ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Çalışkan, vaka artışının kapalı mekan, kalabalık ve kötü havalandırma
gibi nedenlerden dolayı yaşandığını söyledi.
Prof. Çalışkan, “Biz ne kadar ‘ev içinde misafir kabul
etmeyin’ desek de karantina günlerinde bile komşuculuk yaşanıyor. Özellikle
insanların akrabaları ile birlikte yaşadıkları aile apartmanları var ve ne
yazık ki buradaki iletişim ve teması kesmek mümkün değil” dedi.
Bilim Kurulu Üyesi Çalışkan, koronavirüse çok basit noktada
yakalandığımıza dikkat çekerek, “Koronavirüs tedbirlerinde denizi geçiyoruz,
diz altı suda boğuluyoruz. O yüzden tüm alanlarda maske, mesafe ve temizlik
kurallarına uymamız gerekiyor” uyarısında bulundu.
“Tedbirlere uyulursa bulaş oranı düşecek”
ABD’de yapılan bir çalışmanın sonucunda bulaştırma
olasılığının aile içinde çok yüksek çıktığını anlatan Prof. Dr. Çalışkan,
“Ailedeki bireylerin birbirine bulaştırma olasılığı yüzde 60’lar
civarında. Yani ailede birisi hasta olduğunda herkes hasta olacak diye bir
kural yok. Eğer tedbirlere uyulursa bulaş oranı giderek düşecek. Özellikle
konut koşulları kötü olan, kalabalık olan hanelerde bu risk daha fazla. Biz
evde hasta takibinde ya da temaslı takibinde hastanın ayrı odasının olmasını,
mümkünse ayrı banyo ve tuvaletinin olmasını istiyoruz. Çocuklu aileler çocuğunu
bırakabilecekleri yer olmadığı için bir izolasyon mekanına gitmeyi
yeğlemiyorlar. O yüzden ev koşullarını iyi hale getirmemiz gerekiyor” diye
konuştu.
Evde en çok dikkat edilmesi gereken konunun havalandırma
olduğunun altını çizen Prof. Çalışkan, hava sirkülasyonunun çok önemli olduğunu
belirterek, “Maske kullanmak ve kalabalığı ortamlardan uzak durmak son derece
önemli. Bu basit kurallara uyduğunuz taktirde çok büyük kapatmalara, hayatı
durdurmalara ihtiyaç kalmayacak” ifadelerini kullandı.
