‘Türkiye ve Katar Suriye Muhalefetini Yeniden Yapılandırıyor’

rasthaber
Rasthaber –  Marbuta’dan Emir Aşnas’ın çeviri haberine göre  Al-Akhbar gazetesi ‘Türkiye ve Katar, Suriye
muhalefetini yeniden yapılandırıyor: Rejimi devirme fikrinden çark edildi ve
yeniden Doha’ya gidiliyor’ başlıklı bir analiz yayınladı. Analiz şöyle:

‘Türkiye’deki Suriye muhalefeti, eski Suriye Başbakanı Riyad
Hicab’ın üstlendiği ve Ankara ile Doha’nın denetiminde yürüttüğü yeniden
yapılandırma projesi kapsamında Katar’daki ilk üslerine dönmeye hazırlanıyor.

Projede Rejimi devirme fikrinden vazgeçilmiş olmasının yanı
sıra diğer platformlar ve akımlara birlik çağrısında bulunulmaması, İdlib’teki
“Kurtuluş Hükümeti”nin dışlanmış olması ve SDG ile ortaklık için şartların
konulmuş olması dikkati çekiyor. Sadakat gösterdikleri ülkelerin ve tarafların
çeşitliliğinin ve bizatihi isimlerinin çokluğu ile hükümete karşı henüz
birleşik bir rakip oluşturamamış olan Suriye muhalefetinin karargâh kurdukları
başkentlerin değişmesi, faaliyetleri açısından yeni bir şey getirmemişti.
“Suriye Ulusal Konseyi” adı altında kuruldukları Doha’yı terk ederek “Muhalefet
ve Değişim Güçleri Koalisyonu” adı altında İstanbul’a gelmiş olan başlıca
muhalif güçler, henüz açıklanmamış yeni bir isim altında ilk üsleri Katar’a
dönmek için yeniden bavullarını hazırlıyorlar.

Türkiye’deki muhalefete yakın kaynaklar Al-Akhbar’a şunları
söyledi: “Türk ve Katar hükümetleri arasında Doha’daki son toplantılar,
muhalefetin mevcut aşamadaki hedeflere hizmet edecek şekilde yeniden
yapılandırılmasına yönelik bir uzlaşmayla sonuçlandı. Bu uzlaşı, bir yandan
alandaki haritanın şeklini esaslı bir şekilde değiştiren diğer yandan da Suriye
hükümetiyle görüşmelere dair siyasi süreci etkileyen değişkenler üzerine bina
edildi.

Bu konudaki Türk-Katar koordinasyonunun içerikten önce bir
şekil değişikliğine yol açacağı görülüyor. Bu da “Suriye Ulusal Konseyi”nin
dağıtılarak “Muhalefet Güçleri Koalisyonu”nun oluşturulması ve merkezin
Doha’dan Ankara’ya nakledilmesi şeklindeki ilk yeniden yapılanmayı
hatırlatıyor.

Bu bağlamda Al-Akhbar’ın elde ettiği bilgiler, “kurumlar ve
hedefler düzeyinde muhalefetin yeniden üretilmesi düşüncesiyle Katar’ın
başkentinde, kağıt üzerinde yeniden yapılanma projesini tamamlayan eski Suriye
Başbakanı Riyad Hicab liderliğindeki yeni bir muhalif oluşumun doğmak üzere
olduğunu” teyit etmektedir. Görünen o ki Hicab’ın projesi, “ılımlı” politikalar
izlemeyi amaçlayan ve “ulusal çıkar” adı altında bölgesel çatışmalardan kendini
soyutlayan (pratik olarak düşman İsrail ile normalleşme ve Direniş Ekseninden
uzaklaşma anlamına gelen) “yeni bir Suriye”ye ulaşmak için “Rejimi devirmek”
fikrinden vazgeçilmesini temel bir yöntem olarak benimsiyor.

Ancak bu “tarafsız” muhalefet, Hicab’ın Projesi’nde
belirtildiği gibi, örneğin “Baas Partisi” gibi diğer siyasi güçlerin ve
müttefiki partilerin varlığına tahammül edemeyeceğini vurguluyor. Proje, karşı
güçlerin etkisizleştirilmesi için ilk adımın mücadele edilmesi gereken
“totaliter partilerden biri” olarak Baas’ın dağıtılmasını öngörüyor. Proje,
muhalefetin önce koalisyon içinde, ikinci olarak da diğer akımlarla bir bölünme
durumu yaşadığını kabul ederken, Moskova ve Kahire platformları gibi diğer
platformlarla birleşmeye yönelik herhangi bir öngörü veya çağrıda bulunmuyor.
Ayrıca Heyet Tahrir Şam’ın siyasi yüzü olan “Kurtuluş Hükümeti” ile bir
ortaklık da önermiyor. Buna ek olarak, yeni muhalefet oluşumunun, Suriye
Demokratik Güçleri’nin-SDG Suriye’nin toprak bütünlüğü konusundaki net tutumunu
garanti eden bir çalışma belgesini onaylayan doğrudan bir diyalog
gerçekleşmedikçe, SDG ile herhangi bir siyasi konuda ortak tavır almayacağı
ifade ediliyor. Proje aynı zamanda muhalefetin önde gelen isimlerini de
dışlıyor ve Riyad Hicab’ı  Suriye
hükümetine paralel bir oluşuma liderlik eden bir figür olarak sunuyor.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun birkaç gün
önce Doha’da Hicab ile yaptığı görüşme, Ankara’nın kendisini ana karargâh ve
yan kuruluşlar düzeyinde kucaklayacak Doha ile işbirliği içinde yeni bebeği
evlat edinmesinin başlangıcından başka bir şey değildi. “Koalisyon”un Türkiye
topraklarındaki merkezleri, mevcut yöneticilerinin çekilerek Hicab’ın
yöneteceği gelecekteki oluşuma katılmak üzere kendini feshetmesi veya
feshedilmesinden sonra paralel karargâhlar olarak kullanılacak.

Öte yandan Al-Akhbar’ın elde ettiği bilgiler, muhalefetin yeniden
üretim sürecinin, Anayasa Tartışma Komitesindeki temsilcilerinin kime bağlı
olacağı konusunda bir sorunun ortaya çıkabileceğine işaret ediyor. Bu bağlamda,
gerek mevcut “Koalisyonu” gerek yerine geçecek yeni oluşumu destekleyenlerin
aynı iki ülke olduğu göz önüne alındığında, Anayasa Komisyonu için muhalefetin
temsilcileri olarak aynı isimler kabul edilmezse,  Hicab’ın oluşumuna bağlı bir referans
değişikliğiyle komitenin feshedilme olasılığı (gerek geniş ve gerek küçültülmüş
versiyonları için) var görünüyor. Al-Akhbar mini komitedeki “Koalisyon”
temsilcileriyle bu konuya açıklık getirmek için temas kurdu. Ancak –muhtemelen
şu ana kadar net bilgiye sahip olmadıkları için- bu konuda yorum yapmayı
reddettiler.’

Emir Aşnas/ Marbuta

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın