Arakçi: Düşmanlar Velayet Çizgisinin Sağlamlığı Karşısında Şaşkınlığa Uğrayacak

Dışişleri Bakanı, velayet çizgisinin devamına vurgu yaparak düşmanların bu yolun sağlamlığı karşısında şaşkınlığa uğrayacağını söyledi.

İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Arakçi, İslam Devrimi Lideri’nin şehadetine değinerek bu olayı İran milleti için “büyük bir kayıp” olarak nitelendirdi ve velayet ile direniş yolunun daha güçlü biçimde sürdürüleceğini ifade etti.

Arakçi, “Taziye için kelime bulamıyorum; belki de bu musibeti kendimize taziye etmeliyiz. Çünkü büyük ve dirayetli bir liderden mahrum kaldık. Ancak onun için bu saadetin zirvesiydi; bir ömürlük mücadelenin şehadetle kemale ermesiydi.” dedi.

Dışişleri Bakanı, ülke işlerini dirayetle yöneten bir lideri kaybetmenin büyük bir zarar olduğunu belirterek, yurt dışındaki bazı anlatıların aksine merhum liderin şefkatli ve merhametli bir kişilik olduğunu, bu kaybın İran milleti için ağır olduğunu dile getirdi.

İslam Devrimi’nin kurucusunun vurguladığı gibi, bir komutanın elinden düşen bayrağın başka bir komutan tarafından devralınacağını ifade eden Arakçi, İslam ve Şiilik bayrağının ilahi inayetle ehil bir kişiye emanet edileceğini ve bu yolun devam edeceğini söyledi.

Velayet-i fakih fidanının İmam tarafından dikildiğini ve Devrim Lideri döneminde güçlü bir ağaca dönüştüğünü belirten Arakçi, bu ağacın şehadetle yıkılacağını düşünenlerin yanılacağını ve daha da güçleneceğini ifade etti.

Şehadet kültürünün Şii geleneğinde köklü olduğunu belirten Arakçi, komutanların ön safta yer almasının ve canlarını idealler uğruna feda etmelerinin bu anlayışın bir parçası olduğunu söyledi. İran İslam Cumhuriyeti’nin son 47 yılda giderek güçlenmesinin de bu kültürle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Arakçi, liderin ve bazı üst düzey komutanların şehadetine rağmen İran’ın dünyanın en güçlü ordularına karşı ayakta olduğunu, bunun sistemin yapısal sağlamlığını gösterdiğini söyledi. Bu yapının kişilerin değişimiyle çökmediğini vurguladı.

ABD ve İsrail’in işlediği suçun yalnızca siyasi değil, aynı zamanda dini ve uluslararası boyutları olan bir eylem olduğunu belirten Arakçi, merhum liderin İslam dünyasında geniş bir manevi nüfuza sahip olduğunu kaydetti.

Son günlerde bazı ülkelerde geniş çaplı protestoların yaşandığını, hatta bir ülkede ABD konsolosluğu önündeki gösterilerde bazı kişilerin hayatını kaybettiğini aktaran Arakçi, bunun söz konusu liderin etki alanının İran sınırlarını aştığını gösterdiğini ifade etti.

Son üç gün içinde bölge ve bölge dışından çok sayıda dışişleri bakanıyla temas kurduklarını belirten Arakçi, devlet liderlerine yönelik suikastların uluslararası hukuk açısından büyük ve kabul edilemez bir suç olduğunu vurguladı. Nikaragua Cumhurbaşkanı Daniel Ortega ile Rusya ve bölge ülkelerinden üst düzey yetkililerin taziye mesajları gönderdiğini söyledi.


“Bölgedeki ABD Üsleri Bizim İçin Meşru Hedeftir”

Arakçi, ABD’nin savaşa doğrudan girmesi hâlinde çatışmanın sınırlı kalmasının mümkün olmadığını ve doğal olarak bölgeye yayılacağını belirtti.

Daha önce bölge ülkelerini uyardıklarını ifade eden Arakçi, bunun İran’ın savaşı bölgeselleştirme isteğinden değil, ABD üslerinin bölge genelinde yayılmış olmasından kaynaklandığını söyledi.

ABD’nin savaş uçakları, gemileri ve füzeleriyle İran topraklarını hedef aldığını belirten Arakçi, “ABD ana karasına erişimimiz yok; ancak bölgedeki askeri üslerine erişimimiz var ve bizim açımızdan bu üsler meşru hedeftir. Çünkü hem İran’a saldırı aracı olarak kullanılmaktadır hem de bize saldıran bir devlete aittir.” dedi.

Bazı üslerin doğrudan kullanılmadığı iddiasının bu gerçeği değiştirmediğini belirten Arakçi, saldırılar sonucunda şehirlerin, hastanelerin ve okulların hedef alındığını; 160’tan fazla kız öğrencinin hayatını kaybettiği bir okul saldırısına dikkat çekerek, İran’dan saldırganın askerî altyapısına karşılık vermemesinin beklenemeyeceğini ifade etti.

Bölge ülkeleriyle yoğun diplomatik temaslar yürüttüklerini belirten Arakçi, İran’ın komşularıyla herhangi bir düşmanlığı olmadığını, politikasının her zaman iyi komşuluk olduğunu söyledi.

Çatışmanın bölge ülkeleriyle değil, bu ülkelerde konuşlu ABD güçleriyle olduğunu ifade eden Arakçi, savaşın İran ile ABD arasında olduğunu, ancak ABD’nin bölgedeki yaygın askeri varlığı nedeniyle bölgesel boyut kazandığını belirtti.

Bölge ülkelerinden beklentilerinin İran’a baskı yapmak yerine ABD’den bu “gayrimeşru ve adaletsiz savaşı” durdurmasını istemeleri olduğunu ifade etti.

Müzakere konusuna da değinen Arakçi, ABD’nin muhtemel hilelerine rağmen uluslararası kamuoyuna İran’ın diyalogdan kaçmadığını göstermek amacıyla görüşmelere katıldıklarını söyledi. Eğer müzakere edilmemiş olsaydı savaşın önlenebileceği yönünde iddialar ortaya atılabileceğini belirtti.

Arakçi, silahlı kuvvetlerin görevini yerine getirdiğini, hükümetin hazırlıklı olduğunu ve saldırıların başlamasından kısa süre sonra askeri karşılık verildiğini söyledi.

Son olarak, İran İslam Cumhuriyeti’nin akıl, mantık ve müzakere yanlısı olduğunu; ancak saldırı karşısında halkını ve toprak bütünlüğünü savunmak için her yöntemi kullanacağını vurguladı.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın