Ensarullah: Bağımsız Bir Kararla Savaşa Dahil Olduk

Yemen Ensarullah Hareketi Siyasi Büro üyesi Muhammed el-Buhti, yaptığı açıklamada bu hareketin bölgesel gelişmelere karşı net kırmızı çizgileri bulunduğunu ve bu çizgelerin ihlal edilmesi durumunda harekete geçmeyi görev bildiklerini ifade etti.

Al Jazeera’ye konuşan el-Buhti, bölgede devam eden çatışmaların hedefinin, Orta Doğu’nun yeniden şekillendirilmesi ve “Büyük İsrail” projesinin hayata geçirilmesi olduğunu ileri sürdü.

El-Buhti ayrıca, herhangi bir askeri çatışmaya müdahale kararının tamamen bağımsız ve iç dinamiklere dayalı olduğunu, dış baskılardan etkilenmediğini vurguladı.

Ensarullah yetkilisi, “Herhangi bir çatışmaya müdahale etmek, bizim açımızdan hem ahlaki hem de dini bir görevdir ve aynı zamanda meşru bir savunma kapsamındadır” ifadelerini kullandı.

Bugün ayrıca, Yemen’de direnişi destekleyen siyasi grupların koordinasyon sorumlusu Aref al-Amri de yaptığı açıklamada, Yemen’in yıllardır süren kuşatma karşısındaki direnişinin ABD ve İsrail’in prestiji açısından bir başarısızlık olduğunu belirterek, direniş ekseninin bu saldırılara sert karşılık vereceğini söyledi.

Sabah saatlerinde Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Yahya Seri, İran İslam Cumhuriyeti ile Lübnan, Irak ve Filistin’deki direniş cephelerine destek amacıyla İsrail rejimine karşı operasyonların başlatıldığını duyurmuştu.

Bu gelişmeler çerçevesinde, İbranice yayın yapan Ynet, bir İsrailli güvenlik kaynağına dayandırdığı haberinde, Husilerin savaşa dahil olmasının bölgesel çapta daha geniş bir çatışma ihtimalini artırdığını yazdı.

Haberde ayrıca, Husilerin Arap Yarımadası çevresi ve Kızıldeniz’de deniz ulaşımını aksatma kapasitesine sahip olduğu ve bunu 7 Ekim 2023’te başlayan Gazze savaşı sürecinden bu yana gösterdiği ifade edildi.

Ynet ayrıca, savaşın mevcut odağı Hürmüz Boğazı’nın açılması olsa bile, Husilerin Bab el-Mendeb Boğazı’nı yeniden güvensiz hale getirebileceğini belirtti. Bu boğazdan, Gazze savaşı öncesinde yaklaşık 1 trilyon dolar değerinde ticaret geçmekteydi.

Ron Ben-Yishai, Yedioth Ahronoth gazetesinde yayımlanan analizinde, Yemen’in çatışmalara katılımını İran’ın stratejik bir hamlesi olarak değerlendirdi.

Ben-Yishai, bu hamlenin amacının ABD’ye ait iki uçak gemisinin Bab el-Mendeb üzerinden Kızıldeniz’i geçmesini engellemek olduğunu öne sürdü.

Bu arada, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Yunanistan’ın Girit Adası’ndaki Suda Limanı’nda acil bakıma alındığı, USS George H. W. Bush uçak gemisinin ise beraberindeki kuvvetlerle birlikte Akdeniz üzerinden Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz yoluyla İran kıyılarına yakın operasyon bölgesine doğru ilerlediği bildirildi.

İsrailli askeri analist ayrıca, Husilerin gemileri füze, insansız hava aracı ve patlayıcı yüklü sürat tekneleriyle hedef alabilecek kapasiteye sahip olduğunu ve hayati öneme sahip Bab el-Mendeb Boğazı’nı deniz engelleriyle kapatabileceklerini ifade etti.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın