Amerikalı Emekli Albay: Zaman İran’ın Lehine İşliyor

Emekli Yarbay Daniel Davis, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kaldığı her günün ABD ekonomisi ve Trump yönetimi üzerindeki siyasi baskıyı artırdığını belirterek, İran’ın stratejik bir “bekle-gör” avantajına sahip olduğunu kaydetti. Davis, bölgedeki askeri seçeneklerin tükendiğini ve Washington’ın lojistik bir çıkmaza sürüklendiğini vurguladı.

Norveçli siyaset bilimci Glenn Diesen’in programına konuk olan dört çatışma madalyası sahibi emekli Yarbay Daniel Davis, İran ile yaşanan mevcut gerilimin Washington için sürdürülebilir olmadığını belirtti.

Davis, Tahran yönetiminin temel stratejisinin “hayatta kalmak ve askeri sürekliliği korumak” üzerine kurulu olduğunu ifade ederek, “İran’ın ABD’yi askeri olarak yenmesi gerekmiyor; sadece siyasi ve askeri varlığını sürdürmesi yeterli” dedi.

Tahran’ın füze ve insansız hava aracı (İHA) kapasitesini koruyarak bölgedeki ABD ve İsrail varlıklarına yönelik tehdidi canlı tutmasının, rejimin stratejik başarısı için kafi olduğunu kaydetti.

Davis, ABD’nin aksine İran’ın zaman konusunda daha esnek bir pozisyonda bulunduğunu vurguladı.

“Aylarca sürecek bir çatışmada bile İran sadece dayanmak zorunda. Ancak ABD için durum farklı; biz çok daha dar bir zaman çizelgesindeyiz” diyen Davis, bu baskının temel nedeninin Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması olduğunu belirtti.

Boğaz’ın kapalı kalmasının küresel petrol fiyatlarını 100 dolar bandında tuttuğuna dikkat çeken Davis, Trump yönetiminin bu ekonomik baskıyı uzun süre göğüsleyemeyeceğini ifade etti.

“Hürmüz Boğazı’nı sadece gemi göndererek açamazsınız”

Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın askeri yöntemlerle çözülmesinin imkansızlığına değinen Davis, müttefik ülkelerin bu riskli operasyona dahil olmaktan kaçındığını belirtti.

Davis, “Müttefiklerin hiçbiri, neredeyse kesin bir yıkıma gidecek gemilerini Hürmüz’ü açmak için feda etmek istemiyor. Eski bir NATO yetkilisinin de belirttiği gibi, bu durum buzdağına çarpmış bir Titanic’e bilet almakla eşdeğer” diye konuştu.

Japonya, Güney Kore, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin gemilerini ve personelini başarısızlığı kesin bir göreve göndermeyeceğini kaydeden Davis, Trump’ın sosyal medyadaki “Size ihtiyacımız yok” çıkışlarını ise “huysuz bir çocuğun tavırlarına” benzetti.

Davis, ABD’nin İran’ın deniz gücünün bir kısmını ve hava kuvvetlerini imha etmiş olmasına rağmen, asıl tehdit olan sürat tekneleri, dronlar ve mobil füze bataryalarına dokunamadığını belirtti.

“İran’ın elinde su altı füzeleri, torpidolar, denizaltılar ve uzun menzilli topçu sistemleri var. Bunların tamamını etkisiz hale getirmek mümkün değil; çok fazlalar” diyen Davis, ABD’nin askeri olarak sonuç alamadığı bir döngüye girdiğini vurguladı.

“Joe Kent’in istifası Trump’ın üzerindeki siyasi çatlağı derinleştirdi”

Trump tarafından Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörlüğü’ne atanan Joe Kent’in istifasını değerlendiren Davis, bu gelişmenin Beyaz Saray içindeki huzursuzluğun somut bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Kent’in istifa mektubunda İsrail lobisini ve Amerikan medyasını “dezenformasyon kampanyası yürüterek Trump’ı savaşa manipüle etmekle” suçladığını hatırlatan Davis, “Kent, İran’dan gelen acil bir tehdit olmadığını, Amerikan çıkarlarının tehlikede bulunmadığını ve bu savaşın ‘Önce Amerika’ (America First) ilkesine aykırı olduğunu net bir dille ifade etti” dedi.

Trump’ın Kent hakkındaki “iyi adamdı ama İran tehdidini göremedi” şeklindeki yorumlarına da değinen Davis, “Kent, tehdit yok demedi; acil bir tehdit yok dedi. Bu ikisi arasında dünya kadar fark var” değerlendirmesinde bulundu.

Davis, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yıllardır ABD’yi İran ile bir savaşa çekmeye çalıştığını ve Kent’in mektubuyla “kimin fayda sağladığı” sorusunun artık ana akım medyada daha fazla tartışılacağını belirtti.

“İran’ı taş devrine döndürecek mühimmat stokumuz yok”

Askeri lojistik ve mühimmat stokları konusunda ciddi uyarılar yapan Davis, ABD’nin üretim kapasitesinin çok üzerinde bir hızla füze ve bomba tükettiğini açıkladı.

Davis, “Sadece ilk 36 saatte 400 Tomahawk füzesi kullanıldı. Bu, envanter için çok büyük bir darbe. Yerine koyma hızı, harcama hızının çok altında” dedi. Bu durumun ABD’nin küresel savunma yükümlülüklerini ve hatta ana vatan güvenliğini riske atabileceğini savunan Davis, “Hava Kuvvetleri bomba atmaya devam edebilir ama sonuç ne olacak? Eğer onları teslim olmaya zorlayamıyorsanız, sadece kendi kasalarınızı boşaltıyorsunuz demektir” ifadelerini kullandı.

Davis ayrıca, Gerald R. Ford uçak gemisindeki yangın ve personel yetersizliği gibi operasyonel sorunlara dikkat çekerek, ABD donanmasının sürdürülebilir bir ateş gücü sağlama noktasında zorlandığını kaydetti.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin beklediği hava savunma füzelerinin artık İran cephesine kaydırıldığını belirten Davis, “Zelenskiy daha fazla yardım bekliyorsa hayal kırıklığına uğrayacak; çünkü elimizde verecek mühimmat kalmadı” dedi.

“İran’a kara harekatı düzenlemek askeri intihardır”

Bölgeye gönderilen deniz piyadeleri ve olası bir kara harekatı spekülasyonlarına sert tepki gösteren Davis, böyle bir misyonun en az altı aylık bir hazırlık ve 500 bin kişilik bir ordu gerektirdiğini söyledi.

İran’ın topografik yapısının savunmaya devasa bir avantaj sağladığını vurgulayan Davis, “İran’ın batı sınırı aşılması imkansız dağ sıralarıyla kaplı. Bu dağlara girmek, İkinci Dünya Savaşı’nda İtalya’daki kanlı ve yavaş ilerleyişin bir benzerini, hatta daha kötüsünü yaşamaktır” dedi.

İran ordusunun sayısal gücüne ve ana vatanlarını savunma motivasyonlarına dikkat çeken Davis, şunları kaydetti:

“İran’ın yarım milyon aktif askeri var; seferberlikle bu sayı bir milyona çıkabilir. Kendi topraklarında ölesiye savaşacak bir güçten bahsediyoruz. Amerikan ordusunu bu dağlarda imha edilmeye göndermek intihardır. Bugün üniforma giyen hiçbir generalin, emir verilse bile böyle bir saçmalığı kabul edeceğini sanmıyorum. Joe Kent gibi onlarca subayın ‘vicdanen bunu yapamam’ diyerek istifa edeceğini görürsünüz.”

“Trump müzakere masasına oturmaya mecbur kalacak”

Mevcut tablonun askeri olarak kazanılamaz bir duruma işaret ettiğini belirten Davis, Trump’ın er ya da geç müzakere masasına oturmak zorunda kalacağını öngördü.

“Askeri güçle Hürmüz Boğazı’nı açamıyorsanız ve İran halkı tüm saldırılara rağmen diz çökmüyorsa, Trump çok zor bir duruma düşer” diyen Davis, çatışmanın uzamasının Amerikan halkı üzerindeki ekonomik bedelinin siyasi desteği eriteceğini vurguladı.

Davis, ABD ve İsrail arasındaki çıkar çatışmasının uzun vadeli bir savaşta daha belirgin hale geleceğini ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:

“İran’ı zayıflatmak İsrail’in stratejik çıkarı olabilir, ancak bu savaş ABD’nin ulusal çıkarlarına tamamen aykırı. Amerikalılar, kendi güvenlikleriyle ilgisi olmayan bir savaşta yüzlerce kayıp verilmesini ve her şeyin fiyatının artmasını kabul etmeyecektir. Kendi taraftarları bile Trump’a baskı yapmaya başladığında, Washington Tahran ile anlaşmak zorunda kalacak. Ne yazık ki bu akılsızca süreç nedeniyle İran, daha önce hiç sahip olmadığı bir pazarlık gücünü eline geçirmiş durumda.”

Eski Yarbay Davis, Trump yönetiminin içine düştüğü bu stratejik kapandan çıkış yolunun savaş değil, diplomatik bir geri adım olduğunu belirterek mülakatını sonlandırdı.

harici

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın