Erdoğan’ın kurucu üyesi olduğu Trump’ın “Barış Kurulu” Hamas’a yeni planını sundu. İsrail’in Gazze’den tam çekilmesini garanti etmeyen plan, Filistin devletinden de söz etmiyor. Gazze’ye yakıt girişi ve yeniden inşanın başlaması ancak direnişin tam silahsızlanması koşuluna bağlanıyor. Hamas’ın “geç olmadan” kabul etmesi istenen, tekliften çok tehdide benzeyen plan direnişi de “terörist” ilan ediyor.
- ABD-İsrail Gazze’deki planı hızlandırdı
- Trump’ın ‘Barış Kurulu’ elçisinden Hamas’a ‘gecikmeksizin kabul edin’ ültimatomu
- Beş aşamalı silahsızlandırma planı
- Direnişin terörist diye nitelendiği metni onaylamaları isteniyor
- İsrail halen Gazze Şeridi’nin yarısından fazlasında işgali sürdürüyor
- Hamas ne yanıt verecek?
- Hamas Siyasi Büro üyesi Naim: Plan kabul edilemez
ABD ve İsrail’in saldırılarına tek söz etmezken İran’ı misillemeleri nedeniyle kınayan bildiriyi imzalayan AKP hükümeti, ülkemiz adına bir başka utanç verici imzayı geçtiğimiz aylarda Gazze için atmıştı.
Ekim 2025’te Mısır’daki törende Trump’ın Gazze planına destek veren belgeyi imzalayan Erdoğan, Trump’ın ömür boyu başkanlığını yapacağı “Barış Kurulu”na da kurucu üye olmuştu.
ABD-İsrail’in Gazze’yi zenginler için lüks bir tatil ve ticaret merkezine çevirip Filistin halkını köleleştirme planının işlemesi direnişin silahsızlandırılmasına bağlı.
Bu doğrultuda AKP-MHP hükümetinin üstlendiği görev de belli: Hamas’ı silah bırakmaya ikna etmek.
ABD-İsrail Gazze’deki planı hızlandırdı
İran’a başlattıkları saldırılar bir ayı geride bırakırken ABD-İsrail haydutluğunun Filistin direnişini tamamen yok etme planında işleri hızlandırdığı görülüyor.
Geçen hafta “Barış Kurulu”nun yüksek temsilcisi Nikolay Mladenov’un Hamas ve İslami Cihad başta olmak üzere Gazze’deki direniş gruplarına ilettiği 5 aşamalı planın ayrıntıları ortaya çıktı.
Önceki gün El Cezire’nin dün de Reuters’ın ana hatlarını duyurduğu metin ne İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesini garantiye alıyor ne de Filistin devletinden söz ediyor.
Plan Hamas ve diğer direniş örgütlerinin tüfeklerini dahi teslim edeceği, İsrail’in Gazze’de istediği gibi at koşturacağı bir tablo çiziyor.
İşgalin sona ermesiniyse İsrail’in “terörist tehdidin” yani direnişin Gazze’de sonsuza dek tasfiye edildiğine ikna olduğu imkansız bir geleceğe bırakıyor.
Plan Hamas’ın ve diğer direniş örgütlerinin sonunda tamamen silahsızlandırılmasını öngören 8 aylık kademeli bir takvim belirliyor.
Trump’ın ‘Barış Kurulu’ elçisinden Hamas’a ‘gecikmeksizin kabul edin’ ültimatomu
Salı günü BM Güvenlik Konseyi’nde “Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi” sıfatıyla konuşma yapan Mladenov, direniş örgütlerine sundukları planın “geç olmadan” kabul edilmesini istediklerini söyledi.
İran’ın ve bölgedeki Hizbullah başta olmak üzere direniş güçlerinin misillemeleriyle zor günler geçiren ABD-İsrail’in Gazze planını hayata geçirmekte acelesi var.
Hamas silahsızlanma dayatmasını hiçbir zaman kabul etmedi ancak bazı Hamas yöneticilerinin silahsızlanmanın Filistin devletinin kurulmasına gidecek bir siyasi yolda gündeme gelebileceğine dair açıklamaları oldu.
Ekim’de Hamas ateşkes planını onayladığında İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesi, yardım girişlerinin engellenmemesi, İsrail’in yerle bir ettiği Gazze’nin yeniden inşası hakkında verilen sözler yeni planda yok.
Hamas’ın iknasında önemli rol oynayan “Filistin devletinin kuruluşuna giden yol”a dair de hiçbir atıf bulunmuyor.
Beş aşamalı silahsızlandırma planı
Reuters ve El Cezire’nin haberlerine göre plan, Hamas ve diğer grupların tamamen silahsızlandırılmasına ve Gazze’deki tünellerin imha edilmesine odaklanıyor.
8 aylık bir süreci takvimlendiren plan 5 aşamadan oluşuyor:
Birinci Aşama (İlk 15 gün): Gazze’de tüm idari ve güvenlik kontrolünün ABD destekli teknokratlardan oluşturulan “Ulusal Komite”ye devri. Bu süreçte komite silahları toplama hazırlıklarını yapacak. Komite polis gücünü de oluşturacak.
İkinci Aşama (16-40. Gün): İsrail’in kontrolündeki bölgelerden ağır silahlar ve tankların çekilmesi ve “uluslararası güvenlik gücü”nün yerleştirilmesi.
Üçüncü Aşama (31-90. Gün): Hamas’ın ağır silahlarını teslim etmesi ve tünellerin imhası.
Dördüncü Aşama (91-250. Gün): “Ulusal Komite”nin polis gücü tarafından Hamas ve diğer direniş örgütlerinin elindeki tüfek, tabanca gibi kişisel silahlar dahil tüm silahlarının toplanması. İsrail’in kademeli çekilmesi.
Beşinci Aşama (Final): Tam silahsızlanmanın doğrulanması. İsrail’in kapsamı ve sınırı belirlenmemiş bir “güvenlik çemberinde varlık göstermesi” dışında Gazze’den çekilmesi. Kapsamlı yeniden yapılanmanın başlaması.
Son aşamaya ilişkin Reuters’ın aktardıkları gerçekte İsrail’in Gazze’den hiçbir zaman tamamen çekilmeyeceğine işaret ediyor. Buna göre Ulusal Komite’ye bağlı güvenlik güçleri silahları toplama görevini 251. güne kadar tamamlayacak. Eğer tamamlanırsa İsrail “Gazze herhangi bir terör tehdidinin geri dönme ihtimaline karşı güvenli hale getirilene kadar” sınırları belirsiz bir güvenlik çemberi hariç Gazze’den çekilecek.
Direnişin terörist diye nitelendiği metni onaylamaları isteniyor
Yani direniş örgütlerine gecikmeksizin onaylamaları istenerek sunulan metin onları “terörist” diye niteliyor. Ayrıca Gazze’de direniş bir “olasılık” olarak kalsa dahi İsrail işgalinin devam edeceği belirtiliyor.
Plan ancak son aşamada tam olarak yeniden inşaya izin verilmesini öngörüyor.
Ve ancak bu aşamada Gazze’ye yaklaşık 20 yıldır İsrail’in uyguladığı akaryakıt ablukasının kaldırılacağı vaat ediliyor.
İsrail’in 2007 yılında Hamas’ın kontrolüne girdikten sonra Gazze Şeridi’ne halkın en temel ihtiyaçları için kritik önem taşıyan yakıt, gübre, beton, çelik gibi ürünlerin girişini engelleyen ablukası halen devam ediyor.
Tıpkı dünyanın haydutluğuna soyunduğunu bu yılın başındaki Venezuela saldırısıyla açıkça ortaya koyan ABD’nin, Küba’ya 67 yıldır uyguladığı ablukaya enerji ablukasını eklemesiyle sosyalist Küba’ya aylardır tek bir varil petrol girişinin olmaması gibi…
İsrail halen Gazze Şeridi’nin yarısından fazlasında işgali sürdürüyor
Hamas liderliğindeki Filistin direnişi 7 Ekim 2023’te Aksa Tufanı operasyonuyla Gazze’yi on yıllardır açık hava hapishanesine çeviren İsrail’e meydan okumuştu.
Haydut ABD’nin en yakın müttefiki İsrail’in verdiği yanıt soykırım oldu. İki yıl boyunca sürdürdüğü saldırılarda Gazze’de yüz bine yakın Filistinliyi katletti, geride kalanların çoğunluğunun başlarını sokacakları bir ev bırakmadı.
Ekim’deki ateşkesin ardından Gazze’ye saldırılarında yaklaşık 700 Filistinliyi katleden İsrail halihazırda Gazze topraklarının yarısından fazlasında işgalini sürdürüyor. Filistinliler bu dar sahil şeridinin yarısından daha az bir kısmına sıkıştırılmış halde hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Hamas ne yanıt verecek?
Bu plana Hamas’ın vereceği yanıt örgütün içindeki İran’a yakın direnişçi Gazze kanadıyla Katar-AKP çizgisindeki pragmatist Katar merkezli kanat arasındaki iç mücadeleye dair de bir fikir verebilir.
Halid Meşal liderliğindeki pragmatist kanat ile İsrail ile çarpışırken ölen Aksa Tufanı’nın mimarlarından Yahya Sinvar’ın ardılı Halid el Hayya liderliğindeki Gazze’deki mücadeleci kanat arasındaki mücadele son olarak İran’a saldırılar sonrası yapılan iki ayrı açıklamayla da kendini gösterdi.
Örgütün İran’a ABD-İsrail saldırıları başladıktan sonraki iki haftalık sessizliğini İran’ın Körfez ülkelerindeki ABD üslerine misillemelerini durdurmaya çağıran açıklamayla bozması dikkat çekmişti. Hamas o açıklamada savaşın sona ermesi çağrısı yaparken İran’ı “komşularına saldırıları durdurmaya” çağırmıştı.
Katar’daki ekibin yaptığı anlaşılan bu açıklamayla aynı günlerde örgütün Gazze’deki askeri kanadından gelen açıklamaysa tam tersi istikametteydi.
Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde saldırı altındaki İran’da milyonların Dünya Kudüs Günü dolayısıyla Filistin halkı için sokağa çıkmasını kutluyor ve İran’ın attığı füzelerin Filistin halkına moral verdiğini, yüreklerine su serptiğini söylüyordu.
Geçen ay Hamas’ın gizli oylamayla yürüttüğü iç seçimlerinin kesin sonucu henüz kamuoyuna açıklanmış değil. Kimi haberlere göre Hayya özellikle Gazze ve Batı Şeria kadrolarının desteğiyle bir adım öne çıktı ancak Meşal de yürütme konseyindeki ağırlığını koruyor.
Yani Hamas içindeki mücadelede halihazırda bir pat durumu söz konusu.
Ancak ABD planı kapsamında yapılan bu yeni silahsızlanma dayatması ve Katar-Türkiye’nin olası baskısının örgütün iç yapısındaki kırılganlığı artırması beklenebilir.
Hamas henüz plana resmi yanıtını vermedi. Bir Hamas yetkilisi Reuters’a planı incelediklerini söyledi. İslami Cihad dahil üç direniş örgütü ise Salı günü yaptıkları açıklamada, planın İsrail’in çekilmesi ve yeniden inşa yerine direnişin silahsızlandırılmasına öncelik vermesine karşı çıktı.
Hamas Siyasi Büro üyesi Naim: Plan kabul edilemez
Öte yandan Hamas Siyasi Büro Üyesi Besim Naim’in dün akşam saatlerinde ajanslara düşen açıklaması Hamas’ın planı reddedeceğine işaret ediyor.
Besim Naim, Nikolay Mladenov’un önerilerinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Bu önerilerin Şarm-el Şeyh’teki anlaşmayla çeliştiğini, ayrıca Trump’ın planına da aykırı olduğunu belirten Naim, Mladenov’u anlaşmanın seyrini İsrail’in gündemine hizmet edecek şekilde değiştirmeye çalışmakla suçladı.
İsrail’in ilk aşamayı uygulamadığını ve sonraki taahhütlerin yerine getirileceğine dair hiçbir gerçek güvence bulunmadığını vurgulayan Naim, Mladenov’un savaşın yeniden başlaması tehdidini içeren bir söylem benimsediğini ve tarafsız bir rol üstlenmek yerine işgal hükümeti adına konuştuğunu belirtti/sol
