Sudan’da İç Savaş; Ülke Fiilen İkiye Bölündü

2023 yılında başlayan Sudan iç savaşında yaşanan son gelişmeler, “Ülkede yeni bir bölünme mi yaşayacak?” sorusunu gündeme getirdi. Çünkü Hızlı Destek Kuvvetleri’nin son hamleleri ülkeyi fiili olarak ikiye böldü. HDK ilerleyişini sürdürürken, merkezi yönetim ateşkesi kabul etmiyor. Peki, Sudan’ı önümüzdeki günlerde ne bekliyor?

İki yılın geride kaldığı Sudan iç savaşında kritik günler yaşanıyor.

Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), beş eyaletten oluşan Darfur bölgesinde kontrolü sağlayamadığı tek şehir Faşir’i de ele geçirdi.

Artık ülke fiili olarak ikiye bölünmüş durumda. 18 eyaletin 5’inde tam kontrol sağlayan HDK, ablukalarını ve saldırılarını devam ettiriyor. Ateşkesi kabul etmeyen Sudan Geçici Egemenlik Konseyi ise zor günler yaşıyor.

Faşir neden kritik öneme sahip, HDK şehri nasıl ele geçirdi, bu süreçte sivil halk neler yaşadı, uluslararası aktörler ne tepki verdi, Sudan iç savaşı nereye gidiyor?

Hızlı Destek Kuvvetleri başarısız darbe girişiminin ardından ülkenin batı ve güney batı kesimlerini içine alan Darfur bölgesine konuşlandı.

Kuruluşu söz konusu bölgedeki Arap kabilelerden devşirilen cancavid milislerine dayanan Hızlı Destek Kuvvetleri, halihazırda Darfur’daki en etkili güç konumundaydı.

Ayrıca “Hemedti” adıyla bilinen HDK lideri Muhammed Hamdan Dagalo, yıllardır ailesiyle birlikte bölgedeki altın madenlerini de kontrol ediyordu. Bu da HDK’nin altın karşılığında silaha erişmesine olanak sağladı.

Çad, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Güney Sudan sınırında bulunan bölge beş eyaletten oluşuyor: Kuzey, güney, doğu, batı ve orta Darfur.

Savaş başladıktan sonra HDK; Orta Darfur eyaletinin merkezi Zalince’yi, Doğu Darfur eyaletinin merkezi Dain’i, Batı Darfur eyaletinin merkezi Cuneyne’yi ve Güney Darfur eyaletinin merkezi Nyala’yı kısa sürede ele geçirdi ve kontrolü ele aldı.

Geriye ele geçirilmesi gereken tek bir eyalet ve o eyaletin merkezi şehri kalmıştı. Ancak HDK ne kadar çabalasa da uzun bir süre Kuzey Darfur’un merkezi Faşir’i ele geçiremedi. Aynı zamanda Darfur’un idari merkezi de olan Faşir’de bir türlü kontrolü sağlayamayan HDK, şehri kuşatma altına aldı.

Kuşatma 2024 yılının Mayıs ayında başladı.  Geçici Egemenlik Konseyi’ne bağlı Sudan ordusu bu stratejik şehre yönelik ablukayı kırmaya çalışsa da başarılı olamadı. Çünkü merkezi yönetim bölgede oldukça zayıflamış, HDK ise gözünü karartmıştı.

18 aylık mücadele: Kum setleri, açlık, saldırılar…

Ele geçirmeyi hedeflediği stratejik bölgelerde yardım rotalarını ve ekonomik güzergahları kesme stratejisi, HDK’nin savaş boyunca sıkça başvurduğu yöntemlerden oldu. HDK’nin Faşir’e 18 ay boyunca uyguladığı abluka da bu stratejiye dayandı.

Ancak bu strateji yeterli olmadı ve HDK, şehrin dış dünyayla etkileşimini tamamen kesmek için daha radikal bir yönteme başvurdu: Şehrin etrafına kum setleri örmeye başladı.

HDK’nin Faşir’in etrafına inşa ettiği devasa kum seti Eylül ayında tamamlandı. HDK bununla da yetinmedi ve şehrin yakınındaki yerleşim merkezlerini de setlerle abluka altına aldı.

Böylece şehre giden tüm yollar ve yardım hatları kapatılmış oldu. Faşir artık HDK’nin karantinası altına alınmıştı.

Kuşatma nedeniyle yaklaşık 130 bini çocuk olmak üzere yüz binlerce kişi şehirde mahsur kaldı. Dünyayla bağlantısı koparılan şehirde kısa sürede açlık krizi yaşanmaya başladı. Önce gıdalar tükendi, ardından hayvan yemleri… Depolanan kimi gıdalar ise astronomik fiyatlara satılmaya başladı. HDK, Faşir’de açlığı silah olarak kullanıyordu.

HDK’nin şehre yönelik adımları kuşatmayla da sınırlı kalmadı. Eylül ve Ekim aylarında kamusal alanlara saldırılar düzenlenmeye başlandı. İnsansız hava araçları ve topçu saldırılarında yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

26 Ekim sabahı Hızlı Destek Kuvvetleri, Sudan ordusunun şehirdeki ana üssü olan 6. Piyade Tümeni’ne ait karargâhı ele geçirdi.

18 aylık abluka sonuç vermişti. Faşir ele geçirilmiş, HDK Darfur’daki egemenliğini resmen ilan etmişti.

Uydu görüntüsü HDK tarafından inşa edilen setleri gösteriyor. İnşasına başlanan ilk set mavi hatla (Yaklaşık 7 kilometre) gösteriliyor. Ardından inşa edilen yaklaşık 9 kilometrelik set ise yeşil hatla sembolize ediliyor. Bir sonraki set inşaatı mavi ve yeşil hatları bağlayan yaklaşık 6 kilometre uzunluğundaki sarı hat. Uydu görüntüsü çekildiğinde yaklaşık 9 kilometre uzunluğa erişen kırmızı hattın inşaatı ilerleyen günlerde mavi hatta doğru devam ettirildi.

Arkasına aldığı cesetlerin önünde konuşan bir HDK milisi kameralara gülümsüyor:

Soykırım istediler ve soykırımı aldılar. Onları diri diri yaktık, onları mangalda pişirdik.

Bir başka HDK milisi, kamyonetin içine yerleştirilen cansız bedenleri kamerasıyla kaydediyor:

Şu işe bak, şu soykırıma bak. İşte hepsi böyle ölecek.

Üst üste yığılmış cesetler arasında seğiren bir bacağı fark eden bir başka milis, silah arkadaşını şöyle uyarıyor:

Bu adam neden hâlâ hayatta? Vurun onu.

HDK, Faşir’i ele geçirdikten sonra birçok video ortaya çıktı. Siviller ölüyor, milisler gülümsüyor, gerçekleşmesi çok muhtemel tehditler havada uçuşuyordu.

Öne çıkan isimse HDK komutanlarından Fatih Abdullah İdris’ti. İdris “Ebu Lulu” ismiyle tanınıyordu fakat şehirde yaptıklarından sonra “Faşir Kasabı” olarak anılmaya başlandı.

Yere sıralanmış silahsız sivilleri azarlıyor, tecavüz tehditlerinde bulunuyor, yalvarışları keyifle dinliyor, otomatik silahındaki mermiler tükenene kadar tetiğe basıyor ve gülümsüyordu.

Bu anlara ait görüntüleri ise Tiktok hesabı üzerinden tüm dünyayla paylaşıyordu. Ebu Lulu yine aynı platformda canlı yayınlar açıyor, öldürdüğü insan sayısını unuttuğunu söylüyor, ancak tahminlerine göre yaklaşık 2 bin kişinin canını almış olabileceğini anlatıyordu.

Ebu Lulu “şöhretinden” memnundu ama onun bu şöhreti HDK’yi zor durumda bırakan ilk olaylardan oldu.

Merkezi Sudan yönetimi uluslararası arenadaki meşruluğunu halihazırda HDK’nin savaş suçları işlediğine yönelik söylemlerle kazanmaya çalışıyordu. Başta Ebu Lulu olmak üzere HDK milisleri ise merkezi yönetimin bu isteğini adeta altın tepside sundu.

Oysa Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin lideri Abdülfettah el-Burhan da HDK’nin başındaki Hemedti gibi sivillerin hayatını önemsemiyordu, önemli olan eski silah arkadaşına karşı iktidarı ele geçirmekti. Sonuçta bundan 22 yıl önce Hemedti ve el-Burhan yine aynı topraklarda, Darfur’da etnik katliama girişmemiş miydi?

Ebu Lulu’nun sosyal medya platformu üzerinden paylaştığı bir infaz videosundan kesitler.

Uydu görüntüleri ortaya çıktı: Nesne kümeleri ve kırmızı karaltılar

HDK milislerine ait videoların dolaşıma girmesiyle çeşitli ülkelerden ve kuruluşlardan tepkiler gelmeye başladı.

Bunun üzerine Hemedti, askerlerine yağma girişiminde bulunmamaları ve sivilleri hedef almamaları için çağrı yaptığı videoyu dolaşıma soktu. HDK ise sivillerin öldürüldüğü ve Arap olmayan etnik grupların hedef alındığına yönelik suçlamaları kesin bir dille reddetti.

Ancak bu sefer de ortaya uydu görüntüleri çıktı.

Yale Üniversitesi’nin Halk Sağlığı Fakültesi’ne bağlı İnsani Araştırmalar Laboratuvarı, HDK’nin Faşir’i ele geçirmeden önce ve sonrasında çekilen uydu görüntüleri üzerinden bir rapor yayımladı.

Uydu görüntülerinin analiz edildiği raporda şehrin ele geçirildiği tarihten sonra, daha önceki görüntülerde olmayan “nesne kümeleri” tespit edildi. Bu kümeleri oluşturan nesneler ise insan vücudunun boyutuyla örtüşüyordu.

Söz konusu “nesneler” sivillerin sığındığı bölgelerde, araçlar tarafından kapatılan sokaklarda kümeleniyordu ve bu kümelenmelerin etrafı kırmızı karaltılarla çevrelenmişti. Rapora göre kırmızı karaltıların görüldüğü bu “kümelerin” cansız insan bedenleriyle oluştuğu tespit edildi.

Ancak bu “kümelere” yalnızca şehirde değil, Faşir halkının kaçmaya çalıştığı güzergahlarda da rastlandı. HDK güçlerinin bir kısmı şehir içinde ilerlerken, bir diğer kısmı ise kenti çeviren kum setlerinin etrafına konuşlanmıştı. Şehirden kaçmaya çalışanlar infaz edilmiş ve cesetleri kum setinin yanına açılan hendeklere atılmıştı.

Yale Üniversitesi tarafından yayımlanan raporda yer verilen uydu görüntülerinden biri.

Tepkiler arttı, soruşturma başlatıldı

Birleşmiş Milletler ve bağımsız insan hakları kuruluşlarına göre HDK milisleri, Faşir’i ele geçirdikten sonra 48 saat içinde 2 binden fazla sivili öldürdü.

Videolar ve uydu görüntüleriyle birlikte uluslararası kamuoyunda da tepkiler arttı. Bunun üzerine Uluslararası Ceza Mahkemesi, 3 Kasım’da bir açıklama yaptı ve HDK’nin “savaş suçu ve insanlığa karşı suç” işleyip işlemediğine dair soruşturma başlattığını duyurdu.

Tüm bu süreçte savaş suçlarını reddeden HDK lideri Hemedti, tepkiler üzerine milislerinin kimi ihlallerde bulunduğunu kabul etmek zorunda kaldı, yaşananlara ilişkin soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Kısa bir süre sonra Hızlı Destek Kuvvetleri tarafından kimi milislerin tutuklandığına dair açıklamalar ve görüntüler servis edilmeye başlandı.

Tutuklananlardan birisi de “Faşir Kasabı”ydı. HDK tarafından sosyal medya üzerinden paylaşılan görüntülerle, Ebu Lulu’nun Faşir çevresindeki bir cezaevine götürüldüğü ve hücreye kapatıldığı aktarıldı.

Ancak Ebu Lulu’nun HDK’ye bağlı olmadığı, ittifak halinde bulunulan bir “koalisyon gücüne” liderlik yaptığı öne sürüldü.

HDK tarafından servis edilen görüntülerde, Ebu Lulu’nun elleri kelepçeli şekilde milisler tarafından hücreye kapatıldığı görüldü.

HDK kontrolü sağlayıp ateşkesi kabul etti, merkezi yönetim reddetti

Her ne kadar Sudan’daki iç savaşa hiçbir yabancı devlet resmi şekilde dahil olmasa da birçok ülke fiili olarak savaşta yer aldı. Kimi silah tedarik etti, kimi İHA sattı, kimi ekonomik faaliyetler yürüttü…

Hızlı Destek Kuvvetleri’yle ilişki geliştiren hiçbir devlet halihazırda bu ilişkiyi aleni şekilde sürdürmemişti, fakat Faşir’de yaşananlar uluslararası baskıyı daha da arttırdı.

Faşir ele geçirilmeden önce -hepsi savaşta farklı cepheleri destekliyor olsa da- ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Mısır taraflara ateşkes önerisinde bulunmuştu. Üç aşamalı bu önerinin ilk adımı üç aylık insani ateşkes, ikinci adımı kalıcı ateşkes, son adımı ise sivil yönetime geçişten oluşuyordu.

Eylül ayında yapılan bu öneriye iki taraftan da yanıt gelmedi. Fakat HDK, Faşir’i ele geçirip Darfur bölgesinde kontrolü sağladıktan ve uluslararası kamuoyunda tepki gördükten sonra bir açıklama yaptı. HDK yaptığı açıklamayla ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.

“Savaşın yıkıcı insani sonuçlarıyla başa çıkmak” ve “acil yardım teslimatına izin vermek” gibi gerekçelerle söz konusu öneriyi kabul ettiğini öne süren HDK, “adil, kapsamlı ve kalıcı” bir barış istediğini deklare etti. Ayrıca açıklamada, düşmanlıkların sona erdirilmesine ilişkin tartışmaların taraflarınca “sabırsızlıkla” beklendiğini öne sürdü.

HDK’nin bu adımına karşılık Sudan Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Silahlı Kuvvetleri lideri el-Burhan da bir açıklama yaptı. el-Burhan, HDK’nin silah bırakmaması halinde ateşkes veya barış anlaşmasının mümkün olmadığını şöyle aktardı:

İsyancılar silahlarını bırakmazlarsa ne diyalog ne de barış olur. Onları ve onlarla birlikte olanları Sudan’da kabul etmeyeceğiz. Ya onları ortadan kaldıracağız ya da canımızı verene kadar onlarla savaşmaya devam edeceğiz. Onlarla ne ateşkes ne görüşme ne de barış yapacağız.

Sudanlılar bu isyancıların elinden çok acı çekti; öldürdüler, işkence ettiler, yağmaladılar ve vahşice davrandılar. Bizden onlara acıyı tattıracağımız şeylerden başka hiçbir şey almayacaklar.

Barış istiyorsanız, bu paralı askerleri tek bir yerde toplayın ve silahlarını teslim alın. Bu olmadan kimse onlarla konuşmayacak. Bu savaş müzakerelerle veya ateşkesle değil, isyanın yenilgiye uğratılmasıyla sona erecek.

Çatışmalar devam ediyor: HDK’nin hedefi komşu eyalet

Öte yandan HDK’nin beş eyaletten oluşan Darfur bölgesinde kontrolü tamamen ele geçirmesi, Sudan’ın bölünebileceğine yönelik tartışmaları da beraberinde getirdi.

Ayrıca şu anda yaşananlar HDK’nin beş eyaletle yetinmek gibi bir planı olmadığına işaret ediyor.

18 eyaletten oluşan Sudan’ın 13 eyaleti Sudan Geçici Egemenlik Konseyi’nin kontrolünde. Ancak HDK stratejik eyaletlere yönelik harekâtlarını sürdürüyor.

Darfur’a komşu olan Kurfudan bölgesi, HDK’nin ilerleyişi için stratejik öneme sahip. Kuzey, güney ve batı olmak üzere üç eyaletten oluşan bölgede şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

Özellikle Batı Kurfudan eyaletinde her an bir kırılma yaşanabilir, çünkü eyaletin önemli şehirlerinden olan Babanusa aylardır HDK kuşatması altında ve kuşatma her geçen gün ağırlaşıyor. Kuşatmaya takviye birlikler gönderen HDK, geçtiğimiz hafta şehirdeki Sudan Silahlı Kuvvetleri’ne teslim olma çağrısında bulundu/sol

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın