Abdel Bari Atvan, Trump’ın nasıl çıkacağını bilmediği bir savaşa girdiğine inanıyor. İşler ABD ve Fars Körfezi’ndeki Arap müttefiklerinin çıkarlarının aksi yönünde ilerliyor. Bu nedenle o, tarihin en büyük yalancısı ve geri adım atan kişisidir.
Arap dünyasının tanınmış analistlerinden Abdel Bari Atvan, “LMUHIM” YouTube kanalında yaptığı açıklamaların bir bölümünde şunları söyledi: Trump’ın adı, yalanları ve ardı arkası kesilmeyen geri adımları nedeniyle “Guinness” Rekorlar Kitabı’na girecektir. O, tarihin en büyük yalancısı ve geri adım atan kişisidir. İran’a geniş çaplı bir saldırı düzenlemek ve İran’ı dünya haritasından silmek için birkaç gün süre belirledi. İran’ın tüm elektrik, su ve enerji tesislerini yıkacağımızı ve bu ülkeyi yok edeceğimizi söyledi. Ancak saldırı zamanına dakikalar kala geri adım atıyor ve diplomasi ile diyalog çabalarına daha fazla fırsat tanıdığımızı iddia ediyor.
İranlıların ve Fars Körfezi’ndeki Arap ülkelerinin kendisini arayarak savaşı bitirmesini talep ettiklerini iddia ediyor. Bunun iyi bir anlaşma için son fırsat olduğunu söyledi. Kendisine iyi bir anlaşmanın nasıl bir şey olduğunu sormak gerekir. İyi anlaşmanın, Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün bizim elimizde olması ve İran’ın nükleer silaha ulaşmasının engellenmesi olduğunu söyledi.
Trump’a İran’ın nükleer silah edinme peşinde olduğunu gösteren tek bir delil getirmesi söylenmelidir. Trump büyük bir yalancıdır. Hürmüz Boğazı’nın kontrolüne nasıl sahip olabilir? Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu ve petrolün bu boğazdan geçtiğini iddia etti. Oysa hiçbir Arap ülkesi tek bir varil petrol veya gaz bile satamamaktadır. Bu ülkeler yaklaşık 6 aydır bir varil petrol veya gaz satabilmiş değil. Gelirleri yok ve bütçe açığıyla karşı karşıya kalacaklar.
Hürmüz Boğazı’ndan günde yaklaşık 25 milyon varil petrol geçiyordu, şimdi ise bu boğazdan tek bir varil petrol bile geçmiyor. Arap ülkelerinin kasaları boşaldı. Bu durum bu ülkelerin ekonomisini etkileyecektir. ABD’nin kendisi bile zarar görecektir. Bu ülkeler ABD’nin savaş masraflarını karşılayamazlar. Afganistan Savaşı ABD’ye 1 trilyon dolara mal oldu. Bu savaş yirmi yıl sürdü ve sonunda Amerikalılar Afganistan’dan kedi gibi kaçmak zorunda kaldılar; Kabil Havalimanı’nda yaşananlar her şeyi gözler önüne sermektedir.
Atvan şöyle devam etti: Gerilimi tırmandırma yaklaşımı fiyaskoyla sonuçlandı. Yaşanan şey şu ki; İran Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü elinde tutmaktadır ve İran’ın izni olmadan tek bir tanker bile bu boğazdan geçemez. Trump müzakerelerin başladığını iddia etti, İran da müzakere heyetinin tüm üyelerinin Tahran’da olduğunu duyurdu.
Gerçek şu ki Trump, nasıl çıkacağını bilmediği bir savaşa girdi. Popülaritesi düştü ve %28’e geriledi. Bu rakam da düşmeye devam ediyor. Ara seçimlere nasıl gireceğini bilmiyor. ABD ve İsrail rejiminin artık füzesi kalmadı. İran’ın Tel Aviv’e ve ABD üslerine fırlattığı hipersonik ve misket füzelerinin her biri, engelleme yapmak adına en az 70 ila 80 İsrail ve ABD füzesini heba ettiriyor.
Füze depoları boşaldı; ABD ordusu ve İsrail rejimi rezil oldu. İHA’lara ek olarak, şu ana kadar 40’tan fazla savaş uçakları İranlılar tarafından düşürüldü. İşler onların arzularının aksine ilerliyor ve bu savaşta hiçbir hedefleri olmadı. Bu savaştan kurtulmak için de bir planları yok. ABD’nin Afganistan’daki büyük yenilgisi, İran’da ve Fars Körfezi bölgesinde bir kez daha tekrarlanıyor.
Filistinli analist şunları söyledi: Şimdi Amerikalılar kaçıyor. Kuveyt’teki üsleri İranlılar tarafından yıkıldı ve şimdi bu ülkeden kaçıyorlar. Erbil bölgesinden de kaçtılar. ABD’nin Erbil’deki üsleri İran füzeleriyle kolayca hedef alınıyor. Bahreyn’den de kaçıyorlar. ABD güçlerinin Bahreyn’deki 5. Filo üssü neredeyse tamamen yıkıldı.
Afganistan’dan kaçtıkları gibi İran’dan, Fars Körfezi bölgesinden ve Hürmüz Boğazı’ndan da kaçacaklar. Afganistan ile İran arasında çok büyük fark var. Afganlar eli boştu, ancak İranlıların menzili 2 bin kilometreden fazla olan füzeleri var. Büyük ve misket başlıklı Hayberşeken füzelerine sahipler. Amerikalılar da İran’ın gücünün gerçeklerini itiraf ettiler.
Atvan açıklamalarının son bölümünde şunları söyledi: İşler ABD ve Fars Körfezi’ndeki Arap müttefiklerinin çıkarlarının aksi yönünde ilerliyor. Eğer Trump İran’ın enerji tesislerini hedef alırsa, İranlılar Arap ülkelerinin enerji tesislerini yerle bir edecek ve bu ülkeler artık ihtiyaç duydukları tatlı suyu karşılayamayacaklar. Bu ülkelerin insanları 55 derece sıcaklıkta su, elektrik ve klima olmadan yaşamlarını sürdüremeyecekler. Trump tarihten ve coğrafyadan hiçbir şey anlamıyor.

