sosyal medyaya ilişkin düzenlemeler yapılacağını belirtmişti.
Anayasa Komisyonu Başkanvekili Ali Özkaya “Sosyal medyada
dezenformasyon yapanlara 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve sosyal medyayı bir süre
kullanamama gibi cezalar getirilmeli” dedi.
Hürriyet’e konuşan Ali Özkaya düzenlemenin
“sansür” olmadığını savunarak şunları söyledi:
“Pek çok AB ülkesi Türkiye ile aynı tehdidi yaşıyor.
Toplumun geniş kitlelerini baskı altına alıyor, normal hayatta suç olan sosyal
medyada da suç fakat fake hesaplar nedeniyle suçla etkin mücadele yapılamıyor.
Bu çözülmeli, herkesin kimliği bilinmeli. Sosyal medyada bir yalan haberi ya da
terör suçunu, dezenformasyonu milyonlarca insan duyuyor.
Almanya, terör ve şiddet ile ilgili 2017’de ceza kanununu
değiştirdi. Almanya katalog suçları 4 başlıkta oluşturmuş. Bunlar ‘terör’,
‘cinsel suçlar ve pornografi’, ‘din ve vicdan özgürlüğüne hakaret’, ‘yalan
haber, dezenformasyon ve mezenformasyon. Dezenformasyon, yalanın bilerek
yaygınlaştırılması, mezenformasyon ise bilmeden yaygınlaştırılması. Bizde de bu
başlıkları göz önüne alarak çalışma yapılıyor. Almanya, Fransa gibi ülkeler bu
konuda düzenleme yapmış. İngiltere ise üzerinde çalışıyor.
Almanya’da kanunda gösterilen hukuka aykırı içerik tespit
edildiğinde, içeriğin yayından kaldırılması için sosyal ağ işletmelerine 24
saat süre tanınıyor. Aksi takdirde 50 milyon Euro’ya kadar para cezası kesiliyor.
Almanya’da bulunan vatandaşların kanuna aykırı bir paylaşımı tespit edilenler
hakkında suç duyurusunda bulunmasına da hak tanınıyor. Ayrıca ‘uyar-kaldır’
şikâyet sistemi uygulanıyor. Bizim düzenlememizde de bu maddeler mutlaka
olmalı. Uyar-kaldır bizim sistemimizde var fakat etkin kullanımın oluşması
gerekiyor. Dezenformasyon yapanın belirli süre sosyal medya kullanması
yasaklanabilir ve maddi tazminat gibi uygulamalar olabilir. Ceza hukuku
düzenlenir. Özellikle kişilerin kim olduğunu bilmeli, provokasyon yapması,
maskeli suç işlemesine engel olmalıyız.
Almanya dezenformasyon yapan bir sosyal medya kullanıcısına
1 yıldan 5 yıla kadar suç ibraz etti. Türkiye’nin de bu cezaları mutlaka
getirmesi gerekiyor. Ceza Kanunu’nda ifade özgürlüğünü sınırlamayan, kamuya
açık sosyal paylaşım ve ifade özgürlüğü alanında bilginin doğru yayılmasını
sağlayan bir düzenleme için çalışma yapabiliriz.”
