Tevhid (Monoteist) Dini ve Tehvid(Putperest) Dinler

  • GİRİŞ27.07.2018 21:32:01
  • GÜNCELLEME27.07.2018 21:32:01

Allah’ın Adıyla

 

Bölüm -1 

Ülkemize Küresel rejimin yeni sistem anlayışı olan Başkanlık sistemi geldi. İktidarın önünü açan, alınacak kararlarda pratiklik saylayan, yönetimde tek sesliliği ve güçlerin tek kanalda santraliz olduğu bir yönetim.  

Yeni sistem anlayışının ne getirip ne götüreceği önemli değil! önemli olan daha önceki yazımda da belirtiğim gibi, « Bizler, yeni uygulanmaya hazırlanmış olan Ortadoğu projesine, halk ve yönetim olarak vereceğimiz tavır çok önemlidir. » 

Bölge ülkeleri ve Bizler farklı boyutlarda büyük bir imtihandan geçiyoruz ama bunun henüz farkına tam olarak, TV programlarındaki uyduruk, zihin bulandırıcı, yalan haber, göz boyayıcı, toplumsal ahlaki çöküşü sağlayan seri programlardan ötürü, bizlerin çoğu kavrayamadı. 

Halk, bilinçli olarak kandırılmakta ve uyutulmakta. Bu  oynanan bu oyunlar partileri aşan küresel medyanın “düşünce kontrolü” üzerine kurulmuş programların bir parçasıdır.  

Türkiye halkının imtihanı, sadece görebildiklerimiz, terör, darbelere, ekonomik & sosyal krizler. Fakat bizi yıkan faktörlerin görünmeyen sosyal & psikolojik hedefleridir vardır. Gösterilen yaşatılan her bir olayını insanların düşüncelerin ve korkularını yönlendirmek istedikleri yerlere yönlendirmektir. Aynı bir çobanın sopası veya çobanın köpeği gibi koyunları yönlendirmesinde kullandığı gibi. Biz, halkları istedikleri gibi şartlandırmakta ve yönlendirmektedirler. Bizlere bunları yaşatanlar, maruz edenler, Arap baharı krizini, Suriye krizini ve İran'daki krizi, Yemen'deki krizi yaşatan aynı küresel canilerdir. Şimdiki arzuları, Bizleri (Türkiye'yi) besleyip, şişirip kendi oyunlarında kurban yapmak istemektedirler.!! Ya da Bizleri direkt tehdit etmek olacaktır. Her iki durumda da netice aynıdır. Fakat, Hür & başı dik olmak Bize yakışır.  Bu gerçekleşmesi ise Biz, Türkiye’nin tavrına bağlıdır. 

Bu oyun kuran zalimler, İktidarları, ekonomik kiriz, sosyal kiriz ve diğer bilmediğimiz şeytani oyunlarıyla, dahası yöneticilerimizin bilmediğimiz özel korkularıyla tehdit edip, zorlayıp kendi saflarına çekmek istemektedirler. Tabi daha önceden çekmediler ise !!? 

İran'da yaşana krize, İran İslam cumhuriyetine yaşattıkları krizin temel kaynağı, 40 yıl uyguladıkları insanlık dışı ambargo neticesinde oluşan ekonomik krizidir. İran, bugüne kadar buna dayanmasını bilmiştir. Fakat Suriye'deki kriz özelikle İran'ı ekonomik ve sosyal olarak yıpratıp çökertmek için yapılmıştır. Fakat aynı zamanda bu kriz bölge ülkelerine küresel güçlerin dayatmasıyla bölge halkına (Türkiye’ye) bölgede çözümsüz dış politika yürütmesi için özelikle uygulanmıştır.  

Herkesin sonradan kavradığı gibi Arap baharı denilen sosyal patlamanın sebebi; 

O ülkelere çok üzün süredir küresel güçlerin uyguladıkları ekonomik ve sosyal baskıların neticesinde oluşan kriz, bizzat küresel güçlerin, ezilmiş halkların güçlerin yönlendirmeleri neticesi oluşmuştur. Suriye'deki yaşana olaylar onun bir devamıdır. Rejim sorunu, küresel zalimlerin oluşturdukları bir problematik sosyal faktördür. Rejim sorunsuz bir rejim olmamakla birlikte, Esad rejimi, küresel güçlerin Suriye halkını düşündüklerinden dolayı katiyen bir sorunu olmamıştır. Bugün, Müslüman ülkelerinin halklarını kullanarak içerde ve dışarda birbirlerine düşman etmeyi başaran bu küresel caniler, Kimilerine direkt zorbaca, kimilerini içerden satın aldıkları uşakları ile, kimilerine ise üstünlük havasına sokarak, bir balon gibi şişirip, daha sonrada istedikleri an patlattıkları kukla yöneticiler ile kaos çıkarmayı çok iyi becermektedirler. 

Bunca olup bitenden sonra, Bölge ülke halkaları artık gerçeklerden haberdardırlar, eskisi gibi bilgiden ya da gerçekleri görmeme gibi bir eksiklikleri ya da özürleri yoktur. Sadece kafalarını kuma sokanlar hariç. (Düşünme kapasitesini kiraya verenler) 

İran Halkı şunu çok iyi kavraması gerekir ki kavradıklarından da eminim, onların imtihanı çok ağırdır. Çünkü 40 yıldır yaşadıkları ekonomik kriz, aldıkları ilahi sorumluluğun bir imtihanıdır. İlahi sorumluluğu taşımak zevk ve lükse dayalı bir sorumluluk değildir. İlahi sorumluluk, Tevhidin en son noktası olan Samimiyetin ispatı, Kalbi selim ile olmaktadır. Allah’a ortak ya da eş tutabileceğimiz, görünmeyen fakat var olan özniteliklerden uzak durmaktır. Tüm peygamberlerin yaşadıkları ortadadır. Dolaysı ile İlahi sorumluluk alan her kişi ya da her ülkeye saldıran düşmanları çok olur. Bundan ötürü Iran halkı, İslam devrimi ile başlayan büyük bir ambargoya maruz kalmıştır. Ne yazık ki halkın bugüne kadar bu zalimce ambargodan çektikleri yetmiyormuş gibi, şimdi bu ambargonun dozu, Fiziksel & sosyal & ekonomik ve de politik artırılarak  İran halkını çıldırtmak sosyal iç patlamayı sağlamaya çalışmaktadırlar. Komşularında ekonomik & sosyal ve inanç olarak zayıflatmak istemektedirler. Sebebi; İlahi inancı, insanın, gözünden, beyninden ve kalbinden çıkarmak, silmek içindir. Filistin'de yaşatılanların, Yemen'de yaşatılanların, Arıkan'da, Keşmir'de, Irak'ta, Mısır'da, Libya'da yaşatılanların hedefi hep aynıdır. Yani küresel canilerin uyguladıkları zorba baskılar neticesinde aynı İslam'ın ilk devrilerindeki gibi «TEVHİDSİZLEŞTİRME» programdır.  

Buradan, bazıları hariç, kendine entelektüel diyenlere, Profesör diyenler, Araştırmacı yazar diyenler, siyasetçi ve politikacı diyenlere sesleniyorum. Sizlerin tezlerinin temeli yanlış, sizlerin çizdiği hakikat yanlış, siz diyorsunuz ki; 

«Efendim, Bugünkü savaş, enerji savaşı, para savaşı, ekonomik savaş, dolaysı ile Çin, çok büyük bir ekonomik güç olmuştur. Abd,  ona karşı koymak için, Çin nerden enerji sağlıyorsa onları yok etmek ya da kendine bağlamak istiyor. Türkiye’de kendi çıkarı doğrultusunda hareket etmek için şeytanla geçici olarak oturup anlaşabilir.»  

«Allah (cc) Rızka kefildir. Ama İmana kefil değildir.  Dolaysı ile İmanınızı dert edininiz rızkınızı değil.» Hz. Ali (as) 

Ey Popülist Kardeşlerim, sizler bu küresel zalimlerin sözcülüğünü mü yapıyorsunuz, onlar, sizlerin halka bunu lanse etmenizi istemekte. Siz zannediyorsunuz ki bu küresel güçlerin, Devletleri !!, Milletleri !!, Dinleri var! Katiyen hayır. Tek arzuları insanlığın düşüncelerine hâkim olmak, dünya insanın tek tip insan yapmak, Paranın (ya da onun yerini alacak yeni değerin) sahibine tapındırmak.!! Bu oyunu kuran beyin insan beyini mi sizce?? Uygulayanlar insan evet orası tartışılmaz. 

Paranın Irkı, paranın dini, Paranın rengi, Paranın kokusu var mı? Paranın tek bir kokusu, Irkı ve Dini vardır oda DÜNYA hakimiyetidir. (Var olan küresel dünya inancı) 

Küresel güçlerin mücadelesi dünyaya her şeyi ile sahiplenmektir. Tüm dünya paralarının sahibi onlardır. Biz, Türk parası dediğimiz paranın sahibi bile değiliz. Benim demek istediğim şudur. Küresel güçlerin hedefi sizlerin söyledikleri katiyen değildir.  

Neden mi? Onlar, Çin’deki firmalarında sahibidir, ABD' ki firmalarında sahibidir, Avrupa'daki firmalarında sahibidir, Türkiye'deki firmalarında sahibidir. Bu firmalar dünyaya yön veren firmalardır, Ahmet efendini, Mehmet efendinin firmasından bahsetmiyorum. Ahmet'in ve Mehmet'in firması, o küresel güçlerin taşeronlarıdır ve onların sayesinde ayakta durmaktadır. 

Dolaysıyla Ey entelektüel geçinen arkadaşlar ! Halka, biliyorsanız gerçekleri söyleyin, bilmiyorsanız konuşmayın. Halkı kandırmayın ve halkları birbirine düşürmeyin. 

- Küresel Canilerin hedefi Nedir? 

Dünya tarihine bakıp, gerçekleri orda görebiliriz. Gerçek şudur ki Dünyaya gelen ne kadar imparatorluklar varsa, Nemruttan tutunda, Babil’den tutunda, Sümerlerden tutunda, Mısır Firavunlarından tutunda, Hristiyan krallıklarına, Müslüman imparatorluklarına, hepsini tek hedefi Dünyaya hâkim olmak ve İnsanlığa hükmetmektir. 

Fakat nasıl yapacaklardır? Bu imparatorlukların elde edemediği ve dayanamadığı ve de karşı koyamadığı tek bir şey var !! 
 

Nedir o sizce? 

Neden Yahudiler İsa (as) çarmıha germek istediler ve İsa (as) ve yarenlerini yok ettiler?  Roma imparatorluğu her yere ekonomik olarak hakimken, Neden Musa (as) ve sonrada sapıtılmış olan ilahi mesajı ahlaki olarak düzeltmeye gelen İsa (as) tebliğisine karşı çıktılar? Yahudilerin büyükleri neden İsa (as) tanımak istemediler ve Roma imparatorluğu ile bir olup İsa (as) karşı çıktılar ve öldürmek istediler? 

((Burada bir parantez açmak istiyorum; Gerçek olarak masumiyet anlayışı varımdır? yokumdur !? Eğer masumiyet yoktur diyorsanız! Size şunu söylerim, Masumların var olmadığı bir yeryüzü (dünya) var olamaz, ayakta kalamaz, kısacası düşünülemez. Çünkü zülüm, yeryüzünü yok eder, silip süpürür. Aynı bir ölü vücudu kısa zamanda çürüyüp, kurtların yemesi ile dağılıp yok olması gibidir. Kısacası Hayatın olmadığı yerde ölümden bahsedilmez. Herkes Masum doğar ama çok az bir kısım hariç masum kalarak ölmez. Masumların varlığı dünyayı yaşanır kılmakta ve adaletin varlığını sağlamakta. Masumiyet inancına sahip olmak, Masumları kendine şahit tutmaktır, yol gösterici tutmaktır, Ruhu ve bedeni her türlü pisliklerden temizlemektir, dürüst olmaktır, adil olmaktır ve Tevhid inancına bağlı kalmaktır.))  
 

Yahudiler Musa (as) inancın kendilerinin çıkarlarına uygun bir şekilde, bir kazanç sistemine çevirmişlerdi. Roma imparatorluğu da kendi inançlarını halk üzerinde yönetim aracı yapmışlardı. Fakat Isa (as) gelişi onların bu inanç sistemlerini rahatsız etmiştir. Çünkü züllüme, zorbalığa, adaletsizliğe ve üstün sınıf anlayışına, kölelik anlayışına karşı olduğu için Isa (as) hem Yahudi hahamlarının kurduğu ayrımcı sınıf, hem de Romanın zorbacı ve adil olmayan sistemi karşı idi. Fakat gördükleri gerçek, Halkın benimsediği bir İnanca karşı savaşılmaz olduğu idi. Roma imparatorluğu, Isa (as) inancına sahip çıkarak kendine uygun yorumlayarak İmparatorluk inancı yaptı. Böylece, Halkları kolayca yönlendirmesini sağladı ve İmparatorluğun daha da güçlendirdi. 

Özet olarak; Halkın inançlarına yön vererek sahiplenmek, o ülkeyi ya da kıtaları yönetenleri daha güçlü ve iktidarlarını ise daha uzun ömürlü kılmakta. Bu ise insandaki İnanca sahip olmak ile gerçekleşmektedir. 

Hangi İnanç? 

Yaratıcı olan Allah’in dinine inancı mı ? Yoksa yaratılmışların oluşturdukları, sapıttıkları ideolojilere inançlar mı ? 

Mustafa Kemal TASPINAR 

 

Yorumlar1

  • EBU HUSEYIN 3 ay önce Şikayet Et
    «Efendim, Bugünkü savaş, enerji savaşı, para savaşı, ekonomik savaş, dolaysı ile Çin, çok büyük bir ekonomik güç olmuştur. Abd, ona karşı koymak için, Çin nerden enerji sağlıyorsa onları yok etmek ya da kendine bağlamak istiyor. Türkiye’de kendi çıkarı doğrultusunda hareket etmek için şeytanla geçici olarak oturup anlaşabilir.» EKONOMI HALKLARA HAKIM OLMAK VE KONTROL ETMEK IÇIN KULLANILAN BIR ARACTIR. HIÇ BIR ZAMAN NIHAYI HEFED OLMAMISTIR DUNYAYA HUKMETMEK ISTIYENLER IÇIN. "KURESEL GUÇ" OLMUSLAR ZATEN HEDEFLERINE VARMISLAR FAKAT TAM BASARAMDIKLARI TEK SEY INANC. IRANI IÇERDE BEKLEYEN ÇOK ÇETIN GUNLERI VAR. YAZINIZDA ÇOK GUZE BELIRTMISINIZ BU KONUYU, ILAHI SORUMULUK LUKSE VE DUNYAVI ZEVKE KATIYEN DAYALI OLMUYOR. IRANA YAPILAN EKONOMIK SALDIR HALKINA KARSI DEGIL ORDAKI YASTILMAYA ÇALISILAN ILAHI NURA KARSI. AMA HALK KULLANILMAK ISTENIYOR. INSALLAH BASARAMAYACAKLAR. «Allah (cc) Rızka kefildir. Ama İmana kefil değildir. Dolaysı ile İmanınızı dert edininiz rızkınızı değil.» Hz. Ali (as), SUPER, SUPER.
Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun