Ayetullah Cevadi Amuli: Düşman Karşısındaki Gafleti En Aza İndirmeliyiz

Şii taklit mercilerinden Ayetullah Abdullah Cevadi Amuli, düşman ve özellikle İsrail karşısında sürekli teyakkuz hâlinde olunması gerektiğini belirterek, “Nasıl ki oruçlu kimse mazmaza yaparken tadı hisseder ama orucu bozulmazsa, mümin insan da bilinçli bir dikkatle gafleti en aza indirmeli, akıl ve kalbi kendi varlığının imamı kılmalıdır” dedi.

Ayetullah Cevadi Amuli’nin haftalık ahlak dersi, bu sabah Kum’daki Azam Camii’nde halkın farklı kesimlerinin katılımıyla düzenlendi.

Dersinde, “Şüphesiz bu kalpler, bedenlerin yorulduğu gibi yorulur; o hâlde onları hikmetin incelikleriyle tazeleyin” hikmetli sözüne atıfta bulunan Cevadi Amuli, kalbin korunması ve ilahi marifetlerle beslenmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. Kalbin ihyasının tek yolunun hikmet, Kur’an, dua ve münacattan geçtiğini ifade etti.

Kur’an mantığında “hilafet” kavramını açıklayan Cevadi Amuli, gerçek halifenin kendi görüş ve hevesini değil, kendisini görevlendirenin sözünü dile getiren kişi olduğunu belirtti. Bu nedenle imamet ve nübüvvet makamlarının kazanılmış ya da öğrenilmiş makamlar olmadığını, bunların yalnızca Yüce Allah tarafından verilen birer “ilahi ahit” olduğunu söyledi.

İmamet ve hilafetin ilahi terbiye ve Allah’ın ahdiyle gerçekleştiğini kaydeden Cevadi Amuli, peygamberler ve imamların “Halifetullah” olduğunu, ancak imametin yalnızca ilim tahsiliyle ya da beşerî çabayla elde edilemeyeceğini dile getirdi. Bir insanın eğitimle içtihat, hikmet ve benzeri mertebelere ulaşabileceğini, fakat imamın ilmi ve mucizesinin ders ve akademik yöntemlerle kazanılamayacağını vurguladı.

Konuşmasının başka bir bölümünde Hz. Ali’nin (a.s.) sözlerine atıf yapan Cevadi Amuli, ölümle birlikte insanın ebediyet âlemine geçtiğini belirterek, “Ölüm bir şehirden ya da ülkeden çıkış değil, tarihten çıkıştır. İnsan gözünü kapattığı anda ebediyet sahasına adım atar. Bu sahne sınırsızdır ve oraya eli boş girilemez” dedi.

Kalbin, uzuv ve organların yönetimindeki rolüne dikkat çeken Cevadi Amuli, imamların öğrencisi olunması, onların getirdiklerinin öğrenilip hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Kalp ve aklın bedenin imamı olması hâlinde gözün, elin ve ayağın hak yolunda hareket edeceğini; aksi durumda insanın adaletsizlik ve cahiliye vadisine sürükleneceğini söyledi.

“İmamet ve ümmet sistemi”nin diğer sistemlerden köklü biçimde farklı olduğunu vurgulayan Cevadi Amuli, havza ve üniversitelerin eğitim ve cehaleti giderme, cami ve dinî heyetlerin ise ahlaki terbiye ve bilinç kazandırma görevini üstlendiğini; ancak tüm bu faaliyetlerin imamet sistemi içinde anlam kazandığını dile getirdi. Ona göre imamet ve ümmet sistemi, cahiliyeyi ortadan kaldırma sorumluluğunu taşımaktadır.

Cevadi Amuli, kalbin Kur’an, gece namazı, dua ve münacatla diri tutulmasının birey ve İslam toplumu için sürekli bir gereklilik olduğunu belirterek, kalbin gaflet uykusuna dalmasına asla izin verilmemesi gerektiğini hatırlattı.

Özellikle toplumsal ve siyasi alanlarda “gaflet uykusu”na karşı uyarıda bulunan Ayetullah Cevadi Amuli, Hz. Ali’nin (a.s.) şu uyarısını hatırlattı: “Siyasi, toplumsal ve ekonomik uyku, gözde sadece mazmaza kadar olmalıdır; asla bunun ötesine geçmemelidir.” Düşmanın uyumadığını vurgulayan Cevadi Amuli, “Ülkeyi kaosa sürüklemek için pusuda bekleyen düşman ve İsrail karşısında uyanık olunmalıdır. Mümin insan, bilinçli bir dikkatle gafleti en aza indirmeli, akıl ve kalbi kendi varlığının imamı kılmalıdır” ifadelerini kullandı.

/ Yazarın Diğer Yazıları /
Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın