Tevhid İnancı Mehdeviyet ve Deccalizm-1

  • GİRİŞ06.05.2018 17:50:52
  • GÜNCELLEME06.05.2018 17:50:52


Bısmillahirahmanirahim

 

Yaşadığımız şu zaman dilimi gerçekten çok ilginç, ilginç olmasıyla birlikte çokta şaşırtıcı ve yanıltıcı. Çünkü insanların inançlarınında net olmayışı, inançlarındaki bilgisizliği ve belirsizliği, inançlarında oluşturdukları bilgi kirliliği, inançlarına olan samimiyetsizliği ve iki yüzlülüğü, kendi egolarını tatmin için inançlarını kullanmaları; simetrik inanma, kısmi inanma, politik ve ekonomik çıkarlar doğrultusunda stratejik inanma, tabi bir de buna bilgisizliklerine samimiyetle inanan insanları eklersek, yaşadığımız şu zaman diliminde gerçekten insanoğlu çok şaşırtıcı haller almakta. üstüne üstelik bu çarpıklıklara bir de insanların hayatını yönlendiren teknik aksesuarları da eklersek insanın öz benliğini yitirdiğini söyleyebiliriz.

Neden Yazımın konusu vede Başlık olarak « Tevhid İnancı Mehdeviyet ve Deccalizm İnancı Teknoloji » seçtim?

Bazı okurlarımız diyecek ki teknoloji neden Deccalizme bağlı olsun!? Teknoloji üniversaldir, onu « hak ve batılı » ya da herhangi bir inancı olmaz!

Evet çok doğru söylüyorsunuz. Fakat teknoloji teknik bir mekanizmadır. Fakat teknoloji Bilimin(bilginin) kendisi değildir.( İlim, sosyal bilimler, matematik bilimleri, astronomi bilimleri, biyoloji bilimleri, tıp bilimleri, psikoloji bilimleri, sanat bilimi, doğa bilimler vb.) Bilim, teknolojiyi kendi içinde barındırır ve kullanır. Teknoloji bilginin şekillenmesini sağlar. Teknoloji ancak bilim çatısı altında var olabilir. Bilim (ilim) ise, insan düşüncesinin, doğa ve çevresi ile etkileşimli, niyetine bağlı, ilahi göreceli kanunlardır. İnsanın ve bilimin orantılı gelişmesi doğanın dengesini sağlar. İnsanın aşırı hırsı ise bu dengeyi bozar.

1.ci etapta ; Hür insan olmanı şartı Tevhid inacındır. 2. ci etap ; Mükemmel insan olmak ise (kamil insan) Kurandan geçer o ise « MUHAMMEDUN RASULULLAH »

Ne yazık ki biz müslümanlar bir türlü kendimiz olup evrensel olan ilahi değerleri kendi adımıza oluşturamadık. Yani bilime sahip olmamıza rağmen onu koruyamadık yönlendiremedik. Dolayısı ile kendimize has olan kelimeler hazinemizi « sözlüğümüzü » kullanmadığımızdan, kendimizi küçümseyip yapıcı, kurucu olmaktan çok, hazırlopçu olmayı, kişi olarak, toplum olarak ve milletler olarak tercih ettik. Kendimizi kendimizle yanıltık. Aslında gerçeği de biliyoruz fakat kendimizi farklı özgün kelimeler sözlüğünde oluşturmayı terchi ettik.

Bizlerin özgün kelime sözlüğünün kavramsal açıklama kaynağı Kurandır. Çünkü Kuran, Allahın insanlar ile iletişime geçtiği özgün kelimeler kaynağıdır. Bu kelimelerin tanımı, kavramların açıklanması ise Peygamberimiz, ve O’nun Temiz ve Pak Ehli beytinin yolu ile günümüze kadar gelmekte ve geleceğimizede İmam Zaman el Mehdi (as) vastasıyla taşınmaktadır. Yani Peygamberimiz ve Onun Temiz Ahlu Beyti canlı yaşayan bir kurandır. Onların varlığı ebedi olarak kuranı muhafaza edecektir. (Tehvid inançı Mehdeviyet ; Şu iyi bilinmelidir ki yeryüzünde Pak ve tertemiz pür bir şahit olmaz ise yeryüzü fesada uğrayıp kendini yok eder.)

Kuranın temeli ve özü Tevhide dayanmıştır. Hayatı Tevhidi inancına dayalı ve bağlı olmayan bir bireyin ve toplumun hürriyetinden bahsetmek katiyen mümkün değildir. Dolaysı ile bizlerin özgün hayat kelimeler hazinesi tevhide dayalı olmamlıdır. Tevhid inancını korumak insanlığımızı korumak, hürriyetimizi korumaktır. Kuranın korunması ise Peygamberin temiz Ehl-i beytinin varlığıdır. Peygamberimizin Temiz Ehl-i beytinin varlığı ise Tevhid inancının varlığı ve korunmasıdır. Peygamberimizin Temiz Ehl-i Beyti Din-i İslamın Merkezidir, Sırat el müstakim yoludur. O yola yaklaşan hakikate yaklaşır o yoldan uzaklaşan ise hakikatten uzaklaşır. Hakikat ise İnsan kalmaktır.

LA İLAHE İLLALLAH’dan ne anlıyoruz ? Bizi insan kılan özeliği nedir ? Kelime tanımlaması « TÜM İLAHLARA HAYIR SADECE TEK ALLAH » Bu aynı zamanda İnsan olmanın ilk şartı ve Hür insanın sloganıdır. Hangi inançta olursak olalım, hangi ırktan olursak olalım, hangi gezegenden olursak olalım, hangi boyutan olursak olalım. Hür olmanın tek şartı Tevhid inancıdır. Tevhid inançına sahip olan her varlık kendi varlığını hür olarak yaşamakatdır. Çünkü Tehvid inançı evrensel bir inançtır. En Basit örnek, hayvanların fıtratları bile tevhid inancı üzeridir. Onlar bile kafeste yaşamaktan kaçarlar hürriyetlerini tercih ederler.

- Tevhid inançı nasıl kavranmalı ve hissedilmelidir ?

1-) Tevhidin varlığına samimi olarak inanmamız gerekmektedir.

Ateistler Allah yok diyorlar. Onların inançı Allah (cc) yokluğuna inanmaktır. Dolaysı ile Onlar Allah’ın varlığına yokluktan inanmaktadırlar. Demek isterimki Yok olan bir şeyin, varlığının yokluğu söylenemez. Söylenirse o söylem yalan olur.

Mesela, Ben, kendimi dünyanın Tek zengin adamıyım desem ! üstelikte İşi-güçü olmayan birisi olarak, Siz dersiniz Hayır sende zenginlik yok. Çünkü Biliniyor ki Ben o yapıya haiz biri değilim. Ama zenginlik ise var olan birşeydir. Siz yok dediğinizde, zenginliğin var olmadığından dolayı değildir ! Benim o zenginliğe haiz olmadığımdandır. Yani Allah yoktur diyenler, Allah inancının olarda haiz olmadığı içindir. Allah‘in varlığının yokluğu değildir. Şimdi bu gerçeği kavramışlar ve yeni akım Datezim’e yönelmişlerdir. Allah var ama….

Bununla birlikte, Allah’a inandıklarını söyleyenlerinde sahte inanalara olmaması gerekir. Ateistlerler örneği gibi, Açıklarsak : Bir Allah yoktur diyerek Allah’ın varlığına inanıyor ve yaşıyor. Diğeri ise Allah vardır diyerek Allah yokmuş gibi yaşıyor. Tezat iki söylem fakat aynı yaşam tarzı.

2-) Samim olarak Tevhid inançını İlan edilmesi.

Kuranı kerime baktığımızda gördüğümüz açık ve net olan şey şudur Tüm peygamberler ve nebiler Tevhid inançının varlığını kendi kavimlerine ve topluluklarına açık ve net olarak ilan etmek için gönderilmişlerdir vede tebligatlarını ilan etmişlerdir. Kurandan sayısızca örnekleri vardır. Allah (cc), Kuranda tüm peygamberlerinden bahsederken, Onları kavimlerine tevhid inançını ilan etmek için yollandığını söylemektedir. ve Tüm peygamberler ise Kendi kavimlerine ve topluluklarına Tevhid inançını ilan & tebliği etmiş ve yaşamıştır. Tevhid inançını ilan ettikleri için kavimlerini ileri gelenlerinden ve zalim iktidarlardan Zülüm görmüş ve sürülmüşlerdir.

3- ) Tevhid inançını Mükemmeliyeti ise içtenlikle bağlılıktır yani İhlaslı olması.

Sadece samimiyetle ilan edilmesi tevhid inançını bizdeki güzeliğini tamamlamamaktadır. O inançı her şart ve ortamada yaşamak ve yaşatmak gerekir. İnançın ilan edilmesinin doğuracağı karşı tepkiler vardır. Bu tepkilere karşı ise bizlerin inançımıza samimiyet ile bağlı kalıp, yaşamaya ve yaşatmaya çalışmamız gerekmektedir. İnançımıza olan bağlılığımızıdan ötürü oluşan tepkilere karşı ; pratik ve kaçamak çıkış fetvaları aramak, oluşturmak ( simetrik inanma, sosyo-ekonomik inanma, çıkarların korunması inancı, vs.) bizlerin samimiyetini yok eder ve ihlasa erişmemizi engeller. Ama bizler ise kendimizi kandırmaya devam edip neden başaramıyoruz, neden olmuyor diye hayıflanırız.

4- ) Tevhid inançının İçten bağlığının, ihlasın mükemmeliyeti.

Ihlasının doruk noktası; nefsin her türülü açık, gizli. dolaylı, dolaysız, öznitelikleriden, yada etki altında oluşan gizli ortaklıklardan uzak tutmak, korumak. Yani Allah’ın « eli » ile yaratığı o ilahi güç olan nefsi her türlü pisliklerden koruyarak yaşamak. Kalbi selim olarak kalabilmek.

Şu sorular akla gelebilir !

  • Nefis, Allahın yaratığı ilahi bir güç ise neden bizlerin düşmanı gibi lanse edilmektedir yada neden korumamız gerekir ? diyenleriniz olabilir ! Batı terminolojisinde kabullendiği ve kullandığı bir kelime vardır. Derki insani insan kılan faktör insandaki olan « Libre arbite /free arbitrate/ Hür karar ». Bizdeki Kuranı tanımı ise Tevhid. Bizleri güçlü kılan ve sorumlu kılanda Tehvid inançıdır. Eğer biz tevhid inançını koruyor isek, insan kimliğimizide koruyoruzdur. Hedef Insan Kalmak ve Mükemmeliyete erişmektir.

Tevhid inançını en Doruk noktası : İmam Hüseyin (as), Ailesi ve yarenleri ile Kerbelada yaşadıkları, Tevhid inancını doruk noktasının yaşadığı yerdir. İmam Hüseyin (as) özet olarak kerbeladaki şu sözleri bize yol gösterir.

« Beni Tanıyorsunuz, Ben Peygamberinizin torunu, Peygamberinizin kızı Fatmanın oğlu, « Isaya Harun ne ise Banada Ali odur » sözüne muhatap olan Ali Ebu talipin oğlu Hüseyinim.

Beni, Ailemi ve yarenlerimi, nefsi kışkırtan ; NE Dünyevi Mevkileri, NE Dünya mal mülk sevgisi, NE sizlerin Bana olan küçültücü söylemlerinizin intikamı için buralara gelmiş değiliz. Bizler Bunlardan çok uzaktayız. Bizler cennetle müjdelenmiş, cennetin efendileriyiz. Çünkü Bizlerin yaşamasının Tek gayesi vardır, Dedemin getirdiği Dini İslamı sadece Allah rızası için yaşamak ve yaşatmaktır. Gördüğümüz odur ki ; Yezidin Allahın dini islamı saptırma arzusu, Dini islamı yok etme girişimleri, Tevhid inançını insanların kalbiden söküp atma ve sizleri Ahlaksızlık ve adaletsizlik olan cahiliye devrine geri döndürme çabasıdır. Benim, Ailemin ve yarenlerimin sizlere haykırması, Dedem Muhammed Mustafa (savs), Tevhid dini İslamı tekrardan ilan ve ihyasıdır. Ve sizlere « iyiliği emretmek ve kötülüklerden uzak tutmaktır » Bu ilahi konuşmaya rağmen, yeri ve gökleri inleten bir vahşet ve bir facia yaşanmıştır.

Tevhid inancının sahip olması gereken, yaşanması gereken tanımıdır. Ama bizler bu tanımın neresindeyiz ? Acaba Nersinde olduğumuzun bilincindemiyiz?

Yazımın bu kısımını özeti olarak şu sorular ile bitiriyorum :

Hayatımızda bizler ; « Mutluluğun tanımını, iyiliğin tanımını, Kötülüğün tanımın, Yasakların tanımın, Adaletin tanımın, inançın tanımını, Hürriyetin tanımını, Güzel ahlakın tanımını,vd. »

  • Hangi özgün kelime sözlüğü ile yapmaktayız ?
  • Hangi bir hayat sitili & Tarzını kabullenmişiz ?
  • Hangi tevhidi inanç ile nasıl yaşıyoruz ?

Kısaca Tevhid inançımızı kavramadan Allah (cc) Rızasını kazanmamız katiyen mümkün değildir.

Mustafa Kemal TASPINAR

 

Yorumlar1

  • EBU HUSEYIN 6 ay önce Şikayet Et
    Tevhid anlaşıldı sanılan fakat kavramayan bir konu. Tekrardan hatırlatma için teşekkür ederiz. Yazılarınızın devamını bekleriz.
Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun