ABD ve Siyonist Rejimin İran aleyhindeki savaşın mahiyeti henüz idrak edilebilmiş değildir.
Amerika İran’dan ne istiyor? Neden İslam İnkılabın ilk gününden beri İran’a karlı bu kadar baskı, saldırı, savaş ve ambargo uyguluyor?
Amerika-İran arasındaki savaşın mahiyeti bilinmeden bu soruların cevabını bulmak ve aralarındaki sorunların ne olduğunu anlamak zordur.
İran- Amerika arasındaki savaş ideolojiktir ve bir medeniyet savaşıdır. İran, İslam medeniyetini oluşturma ve hakim kılma mücadelesi veriyor, Amerika ise çürümekte olan Batı medeniyetinin insanlık üzerindeki hegemonyasını sürdürmekte ısrarla çaba sarfetmektedir.
Bu savaşa hedefi açısından üç perspektiften bakmak mümkündür;
- a) Siyonizm-Amerika açısından;
– Hegemonyasını bütün dünyaya yaymak istiyor
– Dünya üzerinde ve özellikle Batı Asya bölgesinde tek güç olmak, alternatif ve rakip görmek istemiyor
– İran’da İslam nizamını yıkarak veya değiştirerek İran’ı öteki bölge ülkeleri gibi sultası altına almak istiyor.
- b) İran açısından;
– İslam medeniyetini oluşturmak ve hakim kılmak
– İslam ümmetinin asırlardır kırılan onurunu, haysiyetini, izzetini yeniden ihya etmek.
– Velayeti fakih sistemi ile küresel adaleti hakim kılacak evrensel Mehdevi nizama ortam hazırlamak, İlahi-küresel hedeflere doğru ilerlemek.
– Halkları uyandırmak, adalet temelli ilahi dünya düzeni davasına sahip çıkmaya davet etmek.
- c) Üçüncü ülkeler açısından;
– Bu ülkeler kendi çıkarlarını düşünüyor,
– Ekonomik hesaplar yapıyor,
– SiyonAmerika‘ya karşı onurlu duruş sergileyemedikleri için eziklik hissediyorlar,
– Kendileri direniş cesareti gösteremedikleri için İran’ın direnmesine tahammül edemiyorlar.
– Kıskandıkları için bu savaşın mutlak kazananının olmasını istemiyor ve bir şekilde ateşkesle sonuçlanmasını istiyorlar.
– Teslimiyetlerini gizlemeye çalışıyorlar
– SiyonAmerika’nın sadece ekonomi ve enerji peşinde olduğu yalanını yayıyorlar.
Dünya üzerinde devam eden savaşlar stratejiler savaşıdır.
Stratejiler savaşı
– Strateji geliştirmek; bir ideoloji küresel ise her alanda stratejisi olmalıdır. Stratejisi ideolojisine dayanmalıdır. Savunma, savaş, saldırı, pasif sabır, bekleme, yıldırma, korkutma alanında devamlı strateji geliştirmelidir.
– Karşı strateji geliştirme; aynı zamanda düşmanın, rakibinin de stratejisini bilmesi gerekir ki karşı strateji geliştirsin.
– Eldeki kozlar/avantajlar; coğrafya üstünlüğü, jeopolitik üstünlük, jeostratejik, ideolojik bir halk desteği gibi avantajları fırsata çevirme stratejisi geliştirmelidir.
– Düşmanın zaaf noktaları; örneğin, siyonist rejimin ve Amerika’nın önceliği nelerdir, neyi kaybetmeyi göze alamaz, darbe alacak yumuşak karnı neresidir gibi zaaf noktaları tespit edilmesi gerekir.
Stratejik silahlar;
En büyük ve etkili silah korku silahıdır. Korku silahları; ateşli silahlar, kitle imha silahları, açlık/ambargo, işgal, emniyetsizlik oluşturma, kargaşa ve iç savaş çıkarmak.
– Korku silahına sahip olmanın ilk adımı kimseden korkmamaktır. Düşmanın tehditlerinden, gücünden, silahından vs. korkmamak ilk adımdır.
– İkinci adım düşmanın kalbine korku salmaktır. Eğer düşmanın kalbine korku salabiliyorsanız büyük bir silaha sahipsiniz. Size saldırmaktan çekiniyorsa, korkuyorsa, akıbetini hesap edemiyorsa, sizin ne yapabileceğinizi bilmiyorsa korkuyor demektir.
– Amerika dünyada korku imparatorluğu oluşturmuştur; bütün halkların ve devletlerin kalbinde korku salmıştır. Korku salmak için önce düşmanın zaaflarını tanımak ve neyi kaybetmekten korktuğunu tespit etmek gerek; ekonomi, insan kaybı, prestij, toprak kaybı, makam ve sahip oldukları maddi imkanları kullanıyor.
– İran’ın neden bu korku silahından korkmadığını idrak edemiyor.
İran’ı motive eden nedir? İran nasıl bu kadar direnebiliyor, neye güveniyor? Özellikle bu son savaşta nasıl değişikliğe gitti?
Dost-düşman bütün dünya henüz bunu anlayabilmiş değildir. İran’ı motive eden, güçlü kılan faktörlerin neler olduğunu idrak edemiyorlar.
İran halkı, yönetim sistemi ve askeri yapılanması dini ideolojisinden kaynaklanan İki önemli güce sahiptir; birincisi “Hüseyni direniş” ve ikincisi “Mehdevi kıyama/düzene ortam hazırlamak.”
Bunun doğrultusunda İran eski klasik ve geleneksel savaş taktiklerinin yanısıra yeni savaş ve savunma stratejiler geliştirmiştir.
Bunların neler olduğunu iyi incelemek gerekmektedir.
Bu savaş bu aşamada olmasa bile eninde sonunda taraflardan biri kazanana kadar devam edecektir.
İran, Amerika’nın askeri, ekonomik, siyasi baskılarına direniyor.
Amerika da İran’ın din ideolojisine, İslam kültürü ve medeniyetine karşı direniyor.
Aralarındaki savaş küresel mücadele, küresel savaş ve küresel direniştir.
İşte bu savaşın barışla sonuçlanacağını ve biteceğini zannedenler bu hakikati göremiyorlar.
Sabahattin Türkyılmaz
