Taraflar yarın sabah Umman’da bir araya gelecek. Analizlere göre zenginleştirilmiş uranyumdan balistik füzelere, yaptırımlardan bölgesel etkiye kadar ABD ile İran’ın talepleri birbirinden oldukça farklı.
ABD Başkanı Donald Trump bu ayın başlarında, güvenlik güçleriyle çatışan İranlı protestoculara ‘yardımın yolda olduğunu’ söylemişti. Ancak daha sonra bu uyarısını geri çekti ve gözaltına alınan protestocuların idam edilmeyeceğine dair Tahran’ın güvencelerini kabul eder bir tutum sergiledi.
Dün akşam yaşanan kısa süreli gerilimin ardından taraflar cuma günü Umman’da bir araya geleceklerini söyledi.
ABD İran’dan ne istiyor?
ABD İran’a çeşitli nedenlerle, çeşitli dönemlerde yaptırım uyguladı. Fakat son yirmi yılda ABD’nin İran’a yönelik baskısı, ülkenin orta sınıfını ağır biçimde zayıflatan ekonomik yaptırımlar dahil olmak üzere, büyük ölçüde Tahran’ın nükleer ve balistik füze programına odaklandı.
Nükleer program
ABD ve bazı Batılı müttefikleri, Tahran’ın programının nükleer silah üretmeyi amaçladığında ısrar ediyor. İran ise bunun yalnızca enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik sivil bir program olduğunu savunuyor.
ABD’nin bilinen mevcut talepleri:
İran nükleer silah geliştirmemeli ve sivil nükleer programdan bile vazgeçmeli.
İran hiçbir düzeyde uranyum zenginleştirmemeli.
İran elindeki tüm zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmeli.
Balistik füzeler
Haziran savaşında İsrail bombaları ve füzeleri binden fazla İranlının ölümüne yol açtı. İran’ın misillemelerinde ölen İsrailli sayısı daha az (32) olsa da, Tahran’ın balistik füzeleri İsrail’in övgüyle anılan ‘Demir Kubbe’ hava savunmasını sık sık aşarak çeşitli şehirleri vurdu.
O tarihten bu yana ABD ve İsrail’in İran’ın balistik füze kapasitesine yönelik kaygıları arttı.
ABD’nin talebi:
İran balistik füzelerinin sayısını ve menzilini sınırlamalı.
Bölgesel etki
ABD’nin üçüncü temel talebi, İran’ın bölgedeki etkisiyle ilgili. Bu etki, Arap basınına göre hükümetlerle, dini hareketlerle ve silahlı direniş gruplarıyla kurulan ittifaklar üzerinden şekilleniyor.
ABD’nin talebi:
İran bölge genelindeki silahlı direniş gruplarıyla bağlarını ve desteğini sonlandırmalı.
İran ABD’den ne istiyor?
İran’ın da ABD’den bir dizi talebi var.
Ekonomik yaptırımlar
İlk kez 1979’da uygulanan ABD yaptırımları son yıllarda giderek sertleşerek kıtlık, enflasyon ve ekonomik gerilemeye yol açtı.
Trump’ın 2018’de yaptırımları yeniden yürürlüğe koymasından sonra İran’ın petrol ihracatı yüzde 60-80 düştü ve Tahran yönetimi her yıl on milyarlarca dolar gelir kaybına uğradı.
Para birimi sert biçimde değer kaybetti. Bu hafta dolar karşısında 1.500.000 riyal ile tarihi dip görüldü. Bu durum ithal ürün fiyatlarını ve genel enflasyonu hızla yükseltti.
İran’ın talebi:
ABD, diğer ülkeleri de Tahran’la iş yapmaktan caydıran ikincil yaptırımlar dahil olmak üzere ekonomik yaptırımları kaldırmalı.
Nükleer program
İran, nükleer programının sivil nitelikli olduğunu sürekli savunuyor.
İran yönetimi resmi pozisyonunu değiştirmemiş olsa da şu hedefleri istiyor:
İran’ın bazı sınırlamalarla da olsa nükleer programını sürdürmesi.
İran’ın bazı sınırlamalarla da olsa uranyum zenginleştirmeye devam edebilmesi.
IAEA denetçilerinin ülkeye dönüşünden önce yeni bir mutabakat sağlanması. İran, ajansın geçen yılki raporunun ABD ve İsrail saldırılarına gerekçe oluşturmak için tasarlandığına inanıyor.
Balistik füzeler
İran, balistik füzelerinin özellikle İsrail’e karşı bölgesel tehditlere karşı gerekli bir koruma sağladığını düşünüyor. Bu füzelerin İsrail şehirlerini vurabilecek ve bölgedeki ABD üslerine ulaşabilecek kapasitede olması Tahran’a pazarlık gücü sağlıyor.
İran’ın talebi:
Balistik füze programını korumasına izin verilmesi.
Bölgesel etki
İran’ın bölgedeki ittifak ve ortaklıkları, ideolojik bağlar, Filistin davası gibi siyasi taahhütler ve stratejik hesaplarla örülü karmaşık bir ağ oluşturuyor.
İran’ın dini lideri Hamaney Aralık 2024’te Tahran’ın şu inancı taşıdığını ima etti:
Bölgedeki ittifak ve etkisi bu kayıplara rağmen sürdürülebilir.
