Seçime Giderken

  • GİRİŞ11.06.2018 08:32:51
  • GÜNCELLEME11.06.2018 08:32:51

Allahın Adıyla

Türkiye halkı çok kritik bir ortamda seçime gitmemekte. Bu seçimlerin neticesi asıl itibari ile fazla bir şey değiştirmeyecek. Çünkü parti liderlerinin kelleri seçimlerden sonra görülecek bir halde değil. Çünkü herkesin keli çok iyi biliniyor. Fakat Türkiyeye uygulancak baskı her iki durumda da aynı « Cumhur veya Millet » ittifakı, farklı olmayacak.

Bizleri bekleyen önemli dayatmalar ve değişimler için halk olarak vereceğimiz tavırlar geleceğimizi belirliyecek. Ülkemizin Geleceğini seçimlerden sonraki Halk olarak koyacağımız tavırlar belirliyecek.

Giden bu trenin raylarını döşeyenler, tren rayını halkın isteği doğrultusunda bir istikamete gitmesi için döşememiştir. Bize arzulanan manzaraları gösteriler ama o gösterilen manzaralar uğramazlar vede durmazlar. Bize Insan haklarından, seçmekten, seçilmekten, yüksek teknoloji ve konfordan bahsedenler ama « sizlerin seçecekleriniz bunlar, siz bunlarla ile yetinin » derler. Bizleri kendi lafları ile kendilerine hayran bırakırlar, kendilerine özendiriler ama bizlere ikinci, üçüncü sınıf halklar muamelesi çekerler.

Aslında Bizler için önemli olan ne işin yüksek teknolojisi, nede ultura konfordur. Bizler, Güzel ahlak yapısına sahip bir toplumda, Adaletin Allah’ın terazisinde yapıldığı ve halkların Renk-Irk- Mezhep farkı gözetilmeden huzur ve rahat içinde yaşamasıdır.

Acaba bu mümkün mü ? Türkiye halkının isteğinin gerçekleşmesi mümkün mü ? Ne yazık ki Hayır.

Bize, Bunları sağlayamazlar, vermezler çünkü onlar için bizler bunu hak etmiyoruz. Fakat bize vermedikleri gibi Bizleri şartlandırılmış kalıplara sokmuşlar dolaysıyla halk olarak hür düşmekten çok uzaktayız, zihnlerimizi kiraya vermişiz, üstüne üstelik onların sağladığı teknolojin getirdiği bağımlık ve yönlendirme ile düşünme kapasitemiz nerdeyse sıfırlanmış, sadece beynimize elimizdeki aygıtları kullanacak, onlara tabi olacak programlamaları yüklemişler.

Hayatı bizler sadece bir yaşam savaşı olduğuna ikna etmişler ve bunu içinde sistemleri kurmuşlar ve bu zihniyet ile tüm değerlerimiz değiştirmişler. Kalplerimizdeki Rahmet dondurmuşlar, buna karşın, şehvet, hırs, tüketim ateşini alevlendirmişler. Verilen Eğtim & Terbiye ile bu programların uygulamasını sağlamak için beyinlerimiz ön-kayıt olarak işlenmişler, Kısaca insanlık isim ve şekil olarak kalmış ama içerik olarak silmişler.

Bu şartlarda Bizler neyi kendi arzumuzla hür düşünerek seçmiş oluyoruz ? Onu siz cevaplayın.

Fakat Ne yapmamız lazım ?

Peygamberimizin Mekkelilere anlattığı, verdiği mücadele olan, İslamın ilk devri, TeVhid’e yönelmemiz lazım. Diyeceksinizki Bizler Müslümanız zaten TeVhid bizim ilk olmaz ise olmaz şartımız !?

Evet Doğru söylüyorsunuz, Bizlerin Olmaz ise olmaz ilk şartı ama nasıl yaşıyoruz & kim için yaşıyoruz ?

Peygamberimiz (savs) Tevhidi inancını 13 sene Mekkede müslüman olanlara vede olmayanlar anlatmıştır. Bu insanların Tevhidi kelime manasını anlamadıkları için mi ? yoksa Tevhid kelimesi o kadar karmaşa bir sözmü ki peygamberimiz (savs)13 sen süren bir zaman diliminde sadece bunu açıklamıştır.? Mekkeli müşrikler Tevhid kelimesini ve manasını çok iyi kavrayıp anlamışlardı. Fakat !!?

Bundan önceki yazı serimi özelikle bu konuya ayırmıştım. Tevhidi kavramayan, anlamayan yada anlayıp, kavrayıpta yaşamayan bir insanın, yada o insanların oluşturduğu toplumların yaptığı tüm ameleri boşadır. Çünkü adalet katiyen yerini bulamaz, çifte standart bir yaşam kendini oluşturur. Bu ister İslami görüntülü bir parti olsun, yada kişiler ki, namaz kılıp oruç tutsa bile, sakalı olup haca gitse bile. Tevhidi inancını düşüncesini temel yapısı kalmadıktan sonra vede o temel yapıyı yaşantısında samimi ve ihlaslı olarak ilan edip & yaşamadıktan sonra, yapılan her ameli boştur, kandırmacadır. Zaten, Tevhide inanmayan yada karşı çıkanları hesaba katmıyorum onlar kendi inançları doğrultusunda mücadele etmektedirler.

Müşrikler, Peygamber (savs) efendimize ne demişti ?

« Seni inançını kabul edelim fakat bir ittifak kuralım, 1 yıl senin TeVhid inançın, 1 yılda bizim TeHvid inançımız yaşayalım. » Peygamberimiz (savs) Kabul etmeyince, « o zaman 1 ay bizim TeHvid inançımız yaşayalım, 11 ay seni TeVihd inançını yaşayalım » dediler. Peygamberimiz o teklifide kabul etmedi ve Dedik « Bir elime Ayı bir elimede güneşi verseniz yine asla kabul etmem. »

Neden Acaba ? Hiç bu soruyu kendimize sorduk mu!? 1 ay dediğin nedirki ! hemen geçer. 11 ay Tevhid inancı hakkim olacak !!

TEVHİD INANCI ; Ne evveli, ne ahiri olmayan, düşünemediğimiz vede tasvirini bile edemediğimiz mükemmeliyeti, herşeyi kapsayan. Var olan herşeyin aynı zamanda, önünde, beraberinde vede araksında olan. Eklenemeyen veya çıkarılamayan, ortak edilmeyen, ortak olmayan, sayısal olmayan Allah’ın varlığını bilen. O’na samimiyetle iman eden, Imanını ilan edip yaşayan, İlan ettiği imanına samimiyetle, ihlasla, hiç bir öznitelikleri etkisi altında kalmadan bağlıktır.

Dolayısı ile böyle bir inanç tabiki öyle bir teklifi & ittifakı asla kabul etmez. Fakat Bizler ne yazık ki bu inanç fikir olarak benimsemişiz fakat aynı müşriklerin dediği gibi « gökle olan işimiz ile yerdeki işlerimizi ayıralım », ve « Gökteki işlerimizde Seni Tanrına tapalım yerdeki işlerimizde ise bizim tanrılarımıza tapalım » moduna girmiş ve yaşıyoruz.

İşte Peygamberimiz, Allah’a ortak koşan bu ideoloji yüzden 13 sene Mekkede Tevhid inançını kendi çeveresinde O’na destek verebilecek güçü oluşturana kadar anlatı. Tüm komplolara, tezgahlara, Ambargolar, baskılara ve neticede savaşlara karşı dik durdu. Bu esnada kendi inançından asla taviz vermedi.

Gelelim Bizlere ve bugünlerimize !! İçler açısı bir tablo, anlatmama gerek yok, herkes neyi ! nasıl ! neden ! yaşadığın çok ama çok iyi biliyor. İnsanlar o kadar yalancı olmuşlarki ilk evvel kendi yalanlarına inanıp teslim olmuşlar daha sonra çevresine kendi yalanlarını inandırmaya çalışmaktalar.

Seçimlere gelince, Benim, Seçim hakın varmı ki seçim yapacağım !? Zaten Bizleri bindirmişler TeHvid rayı üzerindeki bir trene ve Bizlere diyorlarki hangi vagonda yolculuk yapmak istersin !? onu seç !? Haa, Vagon seçimindede hileler var, oda her zaman mümkün değil ! çünkü yalan içinde daha çok yalan var.

Şimdiki Hedefleri her zamanki gibi açık ve net TEVHİD inançını yok etmek, insanların Kalbinden silmektir. Dolaysı ile seçimlerin neticesi o kadar önemli değildir. Önemli olan, Sen, geleceğin Hangi İnanç üzeri yaşamak istiyorsun !? her şey buna bağlı. İslamın ve müslümanlığın temeli olan TeVhid inancı mı ? yoksa yahudileştirme yahudileşmek olan TeHvid mi ? Kelimeler bir birine çok yakın kandırılması kolay, insan, yaşantısındada kendisini kandırması çok kolay.

Dikkat edelim İslamcı görüntülü tuzaklar !!! Dikkat edelim, Millet için varız diyenler !!!! Dikkat edelim Irkçı Bağımsızlık & Hürriyet vaat edenlere !!! Aslında hepsini dedikleri şudur ; « Yoktur bir birimizden farkımız ama Bizim, vagonumuz daha güzel »

Asil seçim; Sen, Birey olarak Tevhidi her kademesi ile yaşamaya hazırmısın ?

Bir kötü hal gördüğünde ;

Onu elin ile değiştirmeye hazırmısın ? eğer yok diyorsan !

Onu ağızın ile aşağılamaya hazırmısın ? eğer yok diyorsan !

Kalbinle buğuz edebiliyormusun ? eğer yok diyorsan !

O zaman, Sen zaten herşeyini kaybetmişsin seçecek hiç bir şey bırakmamışsın ki kendine.

 

Mustafa Kemal TASPINAR

4 Haziran 2108

Yorumlar1

  • EBU HUSEYIN 4 ay önce Şikayet Et
    Türkiye Tevhid doğrultusunda olduğunu ilan edip TEHVID yolunda yürümekte. Sizin deyimimizle ama gerçekçi bir tesbit. Tevhid-i kavramak ilan etmek ve samimî yaşamak herkezin kendisi kontröl ermesi gereken çok önemli husus.
Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun