Türkiye, 2025 yılı merkez yönetim bütçesini kamuoyunda uzun süre tartışılacak bir başlıkla kapattı. Rakamlar, bütçenin ağırlıklı olarak faiz ödemelerine ayrıldığını ortaya koyarken, oluşan tablo “faiz bütçesi” eleştirilerini beraberinde getirdi. Açık miktarının, faize ayrılan tutara yaklaşması, kamunun önceliklerinin bir kez daha sorgulanmasına neden oldu.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı bütçe gerçekleşme verilerine göre, Aralık 2025’te merkezi yönetim bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 43,7 artarak 1 trilyon 263 milyar 894 milyon liraya ulaştı. Aynı dönemde bütçe giderleri ise yüzde 4,8 artışla 1 trilyon 792 milyar 33 milyon lira oldu. Bu veriler, yalnızca Aralık ayında 528 milyar 139 milyon liralık bütçe açığını ortaya koydu.
Yıl genelinde açık 1,8 trilyon lirayı aştı
2025’in tamamı değerlendirildiğinde tablo daha da çarpıcı hale geldi. Ocak-Aralık döneminde bütçe gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 48 artışla 12 trilyon 835 milyar 477 milyon liraya yükselirken, bütçe giderleri yüzde 35,7 artarak 14 trilyon 634 milyar 607 milyon liraya çıktı. Böylece merkezi yönetim bütçesi yıl genelinde 1 trilyon 799 milyar 130 milyon lira açık verdi.
Bir önceki yılın aynı döneminde 10 trilyon 780 milyar 614 milyon lira olan bütçe giderlerinin, bir yıl içinde yaklaşık 4 trilyon lira artması dikkat çekti. Gelirlerdeki güçlü artışa rağmen giderlerin yüksek seyri, kamu maliyesindeki dengenin sağlanamadığını gösterdi.
Faiz ödemeleri gelir artışını geçti
Bütçedeki en dikkat çekici kalem ise faiz giderleri oldu. “Borcu borçla çevirme” yaklaşımının sürdürülmesi, faiz harcamalarını bütçe üzerindeki en büyük yüklerden biri haline getirdi. Aralık 2025’te faiz giderleri, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 55 artarak 116 milyar 672 milyon liraya çıktı.
Yıl genelinde ise bütçeden faize yapılan ödeme yüzde 61,7 artışla 2 trilyon 54 milyar 382 milyon liraya ulaştı. Bu artış oranı, hem bütçe gelirlerindeki hem de toplam giderlerdeki artışın üzerinde gerçekleşti.
Ortaya çıkan tablo, kamu kaynaklarının önemli bir bölümünün faiz ödemelerine yöneldiğini gösterirken, sosyal harcamalar ve vatandaşın doğrudan hissedeceği alanlara ayrılan payın yeterliliği tartışma konusu oldu. Ekonomi çevrelerinde 2025 bütçesi, bu nedenle “vatandaşa değil, rantiyeye çalışan bir bütçe” olarak değerlendiriliyor.
milligazete
