Alimlerin İktidarı Korumalarının Tarihi Kökleri

  • GİRİŞ13.12.2018 12:44:31
  • GÜNCELLEME13.12.2018 12:44:31

Allah’ın Adıyla

Tarih boyunca alimler çoğunlukla iktidarların; sultanlar, padişahlar, krallar, beşeri sistemlerin yanında yer almış ve maalesef  onların iktidarlarını meşrulaştırmış, yasallık kazandırmışlardır.

 İktidarların buna ihtiyacı vardı. Çünkü halk alimleri emin olarak görmekte ve onlara inanmaktaydılar. Bu durumda halkı iktidarlara itaata yönlendirmeninen  en kolay yolu buydu. Başka yollar da vardı, ama iktidarlar için  en ucuz ve en az bedel ödenen yöntem buydu. Alimleri emin olarak görüp sözlerine güvenen halk da kuzu kuzu itaat etmekten başka çare göremiyordu kendilerinde.

İlk bakışta yanlış görülse de sunulan gerekçelere bakıldığında halkın bunu kabullenmesi pek şaşırtıcı değildir. Kapıkulu veya maslahatçı alimler halkı susturacak, ikna edecek gerekçeleri daima sunmuşlardır.

Geçmiş tarihte tağutların sarayında yer alan, tağutlarla gönüllü işbirliği yapan alimlerin kınanması ama günümüz alimlerinin iktidarın yanında yer almasının belli gerekçelerle doğru gösterilmesi, kabullenilmesi  bir paradokstur, çelişkidir.

Günümüzde de iktidarın yanında gönüllü olarak yer almak  veya hakim güçten nemalanma şer‘i ve akli delillere dayandırılmaya çalışılıyor.

Bu tip alimlerden bazıları iktidarın nimetlerinden yararlanmak gerektiğini savunuyor. Çünkü hakim gücün sunduğu veya elinde bulundurduğu imkanlardan yararlanmanın bir hak olduğunu,  bunun verilmesi gereken    bir hak olduğunu değil de alınması, dilenilmesi gereken bir hak olduğuna inanırlar.

Böyle düşünen alimler,maslahatın hakim gücün yanında yer almak olduğuna inanır. Hakkın alınması için hakim güce karışı gelmenin doğru olmadığını, bunun kargaşa ve fitneye yol açacağını, dolayısıyla zarardan korunmak için sistemin yanında yer almak gerektiğini iler sürer ve halka telkin ederler.

Bunlara göre bizim ülkelerimizde tağut yoktur, olsa da çok uzaklardadır. Amerika‘da veya daha uzaktadır.  Hatta bu alimler oralardada yaşasalar muhtemelen  orada da tağut olmadığını savunur, yani uysallık için bir gerekçe bulurlar. Kısacası bu alimler nerede yaşasalar orasının zalim yöneticileri tağut olmaktan çıkıverir.

Maslahat, bunların silahlarına taktıkları susturucularıdır. Kendilerine yapılan itirazları “şimdilik maslahat budur“ diye sustururlar.

Vahdet dillerinden düşmez; müslümanların birlik beraberliğinden dem vururlar, tağutla kardeş gibi geçinirler, ama en yakın dostlarıyla ihtilaf halindedirler. Vahdetin  kiminle yapılması gerektiğini ayırt edemezler. Tağuti rejimle mi, müslüman halkla mı? Malesef vahdet gerekçesiyle tağutun yanında bulunmalarına kılıf uydururlar.

Müslüman halkı fitneyle, ihtilafla, kargaşayla ve aşırılıkla korkuturlar. Bir sorun, bir problem ortaya çıkınca “Biz varız, siz sakin olun, biz daha iyi biliriz, ortamı germeyin“ diye inananların vazifelerini yerine getirmelerine ve sorumluluk almalarına engel olur, pasifleştirirler.

 Sistemin içindeki dostlarının aracılığıyla sorunu çözerler bunu büyük bir marifet gibi lanse ederler.Yani inananları mücadeleden uzak tutup sisteme entegre etmede, aracılık yapmada  tam bir uzmandırlar.

Tağutları dahi beklemedikleri kadar  tamahlandıran, sevindiren  bir yeteneğe sahiptirler.

Kendilerini mektebin mizanı, ölçütü olarak görür, kendi maslahat, menfaat ve düşünceleri zarar görünce mektep zarar görüyor algısı oluştururlar. Merkeze kendilerini oturtmuşlar, herkesi kendi eksenlerinde toplamak isterler.

Bu yetenekleriyle toplumun kanaat önderleri olmuşlar, her yere nüfuz etmişlerdir, kendilerinden başkasına söz hakkı tanımazlar.

En vahim olanı ise kutsallık elbisesiyle dokunulmazlık zırhına bürünmüşlerdir.

Peki bu alimler neden bu hale gelmişlerdir?

Aslında bu alimler ihanet içinde değillerdir. Ufukları dardır, evrensel düşünemiyorlar, peygamber varisliğini idrak edemişlerdir. Halkın cehaletini gidereceğim derken kendi cehaletlerinin zindanında haps olmuşlardır.

Alimler peygamberlerin hukuki makamlarının varisidirler. Bu mirası almanın şartı peygamberlerin sahip olduğu hakiki makamlara sahip olmalarıdır.

Alimler bu makama; takva, adalet, ilim, cesaret, basiret, sade yaşantı, dünyaya dalmamak, tağutların şemsiyesi altında olmamak gibi sıfatlara sahip olmakla ulaşırlar.

Alimlerin hakiki kişilikleri peygamberlere benzemediği müddetçe hukuki makamlara sahip olamazlar. Bu makamlara zahiren, görünürde sahip gibi görünseler de asla peygamberlerin varisi olamazlar.

Bel’am Baura, Kadı Şüreyh , Musa El-Aş‘ari gibiler de alimdiler ve bu tiplerin sayıları tarihte azımsanmayacak kadar çoktur. Bazı dünyevi makamlara, imkanlara, ilişkilere sahip olmalarına rağmen asla peygamberlerin varisi olamamışlardır. Vesselam.

Sabahattin Türkyılmaz

 

 

 

Yorumlar7

  • EBU HUSEYIN 2 ay önce Şikayet Et
    ALIMLER UMMETIN BERBERIDIR. EGER BASLARDAKI SAÇLARDA BIR SORUN VARSA! ONU DAHA ONCE TIRASINI YAPAN BERBERIN SUCUDUR. "BASA GORE TRAS" DERLER YA, ARTIK SUÇ BERBERDEMI !? BASDAMI!?
  • Güler aydın 3 ay önce Şikayet Et
    Hocam günümüzde de bu fitne alimler aynı saltanatlarını sürdürmek için ilimlerini resmen satıyorlar hocam ben bu alimlere şeyhlere çok şahid oldum. Bunlar nasıl bir dine sahipler bilmiyorum hocam..ALLAH bunların şerrinden müminleri muhafaza etsin. Hocam.'ne diyeyim bilmiyorum.?.Allaha emanet olun hocam..
  • Hamza Ertürk 3 ay önce Şikayet Et
    Allah razı olsun sizi zevkle okuyorum taşekkür ederim Allah ayaklarımızı sabit kılsın
  • MEHMET HANİFİ İNANÇ 3 ay önce Şikayet Et
    taguti düzenlerin ömrünü uzatan her özne ve nesne alimler ve avam, şeytanın avaneleridir. ister bilerek ister bilmeyerek. değerli hocam birde şu var, düşman israil amerika vb.olarak gösteriliyor ama, kendi şahının zulüm ve adaletsizliğine ses çıkarmıyor.böyle yapanlar ali şiası olamaz. olsa olsa safevi şiası olur. itiraz edince hemen parlarlar,maslahat zarar vb .böyle düşünce sahipleri asıl bunlar hüseyni kıyamı anlamamışlardır. bizler hakkı haykırsak belki arkamızda gelen avamın 20% sağlam kalır ama bu davranış 95% i bozar.oranı verdim misal olsun diye.köprüden geçinceye kadar ayıya dayı demek budur. allah cc tüm onurlu izzetli alimlerimizi başımızdan eksik etmesin. alimler peygamberlerin varisleridir hadisin hükmü türkiyede havada kalır.
  • NADİR 3 ay önce Şikayet Et
    Muhteşem bir tespit ,âlimler ümmetin eminleridir zalim yönetimlere yataklık etmediği sürece
  • Özüne Dönen Alevi... 3 ay önce Şikayet Et
    Devletlerin sona ermelerinin dört delili vardır: Temel şeyleri zayi etmek, aldatıcılığa sarılmak, aşağılık insanları öne geçirmek ve üstün şahsiyetleri geri itmek. İmam Ali as...
  • haci bayazit 3 ay önce Şikayet Et
    Deccalin takipcileri ilahlarını gölgelededikleri emperyalist güçlere, o kadar iman ediyorlardı'ki herşey onların istekleri doğrultusunda gerçekleşeceğini sanıyorlar'dı... - Hakikat olan ise; Alemdeki herşey ‘din ahlak maneviyat dairesinde’, iki kural bağlamında; Vahy’in/ışığın öne aklın/gölgenin arkaya alınması kalbin maneviyat ve adalete meyletmesi insanların din‘e uyması ile Rahmani Hal hz Ali efendimiz meşrebin‘de Peygamberinin izine düşüp Allah’ın hesabına yatkın hazırlanması ile gercekleşir. Veya aklın/gölgenin öne Vahy’in/ışığın arkaya alınması kalbin siyaset ve menfate meyletmesi din’in insanlara uydurulması ile şeytani Hal muaviye meşrebin‘de insanların şeytanın hesabına yatkın hazırlanıp izine düşmesi ile gerçekleşir… ancak insanların şeytanın izine düşmesi sonucu Allah ile arasındaki bağ kopar; böylece şeytanı ilah edinenler, “Allah’ın hesabı/adaleti gereği” dünyada ve ahiretde kaybedenlerden olur. Bu iki kural asla bir araya gelmez; ve sonuçların gelişmesi sadece zaman ile ilgilidir ama Allah’ın vadi/adaleti gereği asla değişmez... açıkcası, belki ibret alırlar diye Allah (cc) bazı olaylar (Ehl'i Beyt) üzerinden alemi imtihana çeker muaviyenin/şeytanın takipcilerini bertaraf eder. (hak hakikat arınmış ehli maneviyat ve adalet burcuna yükselirken siyaset menfat mazlahat ehli devamlı baskı zülüm ve yıldırma usulleri ile karşı gelir... yani onlar Ehl'i Beyt üzerinden din'in hakikatına karşı gelir; böylece Hak ile Batıl ‘kazanan ile kaybeden‘ ayırt olur.) Hacı Bayazıt 24.05.2015
Rasthaber Mobil Sayfa Banner'i Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun