Bahçeli, partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin
değerlendirmelerde bulundu.
Devlet Bahçeli’nin açıklamaları şöyle:
Vatandaşlarımızın memnuniyetsizliği bizim de
memnuniyetsizliğimizdir. Ancak Türkiye’ye karşı kampanyayı da görmek lazımdır.
Vatandaşlarımızın taleplerine kulak vermek mecburiyetindeyiz. Fırsatçıların
yakasından tutmalıyız, bedelini ödetmeliyiz. Gıda fiyatlarındaki artışta
kontrolü sağlayarak, denetimleri sıklaştırarak cebini düşünenleri rezil
etmeliyiz.
CHP’nin, İP’in, zillet ittifakının diğer ortaklarının
felaket konusunda konuşmaları beyhudedir. Türk milleti bunlara aldanmayacaktır.
Mazisinde karneyle ekmek verilen CHP’nin ve başındaki zatın konuşmaya yüzü
yoktur. Şiddetli baskılara direneceğiz, milletimizin yanında yerimizi alacağız.
Tasarlanmış kahramanlıklara karnımız toktur.
Milli mücadelenin en zorlu zamanlarında kefen paralarını
devletine bağışlayanların mirasçılarıyız. Ekmek yerine süpürge tohumunun
yenildiği dönemleri unutmuş değiliz. Milli güvenliğimiz neyse ekonomik
güvenliğimiz odur. Tarihten dersimizi aldık.
Sabırla, sebatla, metanetle, dayanışmayla bir ve beraberce
zorlukları aşacağız. Kavga ve kutuplaşmadan beslenen ve yezidin izinden
yürüyenleri mahcup edeceğiz.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıldönümü olan 2023
istiklal haysiyetimizin, istikbal hedeflerimizin daha ileriye taşınmasını
sağlayacak tarihi eşiktir. 100 yıllık hayranlık uyandıran müktesebat, 2023’te
perçinlenerek önümüzdeki yılların hamurunu yoğuracaktır.
SULTAN ABDULHAMİT TARTIŞMASI
1923’e gelene kadar pek çok ıstırap gelişmeler vardır. Her
gün bir yerinden yara alan, saldırı ve suikasta maruz kalan Osmanlı
İmparatorluğu’nun yönetiminde sorumsuz, işbirlikçi yöneticileri de vardı.
Devşirilmiş ve iradesini teslim etmiş bir kısım, makus çöküşe hizmet etmiştir.
Osmanlı’da tahta çıkan hiçbir padişah kendi çıkarını, devletinin ve milletinin
üstüne görmemiştir.
Sultan Abdulhamid ile tartışmalar yeniden alevlenmiştir.
İstibdatla bir ananlar tarih cahili olmakla birlikte, tarihimize yabancıların
gözüyle bakan sefillerdir. Abdulhamid’i kimler sevmiyorsa onlara dikkat edeceğiz.
Onlar batının etki ajanlarıdır. Abdulhamid Han’ı seveni kadar, sevmeyeni
vardır. Sevmeyenler bizim de sevmediklerimizdir. Ermeni çeteleri, sömürgeciler,
casuslar, Türk ve İslam düşmanları sevmez.
Gafiller ne istiyorlar tarihimizden. Neyin istibdadından
bahsediyorlar? Bilmedikleri, tanımadıkları büyüklerimizi hangi bilgi,
belgelerle itham ederler. Sayın Recep Tayyip Erdoğan bugünün Abdulhamid’i
olarak görülüyorsa bizce mahsuru yoktur, övgünün tezekkürüdür.
Biz ecdadımıza dil uzattırmayız, tarihimize laf ettirmeyiz.
Devşirmelere akıllarını başlarına devşirmelerini tavsiye ederiz. Gazi Mustafa
Kemal Atatürk ile Sultan Abdulhamid’i cepheleştiren kanı bozukları asla
affetmeyiz. Osmanlı İmparatorluğu, Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk, Abdulhamid
bizimdir. Atatürk Ankara ise Abdulhamid Han İstanbul’dur. Atatürk Dolmabahçe
ise, Abdulhamid Yıldız’dır. İkisini birbirinden ayırmak ne mümkün?
İSVEÇ VE FİNLANDİYA’NIN NATO ÜYELİĞİ
İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine müracaat etmesi,
gerekçeleri Türkiye’nin haklı itirazlarının yanı sıra iki ülkenin küresel
güvenliğe etkileri tartışılmaktadır. ABD Başkanı Biden, iki ülkeyle sıcak
ilişki halindedir, tam destek açıklaması yapmıştır. ABD yönetimi İsveç’i
dışarıda bırakacak teklife mesafelidir.
Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği konusundaki
çekinceleri, itirazları henüz dikkate alınmamıştır. Finlandiya Cumhurbaşkanı,
Türkiye’nin endişelerini görüşmek istediklerini söylemiş. Bilinen endişeyi
konuşmak nedir? Asıl gündem Türkiye’nin endişesini görüşmek değil, gidermektir.
İsveç, PKK’nın silah tedarikçileri arasındadır. Dökülen
şehit kanlarında İsveç ve Finlandiya’nın parmak izlerini nasıl yok sayacağız?
Bizim değerlendirmemiz; İsveç bölücü terörün kundağı, kuluçkasıdır. 2’nci
Kandil İsveç’tedir. Türkiye’ye yaptırım uygulanıyorken, bu devletler NATO
şemsiyesi altında yer almamız hangi hakla beklenmektedir? Katillere, canilere,
teröristlerle kol kanat gerenlerle aynı çatı altında bulunursak şehitlere,
gazilere ne söyleriz?
Türkiye’nin risk primindeki yükselişi ifade etmiştim. İsveç
ve Finlandiya’ya engel çıkarılınca Türkiye’nin risk primi artmıştır.
Türkiye’nin susması, sinmesi, sessiz kalması mı amaçlanmaktadır? Ekonomik
kartını masaya mı sürmektedir? Bu hasmane tavrı görmezden mi gelelim? Türkiye
sömürgeleşmiş bir ülke olamayacaktır. Hiç kimse Türkiye’yi tehdit etmeye
yeltenmesin.
NATO’DAN AYRILMAK GÜNDEME ALINMALIDIR
Bu iki ülkenin NATO üyesi olması imkansızdır. Türkiye
seçeneksiz değildir, Türkiye çaresiz değildir. Şartlar halinden çıkılmaz hale
gelirse NATO’dan ayrılmak gündeme alınmalıdır. Türkiye 1952’den bu yana NATO
üyesidir. Türkiye, NATO’nun doğudaki karakol ülkesi muamelesi görmüştür.
Türkiye’nin itirazları ciddiye alınmıyorsa, varlığı da ciddiye alınmıyor
demektir. Alsınlar İsveç’i, Finlandiya’yı tepe tepe kullansınlar. Rusya’ya
karşı yeni cephe açsınlar.
Yeni bir güvenlik teşkilatının kurulması mümkündür. Asya ve
Ortadoğu Güvenlik Örgütü NATO’nun dengelenmesini de sağlayacaktır. Türk ve
İslam ruhunun birleşmesi muhataplarının hesaplarını kursakta bırakacaktır.
MİÇOTAKİS’İN SÖZLERİ VE KIBRIS MESAJI
ABD ile Yunanistan aynı çizgide buluşmuşlar. Yunanistan
Başbakanı’nın yaptığı konuşmanın 37 kez alkışlanması oldukça düşündürücüdür.
1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nı kastederek, Helenizmin 48 yıldır acı çektiğini
iddia eden Yunanistan Başbakanı barbarlığı maskeleme çalışmıştır. Kıbrıs
Türk’tür, Türk kalacak. Kıbrıs’ta egemen ve eşitlik temeline dayalı iki
devletli çözümden başka çıkış yoktur.
Kıbrıs’ın kaderi Helenizm değil, Türklüktür. Bu başbakanın
batının piyonu olması onursuz bir acziyettir. Türk milleti, Yunanistan’ın taciz
ve tahrik siyasetine sonuna kadar direnecektir. Türkiye çevresindeki kuşatmayı
yaracak azim ve kararlılıktadır.
SİYASİ İSTİSMARLARINA DEVAM EDİYORLAR
Zillet ittifakının Türkiye’nin yanında duruş gösterdiğini,
milli haklarımızı ve güvenliğimizi savunduğunu göreniniz var mı? Yunanistan’a
karşı sesini yükselten bir CHP’yi görmek mümkün müdür? Bu zillet ittifakı
kimlerin dümen suyundadır? Bre Allah’tan korkmaz, kuldan utanmazlar
milletimizin çıkarlarını ne zaman savunmayı düşünüyorsunuz? Hiçbir şey olmamış
gibi siyasi istismarlarına devam ediyorlar.
Sayın Kılıçdaroğlu, Yozgat’ta Kandil’i yok edeceğini
söylüyordun, ne oldu? Mitinge Kandil’i taşımak isteyen vatan hainlerine niye
bir şey diyemedin? Kılıçdaroğlu’nun Maltepe mitingi PKK’nın, HDP’nin, FETÖ’nün,
Pontus özlemi çeken çürümüşlerin mitingidir.
Sayın Kılıçdaroğlu, Dersim’i aklından geçiriyorken Türk
milleti seni cumhurbaşkanı yapmaz. Şahsına cumhurun başkanlığı müstahak
görülemez. Türk milleti 2023 yılının haziran ayında seçimini yapacak,
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bir kez daha seçilecektir. O zaman zillet
ittifakı sadece nal toplayacak.
