Arap dünyasının tanınmış analisti, ABD ve İsrail rejiminin İran’a karşı yürüttüğü savaşın yanı sıra, bölgede Suudi Arabistan ile Yemen arasında siyonistler eliyle yaratılan zehirli bir başka fitneye tanık olduğumuza inanıyor. Bu, küresel siyonizmin planladığı, İslam ümmetini çökertmeyi, iç savaşı ve kan dökülmesini körüklemeyi amaçlayan büyük bir komplo ve tuzaktır.
Arap dünyasının tanınmış analisti Abdülbari Atvan, ‘Sawt’ YouTube kanalına yaptığı açıklamaların bir bölümünde şu ifadeleri kullandı: ABD ve İsrail rejiminin bölgede İran’a karşı başlattığı savaşa ek olarak, siyonistler eliyle Suudi Arabistan ile Yemen arasında yaratılan zehirli bir başka fitneye tanık oluyoruz. Bu bir gerçektir. Bu, küresel siyonizmin planladığı büyük bir hile ve komplodur. Onlar İslam ümmetini çökertmeyi, iç savaşı ve kan dökülmesini körüklemeyi amaçlıyorlar.
İsrail rejiminin Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suudi Arabistan ile Yemen arasında savaşı ve fitneyi körüklemek için ABD Başkanı Donald Trump’ı kullanmış; Suudiler ile Yemenliler arasına fitne ve savaş tohumları ekmiştir. Arap ve Müslüman ülkeler bilmelidir ki bu savaşın Suudi Arabistan ve Yemen’e asker göndermeye ihtiyacı yoktur ve herhangi bir gücün gönderilmesi savaşın ve fitnenin boyutunu daha da alevlendirecektir. Bu bir gerçektir. Bu savaşa en kısa sürede ve derhal son verilmelidir.
Suudi Arabistan’a destek ve koruma vaadinde bulunan Amerika, bu savaşta Suudi Arabistan’ı desteklememiş ve bu ülkeyi yalnız bırakmıştır. Amerika’nın Suudi Arabistan’ı desteklememesinin sebebi, Suudi Arabistan’ın İsrail rejim ordusuna sığınmasını sağlamaktır. Trump, Suudi Arabistan’a ve bu ülkenin veliaht prensine, İsrail ordusunun Suudi kuvvetlerinin yanında Yemen’deki savaşa girmesini kabul etmesi teklifinde bulunduğumuzu açıkladı. Ancak Suudi liderler ve ülke halkı bu teklife karşı çıkmıştır.
Trump, Yemenlilerle yapılan ateşkes anlaşmasına sadık kalmakta fakat Suudi Arabistan’ı koruma anlaşmasına uymamaktadır; çünkü Trump, şu anın İsrail rejiminin Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirmesi için uygun bir zaman olduğunu çok iyi anlamakta ve Suudi liderlerin İsrail rejimine ve onun ordusuna sığınmasını tavsiye etmektedir. Ancak Trump’ın bu talebi asla gerçekleşmeyecektir. Onlar Suudi Arabistan’ı Arap ümmeti içinde tecrit etmek ve bu ülkeyi ‘İbrahim Anlaşmaları’na dahil etmek istiyorlar.
Mısır Parlamentosu bu konuda onurlu bir duruş sergileyerek Mısır ordusunun Yemen savaşında Suudi Arabistan’a yardım etmesine karşı olduğunu açıklamıştır. Mısır halkı çok zeki ve yurtseverdir. Mısır El-Ezher Üniversitesi de Mısırlı seçkinlerin katılımıyla düzenlediği toplantıda Yemen’deki savaşın sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Mısır Askeri Yüksek Konseyi de Yemen’deki savaş için Suudi Arabistan’a asker gönderilmesine karşı olduğunu bildirdi; çünkü bu durum İsrail’in ve siyonist rejimin çıkarlarına hizmet etmektedir.
Mısır Askeri Yüksek Konseyi şu anda tüm ipleri elinde tutmaktadır. Hüsnü Mübarek’in devrilmesini sağlayan da bu konseydi. Onlar şereflidir, Arap ülkeleri arasındaki gerilimlere asla müdahale etmemiş ve Mısır’ın çıkarlarını her zaman önceliklendirmişlerdir. Yemen’deki savaşa son verilmelidir.
Rai Al-Youm dijital gazetesinin genel yayın yönetmeni sözlerine şöyle devam etti: Orgeneral Asım Münir’in (Pakistan Savunma Bakanı/Genelkurmay Başkanı) İran ile Amerika arasında arabuluculuk yapmak üzere İran’a seyahat etmiş olması son derece şaşırtıcıdır. O, doğrudan Amerika ve İsrail rejiminin çıkarları doğrultusunda hareket etmektedir.
Neden Asım Münir bu koşullarda Suudi Arabistan ve Yemen’e seyahat edip aralarındaki savaşı sona erdirmek için arabuluculuk yapmıyor? Çünkü onlar Beyaz Saray’ın uzaktan kumandasıyla, Amerika ve İsrail rejiminin çıkarlarını sağlamak için hareket ediyorlar ve İslam ümmetinin çıkarlarına hiçbir önem vermiyorlar. Bu bir gerçektir.
Şu anda Yemen savaşını çözmek için Arap ülkelerinin arabulucularından hiçbir haber yok. Durumu, Arap ve İslam ümmeti arasındaki yıpratma savaşının devam etmesi için kendi haline bırakmış durumdalar. Şimdi durum daha fazla gerilime doğru ilerliyor. Yemen’deki savaşı ve kan dökülmesini sona erdirmek için hiçbir diyalog ve arabuluculuk yürütülmüyor. Suudi ve Yemen halkı İsrail rejimine hiçbir saygı duymamakta ve İsrail rejimi ordusundan yardım almayı da istememektedir.
Atvan açıklamalarının son bölümünde şunları söyledi: Bana göre, yakın zamanda Suudi Arabistan ile Yemen arasında bir diyalog gerçekleşmeli ve iki ülke halkı birleşmelidir. Ancak sorun şu ki, Arap ülkelerinin liderleri Suudi-Yemen savaşını ve iki ülke halkının çektiği acıları sona erdirmek için harekete geçmiyorlar; çünkü Amerika ve İsrail rejiminin iradesine göre hareket ediyorlar.
Bu koşullara rağmen durum değişecektir. Bu savaş bölgedeki gerçek değişimin başlangıcı olacaktır. Durum, Arap ve İslam ümmetinin çıkarları doğrultusunda ilerleyecek ve Amerikan imparatorluğunun sonu çok yakın olacaktır.
