Abu Dabi’nin ABD Büyükelçisi’nin Birleşik Arap Emirlikleri’nin savaşın sürmesini istediğine dair açıklamasının ardından, Enver Karkaş, medyanın ülkesinin tutumunu abarttığını belirtti.
Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı’nın diplomatik danışmanı Enver Karkaş, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ülkesinin daha önceki savaş yanlısı söylemini yumuşatmaya çalıştı.
Karkaş, “Bazı medya organları BAE’nin tutumunu yorumlarken aşırıya kaçmıştır ve bu tutum kendi doğru çerçevesi içinde değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, “İran’ın ülkemizin varlığını ve hayati altyapılarını hedef aldığı ve sivillerin hayatını tehdit ettiği” iddiasında bulundu.
Karkaş, daha sonra dikkat çekici bir şekilde “siyasi çözüm” vurgusu yaparak şunları söyledi:
“Bununla birlikte, bir kez daha vurguluyoruz ki kalıcı bölgesel güvenliği sağlayacak olan bir siyasi çözümdür; geçici çözümler değil, çünkü bu tür çözümler önümüzdeki onlarca yıl boyunca istikrarsızlığı yeniden üretir.”
Bu açıklama, BAE’nin ABD Büyükelçisi Yousef Al Otaiba’nın iki gün önce The Wall Street Journal gazetesinde yayımlanan makalesinde,
“İran’ın ABD’yi, Birleşik Arap Emirlikleri’ni ve küresel ekonomiyi rehin almasına izin veremeyiz. Basit bir ateşkes yeterli değildir. İran’ın oluşturduğu tüm tehditleri kapsayan kesin bir sonuca ihtiyacımız var” ifadelerini kullanmasının ardından geldi.
Al Otaiba ayrıca, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasına yönelik çabalara katılmaya hazır olduklarını da öne sürmüştü.
Bunun ardından Enver Karkaş da bir gün önce sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda İran’ın misilleme saldırılarını “terörist” ve “saldırgan” olarak nitelendirmiş ve bu saldırıların “BAE’nin kararlılığını zayıflatmayacağını” iddia etmişti.
Şimdi ise, İran’ın saldırılarının devam etmesi ve ABD’nin BAE’nin güvenliğini sağlamadaki yetersizliği karşısında, Abu Dabi yönetiminin siyasi çözüm çağrısı yaptığı görülüyor.
İran’ın Arap ülkelerine yönelik saldırıları ise, bu ülkelerin savaş öncesinde kendi toprakları ve hava sahalarının İran’a yönelik saldırılar için kullanılmasına izin vermeyeceklerine dair verdikleri taahhütlere rağmen, daha en başından bu sözlerini ihlal etmelerinin ardından gerçekleşmiştir.
