Hz. Ali (as) Neden İtiraz Etti ?

  • GİRİŞ14.10.2018 15:45:48
  • GÜNCELLEME14.10.2018 15:45:48


 

Allah’ın Adıyla

 

- Eğer Hz. Ali Imam olarak Allah tarafından beyan edilmiş Masum imam ise ! Neden Peyagmber (savs) ölümünden sonra Hilafet için itiraz etti. ?

Kendimize şu soruyu sormak ile başlayalım, İmamet konusunu Dinin bir parçası mı ? Yoksa Din ile alakası olmayan, İnsani ilişkiler ile ilgili Politiktik bir yapılanma mı ?

Eğer İmamet konusunu Politik bir yapılanma olarak algılıyorsak ! yani dini inancın bir parçası değildir diyorsak ki o zaman Peygamberlik makamı anlayışınında gereksiz olduğunda ilan edebiliriz dolaysı ile dinin bir yapısı olmadığını söyleyebiliriz ki ne yazıkki günümüzde bunu söyleyenlerde var.

Allah (cc) Hükmünün tebliğisini, uygulamasını, yönlendirmesini vede korunmasını kendi tayin ettiği/seçtiği emrindeki Günahtan arınmış, pak kişiler dışında kimse yapmazdı. Hakikatının varlığının, kalıcılığının teminati idi. Buna rağmen kendini peygamber ilan edenler çıktı. Fakat Allah’ın kendi dinini koruma metolojisi « imamet makamı » varken katiyen bu tip marjinaller kalıcı olmazlardı.

Fakat Peygamberlik ve imamet makamını basitleştirmek, çarpıtmak ise mümkündü ve daha peygamberimiz ölmeden, fitne ve nifak tayfaları tarafından yapılan ilk hamleleri o oldu. Çünkü ilahi iradeye karşı olan kişilerin yapabileceği hamleleri :

  • Gerçeğin içini boşaltmak ve sapıttırmak.
  • Kendi arzuları doğrultusunda Beşeri yapılar oluşturmak.

Nitekim bugünkü yaşadığımız tüm beşeri (demokrasi, laiklik, diktatörlükler, monarşi vs) ve dini görünümlü (Sapıttırılmış ilahi din, hrıstiyanlık, yahudilik, saray islami, Amarikan islami vb) sistemlerin temeli buna dayalıdır. Fakat Imamet makamı olan « Mehdeviyet » ile hakikat varlığını sürdürmektedir ister inanalım ister inanmayalım.

Bu girişten sonra, Yazımızın başlığına gelirsek, Imamet Makamı aynı Peygamberlik gibi dinin bir parçasıdır. Daha önceki yazılarımızda bunu geniş olarak işledik.

Peygamberimiz daha hayatta iken Hz.Ali’ni peygamberimiz tarafından kendinden sonra müminlerin emri olduğunu açıklayan bir çok olaylar ile ilan etmişken, hatta direk isim ile ilan etmişken her defasında bu çabaları kendi gözü önünde fitne tayfası taraftarlarından herdefasında boşa çıkarılmıştır. Nasıl?

  • « Size vasiyetimi yazdıracağım, bana bir kalem ve bir deri getirin » dediğinde « O hastalığından dolayı saçmalıyor, ne dediğini bilmiyor » diye karşı çıkmaları. Dahada ileriye gidip ortalığı velveleye verip, O yüce zatın yanında Yüksek sesle bağırarak tartışmaları nedendir !? Eğer peygamberimiz vasiyetini tek başına kendisi yazıp bıraksa idi, kimse ölümünden sonra inanmaz, « yalan bu, uydurma bu » derdi. ve Hz.Ali’ye ithamda bulunurlardı.
  • Peygamberimiz, Mekkenin ileri gelenleri (fitne başlarını) Ussamanın ordusuna katılmalarını istemişti. Kimsede buna uymamıştı neden ?
  • Gadri Humda olanları ne çabuk unuttular yada Gadri humda bizati, Peygamberimiz, Ali (as) isimini zikr etmiş « Ben kimin mevlası & velisi isem Ali’de onu Mevlası & velisidir » ve orda bulunan herkes Hz. Ali’ye biat edip, kabul etmiş gibi mi gözüktüler ? yada ne yapmak istediler ve ne yaptılar ?
  • Sn. Ömerin sözü « Kim peygambere öldü derse başını bu kılıçımla keserim » demesi ne içindi ? Peygamberimizin (Yunus-46) ve genel olarak Ölümü konusu ile ilgili kurandaki ayeti bilmiyormuydu ? Fakat Bu duygusalığı Sn. Ebu Bekirin sakife varması ile bitmişti.
  • ve daha bir çoğu.

Dolaysı ile bunların hepsi politik bir oyundur, olması doğal deniyorsa ki İslam dünyasının büyük çoğuğunluğunda ne yazıkki Kabul ettiği inançsal politik görüş bu. Benim « Şimdi sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp düşünmüyor musunuz? » 45:23 bu ayetten başak söylüyecek bir lafım yoktur.

Bu politikalaşmış görüş, İmamı zamanın zuhuruna kadar sürecek ama bitmiyecektir. Müslüman olduğunu söyleyenlerden, Muminlerin Emir İmamı zamana karşı çıkanların yada böyle bir şahıs yok diyenlerin sayısı çok olacaktır. Fakat Kendine önceden Hristiyanım diyenlerden İmam Mehdi (as) ın inançına (Islam) teslim olup, biat edeceklerde çok olacaktır.

Fakat İslam dünyasında İlahi İmamete Karşı çıkanların Tevhid anlayışlarıda farklıdır. çünkü onların inanç metodolojisi ilahi kanunlara dayıl gibi gözüksede öyle değildir. Derlerki « Inanalar Hac görevlerini yaparken, emir (Halifeleri) arkasında tüm hac amelerini yerine getirirler. (Namaz, hac amelerinin hepsi ve emrin tüm emirleri) Bu emir Allah’ın Fasık, Münafık, isyankar kulu olsa bile, Hac esnasında şarap içse bile, fısk yapsa bile o emre itaat etmek farzdır ».

Böyle bir anlayış üzerinden giderek ilk sorumuzu soralım : Bir insanın diğer bir insan üzerinde hakimiyet kurma yetkisi varmıdır ? Yada Bir insanın bir çok insanın üzerinde hakimiyet kurma yetkisi varmıdır ?

Cevap : Hayır. Insanlar ve tüm yaratıklar üzerinde Tek hakimiyet kurma Yetkisi Allah’a aittir. Fakta Allah’ın seçtiği vede Tayin ettiği şahıslara Hariç. « Resûl size ne verdiyse onu alın! Size neyi yasakladıysa ondan da kaçının ve Allâh’tan korkun! » Hasr-7,“Ey îmân edenler! Allâh’a itâat edin ve Peygamber’e itâat edin ki amellerinizi boşa çıkarmayın!” Muhammed-33. “Kim Resûl’e itaat ederse, Allâh’a itaat etmiş olur. » Nisa-80, “Kim ki Allâh’a ve Resûlü’ne itâat eder ve Allâh’tan korkup O(nun azâbı)ndan ko­runursa, işte onlar, kurtuluşa erenlerdir.” Nûr-52. “Allah içinizden iman edenleri yüceltir. Bunlardan kendilerine ilim verilmiş olanları ise kat kat derecelerle yükseltir.” Mücadele-11 “Kim Allah’a ve Peygamber’e itaat ederse; işte onlar Allah’ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle, sâlihlerle beraberdirler. Onlar ne güzel birer arkadaştırlar.” Nisâ-69

O zaman Allah’in seçtiği ve tayin ettiği yüce zatlar karşı gelerek, yukarda sıfatları açıklanan (Allah’a ve Resulüne isyan eden) bir emire itaat nerden gelmektedir ? Allah’ın emrimidir ? Peygamberin yönlendirmesi ve emrimi dir ? Yoksa « Hevasını ilâh edinen kişiyi gördün mü? » Furkan- 43. Böyle bir inançdaki emir, insanı sadece cehenneme, fitneye, nifaka, zülme götürür.

ilk üç halifede seçim yapabilecek ilahi yetki varmı idi ? Peygmaberimizin vefatının esnasında, daha Alemlere Rahmet olan yüce zatın bedeni kabrine konmadan önce kesinleşmiş olan emir seçim için, insanlar şura yaptılar deniliyor !? Ama kimdi o şuradaki insanlar ? Asıl önemli olan, o insanlar masummuydu ? ilim verilip, ilimleri kat kat artılımış olan Allah’in sadık, muhsin (Allah’in seçtiği tayyin ettiği) kularımı idi ? ve neye dayanarak böyle bir seçime gitiler?

« Şimdi sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü? » Casiye-23

Asıl soru, Eğer Hz. Ali (as) itiraz etmeseydi ne olurdu ? Acaba İtirazı Hilafet makamı için miyidi?

- Hz. Ali (as) Itiraz etmeseydi ne olurdu?

1-) Allah’in emrine itaat etmemiş olurdu : Gadr-i Humda Herkezin kabul ettiği bir üniversal ilahi duyur olmuş ve herkes tarafından kabul görmüştür. Bu ilahi duyuruyu, Peygamberimizin yakin çevrelerindeki bir takım Fitne tayfaları insanların şerinden çekinceleri olmasına rağmen, Allah ağır bir şekilde Peygamberimize, « Eğer bu tebliği yapmaz isen peygamberlik görevini yapmamış gibi olurusun » demiş ve peygamberimizin çevresindeki çekinceleri için « Allah seni insanların (şerinden) koruyacaktır.» Bu ayete mutakip, Allah’in emri ile « Gadr-i Hum Universal İlahi Beyanı » geçekleşmiştir. İmamların görevi, « Allah’in emriyle insanları doğru yola iletmek » olduğundan Dolayı Hz. Ali’nin itirazı Allah’in emrini yerine getirmek ve insanlara doğru yolu göstermek için olmuştur. « Emrimizle hakikata ileten imamlar tayin etmiştik. »

2-) Kuranı İmamet Makamı tanımazdı : İslam bugünkündende daha çok farklı bir boyuta bürünürdü. islamın Dışı & içeriği tamamıyla değişirdi. Muaviye ile hız alan, yezid ile tavan yapan islamdaki köklü şeytani değişikler 100% gerçekleşirdi. Bugün Müslümanlar Islam diye sadece « Muaviye / yezdi » Dinin’e tapardı. Kuran- Kerim diye Bir ilah kitap, Peyagamber Muhammed Mustafa (savs) diye bir peygamber ve Islam diye ne bugünkü tanımı ile Ehli Sünnet olurdu ne de Şia, ilahi bir din kalmazdı.

«Muhakkak ki Ben, seni insanlara imam kılacağım. » 2:124.

3-) Hak ve batıl arasında ilahi mahşere kadar değişmeyecek kırmızı çizgi olmazdı : İnananların kendilerine, referansı, yol göstericisi, şahitleri olmazdı. Buna rağmen, İslam dini anlayışında inanlar arasında farklılıklar olsabile, bu farklılıkların üstünü örtüğü bir hakikati mevcuttur. Bu gizlenilmiş hakikat Allah’ın Kendi dinini Kendi seçtiği İmamları ile korumasıdır. Bunu tezahürü ise Hz.Ali (as) itirazıdır.

«Böylece sizlerin insanlara şahitler olacağınız gün » Bakar-143. «Bunlardan kendilerine ilim verilmiş olanları ise kat kat derecelerle yükseltir.” (Mücadele: 11)

4-) İmamet makamı görevini yerine getirmemiş olurdu : Allah dinin korunma görevini yerine getirmemiş olurdu. Allah (cc) kendi Dininin korunması, tebliğisini ve bifilli her ortamda ve her konumda yaşanmasını Masum Imamlara vazife kılmıştır. Nasıl bir ordu, her daim vatanın ve milletin güvenliğini, birliğini ve bütünlüğünü korumak ile mecbur ise, Imamlarında peygamberlikten sonra Allah nezdinde ilahi dinin bütünlüğünü, aslını kormak görevidir.

« Onları buyruğumuz altında (insanlara) doğru yolu gösterecek önderler kıldık" Enbiya 73.

Hz. Ali (as) İtraz etti ama itirazı Hilafet için değildi. Politik idare onun istemediği şeydi. O’nun sahib olduğu makam & görev daha üstün bir makam ve görevdi.

Fakat Ortada gerçekleşen sapıtırıcı oyunlar ile Allah’ın emrilerine (kurana) ve « O, hevadan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz » Necm-3. “Kim Allah’a ve Peygamber’e itaat ederse; işte onlar Allah’ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle, sâlihlerle beraberdirler. Onlar ne güzel birer arkadaştırlar.” (Nisâ: 69) dediği Peygamberinin beyanının çiğnemeleri & hiçe sayılmaları, değiştirmeleri ve Allah’ın dostlarından , sıddıklardan, salihlerden, şahitlerden uzaklaşmalarıydı.

Yapılan itiraz, Bir takım insanaların kendi nefislerinin arzularıyla, Allah’ın emrini inkar ederek, ilahi emri sapıttırarak, Din kisvesi altında islam adı ile kendi imparatorlukların kurulmasına karşın, Allahın dini Islami korumak içindi.

« Hatırla ki meleklere; Adem’e secde edin, demiştik de secde etmişlerdi, sadece İblis secde etmedi. Ancak İblis yüz çevirdi. Kibirlendi de hakikati inkar edenlerden oldu » Bakara -34

Mustafa Kemal TAŞPINAR

 

 

 

Yorumlar1

  • EBU HUSEYIN 1 ay önce Şikayet Et
    Saygı deger kardeşim, Olaylara bakışınız ve analiz edişiniz gerçekten klasik dış. Kalıplaşmış tanımlar dışına çıkıyorsunuz. O ise gerçekleri tanımaya daha faydalı olmakta. Hiç olmasa insanları tabuları dışında farklı düşündürmektedir. Allah basiretinizi dahada artırsın.
Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun