İran İslami Şura Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Pakistan Ordu Komutanı Field Marshal Asım Münir ile gerçekleştirdiği görüşmede, ABD’nin olumsuz eylemler geçmişine ve Trump hükümetinin İslamabad Mutabakatı’nı ihlal etmesine dikkat çekerek; İran’ın ABD’ye söyleyecek yeni bir sözü olmadığını, Washington’ın yitirdiği güveni ancak New York’ta sunulan yedi maddelik şartları eksiksiz uygulayarak yeniden kazanabileceğini vurguladı.
Muhammed Bakır Galibaf, Salı günü öğleden sonra gerçekleşen görüşmede İran ile Pakistan arasındaki kardeşane ilişkilere değinerek, savaş ve müzakere şartlarında İran’ın yanında yer alan Pakistan halkına ve hükümetine teşekkürlerini sundu.
Field Marshal Asım Münir de görüşmede, Pakistan Temsilciler Meclisi Başkanı Ayaz Sadık ve Başbakan Şahbaz Şerif’in selamlarını ileterek iki ülke arasındaki iş birliğinin devam edeceğini vurguladı. Asım Münir, İslami Şura Meclisi Başkanı’nın iki ülke arasındaki sınır ticareti ve geçişlerine ilişkin takibine yanıt olarak, sınır meselelerinin geçici ve teknik nitelikte olduğunu ve iki ülke sınırının bugünden itibaren yeniden açıldığını belirtti.
Görüşmede Galibaf, İran ile Birleşik Devletler arasında İslamabad’da yürütülen müzakerelere de atıfta bulunarak şunları söyledi: “Ben orada açıkça ABD Başkan Yardımcısı’na, İslam Devrimi öncesi ve sonrasında ABD’nin İran’a yönelik olumsuz eylemlerinin uzun geçmişinin bizi ABD’ye karşı derin bir güvensizliğin zirvesine taşıdığını belirttim. Şimdi de Trump hükümetinin İslamabad Mutabakatı’nı ihlal etmesi ve tekrarlanan tehditleriyle bu güvensizlik duvarı her zamankinden daha yüksek bir seviyeye ulaşmıştır.”
Meclis Başkanı şu vurguyu yaptı: “Bizim söyleyecek yeni bir sözümüz yoktur; ABD, New York’ta sunulan İran’ın yedi maddelik şartlarını yerine getirmedikçe İran’ın güvenini kazanamaz.”
Savaş kışkırtıcısı olmadıklarını fakat vatanı ve milli onuru savunmak için tam bir hazırlık içinde bulunduklarını ifade eden Galibaf, sözlerini şöyle tamamladı: “Askeri tehditler ve hareketlilikler İran İslam Cumhuriyeti’nin stratejik kararlarını etkileyemez. Yanlış hesaplamalarla savaşa girerek bataklığa saplanan taraf ABD olmuştur ve bu bataklıktan çıkmak için gerekli adımları atması gerekenler de yine kendileridir.”
