Şu anda dünyada küresel etkileri olan bir savaş devam ediyor.
ABD liderliğinde küfür ve nifak güçlerinin İslami İran’a karşı başlatılan bu savaş konusunda sorulması gereken önemli soru şudur; Neden ABD kınanmadan sadece Siyonist Rejim kınanıyor? Ayrıca ABD ve müttefiklerine yaranmak için İran’ın suçlanması ne anlama geliyor?
Halbuki İsrail ABD’nin sadece bir ileri karakoludur, garnizonudur, asıl saldırgan ve emperyal güç ABD’dir. Bu gerçek bilinmesine rağmen niçin böyle bir kurnazlığa başvuruluyor?
Çünkü;
– Siyonist rejimi haksız gösterip baş efendi ABD temize çıkarılmaya, kurtarılmaya çalışılıyor.
Çünkü;
– Amerika’dan korkuyorlar
– Amerika’nın emrindeler; efendilerine karşı çıkmaya cesaretleri yok, bir şekilde kendilerini ABD’ye mahkum görüyorlar.
– ABD’nin kazanacağına kesin gözüyle bakıyor ve bu ümitle ganimetten pay almayı planlıyorlar. Bundan dolayı bir an önce İran’ın yenilmesini arzuluyor veya teslim olmasını, bir ateşkes ve uzlaşmayla işini bitirmek istiyorlar.
Dikkat ederseniz; hep şunu vurguluyorlar İran haklıdır, siyonist rejim haksız. Bununla halklarına karşı mahcubiyetlerini kamufle edip kitleleri susturmayı amaçlıyorlar.
Bu savaşın bir ekonomik, çıkar ve menfaat savaşı olduğunu lanse etmeye çalışıyorlar.
Bu savaşın bir uygarlık savaşı olduğunu özellikle gizlemeye özen gösteriyorlar.
İran “HAKK”, siyonist rejim “BATIL” diyemiyorlar. “Hak-Batıl savaşı” deseler saflarını belirlemek zorunda kalacakları için münafıkça tabirler kullanıyorlar.
Diğer bir soru ise şudur; Peki İran bu kadar geniş çaplı saldırılar karşısında verdiği insan ve maddi kayıplara rağmen neden yenilmiyor, neden teslim olmuyor?
Sorunun cevabını anlamakta zorlanıyor, bu direnişi, bu dik duruşu idrak edemiyorlar.
Her ne kadar İran’ın bu direnişini maddi gücüne bağlamaya çalışsalar da yine bir sonuca varamıyorlar. Çünkü bu sonuç Batının savaş ve savunma doktrini ile bağdaşmıyor.
Bunlar Sünnetullah dairesinde ulaşan İlahi gaybi yardımları anlamıyorlar. Müminler bile bunu beyan etmekten çekiniyorlar.
Allah’ın yardım etmesi niçin idrak ve beyan edilmiyor?
Sünnetullah gereği, Allah’ın yardım etmesi iftihar vesilesi ve haklı olunduğunun işareti değil mi?
İran haklıdır, ABD haksız demek klasik vicdanın sesidir. Bunu kimse reddedemez.
Ama asıl önemli olan İran’ın sadece haklı olması değil “HAKK” çizgide olmasıdır.
Amerika’nın sadece haksız olması değil, “BATIL” olmasıdır.
Siz “HAKK” olursanız sizin dışınızdakilerin hepsi batıl olur, çünkü HAK birdir, aynı zamanda iki hakk var olamaz.
Allah size yardım ediyorsa hakksınız demektir. Karşınızdakiler ister aktif olarak savaşa katılsınlar ister tarafsız kalsınlar batıldır.
Allah’ın gaybi yardımları konuşulmaz, Allah’a tevekkül etmek dillendirilmez, yardım ve zaferin Allah’tan olduğu söylenmezse, bu kadar başarı maddi ve silah gücü ile açıklanmaya çalışılırsa
O zaman da diyecekler ki…
“İran savunma sistemini Rusya’dan, yeni silah ve füze teknolojisini Çin ve K. Kore’den alıyor. Rusya hala askeri istihbarat sağlıyor.” Yani İran’ın Rusya ve Çin’e dayandığını söyleyecekler.
Rusya yardım edince ayıp olmuyor, Allah gaybi yardımları gönderince mi utanılıyor?
İran’ın en büyük silahı; Allah’a iman, Allah’a tevekkül, zafer ve başarının Allah’ın elinde olduğuna inanması ve İlahi hüccetin inayet ve lütuflarının daima yanlarında olduğuna inanmalarıdır.
İmam Hamenei’yi şehid ettiler sistemi değiştiremediler
Komutanları teker teker şehid ettiler yine olmadı.
Nükleer tesisleri vurdular geri adım attıramadılar.
Elektrik santrallerini vurdular, teslim olmasını sağlayamadılar
Şehirleri, halkı, köprüleri vuruyorlar, dik duruş devam ediyor
Tebriz’den Abadan’a kadar her yer bombalanıyor İran’dan göç yok, kimse kaçmıyor
Başkent her saat bombalanıyor devlet işliyor
Sokaklar geceleri “Ya Hüseyin Ya Hüseyin” “Zillet Bizden Uzaktır” nidalarıyla inliyor; hamasi marşlar, mersiyeler ve…
Bu savaş bize çok şey öğretiyor:
Dini korumak ve ihya etmek için fedakarlığın gerekli olduğunu;
Her nefis ölümü tadacaksa Allah yolunda şehadeti istemenin mücadelede ne kadar tesirli olduğunu;
Bu inanç ölümü insana sevdiriyor; insan evinde, hastanede, işinde, yolda ölmekten korkuyor.
Düşman ne kadar güçlü olursa olsun yenilmez olmadığını öğretiyor.
Allah’ın gaybi yardımlarıyla yenilemeyecek güç yoktur
Sözün özü şudur;
“Amerika ve yandaşları dünya üzerindeki sultaları çıkarları, can ve mallarını korumak için ülkeler işgal ediyor, saldırıyor ve bombalıyor…”
Mümin Allah erleri ise can ve mallarını Allah yolunda feda etmek için yarış ediyorlar.
Savaştan korkanlar, barış adına zilleti kabul etmek zorunda kalırlar.
Savaştan korkanlar, esareti kabul etmiş olurlar.
Zulüm karşısında durmayanlar, halklarına gerçek özgürlüğü öğretemezler.
Sabahattin Türkyılmaz
