İran Dışişleri Bakanı, Cenevre’deki programına işaret ederek müzakerelere gerçek girişimlerle gittiğini vurguladı.
İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Irakçi, X hesabında İran’ın Cenevre’deki gündemini açıklayarak şunları yazdı: “Bugün, ülkemizin nükleer uzmanlarıyla birlikte, hassas teknik konuları görüşmek üzere Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi ile bir araya geleceğim.
Ayrıca, Salı günü ABD ile başlayacak diplomatik istişarelerden önce, Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Buseydi ile görüşeceğim.”
Adil ve dengeli bir anlaşmaya varmak için gerçek girişimlerle Cenevre’ye geldiğini belirten Irakçi, şunları vurguladı: “Gündemde kesinlikle olmayan şey: Tehditlere boyun eğmektir.”
İran Dışişleri Bakanı, nükleer müzakereler ve bir dizi diğer diplomatik istişareleri gerçekleştirmek üzere bu sabah (Pazartesi) erken saatlerde İsviçre’nin Cenevre kentine vardı.
Irakçi’nin bu ziyarette Umman Dışişleri Bakanı ve İsviçre Dışişleri Bakanı ile de görüşmesi planlanıyor.
Ayrıca Irakçi, Birleşmiş Milletler Silahsızlanma Konferansı toplantısına katılarak, İran’ın bu kurumun gündemindeki konulara ilişkin tutum ve görüşlerini açıklayacak.

BU, DÜZELTİLMİŞ SON VURGULU PAYLAŞIMIMIZDIR !!!
❤️MALCOLM-XX❤️
İRAN-İSRAİL KALICI BARIŞI NASIL OLMALIDIR ?
İran, Abd alçağıyla asla ticaret anlaşması yapmak ve bu konuda yatırım işbirliğine gitmek ya da Abd ile barışacağım diye tavizkar tutumlarla Abd’nin çok pahalı uçaklarını vs almak zarunluluğunda asla hissetmemelidir kendisini, çünkü bu tutum, tam bağımsız bir ülke olmanın gereğidir herşeyden önce !
Abd’den kesinlikle her zaman uzak ve mesafeli durulmalıdır ki bu tutum şerefli İran milleti’nin en büyük kazancı olacaktır hiç şüphesiz !
Abd’ye bir kere elini veren asla kolunu kurtaramaz ki buna en açık örnek Atatürk sonrası dönemde iktidara gelen ve Abd mandacısı olan İnönü ve ondan sonrasında da yine Abd siyaset müdahaleleriyle iktidara getirilen tüm sağlı-sollu işbirlikçi mandacı iktidarlar aracılığıyla ülkenin elini Abd’ye kaptırılmasıyla aradan yüz sene geçmesine rağmen ülkemiz, güzelim Türkiye’miz halen daha Abd’nin bu can yakıcı katmerli sömürüsünden ve damgalı Nato köleliğinden, ulusal onurunu halen bile kurtarabilmiş değildir geçmişten günümüze değin köleleştirilmiş olan yüce Türk Milleti’miz maalesef !!!
İran’ın bu anlaşmada yapması gereken tek anlaşma, Abd ve İsrail her koşulda İran’a karşı mesafeli duracak, iç işlerine ve ülke yönetimine müdahale etmeyecek, düşmanca davranışlar sergilemeyecek ve yaptırımları da derhal kaldıracak olup, İran’ın Ortadoğu’da ya da Batı Asya’daki bölgesel etkinlik alanlarına ve bölgesel müttefik ve kardeş ülke ilişkileriyle, bu onurlu dost ülkelere İran’ın sunduğu desteklerine ve ülkesel çıkarlarına, kesinlikle İsrail’le herhangi bir tehdit oluşturmamak üzere Abd, İsrail ve Batılı ülkeler tarafı, koşulsuz şekilde saygılı olacaklar ve dediğimiz gibi İsrail, İran’ın bölgesel çıkarlarına ve ilişkilerine saygılı olup da, ekonomik engeller çıkarmamaları karşılığında, İran tarafı da, İsrail’in bölgesel çıkarlarına ve müttefikleri olan İslamsı ülkeler arasındaki sömürü ve işgal ilişkilerine asla müdahil olmayacak , İsrail’in bu bölgesel dansözleri olan Arap ülkelerini işgallerine asla karışmayacak olup, evet israil’in bu “alan razı veren razı ” ilişkilerinde İran tarafı asla tehditkar davranmayacak ve İran İsrail’le karşı her daim ateşkes halinde olma durumunu koruyacak olup, İsrail’e karşı mesafeli duracak ve evet birbirleriyle hiç bir daim barışık olmayacaklar ama asla karşılıklı düşman da olmayacaklardır tıpkı Peygamber Efendimizin kendi zamanında Yahudilerle yapmış olduğu o değerli ve adil ‘Medine Sözleşmesi’ nde yapmış olduğu anlaşma misali gibi !!!
İsrail’in buradaki en büyük kazancı da, kendi ülkesel varoluşuna en büyük bölgesel tehdit gücü oluşturan bu bölgedeki tek Onurlu İslam Ülkesi olan İran ile karşılıklı saldırmazlık anlaşmasına razı etmek ve İran’la karşılıklı saldırmazlık ve savaşsızlık halini kazanmak ve korumak olacaktır hiç şüphesiz !!!
Evet en büyük ve en sağlam güvence budur İsrail için, “karşılıklı kalıcı saldırmazlık güvencesi”dir bu !
İran’ın kendi ulusal güvenlk güvencesi olan füze gücünü sınırlamaya kalkmak, ve barışçı nükleer hakkını engellemeye çalışmak ise, karşı tarafı tamamen ve hiç olmayacak şekilde ve getirisiz anlamda savunmasız bırakmak gibi hiç olmayacak bir anlaşamama aptallığından başka bir şey değildir doğrusu, bu anlamsız ve getirisiz zorlayıcı tutum terkedilmelidir, çünkü bu aptalca istekler kabul görmesi gereken akılcı ve getirili istekler asla değildir açıkçası !!!…
Son söz : Onurlu İran tarafı artık bundan sonrasında bencilliği bırakıp, saygıdeğer ve fedakar milletinin ulusal ve bölgesel tüm enerjisini, kendisinin ve bölgesel Onurlu müslüman ülke ve yönetim dostlarının ekonomik kalkınmaları ve güçlenmeleri için kullanıp, zalim İsrail’le onurlu şekilde İslami mücadele verme ve eğer varsa, ulusal onurlarını korumaları konusunda onlara, İsrail’le yeterli mücadele edebilmeleri için alan açmalı ve onurlu fırsat eşitliği imkanı ve ortamı bırakmalıdır ki kendi olusal ve yönetimsel onurlarını eğer varsa, İsrail’e ve Abd’ye karsı ispat edebilsinler ; yüce Allah’ın bu konudaki yüce istek ve iradesi budur hiç şüphesiz !!!
Evet çok değerli ve şerefli kardeşlerim, bu arada bölgesel barışı savunurken istemeden de olsa, eğer sürçü lisan ettiysek lütfen affola !
Her iki ülke halklarına ve kamuoylarına sonsuz saygılarımla.