Aleviliğin İçine Sızan Rol Oyunları

Son yıllarda “dede”, “kanaat önderi”, “aydın” ve “uzman” unvanlarıyla ortalarda dolaşan bir grup türedi. Peki, kaçının yolun tozunu duyduğu, ocakla bağı olduğu, kültürün tınısını hissettiği biliniyor? Sosyal medyada birkaç paylaşım ve birkaç kitapla kendilerini Aleviliğin lideri sanıyorlar. Hadi canım siz de!

Unutmayın, Alevilik bin yıllık bir mirastır; masa başında icat edilecek kadar ucuz değildir. 16. yüzyıldan beri yolun devamlılığı sadakat ve bilgiyle sağlanmıştır; sahte liderlerle değil. Yolun içini bilmeden liderlik yapmak, toplumu yönettiğini sanmak büyük bir yanılgıdır.

Sahte Unvanlar ve Toplumsal Karmaşa

Bu kişiler genellikle kendi projelerinin pazarlamacısıdır. “Fark yok” diyerek toplumu uyutmaya çalışıyorlar. Fark etmeyenler belki etkilenir, ama biz fark ediyoruz. Sosyal medya paylaşımlarıyla, birkaç kitapla ve uydurma kavramlarla Aleviliği yeniden şekillendirdiklerini sanıyorlar. Bu hayal, tarihin hiçbir döneminde gerçeklik kazanmamıştır.

    18. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında da benzer girişimler olmuştur. O dönemde yolun içine sızan, bilgisi ve kökü olmayan kişiler geçici etkiler yaratmış, ancak topluluk uzun vadede dimdik ayakta kalmıştır. Bugün de durum farklı değildir; sahte liderler kısa süreli görünür olabilir, ancak yolun vicdanı ve mirası her zaman üstün gelecektir.

Meydan Burada: Gerçek İddialarınızı Gösterin

Madem iddianız varsa, durun ve gösterin. Eğer gerçekten topluma hizmet edecekseniz, adımınızı atın. Yoksa, unvanlarınızla, ithal kavramlarınızla oynamaya devam edin… Ama sakın şaşırmayın; bu yol sizi taşır ama asla tutmaz.

Yol bilmediğiniz hâlde yol öğrettiğinizi mi sanıyorsunuz? Ocakla bağı olmayan hâlde dedelik yaptığınızı mı sanıyorsunuz? Geleneği tanımayan hâlde “hakikati” sunduğunuzu mu sanıyorsunuz? Tarih bu tür sahte kahramanları defalarca kaydetmiştir; kısa süreli etki yaratabilirler, ama uzun vadede yok olurlar.

Tarihsel Perspektif ve Uyarı

Aleviliği masa başında icat edenlere değil, onlara inananlara gülüyorum. Ama meydan boş değil; biz buradayız. Bu yol, sahte unvanlarla, uydurma kavramlarla, sosyal medya beğenileriyle yönetilecek kadar ucuz değildir. Kim gerçekten yola sadıksa, kim rol peşindeyse, her şey ortadadır.

Tarih, yolun sahte kahramanlara karşı nasıl dimdik durduğunu gösterir. 16. yüzyılda Safevî etkisi, 18. yüzyılda Osmanlı baskıları ve 20. yüzyılın politik manipülasyonları, Aleviliğin köklerini test etmiştir. Ancak yol, her zaman kendi sadık takipçilerini korumuş, sahte liderler tarihe karışmıştır.

Son Söz: Bu Yol Size Dar

Artık susma devri bitmiştir. Alevilik ne size göre eğilir, ne sizin oyunlarınıza göre şekil alır. Buyurun, çıkın sahneye, meydan burası. Ama unutmayın: bu yol sizin tasarım defteriniz değil.

Mirası yok sayanlar, unvanlarla oynayanlar ve uydurma kavramlarla toplumu yönettiğini sananlar, tarihin aynasında kendilerini görecekler. Bu yol, sahte kahramanlara değil, bilgiye ve sadakate saygı duyanlara açıktır.

Hüseyin Kaya

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın