Hamas: Direniş, Ateşkes Anlaşmasına Bağlı Kaldı Ama Netanyahu Süreci Oyalıyor

Hamas Siyasi Büro üyesi Husam Bedran, direnişin ateşkes anlaşmasının ilk aşamasındaki tüm maddelere sadık kaldığını teyit etti. Bedran, Netanyahu’nun özellikle Refah Sınır Kapısı’nın açılması ve işgal edilen bölgelerden tamamen çekilme gibi yükümlülüklerinden kaçmak için çeşitli bahaneler üreterek süreci oyaladığını belirtti.

​Bedran yaptığı basın açıklamalarında, son esir Ran Gvili’nin cesediyle ilgili yaşanan gecikmenin tamamen teknik ve lojistik nedenlerden kaynaklandığını açıkladı. Direnişin naaşı herhangi bir kazanım elde etmek için elinde ceset tutmadığını, koordinasyon sürecinin Netanyahu’nun siyasi hesapları nedeniyle işgalci güçler tarafından engellendiğini vurguladı.

​Hamas siyasi büro üyesi Bedran; Netanyahu’nun (ölü ya da diri) esirler dosyasına olan ilgisinin insani bir dürtüyle değil, tamamen seçim hesapları ve kişisel çıkarlarla ilgili olduğunu savundu. Netanyahu’nun aldığı askeri kararların savaş boyunca onlarca esirin ölümüne yol açtığını da hatırlattı.

​Anlaşmanın İkinci Aşaması

​Bedran, ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının şunları içermesi gerektiğini vurguladı:

  • ⁠ ⁠​Gazze Şeridi’nden tamamen çekilme,
  • ⁠ ⁠​Ciddi bir yeniden imar sürecinin başlatılması,
  • ⁠ ⁠​İnsani yardımların girişi ve bölgenin geleceğinin garanti altına alınması.

​Badran ayrıca, “silahsızlanma” yönündeki söylemlerin anlaşmayı baltalamaya yönelik bir girişim olduğunu ifade etti.

Direnişin Silahı Hakkındaki Tutumu

“​Siahlı Direniş Hakkının” uluslararası hukukça güvence altına alındığını belirten Bedran, direnişin silahının işgale karşı meşru müdafaa amaçlı olduğunu söyledi. Bu meselenin bir Filistin iç meselesi olduğunu ve dış dayatmalara kapalı olduğunu vurguladı.

Gazze Şeridi’nin Yönetimi

​Hamas yetkilisi, Hareketin Gazze’nin yönetimini üzerinde uzlaşılmış bir “Ulusal Komite”ye sorunsuz ve kolay bir şekilde devretmeye hazır olduğunu ve bu komitenin başarılı olması için destek vereceklerini duyurdu.

​Sınır kapısının açılması konusunda ise bölgesel ve ABD baskılarına rağmen, Siyonist tarafın oyalama taktikleri ve denetimlerle ilgili dayattığı yeni şartlar nedeniyle henüz kesin bir tarihin belirlenmediğini açıkladı.

​Son olarak Bedran; Hareketin çelişkili medya açıklamalarıyla değil, arabulucular ve siyasi kanallar aracılığıyla sunulan resmi tekliflerle ilgilendiğini belirterek, Filistinlilerin kendilerini savunma hakkının altını çizdi/milligazete

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın