Rasthaber – Bahreyn’de 14 Şubat gençlik koalisyonu halkı, Bahreyn inkılabının 7. yıl dönümünü anmak için geniş çaplı yürüyüşe davet etti.
Bahreyn, 14 Şubat 2011 tarihinden itibaren, Al-ı Halife rejimine karşı halkçı protesto gösterilerine sahne olmaktadır. Bahreyn halkının meşru talepleri ile başlayan bu hareket " inci inkılap" olarak tanındı. Bahreyn halkı ülkelerinde özgürlüğünün sağlanması, adaletin kurulması, ayrımın uygulanmaması ve ülkelerinde halkın seçtiği bir hükümetin iş başına gelmesini istiyorlar. Böyle bir ortamda 14 Şubat gençlik koalisyonu, son 7 yılda Bahreyn halkının direnişinin, halkın mücadeleden vazgeçerek evlerine dönmeyi umut eden Al-ı Halife rejimi ve ona destek veren diğer rejimlerin ümitlerini yok ettiğini duyurdu.
Bu bağlamda açıklamada bulunan siyasi uzman İbrahim el-Medhun, Al-ı Halife rejiminin Bahreyn halkının iradesini yenemeyeceğini vurguladı. Bahriyeli uzman, Al-ı Halife rejiminin halkı daha şiddetli bastırarak onları korkutmaya çalıştığını, fakat Bahreyn halkının dimdik ayakta durduğunu ve mücadelelerine devam ettiğini söyledi. Lübnanlı uzman Rıdvan Rezk de Bahreyn inkılabının hedeflerine ulaşacağını belirterek, bu kıyamın Al-ı Halife rejimini dize getirdiğini; öyle ki şaşırdıklarını ve Bahreyn halkı gösterilerini kontrol edemeyeceklerini itiraf ettiklerini söyledi.
Bahreyn halkının Al-ı Halife rejimi ile en temel sorunları ülkede egemen siyasi yapıdır. Bu yapı diktatörlük ve halk arasında tefrika oluşturmaya dayalıdır. Güç ve servet tekeli özel bir hanedanın elindedir ve onlar tarafından vatandaşlara uygulanan geniş çaplı kısıtlamalar, Bahreyn mazlum halkının 14 Şubat tarihinde sabır taşlarının kırılmasına sebep olan en temel ve önemli sebeplerden biridir.
Fakat Bahreyn halkı uygulanan tüm kısıtlamalar ve baskılara rağmen kendi meşru haklarının tahakkuku için mücadeleye devam ediyorlar ve geçen yıllarda bu hedeften hiçbir zaman geri adım atmadılar. Bu yüzden Al-ı Halife rejiminin de inkılapçılara karşı tutumu her zaman güvenlik siyasetini dayanmak olmuştur. Ülke içinde meşruiyetinin azalması ve halk ile arasındaki temel çatlağın derinleşmesi, Al-ı Halife rejiminin her zaman kendi bekası ve rejiminin güvenliği için başta gerici Arabistan gibi bölgesel ve Amerika gibi bölge dışı batılı aktörlere sığınmasına sebep oldu. Bu arada Bahreyn'in stratejik ve coğrafi konumu, bölgesel ve uluslararası aktörlerin bu konuya müdahil olmasına sebebiyet verdi.
Al-ı Halife rejiminin mazlum Bahreyn halkına karşı tüm baskıcı siyasetlerine rağmen bu halk hareketi durmaksızın daha yoğun bir şekilde devam etti. Bahreyn’de itirazların yoğunlaşması halkın hoşnutsuzluğunun düzeyini gözler önüne seriyor. Tabii ki bu hareket, Şeyh İsa Kasım ve Şeyh Ali Salman gibi kişilerin akıllı ve tutarlı liderliği sayesinde kapsamlı ve geniş çapta devam ediyor. Bu çerçevede Başkent Maname'nin de aralarında olan Bahreyn'in çeşitli kentleri son bir yılda yoğun halk gösterilerine sahne oldu. Bahreyn halkının yeni tur ayaklanması onların Al-ı Halife rejimi ve destekçilerinin tüm baskıcı girişimlerine rağmen hala inisiyatifi ellerinde bulundurduğunu ve ülkelerinde temel değişikliklerin oluşmasına kadar kıyamlarına devam edeceklerini gösteriyor.
Bu arada Bahreyn’deki gelişmeler de diktatör Al-ı Halife rejimi ve destekçilerinin zamanla Bahreyn halkı kıyamının dineceği gibi hayallerinin de boş olduğunu gösteriyor. Bu yüzden Bahreyn halkının, Kıyamlarının yıldönümü için hazırlıkları Bahreyn yetkilileri için siyasi bir şok niteliğindedir.
