabul etmesine rağmen, yapılamak istene seçimleri ortam müsait değil diye yaptırmadılar ??? yapılan seçimde kazana Esad olunca ortam müsait değil hile karıştı dediler.

Okuyanlarımızdan bazıları diyeceki halk mı kaldı ? Evet kalan kişiler ülkesini ve yönetimini savunmakta, ama tabi ABD & İşgalci Siyonist terör devletine itaat ve uşaklık eden teröristler (PYD,PKK,YPG, DAIS, EL QUAIDA, vb.) hariç.

Türkiye yönetimin kaçınması gereken en önemli hali, duygusal politik yapıyor olması. Bu, Bizlerin Gerçekleri görünmesini engelliyor ve kendi hayal ettiğimiz doğrular ile  sahaya bakmata ve hareket etmemizi sağlıyor. Buda yapılan hataların görülmesini engellemekte. Çünkü, taassupçuluk, ırkçılık, mezhepçilik, (islamcılık demedim dikkat ettiyseniz), demokrasicilik, her türlü "cicilik" duygusal olguları beraberinde getiriyor. "Benim doğrum sahada yok ise, onu ancak zor uygulayarak yaparım." bunu en Güzel örneğini ABD yapmakta. Ama her türlü araç gereçe sahip olmasına rağmen ne kadar başarmakta !? Vede ne kadar Doğru yaptığıda sorgulanmakta. 

Bunu gördüğümüzü ve kavradığımızı sanıyorum.!?

Bizim "Küresel güçlerle" dolaysı ile ABD'ile ilişkilerimiz, ABD kendi çıkarına uyacak her konuyu maddeler halinde itaat ettirme organizması olarak kurmuş. Mesela "NATO"  bu itaat ettirme organ mekanizmasının bir tanesi. Bir kaç tane daha var ki onlar bizim göbeğimizi sıkıca bağalayan en büyük can damarları.

1-) DUNYA PARA SISTEMI  ve alt başlıkları.

2-) KURESEL MEDIYA ve alt başlıkları. (kamuoyu/ opinion publique - Küresel Medya güçünü anlamak için örnek : 15 temmuzu Dünyaya tanıtamdık diyoruz !! Gerçekten tanıtamadık mi? yoksa küresel medya, 15 temmuza sahip mi çıkmadı ? bir diğer şekli, Türk ata sözü derki " Bir kişiye 40 gün deli dersen 41 ci gün kendini deli sanarmış" )

şimdiye kadar bu itaat organ mekanizmaları ile ABD'ye hizmet eden hizmetkarları olduk. Ama şimdi değiştimi ?

Hayır Değişmedi. Şaşırmayın çünkü Küresel Güçler bizim duygusalığımızı kullanıyor. Burdan bize gaza veriyor ve şişiriyor. Biz ise ABD'ye karşı olduğumuzu idda ederek onu planlarını uyguluyoruz. Bunu anlamanın en kolay yolu saha gerçeklerine bakmak, Fakat o ise öyle demiyor !!! 

- Nato'dan çıktık mi? 

- Dünya banka sisteminden çıktık mi? 

- Kürsel Görsel medya hakimiyiz ? 

- Kullandığımız terminoloji (sistem dili) bile bizim, kendimize ait değil. 

Dolaysı ile bizim yıkmamız gereken baya tabular var tabi yıkabilirsek !!

Bunları kendimize sorular sorarak açıklar isek :

1- ) Biz kimiz ve Ne istiyoruz?

2- ) Bizim Dostumuz kim ? Neden ? 

3- ) Bizlere Düşmanlık eden kim ? Neden ?

- Biliyormuyuz ? 

- Buna karşın ne yapıyoruz?

Bu soruları kenara not ettikten sonra devam edelim,

 

Afrin, menbiç,.... vd. yerlere üklemizin bütünlüğü ve birliği için girelim, sorun değil. Ama biz bunu yaparken ortada gerçekten dik duran bir Esad Rejimi var. Eğer onun varlığını hiçe sayarak ileriye dönük suriye projesi yaparsak çok büyük hata ederiz.

 

Bazı Akademisyenler diyorki "Esad bir hiç, ortada Rusya ve İran var diyor." Güzel, Rusya ve İranı yanında tutabilen kim ?? Esad. öyleyse bir Esad Rejimi gerçeği var.

Evet Rusya ve İran, bu rejimi kendi çıkarları doğrultusunda destekliyor, çünkü onlar çıkarlarını Esad rejiminde gördükleri için yapıyor. özelikle İran Kendi Toprak bütünlüğü ve rejimini bekası için işin ilk başından buyana Esadı destekliyor. 

Ama Ya biz ???  Eğer onu devirmeye hizmet etmeye devam edersek, şu ana kadar yaşadıklarımızın daha acısını ve kanlısını yaşmaya kendimizi mahkum ederiz. Dahası Suriyede Küresel güçlerin (ABD'nin) politikasını, ABD'ye karşıyız diyerek onun politikasını uygularız. Kısaca Afrinede, Menbiçede...,gireriz. Ülkemizi zayıflatma pahasına Suriyede ABD çıkarlarına hizmet etmiş oluruz. yani Suriyenin toprak bütünlüğünden bahsedemeyiz. Şayet Suriye Rejimi ile beraber hareket etmez isek Kendi ülkemizin güvenliğinden ise hiç, ama hiç söz edemeyiz. Neden mi ? burdan hemen asıl korkuma geleyim.

Benim en büyük çekincem şudur :

Suriyede eğer bizler, Terminoloji (sistem dili)olarak, inanç olarak, Milli ve Bölgesel çıkar olarak bölge ülkeleri ile aynı çizgide olmaz isek. Siyonist İşgalci güç ve ABD bize karşı çok şeytani bir tuzak kurduğunu görüyorum.  Bu Bölgesel birlelikteliği mutlak sağlamamız şarttır. Tarihde bizler bunu çok örneklerini yaşadık. Bölge ülkeleri birlik olduklarında yapmaya kadir olduğu çok büyük şeyleri gördük. fakat Bölge insanını bölük pörçük ettiklerindede, düştüğümüz aciz haleride yaşadık ve yaşamayada devam ediyoruz.

Siyonist Küresel güçe bağlı şeytani güçlerin Hedefi, Suriyede Bizleri İran'a karşı savaştırmanın  yollarına aramasıdır. !!

Nasılım yapacaklar ? 

Bizleri Suriyeye askeri güç olarak sokarak. Arkasından provokasyonlar ve şeytanı tuzaklarını oyuna sokulacaklardır. Eğer biz Suriyedeki Asli hedefi Esad rejimi olarak alıp  ve dışlayıp, demokrasicilik oynar isek Bölgede Siyonist Küresel güçlerin bu oyununa düşeriz. Bölgeyi kan gölüne çeviririz. 

Daha önceki yazımda dediğim gibi :

-  Esad ; avını yakalamak için avcının uzattığı bir yemdir. 

Tuzağın yapısının dayanağını oluşturan malzemeler : Irkçılık, Mezhepçilik, Taassupçuluk, demokrasicilik.

Avalanmak istene avlar : Bölge ülkesi, Türkiye- İran devletleri.

Av Adı: "Demokrasi getirme" avı.

Avcının kazançı : Muhammed İslamın Yıkımı, Vahi inancına dayalı Müslümanların bölgeden yok olmasıdır.

Kazançlı avcılar : Siyonist İşgalci güçü, Abd eliyle şeytani küresel güçlerin insanlık üzerindeki hükümdarı.

 

Burdanda anlaşılacağı gibi oyun çok açık ve net. Oynana bu oyun, ilk bu gün oynanmadı. Bu oyun Adem atamızın cennetten çıkmasını sağlayan, akabinde Kabili kardeşi Habili öldürten, Allah (cc) haklılığını isbat etmeye çalışan Şeytanın insanlık üzerine kurmaya çalıştığı hükümdarlıktır.

Dikkat edilecek ana hususlar :

Kibir Allah'a isyan ettiri. İnsanı dininden eder. kendin ilahlaştırı.

Hırs Hatalarımızı & Yanlışlarımızı görmemizi engeller.Hata üstüne, hata yaptırır.

Hased (Kıskançlık)-- Hakikatın bilmesine rağmen, onun yerine yanlışı bilerek savunup, inat ederek büyük günahlara girdirir.

Bizlerin bölge insanları olarak cevaplaması gereken yukarda not ettiğimiz soruları samim olarak ve hiçbir takıntısı olmadan cevaplaması lazımdır. ve ona görede safımızı belirlememiz gerekir. Çelişki bizi küresel güçlere için kullandırttırır ve neticede Bizi yıkar.

Ben Kimi ? Ne istiyorum ? Ne için ? Kim için ?

Mustafa Kemal TASPINAR 

21 Ocak 2018

Yorumlar1

  • EBU HUSEYIN 9 ay önce Şikayet Et
    Siyonist Küresel güçe bağlı şeytani güçlerin Hedefi, Suriyede Bizleri İran'a karşı savaştırmanın yollarına aramasıdır. !! KURESEL GUÇLERIN "SIYONIST YAPININ" ZAMAN SIKINTISI YOK. KOYDUKLARI PLAN ISLIYOR AMA PLAN IÇINDEKI ALETLER BUNDAN HABERSIZ. EVET KATILIYORUM DEDIKLERINIZE ILERIDE BIZIM KARSIMIZA ÇIKACAK EN BUYUK BELA OLARAK BENDE GORUYORUM. ALLAH YONETICILERIMIZE BASIRET VERIR VE BU OYUNA GELMEZLER.
Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun